MSB ve Çavuşoğlu’ndan Türk gemisine yapılan baskınla ilgili açıklama

Doğu Akdeniz'de Türkiye bandıralı bir gemiye Alman firkateyni tarafından yapılan baskınla ilgili Milli Savunma Bakanlığı," Bu tür kabadayılıkların, başka uygulamalara örnek olacağı unutulmamalıdır" açıklamasını yaptı. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ise, "Ne gerekiyorsa yapacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı bu yönde" ifadesini kullandı.

MSB ve Çavuşoğlu’ndan Türk gemisine yapılan baskınla ilgili açıklama
banner23

Türkiye’den Libya’ya gıda ve boya gibi muhtelif maddeler taşıyan bir gemiye yapılan baskınla ilgili peş peşe tepkiler geliyor.

İlgili ülkelere ‘Bayrak sahibi ülkenin izni olmadan çıkamazsınız’ diye uyarıların yapıldığını bildiren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Bir kere bildirdiğimizde ‘Biz size bilgi verdik, BM Güvenlik Konseyi kararımız var’ dediler. BM Güvenlik Konseyi kararı uluslararası hukuku yok saymaz. Şimdi biz cevabımızı sahada da vereceğiz. Onu açıkça söyleyeyim” açıklamasında bulundu.

“BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

Diğer taraftan BM, NATO ve uluslararası denizcilik örgütünde temaslarda bulunduklarını belirten Çavuşoğlu, “İlgili ülkelerin, Almanya ve İtalya’nın büyükelçilerini de bakanlığa çağırıp görüştük. Bu işin siyasi boyutunu da hukuki boyutunu da takip edeceğiz. Bu işin peşini bırakmayacağız. Arkadaşlarımız yazılı olarak protestoyu gönderince, ‘Mesajınızı aldık yarıda bırakıp dönüyoruz, çıkıyoruz’ dediler” açıklamasında bulundu.

“KARŞILIKSIZ BIRAKMAYIZ”

Sahada alınacak tedbirleri detaylandıran Çavuşoğlu, “Ne gerekiyorsa onu yapacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı bu yönde. Bize yapılan bir şeyi biz karşılıksız bırakmayız. Gereken tedbirlerimizi alacağız. Ticari gemilere korsan gibi çıkmak uluslararası hukukun ihlalidir. Sahada da cevabını vereceğiz, hukuki ve siyasi süreçleri de takip edeceğiz” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (Foto: SÖZCÜ)

MSB: CEBREN GEMİYE ÇIKTILAR

Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

1. Türk bayraklı ROSELİNE-A isimli ticari geminin 22 Kasım 2020 tarihinde açık denizde durdurularak aranması olayı ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.

2. 2292 No'lu BM Güvenlik Konseyi kararında Libya Milli Mutabakat Hükümeti ile istişare ve izin zorunlu kılınmış olmasına rağmen, IRINI Harekâtı; Milli Mutabakat Hükümeti ile istişare edilmeden ve izinsiz olarak AB tarafından 2020 yılında Akdeniz'de başlatılmıştır.

3. Harekâtın merkezi Roma/İtalya'dadır. Hâlihazırda, harekât merkezinin Komutanı İtalyan, yardımcısı Fransız olup, denizdeki unsurların komutanı ise Yunanlıdır. Denizdeki harekât unsurları Yunan, İtalyan, Alman firkateynlerinden oluşmaktadır.

4. ROSELİNE-A isimli ticari gemimiz, 22 Kasım 2020 tarihinde, açık denizde saat 1230'da telsizden IRINI Harekâtı unsurlarından olan Alman HAMBURG Fırkateyni tarafından sorgulanmıştır.

5. Bilahare, IRINI Harekât Merkezi tarafından gemide arama yapmak için izin istenmiştir.

6. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından gemide arama izni verilmediği saat 17:44'de IRINI Harekât Merkezine bildirilmiştir.

7. Bayrak devleti ve gemi kaptanının rızası olmamasına rağmen, Alman fırkateyninin silahlı ve teçhizatlı arama timi, helikopter ile
saat 18.00'de cebren gemiye çıkmıştır.

8. Arama timi tarafından gemide detaylı arama gerçekleştirilmiş, 23 Kasım sabahı saat 09.30'da arama timi helikopter ile gemiden ayrılmıştır.

9. Yaklaşık 16 saat süren arama faaliyeti esnasında, ROSELİNE-A gemisinin mürettebatı bir yere toplanmış, personele suçlu muamelesi yapılmıştır.

10. Arama, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin izin vermediğini ısrarla ileterek durumu protesto etmesi ve yapılan aramalarda herhangi bir şüpheli duruma rastlanmaması (geminin yükü un, yağ, bisküvi, et, kozmetik, sağlık v.b. tüketim malzemeleri ve inşaat malzemeleridir) nedeniyle sonlandırılmıştır. İlaveten, bu tarz gayri hukuki bir uygulamanın müttefik bir donanma tarafından yapılması ise ayrıca düşündürücüdür. Yapılan bu yanlış uygulamada denizdeki gemilere komuta eden operasyon komutanının, yanlı ve duygusal davrandığı açıktır.

11. Bu konudaki her türlü hakkımız mahfuzdur.

12. Bu tür kabadayılıkların, başka uygulamalara örnek olacağı unutulmamalıdır.

13. Geçtiğimiz Haziran ayındaki Courbet hadisesinde olduğu gibi, bu olayı müteakip yapılan açıklamalar da tam gerçeği yansıtmamaktadır. Açıklamalarda yine gerçekler örtbas edilmeye ve çarpıtılmaya çalışılmaktadır.

14. IRINI Harekâtı bugüne kadarki sonuçları itibariyle açık denizlerin serbestisi ilkesini ihlal eden ve Hafter Güçlerine verilmekte olan desteği görmezden gelen, meşruiyeti tartışmalı bir faaliyettir.

15. Türkiye, Libya'daki krizin askeri yöntemlerle değil, siyasi diyalog yoluyla çözülebileceğini başından beri savunmaktadır.

16. Türkiye, BM tarafından tanınan meşru Milli Mutabakat Hükümetinin daveti üzerine sağladığı eğitim, yardım ve danışmanlık desteği ile ülkenin daha fazla çatışmaya sürüklenmesini engelleyerek, Birleşmiş Milletler öncülüğündeki siyasi sürecin önünü açmıştır.

17. Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Libyalı kardeşlerinin yanında olmaya devam edecektir.

18. Sonuç olarak; bölgedeki huzur ve istikrarın muhafazası ve bu tarz olayların bir daha yaşanmaması ile gerekli işbirliği ve koordinasyonun arttırılması için çalışmaya hazır olduğumuzu hatırlatırız. Başta müttefiklerimiz olmak üzere tüm tarafların uluslararası hukuka, deniz hukukuna ve teamüllere uygun davranmasını bekliyoruz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner1

banner3

banner18