banner53

banner52

banner20
20 Kasım 2017 Pazartesi
erotik hikaye
hd porno
film izle

Parti tabanları ilgisiz!
banner26

Mavi sular alarmda...

14 Kasım 2017, 09:16
Bu makale 27 kez okundu
Mavi sular alarmda...
Timur TEKMAN

"Kıyılardaki yapılaşma durdurulmalı"

image1.jpeg

Sivil toplum örgütleri deniz kirliliğine dikkat çekiyor.  Türkiye’nin son süngercisi ‘Aksona Mehmet’, Halikarnas Balıkçısı’yla Türkiye’nin ilk mavi yolculuğuna çıkan ekipten arkeologAyşe Temiz, Bodrum Deniz Ticaret Odası Başkan Yardımcısı ve kaptan Arif Yılmaz, “Böyle giderse deniz kültürü de balık da mavi yolculuk da bitecek” diyor.

Doğal Hayatı Koruma Derneği’nin (WWF) sonuçlarını 2015’te açıkladığı ‘Yaşayan Mavi Gezegen Raporu’, denizlerin tükenme noktasına geldiğini net biçimde ortaya koyuyordu. Raporda aşırı avlanma, doğal yaşam ortamlarına verilen zararlar ve iklim değişikliği denizlerdeki biyolojik çeşitliliği bitirme noktasına getirdiği kaydedildi. Türkiye'yi de yakından ilgilendiren rapordan yola çıkarak sivil toplum örgütleri deniz kirliliğine dikkat çekiyor. Hürriyet'ten Banu Şen'in haberine göre, Bodrum Deniz Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Arif Yılmaz, denizin tükenme noktasına geldiğini belirterek, denizciler adına çağrıda bulundu. 

Yüzde 97'si kara kökenli

Bodrum Deniz Ticaret Odası Başkan Yardımcısı aynı zamanda kaptan ve dalgıç olan Arif Yılmaz şunları anlattı:

“Denize karadan bakıyoruz. Uçsuz bucaksız masmavi deniz görüyoruz. Tehlikenin farkında olamıyoruz. Ama denizden karaya bakınca yapılaşmayı, kirlenmeyi ancak o zaman fark ediyoruz. Denizdeki kirliliğin yüzde 97’si kara kökenli, kıyı belediyelerin arıtma sorununu halletmemiş olmasıyla ilgili. Pasif dere yatakları var. Çöplük olarak kullanılıyor. Kaçak moloz, inşaat atıkları burada biriktiriliyor. Şiddetli bir yağışla denize taşınıyor. Temizlik yaparken bazen öyle şeyler çıkıyor ki… Sokak lambası bile bulduğumuz oldu. 

Denizdeki canlı türlerinin de ancak azaldıktan sonra farkına varabiliyoruz. Deniz canlıları kirliliğe çok hassaslar. Bazen tek bir tür dışında zincir kırıldığında o türün yok olması başka türleri de etkiliyor. Tüm bunların olmaması için özellikle kıyı illerinde yapılaşma olduysa hiçbir şekilde atığı denize verilmemeli.”

1945’in ilkbaharında Milli Eğitim Bakanlığı, ‘Dünya Klasikleri’ dizisi Tercüme Bölümü Müdürü Sabahattin Eyüboğlu’na bir mektup gelir. Sürgündeki ‘Halikarnas Balıkçısı’ dostlarını “Güzelliğin ne olduğunu iyice görmek için” Bodrum'a mavi yolculuğa davet etmektedir. Sabahattin Eyüboğlu, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Erol Güney, Necati Cumalı’nın da içinde olduğu ekip, ilk mavi yolcularıdır. Başlarında Cevat Şakir yani Halikarnas Balıkçısı vardır. Bu gezi zaman içinde ritüele dönüşür. O ekipte olan Arkeolog Ayşe Temiz de The Bodrum Cup’a her yıl katılıyor, mesajlarını yeni kuşaklarla paylaşıyor:

“Koylar yapılaşmaya açılırsa, rüzgar santralları devam ederse Gökova’yı, mavi yolculuğu ve denizi unutun. Cevat Şakir, bütün yapıtlarını bu coğrafyadan etkilenerek üretmiştir. Edebi bakımdan bu bölgede zenginleşmiştir. Bu bölgenin denizi, koyları, ormanları kişinin içindeki sanat ruhunu ve gizli kalmış güzelliklerini ortaya çıkarır. Sonuna kadar bunları korumak zorundayız.”

Yorum

Biz denizleri ve kıyıları bir çöplük olarak kullandıktan sonra oraların içinin boşalması doğaldır. Biz çöplük ve molozları doğaya bıraktıkça doğadaki canlı hayatı da yerini sadece kirliliğe bırakıyor. Denizler insanoğlunun en çok kirlettiği yerlerden biri. Üstelik denizler hassastır. Hassas canlılar ve bitkiler ile doludur. Bu hassasiyeti biz ortadan da kaldırıyoruz. Çünkü dayanamaz insanın o yüklerine. Kaldırma ve taşıma kapasiteleri vardır. Ama insanlar hunharca dövüyorlar narin doğayı o eylemleri ile. Çevremize yazık oluyor. Dünyanın büyük bir bölümü sulardan oluşuyor. Sadece denizler de değildir. Tatlı sular da azalarak mevcutlar Doğamızda. Önemli olan meselelerden birisi suların bizlere oksijen de sağlamasıdır. Biz bu kirletme ile birlikte oksijenimizden de oluyoruz. Çünkü oksijen sağlayan deniz canlılarını da yok ediyoruz. Bu çok dramatik bir durum. Yani o deniz bitkileri de ağaçlardan farklı değildir deger bazında. Su yosunlarını ve algleri de korumamıza gerek var bu durumda. Ama kirlilikten dolayı bu canlılar, balıklar, mercanlar yokolup gidiyorlar. Bu da gezegenin hayatı adına büyük risk. Durum vahim mi desek, durum ciddi mi desek, durum kritik mi desek. Hepsi yeridir. Manzaraya bir bakınca. Bodrum kaptanının dediği gibi karadan denize bakıp ne güzel bir görüntü diyoruz. Masmavinin sonsuzluğu bizleri cezbediyor orada. Ancak mühim olan denizlerden etrafa ve karamıza bakmak. O zaman hanyayı konyayı anlıyoruz. Ve ayıbımızla göz göze geliyoruz. Ayrıca kıyılarımızda artan yapılaşma kumlardaki caretta-caretta’ları da mahvedip yaşamlarını riske sokuyor. Kıyılardaki yapıların hepsi artık eko-Turizm uyumlu doğal tahtavari olmalıdır. Yoksa bunun bedelini ileride bizler hepimiz ağır ödeyeceğiz...

Haberal Haber içi -->

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    KKTC'de şimdi bir Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılsa kimin Cumhurbaşkanı olmasını isterdiniz?

    YAZARLAR Tümü
    banner50
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    HaberalKibrisli -->
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    E-Gazete
    • Haberal Kıbrıslı Gazetesi - Haber Merkezi - 20 Kasım 2017 Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV