Zaroğlu, Baybars'a yüklendi

Yeniden Doğuş Partisi Milletvekili Bertan Zaroğlu, Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne, İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars hakkında zehir zemberek iddialarda bulundu. Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşma yaptığı sırada Bakan Baybars’ın bulunmamasını eleştiren Zaroğlu, “ Gülşah Şanver Manavoğlu’nun bakan seni dinleyecekti ama konuşman sonlara doğru olduğu için dinleyemeden gitti” sözleri üzerine bende soruyorum. Sayın Bakan manav mıdır, işi milletvekilliği değil midir, neden dinlemeden gidiyor, daha önemli işi nedir?” dedi. Öte yandan AFİK Group Caesser,  yörede gerçekleştirdiğimiz inşaat faaliyetleriyle  topraklar değer kazanmış 2004 yılında dönümü 1500 Pound olan araziler bugün 100 bin Pound’lara kadar yükselmiştir açıklamasında bulundu. 

Zaroğlu, Baybars'a yüklendi

Yeniden Doğuş Partisi Milletvekili Bertan Zaroğlu, Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne, İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars hakkında zehir zemberek iddialarda bulundu. Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşma yaptığı sırada Bakan Baybars’ın bulunmamasını eleştiren Zaroğlu, “ Gülşah Şanver Manavoğlu’nun bakan seni dinleyecekti ama konuşman sonlara doğru olduğu için dinleyemeden gitti” sözleri üzerine bende soruyorum. Sayın Bakan manav mıdır, işi milletvekilliği değil midir, neden dinlemeden gidiyor, daha önemli işi nedir?” dedi. Öte yandan AFİK Group Caesser,  yörede gerçekleştirdiğimiz inşaat faaliyetleriyle  topraklar değer kazanmış 2004 yılında dönümü 1500 Pound olan araziler bugün 100 bin Pound’lara kadar yükselmiştir açıklamasında bulundu. 

“2.5 Yıl Önce İsrailli Firmanın Elinde Her Hangi, Bir İzin Yoktur”

Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne konuşan YDP Milletvekili Bertan Zaroğlu, “Sayın Bakan İsrailli şirketin, 2,5 yıl önce izin aldığını, dolayısıyla emirnameyle hiç bir alakası olmadığını söyledi.  Halbuki; Sayın Bakanın, İsrailli şirket tarafından, 2,5 yıl önce alındı dediği iznin, emirname süresi içerisinde, yani 25 mart 2019 tarihinde, Şehircilik Dairesi tarafından verildiği, elimdeki belgelerde de, açıkça görülmektedir. Görüldüğü üzere iddia ettiği gibi plan değişikliklerinden 2.5 yıl önce.İsrailli firmanın elinde her hangi, bir izin yoktur. Çünkü izne ilişkin başvurunun da, emirnamenin yürürlüğe girdiği,10 Aralık 2018’den tam 10 gün sonra, 20 aralık 2018 de yapıldığı da eldeki belgelerde açıkça görülmektedir. 

Başka bir ifadeyle; İsrailli firmaya bu emirnameyle, ayrıcalık tanındığı da, apaçık ortaya çıkmıştır. 2018 yılının son çeyreğinde başlayan emirname tartışmaları sırasında, İsrailli bir iş insanının sahibi olduğu Dumika construction limited isimli İnşaat firmasının.. Emirname çıkacağının duyumunu almasıyla, 26 ekim 2018’de apar topar projelerini, KTMMO’na vizelettiği. Yine eldeki belgeler de açık ve net biçimde görülmektedir ” dedi.

“Laf Ebeliği Yapıyor”

Bakan Baybars’ı laf ebeliği yapmakla suçlayan Zaroğlu, “ ‘Çed raporu’ alması gereken bu firma İç İşleri Bakanlığı’na bağlı, Şehir Planlama Dairesine, 12 Mart 2019 tarihinde, “çed önemsizdir” kararı aldırtmıştır..Böylece, uzun sürecek bir çed raporu alımı işleminden muaf tutulmasını sağladığı da, yine belgelerde görülmektedir. Ayrıca, İsrailli bir iş insanının, Dumika Construction Limited adına, emirnamenin uygulanmaya başladığı tarihten, tam 10 gün sonra yaptığı başvuruya, Şehir Planlama Dairesi’nin, 25 mart 2019 tarihinde uygunluk vermiş olması da, başka bir şaibeli durum dur!” diye konuştu. 

“Bakan Kamuoyunu Aldatmaya Çalışmıştır”

YDP Milletvekili Zaroğlu, İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars’ın idaresinde olan Şehir Planlama Dairesi’nin, İskele-Kalecik bölgesinde faaliyet gösteren İsrailli bir iş insanının, inşaat faaliyetlerindeki usulsüzlüğüne nasıl göz yumdukları, 

resmi belgelerle ortaya konulmuştur.  Adeta zeytinyağı gibi üste çıkan Sayın Baybars, 31 Ekim akşamı hükümetin,Girne de yaptığı, halkla buluşma toplantısında, İsrail’li şirketle ilgili sorulan bir soruya, “o şirketin bir kaç izni var diyerek kamuoyunu aldatmaya çalışmıştır, Kendisine belge sorulduğunda ise şaşırıp kalmıştır” diye konuştu.

“Bakana Bir Kez Daha Soruyorum”

Zaroğlu, “çok net sorduk, ancak önemine binaen, Bir kez daha soralım, Sayın. Bakan, İsrailli iş insanı, ne adına korunmakta ve kollanmaktadır? Yaptıkları kanuna aykırı uygulamalar, ne Şehir Planlama Dairesi, ne de İskele Kaymakamlığı tarafından, yeterince denetlenmemiştir. Bunun nedeni nedir? 

Kaldı ki, denize 12 metre mesafeye, yasadışı çed raporsuz inşaat dikilmiş, İşin traji- komik tarafı, dere yatağına işgal ve inşaat yapıldığı için, bu defa sel yıkıp götürmüştür.Ayrıca bu inşaat nedeniyle karayolu işgal edilmiştir. “Dumika Construction” isimli inşaat şirketi, emirnamenin yayınlandığı 10 aralık 2018 tarihinden, tam 10 gün sonra, ‘inşaat ruhsatı için’ başvurmuş olmasına rağmen başvurudan 3,5 ay sonra, Şehir Planlama Dairesi mükafat gibi uygunluk vermiştir.Eğer bunların hepsi tesadüf değilse, ki olamaz. Acaba ne uğruna bu usulsüzlüklere, göz yumdunuz sn bakan? Bu israilli firmanın hukuk ve resmi işlerini,hangi hukuk firmasının yaptığı, Sn bakanın bir yakınına ait olduğu iddia ediliyor,Bu durum kamuoyunda büyük bu konuda da net bir açıklama bekliyoruz. Gazimağusa, İskele ve Yeniboğaziçi imar planı çalışmaları kapsamında oluşturulan. Birleşik kurul, ilk toplantısını 14 ekim 2019 günü gerçekleştirmiştir. Bu toplantıda ilgili belediye başkanlarına dağıtılan imar planı dokümanları incelendiğinde, görülmüştür ki belediyelerle oluşturulan ortak planlama ekipleri bilgisi dışında, İskele Longbeach bölgesindeki 300 hektarlık alana, yaklaşık 50,000 kişilik ekstra nüfusun gelebileceği tespiti yapılmıştır. Ekonomik dengeleri sağlamak adına yapıldığını iddia ettiğiniz, bu icraat nedeniyle.. birleşik kurul öncesi, son iki günde acaba neler değişmiştir ki, çok radikal bir karar alarak, Longbeach bölgesinde hektarlarca büyüklükteki tarım arazilerini imara açmış bulunmaktasınız?Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu’nun açıkça iddia ettiği gibi, bu bölgedeki haritayı, Müteahhitler Birliği ve Ticaret Odası’nın ortak çalışma grubu mu, hazırlamıştır?Çünkü, planlama sürecinin hiçbir aşamasında masada olmayan ve son dakika değişikliği ile plana konan, bu bölgedeki yol güzergahları.acaba hangi kriterlere göre belirlenmiştir diye de sormak gerekir?Bir gecelik operasyonla,emlak değerleri onlarca kez katlanan bu bölgede kimlerin arazileri vardır ki bu değişikliğe gidilmiştir?Elbette bu sorunun mutlaka bir cevabı olmalıdır” dedi.

“İddiaların Doğru Olduğuna İnanacağım”

YDP Milletvekili Bertan Zaroğlu, ”aksi halde, bizzat sizinle ya da yakınlarınızla ilgili olan iddiaların doğru olduğuna inanılacaktır? Bu bölgede hangi araziler, yeni emirname çıkmadan,son iki ay içerisinde el değiştirmiş ve/veya hangi büyük müteahhitlik anlaşmaları yapılmıştır? Bu son dakika değişikliği ile, acaba kimlere milyonlarca sterlinlik rant sağlanmıştır? Bu bağlamda, bir yakınınıza ait olan hukuk bürosunun müşavirliğini yaptığı, İsrailli bir şirketin, bu değişiklik nedeniyle, doğrudan kayırıldığı iddiası, doğru mudur? Birinci derece tarım toprağı olduğunu, adanın en yüksek sel taşkını riski altında bulunan bölgelerinden birisi olduğunu, yakın gelecekte olabilecek 120 kg dolayındaki bir yağışta bile, sular altında kalabileceğini, ayrıca, adanın en çürük zemin yapısına sahip olduğunu ve oradaki insanların olası bir depremde çok büyük risk altında bulunduğunu nasıl bilmezsiniz veya bilmezden gelebilirsiniz? Bahse konu bölgenin, sıfır yol ve altyapısı olduğunu, merkezi kanalizasyon sisteminin ve yağmur suyu ve drenaj altyapısının bulunmadığını, Elektrik enerjisi altyapısının bölgede iflas ettiğini de, Bilmiyor musunuz?Elbette ki biliyor olmanız gerekir.O halde ne uğruna görmezden geldiğinizi açıklayın ki bizler de öğrenelim planlama ilkelerine ve meslek etiğine aykırı bir şekilde,Sıfır altyapısı olan bir bölgede, Yukarıda bahse konu İsrail’li şirkete, Sınırsız kat ve en yüksek imar hakkı vermenin, Mantığı nedir? Bunu açık ve net biçimde açıklar mısınız? Şayet açıklamazsanız, Bende kamuoyunun Büyük bir bölümünün düşündüğü gibi düşünecek...Yani, Sizin anılan şirketle ilginizin olduğunuza dâir iddiaya, inanmak zorunda kalacağım.Zamanında Keppel International isimli firmaya,Yine bu bölgede aynı anlamda bir izin verildiği bilinmektedir.Ancak rahmetli İrsen Küçük tarafından denize çok yakın olmasına binaen, izin derhal iptal edilmişti..Kaldı ki, İmar izni verilebilmesi için parselin denizden 75 metre uzakta olması gerekir..Halbu ki, Bu projeye baktığınızda,Bırakın 75 metreyi, Denizin içine yapılmıştır..Kışın dalgalar site havuza vurmasının yanı sıra, Şu anda yapılmış olan 12 tane villa, Tanesi 750 bin sterlin den satılmaktadır..Çünkü binalar tam anlamıyla denizin içindedir.. Bu da, tüm projenin toplam da yaklaşık 10 milyon sterlin satış bedeline ulaştığını gösterir ki..Bu nedenle ortaya atılan rant iddiaları Pek de yabana atılacak gibi değildir..Yine aynı proje için dere kapatılmıştır ki, Bu izini size bağlı olan kaymakamlik vermiştir..Oysaki dere yataklarını bırakın kapatmayı dokunmak bile yasak degil mi dir? Bu izinler nedeniyle, Kalecik’ de teslim edilmektedir.. Kaleciğin etrafı top yekün israilli menşeli şirketlere verilmiş olup, Bu sene sonunda, Bu iş tamamen yasal kılıfa sokulacak Ve daha sonra Ocak ayında, Diğer israilli şirketler de Kazanılmış hakkımız var iddiasında bulunacaklardır..Yan yana olan iki araziye, Birine 28 kat izin veriyorsunuz, diğerine iki kat izin veriyorsunuz?.Bu durumu asla açıklayamazsınız.. 

Zaroğlu açıklamasına şöyle devam etti;

Halk bu işten rahatsızdır. Bölge belediye başkanları,Belediye meclis üyeleri İş adamları rahatsızdır.. Milletvekillerinin, Bakanların kaç tanesi Bu işten dolayı memnundur? Demokrasilerde çoğunluk azınlığı yönetir, Oysa ki sn bakan, Azınlıkla çoğunluğu yönetmeye kalkmaktadır!.. Şimdiden yani peşinen söyleyeyim..Irina paradiso, Keppel international , Castland project..Bu 3 firma da, İsrailli.. Ocak ayinda hepsinin de, Hak talep edeceklerini Adım gibi biliyorum..Sonuç olarak..Sn. Bakan hiç kusura bakmayınız ama, Halkımıza dayatmaya çalıştığınız bu plan..Bir ‘imar planı’ olmaktan çıkmış, ‘rantın-sermayenin’ planı olmuştur..Ya bu yolsuzluk iddialarını çürütmek için,Bahse konu imar izinlerini iptal etmeli ve adaleti tesis etmelisiniz..Ya da bakanlık, hatta vekillik de dahil, Tüm görevlerinizden istifa edip..Adı geçen şirketin Hukuk müşavirliğini yapmaya Özgürce devam edebilirsiniz.. 

AFİK Group Caesser’den Açıklama 

Öte yandan AFİK Group Caesser yaptığı açıklamada şöyle dedi;

İskele bölgesinde gerçekleştirdiğimiz inşaat yatırımları nedeniyle  Sayın Ali Özmen Safa’nın  sahibi olduğu  Ada Tv ve  Star Kıbrıs tarafından periyodik olarak yapılan yayınlar, maksatlı, asılsız ve gerçekleri yansıtmamaktadır.

Söz konusu gazete ve televizyon kanalının yaklaşık 4 yıl önce başlattığı  grubumuza yönelik gerçek dışı yayınların devam etmesi ve son zamanlarda da dozunu artırması üzerine, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla Afik Group tarafından açıklama yapılması zorunlu hale gelmiştir.Öncelikle belirtmek isteriz ki, biz Afik Group olarak  2004 yılından beri 15 yıldır Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomisine katma değer katmak ve İskele ve Kalecik bölgesi halkının kalkınmasını  sağlamak amacıyla büyük bir çaba sarf etmekteyiz.

Bizim bütün rüyamız  hiçbir şeyi olmayan bir yere gelip, rüya gibi şehirler kurmak. Bizim baştan beri hayalimiz budur.  Faaliyetlerimizi de bu bilinç ve vizyonla sürdürmekteyiz. 2004 yılında geldiğimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde “Caesar” markası altında İskele ve Kalecik bölgesinde 2 bin 500 daire inşa etmiş bir firma olarak hedefimiz bu sayıyı 7 binlere çıkarmaktır.

Yaptığımız  yatırımlardan  dolayı bölge insanına çalışma  imkanları  yarattık ve bugün   600 den fazla  aileye iş imkanı yarattık. Bize karşı yapılan haksız suçlamalar bu 600 ailenin de  gelir kaynaklarını hedeflemiş bir  suçlamadır.

Yörede gerçekleştirdiğimiz inşaat faaliyetleriyle  topraklar değer kazanmış 2004 yılında dönümü 1500 Pound olan araziler bugün 100 bin Pound’lara kadar yükselmiştir. Arazilerin değer kazanarak bölge halkının   zenginleşmesi de ayrıca bizim için gurur vesilesidir. Diğer yandan bütün inşaat faaliyetleri  yasalara, kurallara uygun olup izinlere ve belgelere dayalıdır. Devlet kurumlarına değil hiçbir  şahıs ve şirkete bir tek gecikmiş borcumuz bulunmamaktadır.

Ortak menfaatimiz olmamasına rağmen, 4 senedir başka bir firma sahibinin  yayın organı tarafından hücuma uğruyoruz. Biz bunun nedenini anlamış değiliz. Gayri menkulden anlayan bir insan bilir ki,  senin malının olduğu bir  bölgede bir proje gelip başarılı olursa senin malının  değeri iş yapmadan iki kat artar. Biz  kimseyle rekabet etmiyoruz. Kimseyle rekabet etmek için gelmedik. Biz bölgeyi geliştirmeye geldik. Kanunlara uygun bir şekilde ilerliyoruz. Bölge geliştikçe herkes kazanacak. Gaye birliği yapacağımıza başarımız engellenmeye çalışılıyor.

Söz konusu yayınların nedeni olsa olsa, Sayın Ali Özmen Safa’nın kendi arsasını kendi belirlediği fiyattan  bize satmak için baskı yapmasıdır.  Bizim onun arsalarına ihtiyacımız olmadığı için bugün almadık. Belli olmaz belki yarın alırız onları. Ancak negatif  enerjiyle başlayan bir ticari iş hiçbir zaman bizim yapacağımız bir şey olmaz. Arsasını satın almak istesek bile bu kadar negatif enerjinin olduğu bir atmosferde biz bu işi yapamayız.

Biz  baştan yolumuzu doğru yol olarak çizeriz kanunlara uygun  şekilde gereken bütün yatırımları yaparak zamanımızı harcayarak  projelerimizi ona uygun yapıyoruz. 15 yıldır bölgedeyiz. İşimiz doğru yaptığımız için otoritelerle olumsuz bir durum olmadı.

Tekrar vurgulamak gerekirse bütün inşaatlarımız ruhsatlı ve izinlidir. Değil devlete piyasaya dahi bir tek borcumuz yoktur. Resmi dairelere borcumuz  namus borcudur, baştan öderiz. Hiçbir zaman borç ertelemesinde bulunmadık. Bir şirketin en önemli şeyi ismidir. İsmi o şirketin kredisini yükseltir biz buna büyük önem veririz.

Sonuç itibarıyla,  firmamızı hedef alan, maksatlı ve gerçeği yansıtmayan  yayınların basın meslek ilkeleriyle bağdaşmadığını hatırlatıp, takdiri kamuoyuna bırakıyoruz.

Saygılarımızla,

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner19

banner3

banner18