banner38

Cumhurbaşkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü: Özdil Nami, Kıbrıs’ın gerçeklerini öğrenip, ona göre konuşmalı

Cumhurbaşkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, CTP milletvekili Özdil Nami’nin Güney Kıbrıs'ta yayınlanan bir gazetede yer alan açıklamaları değerlendirilirken, “müzakerelerin Crans Montana’da kaldığı yerden başlamasının mümkün olmadığı” belirtildi.

Cumhurbaşkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü: Özdil Nami, Kıbrıs’ın gerçeklerini öğrenip, ona göre konuşmalı
banner37
banner23

Cumhurbaşkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, CTP milletvekili Özdil Nami’nin Rum gazetesine yer alan açıklamaları değerlendirildi.

Özdil'in açıklamalarının esef ve üzüntü verici olduğu kaydedilirken, "Müzakereler Crans Montana’da kaldığı yerden başlamalı” talebinin gerçekleşmesi mümkün olmayan federasyon masalını yeniden gündeme getirmek ve Türkiye’nin garantörlüğünün kaldırılması ile Türk askerinin Kıbrıs’taki varlığına son vermekle eş anlamlı olduğu vurgulandı.

Açıklamada, "Sn. Nami ve diğerleri bilmelidir ki, halkımızın bir 50 yıl daha federasyon masalı uğruna müzakere masalarında zaman kaybedilmesine tahammülü kalmamıştır. Kıbrıs’ın ve bölgenin yararına tek çözüm yolu egemen eşit 2 devletin varlığına dayalı çözüm şeklidir. Sn. Nami de Kıbrıs’ın gerçeklerini öğrenip, ona göre konuşmalıdır" denildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“CTP Milletvekili Özdil Nami’nin bir Rum gazetesine yaptığı açıklamalar esef ve üzüntü verici olduğu kadar, zamanlama açısından da oldukça dikkat çekicidir.

Rum-Yunan ikilisi, Anavatan Türkiye tarafından da desteklenen ve tek gerçekçi çözüm yolu olan egemen eşit 2 devlete dayalı çözüm önerisine ve uluslararası hukuk ile insan haklarına uygun şekilde uygulamaya konulan Kapalı Maraş açılımına karşı çıkarken, Sn. Nami de Rum gazetesine yaptığı açıklamada bunlara karşı çıkmıştır.

Rum-Yunan ikilisi “müzakerelerin Crans Montana’dakaldığı yerden başlamasını” talep ederken, Sn. Nami de aynı talepte bulunmakta ve Rum-Yunan ikilisinin ileri sürdüğü şekilde Anavatan Türkiye’yi “Kıbrıs Türkleri üzerinde kontrol kurmaya çalışmakla” suçlamaktadır. Bu talepler ile Türkiye’ye yönelik suçlamaların  örtüşmesi de tesadüfü olamaz.  

“Müzakerelerin Crans Montana’da kaldığı yerden başlamalı” talebi gerçekleşmesi mümkün olamayan federasyon masalını yeniden gündeme getirmek ve Türkiye’nin garantörlüğünün kaldırılması ile Türk askerinin Kıbrıs’taki varlığına son vermekle eş anlamlıdır. Elbette ki bunlar kabul edilemez. Bu arada  Rumların oluşturduğu “İngiltere Kıbrıslılar Örgütü”nün de harekete geçerek “Türkiye’nin garantörlüğü olamadan federasyona dayalı çözüm istiyoruz” açıklaması da bir diğer dikkat çekici husustur.

Kıbrıs konusuyla ilgili 53 yıllık müzakere süreci ile Annan Planı referandumunda ve Crans Montana görüşmelerinde yaşananlar  federal temele dayalı bir çözümün mümkün olamayacağını gözler önüne sererken, Anavatan Türkiye’nin de destek verdiği egemen eşit 2 devlete dayalı  çözüm önerimiz Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar tarafından Cenevre’de ilk kez müzakere masasına getirilmiş olup, bundan asla geriye dönüş yoktur.

Akıncı’nın müzakerecisi olan Sn. Nami’nin, Crans Montana’da Rum tarafının, Türk tarafına federasyon adı altında azınlık hakları önerdiğini, siyasi eşitliği kabul etmediğini ve  “sıfır asker sıfır garanti” dayatmasında bulunduğunu bilmesine rağmen, şimdi “müzakereler Crans Montana’da kaldığı yerden başlamalı” diyerek kime hizmet etmektedir?  

Sn. Nami ve diğerleri bilmelidir ki, halkımızın bir 50 yıl daha federasyon masalı uğruna müzakere masalarında zaman kaybedilmesine tahammülü kalmamıştır. Kıbrıs’ın ve bölgenin yararına tek çözüm yolu egemen eşit 2 devletin varlığına dayalı çözüm şeklidir.  Sn. Nami de Kıbrıs’ın gerçeklerini öğrenip, ona göre konuşmalıdır.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner1

banner3