Darbecilerin Şırnak'taki Faaliyetleri Gerekçeli Kararda

Darbecilerin Şırnak'taki Faaliyetleri Gerekçeli Kararda

Şırnak'ta Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) darbe girişimi faaliyetleriyle ilgili Adana'da görülen davada 19'u ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan 23 kişi hakkında verilen cezaların gerekçeli kararında, sanıkların 15 Temmuz 2016 gecesi yaptıklarına ilişkin detaylar yer aldı.


Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesince FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Tugay Komutanlığındaki eylemlere yönelik davada, aralarında dönemin 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı Kurmay Başkanı albay Arif Bozbıyık ile farklı rütbelerdeki eski askerlerden oluşan 23 sanığa verilen hapis cezasının gerekçesi açıklandı.


Sanık savunmaları ve tanık beyanları, delil değerlendirmesi, sanıkların hukuki durumu ve hüküm gibi kısımların da yer aldığı bin 367 sayfalık gerekçeli kararda, FETÖ/PDY'nin yapısı, işleyişi, mali kaynakları, kamu kurumlarına sızma stratejisi, kendisinden olmayanlar üzerinde oluşturduğu baskı gibi ayrıntılara da yer verildi.


Darbe girişimi ve FETÖ/PDY ilişkisinin detaylı şekilde anlatıldığı kararda, sanıklarla ilgili tek tek değerlendirmelerde bulunuldu.


Kararda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan 19 sanık arasında yer alan eski albay Bozbıyık'ın Ankara'ya intikal için birlikten çıkan Çakırsöğüt 1. Jandarma Komando Tugay Komutanlığının bağlı bulunduğu tümenin kurmay başkanı olduğu belirtildi.


Bozbıyık'ın FETÖ/PDY'nin şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandığının teknik verilerle tespit edildiği bildirilen kararda, sanığın 15 Temmuz akşamı tümen karargahında olduğu esnada, darbeciler tarafından Ankara'ya birlik talep edilmesi ve sıkıyönetim direktifi konulu mesajları, aradan uzun bir süre geçmesine rağmen karargahta bulunmayan tümen komutanına bildirmediği anlatıldı.


Gerekçeli kararda, Bozbıyık'ın birlikler intikale hazırlanırken Çakırsöğüt Tugay Komutanı ile telefonda görüştüğü, birliklerin intikali yönünde bilgisinin olduğu, etkin bir görevde bulunmasına, birliklerin tugaydan çıkışını engelleyebilecek durumda olmasına rağmen bilerek ve isteyerek bunu yapmayarak işlenen suçun icrai hareketlerine katıldığı, böylece "cebir ve şiddet kullanarak Anayasa'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçunu işlediğinin anlaşıldığı vurgulandı.



Darbeye destek amaçlı çağrıldıklarını gizlemişler


Kararda ayrıca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası çarptırılan farklı rütbelerdeki sanıklardan İbrahim Yazıcı, Sedat Doğanarslan, Hasan Bilgin, İsmail Aktaş, Murat Yıldırım, Hasan Dazkır ve Aykut Kara'nın da fiilen darbeye teşebbüs eylemi içinde olduklarının anlaşıldığı kaydedildi.


Sanıkların, yasa dışı emirle Ankara'ya darbeye destek amaçlı çağrılan Şırnak'ta konuşlu Çakırsöğüt 1. Jandarma Komando Tugayının üst rütbeli subayları olduklarına dikkati çekilen kararda, şu ifadelere yer verildi:


"Saat 21.30'da gelen yasa dışı emir doğrultusunda, dosyası tefrik edilen Tugay Komutanı Ali Osman Gürcan'ın sanıklarla makam odasında yaptığı toplantıda, Ankara'ya gidileceğini, önden 3. ve 4. taburun kendi komutasında, 1. ve 2. taburun Tugay Komutan Yardımcısı Albay Sedat Doğanarslan komutasında gideceğini, tabur komutanları hariç telefonların toplanması, Ankara'ya gidileceği hususunun alt birimlerden gizlenmesi, 15 dakika içinde hazırlanması yönünde talimat verdiği anlaşılmıştır."


Kararda, bunun üzerine dönemin Kurmay Başkanı yarbay İbrahim Yazıcı'nın karargahtaki şube müdürlerini göreve çağırdığı, personelin telefonunu daha önceki uygulamaların aksine bizzat topladığı, 3. ve 4. taburların tugaydan çıkışını üst birim tümene bildirmediği, ülkede askeri bir kalkışma olduğunu, tugayın da bunun için Ankara'ya çağrıldığını bildiği halde kalkışma aleyhine fiili veya sözlü bir davranış sergilemediği belirtildi.


Sedat Doğanarslan'ın da Ali Osman Gürcan tarafından verilen görev doğrultusunda Ankara'ya gitmek üzere hazırlık yaptığı ve intikal nedenini gizlediği anlatılan kararda, diğer sanıkların da tugaydan çıktıktan sonra Cizre'de konvoyun durdurulması üzerine yolun açılması için polislerle tartıştıkları bilgisine yer verildi.


Sanıkların birlikleri sabah saat 05.00'e kadar beklettikleri ve darbe girişiminin başarısız olduğu ortaya çıktıktan sonra askerleri dağıttıklarına dikkati çekilen kararda, anılan bu eylemler doğrultusunda sanıkların ülke genelindeki darbe girişimi failleriyle fikir ve eylem birliğiyle hareket ederek, fiilin icrai hareketlerine katıldıkları, böylece "cebir ve şiddet kullanarak Anayasa'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçunu işledikleri vurgulandı.



Sanıkların örgüt üyeliği tespitleri de kararda yer aldı


Gerekçeli kararda ayrıca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan sanık eski üsteğmen Levent Apaydın'ın evindeki aramada terör örgütü elebaşının barındığı ABD'deki Pensilvanya eyaletinde bulunan üniversiteden verilme yüksek lisans diploması, elebaşının önem atfettiği üyelere verdiği ve birbirini tanımada şifre fonksiyonu gören "F" serisi 1 dolar ve Fetullah Gülen'in konuşmalarının depolandığı 20 video dosyasının bulunduğu hard diskin ele geçirildiği bilgisi de paylaşıldı.


Kararda, sanıklardan ByLock tespiti yapılanların bilgisi de bulunurken, bazı sanıkların ise FETÖ/PDY'nin şifreli haberleşme yöntemlerinden biri olan sabit hatlardan aranma yöntemiyle iletişim kurdukları belirtildi.


Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan sanıklardan eski yüzbaşı Kadir Acar'ın ise 15 Temmuz gecesi karargah nöbetçi amiri olduğu, taburların Ankara'ya intikal hazırlıklarına katkıda bulunduğu anlatılan kararda, şu bilgiler aktırıldı:


"Sanığın ByLock programını kullandığının teknik verilerle tespit edildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü bir soruşturmada 2009-2014 tarihlerinde Mersin İl Jandarma Komutanlığında görev yaptığı, bu dönem içinde başkası adına kayıtlı bir hat ile terör örgütünün sivil asker imamlarıyla çok sayıda görüşmesinin tespit edildiği, bu hususlar nazara alındığında sanığın terör örgütü üyesi olduğu ve bu örgütün suç tarihinde ülke genelinde gerçekleştirdiği darbe teşebbüsüne fikir ve eylem birliği içinde iştirak ettiği, böylece 'cebir ve şiddet kullanarak Anayasa'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçunu işlediği anlaşıldığı sabit görülmüştür."



Dava süreci


Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesince, sanık sayısının fazlalığı nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesindeki 375 kişi kapasiteli 420 metrekarelik salonda görülen davanın ilk duruşması 25 Eylül 2017'de yapıldı.


Yargılama sürecinde aralarında tutuklu eski Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Tugay Komutanı tuğgeneral Ali Osman Gürcan'ın olduğu 428 sanığın savunması alındı.


Gürcan'ın savunmasının ardından dosyasının mahkeme heyetince tefrik edilerek Genelkurmay çatı davasıyla birleştirilmesi üzerine sanık sayısı 427 oldu.


Dosya kapsamında aralarında dönemin valisi, emniyet müdürü ve çok sayıda polisin de bulunduğu 176 tanığın beyanına başvuruldu.


Davanın 26 Haziran'daki karar duruşmasında, aralarında dönemin 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı Kurmay Başkanı albay Arif Bozbıyık'ın da bulunduğu rütbeli 19 sanığa "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti.


Heyet ayrıca "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ise bir sanığı 10 yıl 6 ay, 3 sanığı da 9'ar yıl hapis cezasına çarptırıp, aralarında tutuksuz yargılanan eski Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Abdullah Baysar'ın da bulunduğu 404 kişinin ise beraatine hükmetmişti.


Kaynak : AA 

Güncelleme Tarihi: 31 Temmuz 2018, 11:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3