“Tek seçenek Federasyon” demek aslında seçeneksiz olmak demektir. İşte ilk anda aklıma gelen Türk milli çıkarlarını koruyan 5 barışçı 1 zoraki seçenek

Akıncı’ya göre Kıbrıs Türk Halkının tek seçeneği federasyondur ve federasyondan başka seçeneğimiz yoktur.. 
Bu aslında seçeneksiz olmak, teslim olmaya hazır şekilde beklemek demektir. 
Hayatta hiçbirşey için “tek yol” yoktur.. Tek yol’culuk yaşamın kuralına aykırıdır.. 
Hayatın tek rengi olmadığı gibi, siyasetin de, siyasi sorunların da tek rengi olamaz... Bunu iddia edenler ya renk körüdür, ya da beyinleri başka renkleri algılayamayacak kadar körelmiştir.

KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNDE 6 SEÇENEK

Bence Türk milli çıkarlarını koruyan 5 barışçı, 1 zoraki seçeneğimiz vardır:
1- ANLAŞMALI AYRILIK-TOPRAK KARŞILIĞI KADİFE AYRILIK VE BİRİ AB DIŞINDA İKİ DEVLET ÇÖZÜMÜ
Buna göre Rum tarafına toprak vererek ve mülkiyet sorununu tazminatlarla sıfırlayarak, biri AB içinde diğeri dışında olacak şekilde iki ayrı egemen devlete dayalı bir çözümü gerçekleştirmek. Herkesin kendi yoluna gitmesi.. . İki devletin birbirini tanıması, yan yana yaşayan, ortak çevre, sağlık, mülteci, vb sorunlar karşısında dostça işbirliği ve serbest ticaret yapan, serbest dolaşım gerçekleştiren komşu iki devletin olması. İlk kez 1997'de emekli 4 Yunan büyükelçisi bu görüşü ortaya atmıştı. Böyle bir durumda Rumların korktuğu garanti anlaşması sona erecektir. . Bunun yerine Rum yönetiminin Fransa ve Yunanistan ile imzaladığı gibi, TC – KKTC arasında da savunma işbirliği anlaşması imzalanır. Kuzeyde EGEMEN Türk üssü kurulur. Ayrılık anlaşmalı olacağı ve iki devlet birbirini tanıyacağı için KKTC ‘nin tanınması da mümkün olacaktır..

2- ANLAŞMALI AYRILIK VE AB İÇİNDE İKİ DEVLET ÇÖZÜMÜ

Anlaşmalı ayrılık ve AB içinde iki ayrı devlet çözümü AB’ın da onayı ile mümkün olabilir. Ne var ki ayrı devletimizi Türkiyesiz bir AB içinde sınırsız 4 özgürlüğe sahip olacak Rum- Yunan işgalinden korumak ve AB içinde asimile olmamak için AB'a üyelik, ya Türkiye ile eş zamanlı olabilir, ya da Türkiye de tam üye olana kadar AB üyesi ülkelerin elde edeceği başta 4 özgürlük olmak üzere tüm haklar Türkiye’ye de tanınır. Veya derogasyonlarla Türkiye tam üye olana kadar Rum, Yunan ve diğer tüm AB VATANDAŞLARINA 4 özgürlük kısıtlanır. Bu durumda ya AB içinde de Garantörlük devam eder, ya da Rum yönetimi ile Yunanistan ve Fransa’nın yaptığı gibi KKTC de TC ile askeri işbirliği anlaşması yapar ve Rum tarafının Fransa’ya verdiği gibi Türkiye’ye üs verilir. Rum yönetiminin diğer ülkelerle imzaladığı gibi, Türkiye ile KKTC arasında da MEB anlaşması imzalanır

3- ANLAŞMALI AYRILIK VE İKİ EGEMEN DEVLETE DAYALI KONFEDERASYON ÇÖZÜMÜ

Bu çözümde de anlaşmalı ayrılık olur ardından iki egemen devlete dayalı konfederasyon kurulur ve AB ve BM içinde tek konfederal devlet temsil edilir. Bu durumda da garanti anlaşması revize edilmek zorunda kalınır. Türkiye sadece kuzeydeki devletin garantörü olur. Fransa'ya veya Yunanistan’a güneyde üs verilecekse, Türkiye’ye de kuzeyde üs verilir. AB'a girileceği için 2. Seçenekte ifade ettiğim gibi, AB müktesebatının KKTC' de uygulanması ya Türkiye ile eş zamanlı üyelikle olabilir, ya da Türkiye de tam üye olana kadar AB üyesi ülkelerin elde edeceği başta 4 özgürlük olmak üzere tüm haklar Türkiye’ye de tanınır. Veya derogasyonlarla, Türkiye tam üye olana kadar AB VATANDAŞLARINA 4 özgürlük kısıtlanır. Bu durumda MEB anlaşması ya konfederal devletle ya da konfederasyonu oluşturan iki ayrı devletle imzalanır

4-GEVŞEK FEDERASYON VE AB ÜYELİĞİ

Anastasiadisin gündeme getirdiği gevşek federasyon ve AB formülü ÜZERİNDEN İKİ DEVLETİN EGEMEN EŞİTLİĞİNE DAYALI bir anlaşmaya gidilir. Federal devlet içinde AB konusu yine yukarıdaki formüle göre Türkiye'nin meşru hakları ve TÜRK-YUNAN DENGESİ korunarak ÇÖZÜLÜR. Buna göre AB müktesebatının Kuzeyde uygulanması ya Türkiye ile eş zamanlı olabilir, ya da Türkiye de tam üye olana kadar AB üyesi ülkelerin elde edeceği başta 4 özgürlük olmak üzere tüm haklar Türkiye’ye de tanınır. Veya derogasyonlarla, Türkiye tam üye olana kadar AB VATANDAŞLARINA 4 özgürlük kısıtlanır. Gevşek federasyon içinde Garanti anlaşmasının devamı mümkün olmazsa, bu durumda sadece KKTC devleti garanti edilir. Yunanistan ve Fransa ile imzalanan askeri savunma Anlaşmaları KKTC – Türkiye arasında imzalanır. Yunanistan ve Fransa’ya veya başka bir ülkeye üs verilecekse Türkiye’ye de üs verilir. Türkiye ile federal Kıbrıs arasında MEB anlaşması imzalanır.

5-STATÜKO ÇÖZÜM KABUL EDİLİR

Hiçbir çözüm formülü kabul edilmezse, o zaman mevcut statüko çözüm olarak kabul edilir. Bu seçenekte toprak tavizi verilmez, mevcut sınırlar değişmez sınırımız kabul edilir. Maraş yerleşime açılır, KKTC'nin ekonomik olarak güçlendirilmesi, TC’den kablo ile elektrik getirilmesi, deniz ve hava ulaşımı sorunlarının çözümü, kişi başına düşen milli gelirin 5 yılda 20 bin dolara çıkarılması için gerekli adımlar atılır. TC-KKTC arasında gümrük birliği ve ekonomik entegrasyon oluşturulur. TC-KKTC arasında imzalanan ancak dondurulan Ortaklık Konseyi anlaşması hayata geçirilir. Görüşme süreci sona erer ve çözüm beklentisi gündemden kaldırılır. Adada mevcut iki devlet arasında her alanda işbirliğinin savunulması devam eder. Türkiye ve KKTC arasında savunma işbirliği anlaşması imzalanır, KKTC’ye deniz ve hava üsleri kurulur. İki devlet arasında MEB anlaşması imzalanır ve KKTC MEB alanında sondajlara başlanır.. Büyük bir tanınma kampanyasına çıkılır.. Bunda başarılı olunmazsa Dışişleri ve savunmada Türkiye’ye bağlı özerk devlet statüsü kurulmasına yönelik anlaşma imzalanır.

6- SAVAŞ VE ÇÖZÜM

Rum yönetiminin Yunanistan, İsrail, Mısır ve Fransa ile yaptığı askeri anlaşmalara güvenerek silah zoru ile istediği şartları dayatmaya kalkması, savaşı tercih etmesi halinde 1974’de yapılmayanın bu kez yapılarak ZAFER KAZANAN taraf olarak mağlup tarafa galip devlet şartlarının uygulanması ve o günün koşullarında, belirleyeceğimiz şartlarda bir çözümün empoze edilmesi

EN GERÇEKÇİ ÇÖZÜM

Benim hiç tercih etmediğim elbette ki sonuncu olasılıktır. Savaş istemek için deli olmak gerekir. Ne ki dişinden tırnağına silahlanan ve askeri ittifaklar yapan Rum tarafından her türlü delilik beklenebilir.. 
Benim tercihim elbette anlaşmalı, barışçı ayrılığa dayanan birinci ve ikinci seçeneklerdir. Ne ki, Rum tarafı bizim istediğimiz şekliyle ilk 4 seçeneği kabul etmez.. 
Geriye kalan tek gerçekçi seçenek 5. Seçenektir. Yani Federasyon görüşmeleri bitmeli, İki devletin işbirliğine dayalı bir modele açık olmak üzere 5. Seçenekteki adımlar atılmalıdır..
Tabii bunlar için mevcut koalisyonun ve teslimiyetçi Akıncı’nın iktidardan gitmesi ve bu seçeneklere yürekten inanan milli bir hükümetin kurularak belirtilen adımları süratle atması gerekmektedir. Aynı şekilde Türkiye Hükümetinin de bu konuda her türlü dış baskı ve telkini reddederek nihai kararını vermesi ve kararlılıkla, yalpalamadan uygulaması gerekmektedir.

YORUM EKLE

banner1

banner19

banner3

banner18