'Haslale' literatüre girdi...

'Haslale' literatüre girdi...

"Fritillaria ozdemir-elmasii" ile Türkiye'deki ters lale tür sayısının 44'e yükseldiği belirtildi


image3.jpeg




 

Muğla'nın Fethiye İlçesi'inde halk arasında 'ters lale' olarak da bilinen 'fritillaria' cinsine ait yeni bir tür keşfedildi.

Fethiye'de iki gezginin doğa yürüyüşü sırasında fark ettiği çiçekler üzerinde yürütülen bilimsel çalışma sonucu bunun halk arasında 'ters lale' olarak da bilinen 'fritillaria' cinsine ait yeni bir tür olduğu belirlendi.

Eczacı Rıfat Özdemir ve İngilizce öğretmeni Bülent Elmas, Fethiye sınırları içerisindeki 1650 rakımlı Akdağ mevkisinde çıktıkları dağ gezisinde Kastabara (Deliklitaş) antik kalıntıları yakınlarında daha önce görmedikleri ters laleye rastladı.

Geçmişte de iki yeni bitki türünün bulunması konusunda çalışma yapan iki doğasever, buldukları bitkinin de yeni bir tür olduğunu düşünerek Ege Üniversitesi (EÜ) Botanik Bahçesi ve Herbaryum Uygulama ve Araştırma Merkezine başvurdu.

Konunun uzmanı Aksaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehtap Tekşen ile gezginlerin çiçeği bulduğu araziye giden ve yerinde inceleme yapan bilim insanları, bunun halk arasında "ters lale" olarak bilinen "fritillaria" cinsine mensup yeni bir tür olduğunu saptadı.

Keşifçilerin soyadlarına atfen "fritillaria ozdemir-elmasii" adı verilen yeni bitki türü, Türkçe olarak ise "haslale" olarak kayıt yapıldı.

Ağırlıklı olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde rastlanan ve sarı, kırımızı, mor, pembe gibi renklerde olan ters lalerin "fritillaria ozdemir-elmasii" adı verilen tür ile Türkiye'deki tür sayısının 44'e yükseldiği belirtildi. 44 türün 21'inin  Türkiye'ye has endemik bitkiler olduğu kaydedildi.




Yorum
Ne zengin topraklar. Üstelik, Afrika veya Asya kıtasında değil, Avrupa’da. Avrupa’da bir biyolojik çeşitlilik lideri varsa Türkiye olabilir. Sadece ters-lale olarak dahii 50’ye yakın tür var. Bu bir doğal miras varlığıdır. Ülkenin bir şansıdır. İyi değerlendirmek gerekir. Varlığını hep gözeterek. Bu tür daha yeni keşfediliyor. Geç bulup erken kaybetmeyelim. Çünkü ters lalelerin de birçok bitki gibi nesilleri tükeniyor. İnsan etkisi nedeniyle. İnsanların faaliyetleri ve bir nevi avcılıkları ters-lalelerin dahii azalmasını sağlıyor. Endemik olan türlerinin de nesil olarak tükenmesi gerçekten çok acı olmakta. Sadece belli bir noktaya Özgü, başka yerde olmayan Doğa canlısının yokoluşunun bir telafisi olamıyor. En azından sadece Türkiye’de olanları bitti deme şansı da olamıyor canlı endemik bir tür olduğu zaman. Bolca endemik türümüzün olmasına sevinelim mi üzülelim mi bilemiyoruz artık. Çünkü korunabilir durumda olamıyorlar, yıllar geçtikçe zaman ile azalıyorlar. Türkiye dışında başka koruyup yaşatanları olamıyor dünyada. Umuyorum kaderleri aydınlık olur. O kadar değerli olduklarından ötürü hırsızlığa, kaçakçılığa, alım-satıma da kurban ediliyor ters-laleler. Yabancı, yani gavur dediğimiz insanlar gelip çalıp gidebiliyor el kol sallayarak. Bazen yakalanıyorlar da. Bu gerçekten iyi ki korunduğunu & güvenliğin sağlam olduğunu gösteriyor. Lakin bir gerçek var ki, kopan kopuyor. Yanlış şekilde koparanlar da oluyor. Olan özel ters-lalelere oluyor. Mantıken ve doğal olarak o bitkilerin topraklarından sökülüp koparılmaları engellenmeli. Yaptırımları da olabildiği kadar caydırıcı olmalı kuşkusuz bir şekilde. Çünkü ender bitki türleridir Bunlar ve keşifleri dahii bugün yapılıyor bazısının. Daha o toprakların insanları yerel eşsiz çiçeklerini tam olarak tanımıyor, bilmiyor. Bilinç de öylesine az oluyor ki. Tabii o da olmayınca üzülme payları da pek olmuyor. Zaten pek farkındalar diyemeyiz. Ancak acı ve trajikomik boyutu o doğal mirası tanıyamadan kaybetmektir...
Güncelleme Tarihi: 09 Nisan 2018, 08:17
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3