banner38

Erdoğan: Ülkemizin bağımsızlığına saygı duymayan hiç kimse bu ülkede barınamaz

banner32

Erdoğan: Ülkemizin bağımsızlığına saygı duymayan hiç kimse bu ülkede barınamaz
banner41
banner37
banner23

Erdoğan: Ülkemizin bağımsızlığına saygı duymayan hiç kimse bu ülkede barınamaz

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkemizin bağımsızlığına ve milletimizin hassasiyetlerine saygı duymayan hiç kimse, sıfatı ne olursa olsun, bu ülkede barınamaz" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslenen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta üç ülkeyi kapsayan ve beş devlet başkanıyla bir araya geldikleri oldukça verimli bir Afrika seyahati gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

"HAK ETTİKLERİ CEVABI ALACAKLARDIR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süredir yaşanılan siyasi, ekonomik, toplumsal, diplomatik saldırıların gerisinde bu panik halinin yol açtığı acelecilik ve saygısızlığın bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Türkiye'nin nezaketini, teennisiyle davranma tarzını zaaf olarak görerek eski alışkanlıklarına yönelenler, yaptıkları yanlışı kabul etmedikleri sürece hak ettikleri cevabı alacaklardır. Son dönemde bazı ülkelerin büyükelçileri tarafından yapılan hadsiz ve talihsiz açıklamayı da aynı çerçevede değerlendiriyoruz. Bu açıklama herhangi bir kişiyi ve konuyu değil doğrudan ülkemizin yargısını ve egemenlik haklarını hedef almıştır. Her şeyden önce bu tavır ülkemizdeki yargı teşkilatımız, hakimlerimiz, savcılarımız avukatlarımızla birlikte tüm yargı mensuplarımıza yapılmış bir büyük hakarettir. Anayasamızın 138'inci maddesinde belirtildiği şekilde, Türk yargısı kimseden talimat almaz, kimsenin emrine girmez. Kendi yasama ve yürütme organlarımızın bile Anayasa gereği işine karışamadığı yargımızı, bir grup büyükelçinin sigaya çekmesine tahammül edemeyiz.

Dünyada nice acılar yaşanır, zulümler yapılır, adaletsizlikler sergilenirken Türkiye'yi dillerine dolayanların amaçlarının hak, hukuk takibi olduğuna kimse bizi inandıramaz. Bağımsız ve tarafsız yargımızla yargı mensuplarımıza yönelik bu saygısızlığa gereken cevabı vermek, devletin başı olarak herkesten önce bizim görevimizdir. Cumhurbaşkanı olarak, malum açıklamayı yapan büyükelçiler hususunda ülkem ve milletim adına ortaya koyduğumuz tavır, işte bu sorumlu ve samimi duruşun tezahürüdür. Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin hakkını, hukukunu, onurunu, çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır."

"ÜLKEMİZİN BAĞIMSIZLIĞINA SAYGI DUYMAYAN HİÇ KİMSE BU ÜLKEDE BARINAMAYACAK"

Bugün aynı büyükelçilikler tarafından yapılan yeni bir açıklamayla Türk yargısına ve Türkiye’ye yönelik bühtandan geri dönüldüğüne işaret eden Erdoğan, "Viyana Sözleşmesi'nin 41'inci maddesine, yani ülkelerin kanunlarına ve nizamlarına uyulacağı, içişlerine karşılamayacağı taahhüdüne bağlılıklarını ifade eden bu büyükelçilerin artık Türkiye'nin egemenlik hakları konusundaki beyanlarında daha dikkatli olacaklarına inanıyoruz. Ülkemizin bağımsızlığına ve milletimizin hassasiyetlerine saygı duymayan hiç kimsenin, sıfatı ne olursa olsun bu ülkede barınamayacağını da ayrıca ifade etmek istiyorum." şeklinde konuştu.

Bu süreçte kimin Türkiye'nin ve milletin yanında durduğunun, kimin de ellerin kılıcını çaldığının bir kez daha görüldüğünü vurgulayan Erdoğan, "Türkiye'nin bugün yaşadığı en büyük sancılardan biri de bu tür meselelerde yerli ve milli duruş sergilemeyi bir türlü başaramayan kimi siyasetçi, eski diplomat ve medya mensubundan oluşan güruhtur. Kişisel hırsları, ideolojik saplantıları ve kalplerini karartan kinleri uğruna kendi ülkelerinin aleyhindeki kampanyaların gönüllü aparatlığına soyunan, sözcülüğünü üstlenen mankurtları milletimiz yakından takip etmektedir. Önümüzdeki dönemde güvenlikten ekonomiye pek çok sorunumuzla birlikte inşallah bu hastalıklı zihniyetten de kurtulacağız." değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan, ülke ve millet olarak bu tür çarpıklıklarla, uluslararası medyadan siyasetçisine kadar farklı kesimler üzerinden ilk defa karşılaşılmadığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Gezi olaylarında, neredeyse bir ay boyunca ülkemizden yapılan canlı yayınları hatırlayın. Benzer hadiseler çok daha vahim boyutlarda Avrupa başkentlerinde yaşandığında aynı çevreler tek bir karenin bile dışarıya sızmasına izin vermediler. Ülkemizin yakın tarihindeki en büyük ihanetleri olan 17/25 Aralık emniyet, yargı darbe girişiminin ardından kopartılan fırtınaları da hatırlayın. PKK terör örgütünün çukur eylemleri ve HDP'nin 6-8 Ekim kanlı sokak olayları sırasında yaşananları da hatırlayın. DEAŞ'ın ve PKK'nın sınırlarımız boyunca ve sınırlarımız içinde gerçekleştirdikleri kanlı eylemleri de hatırlayın. Elbette 15 Temmuz darbe girişimini hatırlayın. Bunların hangisinde ülkemize her fırsatta demokrasi ve hukuk diskuru çekenlerin haktan, adaletten, meşruiyetten hepsini bir kenara bıraktım, insanlıktan yana tavır aldığını gördünüz mü? Tam tersine bu hadiselerin hepsinde de terör örgütleri ve darbecilerin sırtları sıvazlanmış, Türkiye'nin seçilmiş yöneticileri, diplomasi ve medya kıskacına alınarak pes ettirilmeye çalışılmıştır. Allah'ın yardımı ve milletimizin desteğiyle tüm bu oyunları bozduk, tuzakları boşa çıkardık, hevesleri kursaklarda bıraktık. Hangi engelle karşılaşırsak karşılaşalım ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırma azmimizden zerre kadar geri adım atmadık."

Erdoğan, "Ülkemizi siyasi kaos, ekonomik yıkım, sosyal çatışma iklimine döndürmek isteyenler var. Kim bunlar? CHP." dedi.

Erdoğan, terör ve darbeyle yapılamayanları ekonomiyle yapmak için başlatılan sinsi saldırıların çok ciddi bedeller ödeme pahasına engellendiğini belirtti.

Türkiye'nin izlediği ekonomi politikasının sebebini ve amacını hala anlamamış olanların, Milli Mücadele'ye, Türkiye'nin 70 yıllık çok partili siyasi hayatına ve yaşadıklarına özellikle de son 8 yılına dönüp bakması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Şayet, tarih ve vicdan penceresinden bakılırsa bize yapılanların da bizim yaptıklarımızın da gerisindeki asıl fotoğraf gayet iyi görülecektir." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye gibi misyon sahibi bir ülkede hiçbir hadisenin rastgele yaşanmadığını, hiçbir kararın tesadüfen alınmadığını ve hiçbir eylemin bilinçsiz yapılmadığını belirterek, şunları söyledi:

"Biz ne yaptığımızı da niçin yaptığımızı da bunun sonucunda nelerin ortaya çıkacağını da gayet iyi biliyoruz. Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak neredeyse 20 yıldır dünyada birlikte çalışmadığımız lider, içinde bulunmadığımız platform, arka planına vakıf olmadığımız hadise kalmadı. Avrupa'nın ve dünyanın en kıdemli lideri olarak tüm bu tecrübeler ışığında ve kurduğumuz güçlü altyapı üzerinde başlattığımız demokrasi ve kalkınma hamlesini sonuçlandırarak büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa etmeye çalışıyoruz. Milletimiz emin olsun ki bu hedefe çok yaklaştık dışarıda ve içeride artan gürültülerin sebebi bu gerçeğin herkes tarafından bilinmesidir. İşte hep birlikte yaşayarak görüyoruz."

Dünyanın en güçlü sağlık altyapısını kurduklarını, şehir hastaneleri gibi eşi benzeri olmayan bir modeli hayata geçirdiklerini ve Koronavirüs salgını döneminde bunun meyvelerini toplamaya başladıklarını anlatan Erdoğan, "Üretim altyapımızı geliştirmek için ülkemizin her şehrini sanayi bölgeleri ile fabrikalarla donattık. Yeniden inşa hareketini devam ettirdik. İşte bu hafta Eskişehir'de organize sanayide 52 fabrikanın açılışını yaptık. Bunun yanında 106 tane yine ayrıca fabrika açılışını yaptık. Bunlar kendiliğinden olmuyor, hani bir şey yapılmıyordu Eskişehir'e git Bay Kemal, orada bunların hepsini gör." diye konuştu.

Erdoğan, Çin'den bir firmanın da Eskişehir'de yatırım yaptığını söyledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner1

banner3