“Yargıda statüko var”

“Yargıda statüko var”

Halkın Partisi Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, Halkın Partisi (HP) olarak verdikleri sözleri tutmaya çalıştıklarını söyledi ancak “Savcılık ve polis ve mahkemeler her ne kadar bağımsızdır desek de oralarda da korkunç bir statüko vardır. Bunu aşamıyoruz. Statükoyla mücadele ediyoruz” dedi.

HP Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, Haberci’den Çiğdem Aydın’ın sorularını yanıtladı.

“İcraat yapamazsak hükümette duramayız”

Soru: “Hükümet bozuldu bozuluyor” diye birçok yorum ve zaman zaman haberler çıkıyor. Sizin, iktidar milletvekillerinden bir olarak bu konularla ilgili görüşleriniz nedir, var mı aslı astarı?

Manavoğlu: Gülümseyerek okuyor ve dinliyorum. Ben milletvekili olarak böyle bir şeyden haberim yok onların nasıl olur gerçekten bilmiyorum o yüzden belki de o tarz haberleri yapanlara sormak lazım. Geçenlerde Parti Genel Başkanımızın da bir açıklaması vardı, eğer bir icraat yapmazsak icraat yapamayacağımız yerde zaten durmayız diye.

“Dirsek teması her zaman olur”

Soru: Size göre Ulusal Birlik Partisi iktidara ortak olmak istiyor mu? Bir dirsek teması var mı en azından alt düzeyde?

Manavoğlu: Öyle bir istek zaten devamlı var. Bir dirsek teması var mı o konuda bilgim yok ama olamaz diye bir şey de söyleyemem bizim ülkemizde tanışıklar da çok fazladır muhakkak oturulan bir yerde yemek ortamında muhakkak konuşulur bu bütün partiler için de geçerlidir. Bugüne özgü bir durum da değil.

“Hiçbir siyasi partinin şansı yok”

Soru: Örneğin UBP ile koalisyon kursanız, şimdiki hükümetle programa yazılanları yapabileceğinize inanıyor musunuz?

Manavoğlu: Bana göre UBP’nin bundan sonra her kimle hükümet kurarsa kursun hükümet programlarında yazanları erteleme şansı yoktur. Bizimle kuracak demiyorum ama erteleme şansları yoktur aynı şekilde tüm siyasi partiler için de geçerlidir bu söylediğim.

“Düzey istiyorsan düzenli olacak”

Soru: Siz HP- UBP koalisyonunda Türkiye ile ekonomik protokolün daha hızlı imzalanacağına inanıyor musunuz?

Manavoğlu: Türkiye’de sistem değişikliği olduğu için gidip Sn. Erdoğan ile doğrudan temas yapılmadığı sürece ekonomik protokolün akıbetini kimse bilemez. Benim şahsi düşüncemdir. Eskiden durum çok farklıydı eskiden Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Bakan vardı, bizimkiler o bakanla görüşüp doğrudan imzayı atacak olan kişiye ulaşılıyordu. Bu işi bitirmesi gereken ise Başbakan ve Maliye Bakanıdır. Protokol meselesini çözmesi gerek bu iki isimdir. Nisan sonuna kadar bitirmek zorundadır. Siz çıkar ikide birde bu aydı diğer aydı imzalanacaktı derseniz evet halk sizi eleştirir. O yüzden Başbakan ve Maliye Bakanı randevu isteyecek gidecekler bire bir imzayı atacak olan kişiyle konuşmalı ve bir ay içerisinde halledilmesi gerekir. Bu hükümete Türkiye para vermez de diğer başka hükümet modellerine verilecek dedikoduları da doğru değil şu anda. Ben sistem değişikliği oldu da böyle oldu mazeretine inanmıyorum. Türkiye’nin binde biridir bizim Türkiye’den alacağımız kaynak bu Türkiye Cumhuriyeti için devede kulak bir rakamdır. Öyle Türkiye bize karışmasın da biz kendi kendimizi yöneteceğiz söylemlerine katılmıyorum. Öyle olsa idi sendikalar sokakta olmazdı demek ki kimse bu konuda samimi değildir. Eğer düzeyli bir ilişki istiyorsan sen de düzeyli olacaksın (sendikalar) kimse bana dokunmasın gitsinler nereden bulurlarsa bulsun demeyeceksin. Siyasiler de aynı şekilde samimi olmalıdır yapacaksan bir şeyi imza atıyorsan bazı maddelerin altına yapacaksınız bu iş bu kadar basit. Öyle idi böyle idi olacaktı olmayacaktı ile ülke yönetilmez.

“İlla kaynak gerekmez”

Soru: Siz şu anda hükümette yer alan bir vekil olarak memnun musunuz gidişattan?

Manavoğlu: Benim açımdan baktığım zaman çok da memnun olduğum söylenemez. Ülkede en büyük problemin kaynak olduğunu söyleseler de kaynak dışında bazı başka şeyleri düzeltebileceğimize inanıyorum. Örneğin sınır kapılarındaki geçiş noktalarındaki aksaklıkları düzeltebiliriz. Orada yapılması gereken bana göre geçişlerin rahatlatılması için 5-6 kişi görevlendiriyorsanız hangi taraf daha kalabalık ise diğer tarafta çalışan ve boş duran iki kişiyi sıkışıklık yaşanan noktaya çekersiniz, birisini bu konuda yetkilendirirsiniz o düzenlemeyi yapar bu kaynak gerektiren bir durum değil ama basit bir çözümdür.

“Siyasiler de sendikalar da samimi değil”

Soru: Ekonomik protokollerde de hükümet programlarında da Kamu Reformu önemli maddelerden biri… Yıl 2019 hala aynı konu tartışılıyor… Neden?

Manavoğlu: Öyle bir irade gelmezse olmaz. Bu hükümet neden yapamıyor, denebilir bence yapması gerekir. Yani Kamu Çalışanları Yasasını 2008 yılından beridir sürekli çeşitli hükümet dönemlerinde meclise getirmek ve Türkiye ile alay edercesine davranmak bence çok ayıptır. Şimdi kamu reformu geldi meclistedir sendikalarda dâhil edildi samimi olunsa 10 yılda bu konuyu konuşuyor olmazdık. Hükümet bu konuda irade göstermelidir tümünü olamasa da ana başlıkları yapmalıdır. Bence 10 yıldır tiyatro oynadılar şimdi bugüne gelelim eğer bugün samimiyet varsa bu konuda yaşanan tüm sıkıntılar çözülür. Performans değerlendirmesinin sitemini değiş, izinleri düzenle, ödül ceza sistemini getir. Bunları kapalı kapılar ardından sendikalar kabul ediyor ama kapının dışına çıkınca farklı davranıyorlar siyasiler de ne yazık ki farklı davranmıyor. Burada komitelerdeki emeğe karşı bir saygısızlık da yapılıyor. Türkiye’den parayı kapalım diye bu kamu reformunu yapar gibi görünemeyiz yapılması gerekiyor. Yapamıyorsan da çekilirsin biz halkın partisi olarak bana göre bu hükümetin içinde itici bir güçtür bu konuda. Biz HP olarak bu statükoyu yıkmak için geldik 9 kişilik yetki alabildik bu nedenle şu anda itici bir güç olduk.

“Polis, savcılık, mahkemelerde de statüko”

Soru: Yolsuzluk konularında gelinen durum nedir?

Manavoğlu: HP olarak verdiğimiz sözlere tutmaya çalışıyoruz. Savcılık ve polis ve mahkemeler her ne kadar bağımsızdır desek de oralarda da korkunç bir statüko vardır aşamıyoruz bazı konularda. Yani büyük baskılarla ve hatırlatmalarla yapabiliyorsun yapabileceğini. Belli bazı güçler arasındaki ilişkileri yıkmak gerek bir nebze yıktık ama takdir edersiniz ki bu da kolay değil. Önümüzdeki aylarda bazı sonuçlar alabileceğimizi söyleyebilirim bu konuda. Siyasiler kapsamında halktan bir terbiye aldı şu anda siyasiler bana göre, şu anda hükümette bir yolsuzluk hırsızlık yoktur.

“Polis kimseye bağlı değil, havada duruyor” 

Soru: Şu anda “Yolsuzluk hırsızlık yoktur” diyorsunuz… Eskilerde de yoktu herhalde… Kimse yargılanmadı çünkü?

Manavoğlu: Bakınız polisten basit bir soruşturmada bile polisten sonuç 6 ayda çıkıyor. Ne diyor polis, “Benim elemanım az, yetiştiremiyorum” bu mazereti kabul etmem ben. Yetiştireceksin… Gerekirse başka bazı dosyaları geriye alacaksın, ama yolsuzluk hele ki devlet ile ilgili ise önceliğin olacak. Polisin kime bağlı olduğu da belli değil, Güvenlik Kuvvetlerine de bağlı değildir, Başbakanlığa da bağlı değildir, İçişlerine de bağlı değildir öyle havada duruyor. Ama yasasında da özerk yazmaz öyle havada bağımsız duruyor, Sayıştay da aynı… Bu; yarattığımız sistemin getirdiği aksaklıklardır. Biz bu sistemin içerisine çomak sokacağız sokuyoruz da zaten. Ama arkamızın güçlü olması gerekiyor el birliği il hareket etmemiz gerekiyor. Dönüşümü sağlama şansımız vardır bunları açık açık TV programlarında veya gazete mülakatlarında açık açık söylemekle başlamak gerek. Ben Başbakan veya bakan olsam söylediğim şeyi yapmayan ve sabote etmeye çalışanları çıkıp açık açık söylerim. Gereken ne ise idi de yapardım.

KAYNAK:KIBRISHABERCİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner19

banner3

banner18