TC Dışişleri’nden kritik 'Kıbrıs' açıklaması: “Ya çözüm ya işbirliği”

TC Dışişleri Bakanlığı, İtalya ve Güney Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz ile ilgili açıklamasına ilişkin açıklama yaparak, “Kıbrıs Türklerinin haklarının garanti altına alınması, ya Ada’nın güneyindeki tüm “off-shore” faaliyetlerinin Kıbrıs meselesi çözülene kadar müştereken durdurulması veya Kıbrıslı Rumların Kıbrıslı Türklerle işbirliği yapmaları ile mümkündür” ifadelerine yer verdi.

TC Dışişleri’nden kritik 'Kıbrıs' açıklaması: “Ya çözüm ya işbirliği”
banner23

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İtalya ve Güney Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’de tek taraflı olarak sondaj yetkisi verdikleri 8’inci parsel için İtalyan devletinin Türkiye’ye tepki göstermesini talep etmesi üzerine resmi açıklama yaptı.

TC Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, konuyla ilgili açıklamasında, dün yapılan açıklamayı, özellikle İtalya bakımından ‘talihsiz’ olarak nitelendirerek, geçmişte pek çok kez vurguladıklarını anımsatarak, “Kıbrıs Türklerinin, Ada’nın ortak sahibi olarak, Ada’nın doğal gaz ve petrol kaynakları üzerinde eşit hakları vardır” ifadelerine yer verdi.

“TPAO’NUN FAALİYETLERİ TÜRKİYE’NİN DEĞİL, KIBRIS TÜRKLERİNİN HAKLARININ KORUNMASINA YÖNELİKTİR”

KKTC’nin hükümetinin bu haklara dayanarak 2011 yılında TPAO’na arama ve çıkarma ruhsatları verdiği anımsatılan açıklamada, “TPAO’nun bu ruhsatlarda devam eden araştırma ve sondaj faaliyetleri, Türkiye’nin değil, Kıbrıs Türklerinin haklarının korunmasına yöneliktir. Bu haklar garanti altına alınıncaya değin, TPAO söz konusu ruhsatlardaki faaliyetlerini devam ettirecektir” denildi.

“HAKLAR, KIBRIS SORUNU ÇÖZÜLÜNCE YA DA İŞ BİRLİĞİNDE GARANTİ ALTINA ALINIR”

“Bu hakların garanti altına alınması ise, ya Ada’nın güneyindeki tüm “off-shore” faaliyetlerinin Kıbrıs meselesi çözülene kadar müştereken durdurulması veya 13 Temmuz 2019 tarihli öneri çerçevesinde, Kıbrıslı Rumların Kıbrıslı Türklerle işbirliği yapmaları ile mümkündür” değerlendirmesi yapan Hami Aksoy, aksi takdirde Türkiye’nin Kıbrıs Türklerinin haklarını korumaya kararlılıkla devam edeceğinin altını çizdi.

“KIBRIS’IN BATISINDA DENİZ SINIRLANDIRILMASI, ANCAK KIBRIS MESELESİ ÇÖZÜLDÜKTEN SONRA MÜMKÜNDÜR”

Bu nedenle bir kez daha, başta İtalya olmak üzere, tüm AB üyelerini Kıbrıs Türklerini yok sayan tutumlarını terk etmeye davet ettikleri vurgulanan açıklamada, “Yine evvelce defaatle söylediğimiz üzere, Kıbrıs Adası’nın batısında deniz yetki alanlarının sınırlandırılması, ancak Kıbrıs meselesi çözüldükten sonra mümkün olacaktır” cümleleri kullanıldı.

“KIBRIS MESELESİ ÇÖZÜLENE KADAR KIBRISLI RUMLARIN MUHATABI KIBRIS TÜRKLERDİR”

Türkiye’nin Kıbrıs Türklerini temsil etmeyen ve Kıbrıs Cumhuriyeti unvanını 1963’ten beri gasp eden bir entite ile sınırlandırma müzakerelerine başlamasının söz konusu olmadığı kaydedilen açıklamada, Kıbrıs meselesi çözülene kadar Kıbrıslı Rumların muhatabının Kıbrıs Türkler olduğundan bahsedildi.

“AB 2003’TE GÜNEY KIBRIS-MISIR ANLAŞMASINA SESSİZ KALDI”

Türkiye’nin Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin imzaladığı mutabakat muhtırasına yönelik eleştirileri de külliyen reddettiklerinin altını çizen TC Dışişleri Sözcüsü Hami Aksoy, “Bu bağlamda gerek İtalya’nın gerek diğer AB üyelerinin Güney Kıbrıs-Mısır arasında 2003 yılında yapılan sınırlandırma anlaşmasına sessiz kalmış olmaları da bu ülkelerin izledikleri mevcut politikanın ne kadar çelişkili ve tutarsız olduğunu da göstermektedir. Doğu Akdeniz’de hem kendi, hem Kıbrıs Türklerinin haklarını kararlılıkla korumaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner1

banner3

banner18