İstanbul'da tarihi gün! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Söz verdik, yaptık, yapacağız

İstanbul’da inşası tamamlanan 5 millet bahçesinin toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "100 günlük icraat programımızda yer alan taahhütlerimizden birini daha yerine getirmiş oluyoruz. Söz verdik, yaptık, yapacağız. Açılışı yapılan bahçelerin toplam büyüklüğü 1.5 milyon metrekare" dedi. Yerel seçimlerin adını, 'Gönül Belediyeciliği' koyduk diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ağızlarını her açtıklarında Atatürk istismarı yapanları, onun emanetlerini bir milim ilerletmeyenleri bir kez daha milletimizin terazisine çıkaracağız" açıklamasında bulundu.

İstanbul'da tarihi gün! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Söz verdik, yaptık, yapacağız
banner23

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Çevrecilik adına  yakıp yıkanlar, Gezi olaylarını yapanlar, ülkenin hayrına her işin karşısına  dikilenler, gelip şu millet bahçelerine baksınlar ve gerçek çevrecilik nedir  görsünler." dedi.

rdoğan, İstanbul'daki 5 millet bahçesinin açılışı nedeniyle  Başakşehir'de düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Başakşehir, Kayaşehir,  HoşdereBaruthane ve Çırpıcı millet bahçelerinin ayrıca bu vesileyle resmi  açılışlarını yapacakları Hasan Küçükoğlu Cami ve Halkalı Cami'nin de şehre,  ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.

Hizmete sundukları millet bahçeleriyle 100 günlük icraat programında  yer alan taahhütlerinden birini daha yerine getirmiş olduklarını belirten  Erdoğan, "Söz verdik, yaptık. Bitmedi, yapıyoruz, yapacağız." dedi.

Başakşehir Millet Bahçesi'nin 360 bin metrekare alan üzerine  kurulduğunu, bu güzide eserin İkitelli Şehir Hastanesi, Yavuz Sultan Selim  Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu ve Kanal İstanbul gibi dev projelerin merkezinde  yer aldığını ifade eden Erdoğan, "Bahçemiz camiden kapalı otoparka, biyolojik  göletten koku bahçelerine, etkinlik çayırından millet kıraathanesine, yürüyüş ve  bisiklet yollarından oyun alanlarına kadar tüm ihtiyaçlara cevap verecek  tesislerle donatılmıştır." diye konuştu.

"BİZ YAPARIZ, ONLAR KONUŞUR FARKIMIZ BU"

Kayaşehir Millet Bahçesi'nin 350 bin metrekarelik alan üzerinde, her  türlü ihtiyaca cevap verecek tesislere sahip bir proje olduğunu anlatan Erdoğan,  "Biz yaparız, onlar konuşur, farkımız bu. Bu projede de yürüyüş yollarından seyir  terasına, kültür sanat etkinlikleri için kullanılacak sahneden, piknik ve oyun  alanlarına kadar pek çok tesis bulunuyor. Hoşdere Millet Bahçemiz 142 bin  metrekare alan üzerinde tesis edilmiştir. Biyolojik göletten, yürüyüş yollarına  ve meyve bahçelerine kadar pek çok tesis bu bahçede yer alıyor." ifadelerini  kullandı. "Ben bugün buradaki şu katılımı görünce, Rabbime hamdediyorum. Bütün  vatandaşlarım burada." diyen Erdoğan, halka "Ne diyoruz? Durmak yok. 31 Mart'a  hazır mıyız?" diye seslendi. Vatandaşlar da  "Yola devam. Hazırız." yanıtını  verdi.

Baruthane Millet Bahçesi'nin yaklaşık 60 bin metrekare alan üzerine  kurulduğunu, binlerce gül, meyve ağacı, mevsimlik çiçeğin yanında bu bahçenin  Osmanlı Baruthanesi binası ile de tarihi bir kimliğe sahip olduğunu ifade eden  Erdoğan, tarihi eseri yıktırmadıklarını, sahip çıktıklarını söyledi. Çırpıcı Millet Bahçesi'nin 465 bin metrekare alan üzerinde etap etap  inşa edildiğini aktaran Erdoğan, bugün tamamlanmış olan ilk 4 etabının açılışını  yaptıklarını belirtti.

Erdoğan, ayrıca 18 ildeki 33 millet bahçesiyle ilgili çalışmaların son  aşamaya geldiğini anlatarak, "Hedefimiz inşallah her şehrimize birer tane millet  bahçesi kazandırmaktır. Biz durmuyoruz, onlar dedikodu yapıyor. Bunlar ne  yapılırsa yapılsın, karşısına dikiliyorlar. Biz Kanal İstanbul diyoruz, onlar  'istemezük, yaptırmazük' diyorlar. Yapacağız, yapacağız, isteseniz de istemeseniz  de yapacağız." diye konuştu.

Bugün açılışını yaptıkları 5 millet bahçesinin büyüklüğünün 1,5 milyon  metrekareyi bulduğunu, sadece bu projelerle İstanbul'da kişi başına düşen yeşil  alan miktarını yüzde 10 arttırdıklarını belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam  etti:

"Atatürk Havalimanı sahasındaki millet bahçemizi açtığımızda bu oran  çok daha yükseklere çıkacaktır. Tabii Atatürk Havalimanı'nda bir özellik daha var  orada bir tane pist bırakıyoruz. Kapalı alanları fuar alanı haline getiriyoruz.  Türkiye'nin en büyük fuar alanını, Atatürk Havalimanı'ndaki o kapalı alanlarla  yapmış olacağız. Bunun dışında da devasa bir millet bahçesini orada yapacağız.  İstanbul bir başka güzelleşecek, daha güzel olacak. Bize bu yakışır, bu millete  bu yakışır. Bunları yapacağız ama tabii size de çalışmak... Kapı kapı  dolaşacağız, herkese anlatacağız, bildiklerinizi bilmeyenlere duyuracağız.  Çevrecilik adına yakıp yıkanlar, gezi olaylarını yapanlar, ülkenin hayrına her  işin karşısına dikilenler gelip şu millet bahçelerine baksınlar ve gerçek  çevrecilik nedir görsünler."

İnsanın, vücuda getirdiği şehirlerle aynı zamanda kendini de inşa  ettiğini söyleyen büyükler için şehir kavramının, gönülleri de içine alacak geniş  bir mana ifade ettiğini anlatan Erdoğan, "Şehir budur. İşte bu sebeple biz de  hizmet belediyeciliği derken, gönül belediyeciliğini de içine alan daha kapsamlı  bir anlayışı ifade ediyoruz ama ben bugün sizi bir başka görüyorum. Bambaşka bir  heyecanınız var maşallah. Rabbim bu heyecanınızı, ziyade etsin." dedi.

Şayet bir şehirde, gönlünü kazanamadıkları tek bir kişi bırakmışlarsa  o şehri baştan sona yeniden inşa etseler dahi vazifelerini layıkıyla yerine  getirmiş olmayacaklarını ifade eden Erdoğan, "Bunun için 31 Mart 2019 seçimlerini  'Gönül Belediyeciliği' seçimi olarak görüyoruz. Adını böyle koyduk, gönül  belediyeciliği. Ne yapacağız? Gönülleri fethedeceğiz. Hizmet gerekli ama yeterli  değil. Yeterli olan ne? Gönülleri kazanmak. Biz, gönüller almaya geldik. İnşallah  seçim gününe kadar en küçük beldeden, ülkemizin en büyük şehri İstanbul'a kadar  her haneye her iş yerine ulaşacak, sıkmadık el, dokunmadık gönül, fethetmedik  kalp bırakmayacağız." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkeyi kendi arka  bahçeleri haline getirmek isteyenlere gereken cevabın Çanakkale, İstiklal Harbi  ve 15 Temmuz'a kadar her fırsatta milletçe verildiğini söyledi.

Rengi yeşil olan cennetin tabiatın bütün güzelliklerini bünyesinde  barındıran bir bahçe olarak tasavvur edildiğini anlatan Erdoğan, yeşil alanları  fazla olan şehirlerde yaşayanların depresyon gibi günümüz toplumlarının en büyük  tehditlerinden birine daha az maruz kaldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfus artışı ve insanların şehirlere  yığılmalarının pek çok sıkıntıyla birlikte yeşilin ortadan kalkmasına ve  dolayısıyla huzur ikliminin bozulmasına yol açtığını vurgulayarak, Batı  toplumlarının tabiatı yenilmesi gereken bir rakip olarak gören anlayışının yol  açtığı tahribatın tüm insanlığın geleceğini tehdit ettiğini dile getirdi.

Bugün küresel ısınmanın bedelini buna sebep olan ülkelerden önce  Afrika'da, Güney Asya'da ve Latin Amerika'da yaşayan insanların ödediğini ifade  eden Erdoğan, Türkiye'de dahi iklimin giderek değiştiğini, çocukluğumuz ve  gençliğimizde bilinen rutinin dışına çıktığını söyledi.

Erdoğan, Allah'ın "Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma, unutma ki sen ne  yeri yarabilir ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin." buyurduğunu belirterek,  insanın tabiata karşı işlediği suçların cezasını, karşısında çaresizliğini ve  acziyetini hissettiği felaketlerle ödemeye devam edeceğini belirtti.

Şair Cahit Irgat'ın "Ağacım, dört kol çengi kıyamet/Her dalımda bir  memleket/Uzar kollarım uzar/Taşımda toprağımda bereket/Köklerimden başlar  hürriyet/Bana çarptıkça anlar/Yağmur yağmur olduğunu/Rüzgar, rüzgar" dizelerini  seslendiren Erdoğan, ağacıyla, toprağıyla, yağmuruyla, rüzgarıyla tabiata ne  kadar saygı duyulur, çevrede ona ne kadar çok yer ayrılırsa geleceğe o derece  güvenle bakılabilineceğini vurguladı.

"KİŞİ BAŞINA DÜŞEN YEŞİL MİKTARINI İKİ KATINA ÇIKARDIK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'a bu anlayışla baktıkları için şehirde  kişi başına düşen yeşil alan miktarını 16 yılda iki katına çıkardıklarını  belirterek, şöyle devam etti:

"Çeşitli projeler için yerlerinden edilen her ağaca karşılık uygun bir  yerde katbekat fazlasının dikilmesini ve yeşertilmesini sağladık. Sadece  geçtiğimiz yıl bu şehirde 180 bin yeni ağaç dikildi. Aynı anlayışla 81  vilayetimize yaklaştık ve orman varlığımızı 1,5 milyon hektar artırdık. Toprakla  buluşturduğumuz 4 milyarın üzerindeki fidan sayesinde ülkemizin her köşesini yeni  ormanlarla buluşturduk. Anadolu'nun pek çok yerindeki kel tepeler  gerçekleştirdiğimiz projeler sayesinde bugün insan boyunu geçen çam, sedir, meşe,  ardıç ağaçlarıyla donanmış durumdadır. Bahçelerimizde ceviz, badem, zeytin gibi  gelir getirici ağaçların vatandaşlarımız tarafından dikimi giderek yaygınlaşıyor.  Ormanlarımızı vatandaşlarımızın kullanımına açarak evlatlarımızın tabiatla iç içe  bir hayatı tanımalarını temin ettik. Özellikle kalabalık nüfusa sahip yerlerin  yanı başlarında şehir ormanları oluşturup hizmete sunduk. Milli parklarımızın,  koruma altındaki vadilerin ve ovalarımızın sayılarını artırdık. Rabbimiz bizlere  hayırlı işlerde yarışmamızı emrediyor. Millet bahçeleri projemiz hayırlı işlerde  yarışma anlayışımızın son ürünüdür, hamdolsun milletimiz tarafından da büyük bir  şevkle sahiplenilmiştir. Türkiye'yi, özellikle de şehirlerimizi yemyeşil hale  getirine kadar millet bahçelerimizle, ağaç dikimlerimizle ve diğer  faaliyetlerimizle durmadan, usanmadan çalışmayı sürdüreceğiz."

Medeniyetimizde sömürge olarak kullanılacak arka bahçeler oluşturma  adetinin kesinlikle olmadığını ifade eden Erdoğan, başka insanların acıları,  kanları, emekleri, yeraltı ve yer üstü zenginlikleri üzerinde kurulan refahın  tıpkı sırça bir köşk gibi eninde sonunda tuzla buz olmaya mahkum olduğuna  inandıklarını söyledi.

Bunun için hem Türkiye'de hem de gönül coğrafyasının tüm köşelerinde  adalet, hakkaniyet, vicdan ve paylaşım esasına dayalı bir siyaset takip  ettiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

'Dünya beşten büyüktür' itirazımızdan Afrika politikalarımıza,  Filistin meselesinden Kudüs ve Suriye krizine kadar her konuda aynı kararlı  duruşu gösterdik. Ülkemizi kendi arka bahçeleri haline getirmek isteyenlere  Çanakkale'den İstiklal Harbimize ve 15 Temmuz'a kadar her fırsatta gereken cevabı  milletçe verdik. Her fırsatta gereken cevabı milletçe verdik. Terör örgütlerini  ve içimizdeki darbeci hainleri kullanarak ülkemize diz çöktüremeyenler bu defa  milletimizi suni tartışmalar üzerinden kamplaştırarak eski oyunlarını yeniden  canlandırmanın peşindeler. Türkiye'nin demokraside, hak ve özgürlüklerde ileriye  gitmiş, şiddete ve hakarete meyil etmediği sürece her türlü görüşün, düşüncenin,  fikrin, zikrin hayat bulabildiği zenginlikte bir ülke olması birilerini rahatsız  ediyor. Bakınız açık ve net söylüyorum. Biz tek parti devrinden beri milleti  aşağılayan, küçümseyen, hararet eden, kendi marjinal yaklaşımlarını topluma  dayatmak isteyen azgın azınlığın oyunlarıyla sarsılacak bir ülke değiliz.  Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu oyununa gelmedik ve gelmeyeceğiz. Kendi  kifayetsizliklerini, kendi tembelliklerini, ilkelliklerini milletimizin  değerlerini istismar aracı haline getirerek, örtmek isteyenlere meydanı asla  bırakmayacağız."

Erdoğan'ın "Hem fikir miyiz? Burada bir miyiz, beraber miyiz, iri  miyiz, diri miyiz, kardeş miyiz, hep beraber Türkiye miyiz?" sözlerine kalabalık  "Evet" şeklinde karşılık verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz İstiklal  Marşı'yla Safahat'ı yastık altı kitabı olarak koyduk ve öyle büyüdük.  Milletimizin de bizim de karnımız bu bayat oyunlara toktur. Türkiye'de ne  Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'e, ne de inancından, meşrebinden,  kılık kıyafetinden dolayı herhangi bir vatandaşımıza hakaret edilmesine izin  vermeyiz." dedi.

"Utanmadan sıkılmadan bana İstiklal Marşı'nı okuyup okumamaktan  bahsediyor" diyen Erdoğan,  şunları kaydetti:

"Hadi oradan, git ya... Biz onunla büyüdük onunla buralara geldik.  Önce haddini bileceksin.  Biz istiklal Marşı'yla Safahat'ı yastık altı kitabı  olarak koyduk ve öyle büyüdük. Milletimizin de bizim de karnımız bu bayat  oyunlara toktur. Türkiye'de ne Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'e ne  de inancından, meşrebinden kılık kıyafetinden dolayı herhangi bir vatandaşımıza  hararet edilmesine izin veremeyiz. Bunları birbirinin alternatifi değil hep bir  arada olduğu zaman gücümüzü artıran zenginlikler olarak görüyoruz. Eleştiri,  farklı düşünce, farklı değerlendirme elbette olacaktır. Türkiye'de hiç kimse  eleştirilemez değildir, layüsel hiç değildir."

Erdoğan, bu konuda kırmızı çizgilerinin terör, kişisel hakların ihlali  ve iftira olduğuna dikkati çekerek, "Teröristlerin cenazelerine gitmekten geri  durmayanlar, teröre, Kobani'ye çanak tutanları cezaevinde gidip ziyaret eden  CHP'liler ve diğer siyasi parti mensupları, kalkıp da bu ülkede bizim  değerlerimize saldıramazlar. Medyada ve özelikle sosyal medyada yer alan  şahsımıza yönelik hakaretlerde bu sınırlar aşılmadıkça, herhangi bir yola  başvurmuyoruz ama aşıldığı zaman hukuk bizim için tek geçerli yoldur. Bu  mahremiyet, özgürlük alanları ister halen hayatta olsun, ister olmasın herkes  için geçerlidir." diye konuştu.

Enerjilerini ve zamanlarını boşa tüketecek tartışmaların içine  sürüklemek isteyenlere cevaplarını bu ölçülerde verdiklerinde hiçbir sorunun  kalmayacağına inandığını anlatan Erdoğan, Türkiye'nin asıl gücünü birliğinden  beraberliğinden,  kardeşliğinden aldığını bilhassa son yıllarda sayısız  tecrübelerle gördüklerine işaret etti.

"BU OYUNLARA GELMEYECEĞİZ"

Erdoğan, birilerinin eski Türkiye'nin hastalıklarını horlatma  gayretlerinin beyhude olduğunu belirterek, "Bu oyunlara gelmeyeceğiz. Birilerinin  Türkiye'nin o eski baskıcı, dayatmacı, kara günlerine geri döndürme çabaları da  boşunadır. Her zamanki gibi en büyük hakem olan milletimize gidecek, çözümü orada  arayacağız. Onun için 31 Mart, işte milletin hakemliğine gidilecek olan gündür."  dedi.

"Sandıklarda demokratik haklarımızı kullanırken en güzel, en büyük  cevabı vermeye hazır mıyız?" diye soran Erdoğan, vatandaşların "evet" cevabı  üzerine, "Sağolasınız" karşılığını verdi.

"MİLLETİMİZİN TERCİHİ YİNE AK PARTİ BELEDİYECİLİĞİNDEN YANA OLACAKTIR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ağızlarını açtıklarında, her açtıklarında Atatürk istismarı yapan,  buna karşılık onun bizlere emaneti olan cumhuriyetimizi bir milim ileriye  taşıyacak hiçbir icraatları bulunmayanları bir kez daha milletimizin terazisine  çıkartacağız. 31 Mart 2019 seçimleri bu ülkeye, bu ülkenin şehirlerine hizmeti  geçenlerle sadece ortak değerlerimizi istismarı yapanların karnelerinin  milletimizin önüne çıkacağı gün olacaktır.

Türkiye'nin şehirlerinin önemli bir bölümü 2004'te 2009'da, 2014'te AK  Parti belediyeciliğini tercih etti. İnşallah 2019'da da milletimizin tercihi yine  AK Parti belediyeciliğinden yana olacaktır ben buna inanıyorum."

Cumhurbaşkanıyla meclisiyle belediyeleriyle el ele verip Türkiye'yi  2023 hedefine ulaştıracaklarını dile getiren Erdoğan,  konuşmasını şöyle  tamamladı:

"Bu 5 millet bahçemiz, inşallah İstanbulumuza, milletimize hayırlı  olsun diyorum, millet kıraathaneleri hayırlı olsun diyorum, yavrularımız  anneleriyle babalarıyla bu bahçelerde istediği gibi eğlensin, gençlerimiz, millet  kıraathanelerinde derslerini çalışsınlar, kitaplarını okusunlar orada kek, çay,  çorba, pasta... Bunları da yesinler. Açılışını yaptığımız Başakşehir, Kayaşehir,  Hoşdere, Baruthane ve Çırpıcı millet bahçeleri ile Hasan Küçükoğlu ve Halkalı  camilerinin hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserlerin şehrimize kazandırılmasında,  emeği geçenleri tekraren tebrik ediyorum."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner1

banner3

banner18