banner38

FETÖ elebaşı Gülen'in iadesi yeniden gündemde

banner32

ABD yönetiminin, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in iadesine ilişkin yasal yolları araştırdığı iddiası, Gülen'in iade sürecini yeniden gündeme taşıdı.

FETÖ elebaşı Gülen'in iadesi yeniden gündemde
banner37
banner23

Amerikan NBC News kanalı, ABD yönetiminin, Suudi gazeteci Cemal  Kaşıkçı'nın öldürülmesi üzerine Türkiye'yi "yatıştırmak" için FETÖ elebaşı  Gülen'in yasal yollarla iadesine ilişkin seçenekleri araştırdığını iddia etti.

Bu iddia, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert tarafından  yalanlandı.

Cemal Kaşıkçı olayı ile FETÖ elebaşı Gülen'in iade edilmesi arasında  herhangi bir bağlantı olmadığını kaydeden Nauert, Beyaz Saray'da bu yönde bir  görüşme yapılmadığını söyledi.

Nauert, "Türklerden bu konuda (Gülen'in iadesi) birçok talep aldık.  Türk hükümetinin Gülen'in iadesiyle ilgili sunduğu delilleri halen  değerlendiriyoruz. Bu tamamen Adalet Bakanlığı bünyesinde yürüyen bir süreç.  Ancak size şunu söyleyebilirim ki bu iki konu birbiriyle ilgisiz konular. Ayrıca  Beyaz Saray'da görevli arkadaşlarımızla konuştuk, bu konuyla ilgili bir  tartışmanın orada yapılmadığını belirttiler." ifadelerini kullandı.

Yaşanan bu gelişmeler, FETÖ elebaşı Gülen'in iadesini yeniden gündeme  taşıdı.

FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminden 4 gün sonra FETÖ  elebaşı Fetullah Gülen'in iadesini talep eden Türkiye'ye, iki yılı aşkın sürede  yapılan görüşmelere ve temaslara henüz bir yanıt vermeyen ABD'nin, bu ülkenin  Adalet Bakanlığında bekletilen 7 iade dosyasını yargı makamlarına göndermesi  gerekiyor.

Türkiye'nin ilettiği iade dosyaları, Gülen'in örgüt elebaşı olarak  darbe girişiminden önce işlediği suçlarla emrini verdiği darbe girişimini  yönettiğine yönelik delilleri de kapsıyor.

FETÖ elebaşı Gülen'in iade sürecinde yaşananlar

FETÖ elebaşı Gülen'in iadesiyle ilgili 15 Temmuz 2016'dan bugüne kadar  çok sayıda temasta bulunuldu, resmi girişimler yapıldı.

AA muhabirinin yaşanan süreçle ilgili derlediği bilgilere göre,  FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından Adalet Bakanlığı, örgütün  elebaşı Gülen'in iadesi için çalışma başlattı.

Adalet Bakanlığı, ilk kez 19 Temmuz 2016'da ABD'ye Gülen hakkında 4  ayrı iade dosyası gönderdi. Böylece Gülen'in iadesiyle ilgili süreç resmen  başlatıldı. İade dosyalarında Gülen'in acilen tutuklanması da talep edildi.

Dönemin Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından  aynı süreçte Gülen'in geçici tutuklanması amacıyla ABD'ye ikinci bir yazı  gönderildi.

Yazışmaların ardından ABD Adalet Bakanlığı, 7 Ağustos 2016'da  Türkiye'ye Gülen'in iadesi konusunda yapılacak görüşmeler için mektup gönderdi.  Mektupta, Adalet Bakanlığından bir heyetin ABD'ye gönderilmesi ya da Amerikan  Adalet Bakanlığından bir heyetin Türkiye'ye gelmesi önerildi.

Adalet Bakanlığınca ABD'ye gönderilen cevap mektubunda ise ilk olarak  Amerika'dan bir heyetin gelmesi, daha sonra Türkiye'den bir heyetin ABD'de  görüşmelerde bulunması teklif edildi.

ABD heyetinin 17 saatlik görüşmesi

Bunun üzerine Türkiye'ye gelen ve ABD Adalet Bakanlığından 3, ABD  Dışişleri Bakanlığından bir temsilcinin yer aldığı 4 kişilik heyet, Adalet  Bakanlığı yetkilileriyle 22-23 Ağustos 2016'da çeşitli görüşmeler yaptı.

Adalet Bakanlığı yetkilileri, iade dosyalarıyla ilgili ayrıntıları ve  mevcut delilleri heyete anlattı. 15 Temmuz darbe girişiminin, Gülen'in emir ve  komutası altında yapıldığına ilişkin önemli deliller de ABD heyetiyle  paylaşıldı.

ABD ve Türk yetkililerin "iade" konusunda bir araya geldiği görüşmeler  ilk gün 9, ikinci gün ise 8 saat sürdü.

Darbe girişiminin FETÖ tarafından gerçekleştirildiğine dair yeni  delillerin ortaya çıkarıldığı günlerde Adalet Bakanlığı, Gülen'in geçici  tutuklanması için harekete geçti.

Bu çerçevede, Bakanlık, 10 Eylül 2016'da FETÖ elebaşı Gülen'in 15  Temmuz darbe girişimi nedeniyle ilk geçici tutuklanma talebini ABD Adalet  Bakanlığına iletti.

Geçici tutuklama talebinde, 15 Temmuz'daki darbe girişiminin örgüt  elebaşı Gülen'in emriyle yapıldığı vurgulandı.

Yazıda, "Bu şahıs ülkemizde gerçekleştirilen birçok suçun yanı sıra 15  Temmuz 2016'daki kanlı darbe girişiminin talimatını veren kişi olarak  tutuklanması talebiyle aranmaktadır." ifadesi yer aldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında  Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin yakalama kararının da eklendiği yazıda, ABD'nin  Pensilvanya eyaletinde ikamet eden Gülen'e bağlı Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)  içinde değişik rütbelerde görev yapan FETÖ mensubu askerlerin, yine Gülen'in emir  ve komutası altında silahlı askeri bir darbe girişiminde bulunduğu kaydedildi. 

Gülen'in, darbe girişimiyle, "Nitelikli şekilde kasten öldürme,  cumhurbaşkanına suikast, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek,  TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek,  Türkiye Cumhuriyeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye  teşebbüs etmek ve silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek" suçlarını işlediği ve bu  suçlar kapsamında arandığı bildirilen yazıda, Gülen hakkında "silahlı terör  örgütü kurmak ve yönetmek suçundan" 10 yıldan 15 yıla kadar, diğer suçlardan ise  müebbet hapis cezasının öngörüldüğü belirtildi.

ABD'deki görüşmeler

O dönem Adalet Bakanlığı görevinde bulunan Bekir Bozdağ, iki kez  Washington'da temaslarda bulunarak Gülen'in iadesini istedi.

FETÖ elebaşı Gülen'in iadesine ilişkin ilk kez beraberindeki bir  heyetle 27 Ekim 2016'da ABD'ye giden Bozdağ, ABD'li eski mevkidaşı Loretta Lynch  ile Washington'da bir araya geldi. Bozdağ görüşmelerde, Gülen'in darbe  teşebbüsünün emrini verdiğini belirterek iade ve geçici tutuklama talepleri  konusunda Türkiye'nin hassasiyetini dile getirdi.

Darbe girişimi soruşturmalarında elde edilenler de ABD'ye iletildi.  Bakanlık, 2017'nin ocak ayında FETÖ'nün "hava kuvvetleri imamı" olduğu ileri  sürülen firari Adil Öksüz'ün 15 Temmuz darbe girişiminden önce Amerika'ya yaptığı  ziyaretlerin detaylarını ABD Adalet Bakanlığıyla paylaştı.

İade talebine dayanak teşkil eden deliller arasında örgütün sivil  imamları ile irtibatına ilişkin belgeler de yer aldı. Öksüz'ün, tutuklu Kemal  Batmaz ile ABD'ye gittiği ve Türkiye'ye dönüş yaptığı tarihler ile uçak ve koltuk  numaralarına ilişkin detaylar da ABD'ye gönderildi.

Öte yandan, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan, İzmir 2. Ağır  Ceza Mahkemesince kabul edilen, Gülen'in bir numaralı sanık olduğu iddianame de  ABD'ye iletildi.

İddianamede, Öksüz'ün darbe girişimi planını ABD'ye götürerek Gülen'e  onaylattığı, teşebbüsün Gülen'in emriyle gerçekleştirildiğini anlatan "Kuzgun" ve  "Şapka" kod adlı gizli tanık ifadeleri de paylaşıldı.

İkinci görüşme

Bozdağ, Adalet Bakanlığı döneminde, ABD Başkanlığına Donald Trump'ın  seçilmesinin ardından Adalet Bakanı olarak göreve başlayan Jeff Sessions'a  2017'nin şubat ayında gönderdiği mektupta, örgüt elebaşı Gülen'in iadesine  ilişkin bilgiler verdi. Bozdağ, 22 Mart 2017'de telefonda görüştüğü Sessions'a  Gülen'in Türkiye'ye iade edilmesinin zorunlu olduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 15-17 Mayıs 2017'deki ziyareti  öncesinde ABD'ye giden Bozdağ, ABD'li yetkililerle bir araya geldi.

ABD'li mevkidaşı Sessions ile 8 Mayıs'ta Washington'da görüşen Bozdağ,  darbe teşebbüsünün, örgüt elebaşı Gülen'in emir ve komutasında yapıldığına  ilişkin yeni belgeler hakkında bilgi verdi.

Bozdağ ile o tarihte ABD'ye giden Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk  ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Faris Karak'ın başkanlığındaki heyet de  mevkidaşlarıyla bir araya geldi.

Heyet, iki gün süresince toplam 10 saatlik görüşmede örgütün elebaşı  Gülen ve FETÖ hakkında ABD yetkilileriyle bilgi paylaşımında bulundu.

ABD'de 15-17 Mayıs 2017'de temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı  Erdoğan'ın, ABD Başkanı Trump ile görüşmesinde Gülen'in iadesi de gündeme  geldi.

Binali Yıldırım da görüştü

TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ın başbakanlığı döneminde, askeri ve  güvenlik alanında önemli uluslararası forumlardan biri sayılan Münih Güvenlik  Konferansı marjında ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile yaptığı görüşmede de  FETÖ elebaşı Gülen'in iadesi görüşüldü.

Yıldırım, Gülen'in iadesi konusunda yeni ABD yönetimiyle her türlü iş  birliğine hazır olunduğunu vurguladı, bu konudaki beklentilerin ABD yönetimince  karşılanmasının ilişkilerde yeni bir sayfa açacağından bahsetti.

Yeni iade talepleri

Adalet Bakanlığı görevine Temmuz 2017'de getirilen Abdulhamit Gül de  FETÖ elebaşı Gülen'in iadesi konusunda görüşmeler gerçekleştirdi. Gül'ün  bakanlığa getirilmesinin ardından elde edilen yeni delillerin ABD'ye sunulmasına  ve iade taleplerinde bulunulmasına devam edildi.

Gül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl Eylül ayında  ABD'ye gerçekleştirdiği ziyaretlere eşlik etti. Gülen hakkında en son 3 Kasım  2017'de ABD'ye gönderilen iade talebiyle dosya sayısı 7'ye çıktı. Dosyalar  arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a darbe girişimi sırasındaki suikast girişimi de  yer aldı.

Adalet Bakanı Gül, 7 Kasım 2017'de de dönemin ABD Adalet Bakanı Jeff  Sessions'la Gülen'in iadesi konusunu telefonda görüştü.

Görüşme ve temaslarda Türkiye'nin Gülen konusundaki taleplerini dile  getiren Bakan Gül, ABD'li mevkidaşı Sessions'a 15 Aralık 2017'de gönderdiği  mektupta da Gülen'in iadesini yineledi. Abdulhamit Gül mektubunda, "İkili  ilişkilerimiz ve adli işbirliği anlaşmamız temelinde, kaçak FETÖ lideri ve  mensuplarının ülkemize iadeleri hususunda gerekli duyarlılığın gösterilmesini  bekliyorum." ifadesini kullandı.

FETÖ elebaşı Gülen'in iadesi konusunda görüşmelerin yanı sıra elde  edilen delillerin ABD ile paylaşılması konusunda da çalışmalar  gerçekleştirildi.

Dikkat çeken yeni delil

İade dosyalarına ilave olarak bugüne kadar çok sayıda delil ve belge  Adalet Bakanlığı aracılığıyla ABD'ye iletildi.

Adalet Bakanlığı, son olarak 30 Haziran 2018'de FETÖ'nün sivil imamı  Hakan Çiçek'in, Gülen'le görüştüğünü ortaya koyan yeni delilleri Amerika'ya gönderdi.

Bakanlığa bağlı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü  tarafından ABD Adalet Bakanlığına gönderilen yazıda, Türkiye'nin terörist başı  Gülen'e yönelik iade talebi tekrarlandı.

Yazıda, "Türk adli makamlarının tespitleriyle Gülen'in 15 Temmuz  silahlı darbe teşebbüsündeki rolü hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde ortaya  konulmuştur. Bu nedenle iki ülke arasında yürürlükte olan 'Ceza İşlerinde  Karşılıklı Adli Yardımlaşma ve Suçluların İadesi Anlaşması'nda belirtilen bütün  şartları ziyadesiyle karşılayan iade taleplerimizin bir an evvel ülkeniz adli  makamına tevdiini ve iadeye ilişkin yargısal sürecin başlatılmasını bekliyoruz."  ifadeleri yer aldı.

Türkiye'ye 13 Temmuz 2018'de gelen ABD heyeti, Dışişleri Bakanlığında  Türkiye-ABD çalışma grubu toplantısında görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, FETÖ  elebaşı Gülen'in iadesine ilişkin konular da ele alındı.

YORUM EKLE
banner28
SIRADAKİ HABER

banner19

banner1

banner3

banner18