Üstel: “bütçemiz düşmedi yüzde 10 arttı”

Turizm ve Çevre Bakanı Ünal Üstel, Atlasglobal’in faaliyetlerinin durdurulması, Turizm Bakanlığı bütçesi ve ülke turizminin kalkınması yönündeki çalışmalar konusunda açıklamalarda bulundu.

Üstel: “bütçemiz düşmedi yüzde 10 arttı”

 2020 yılı içerisinde, turizm konusunda ne tür adımlar atılacağının sinyallerini bize veren Bakan Üstel, özellikle Türkiye ile işbirliği içerisinde önemli adımların atılacağını ve bu adımlar sonucunda olumlu gelişmeler yaşanacağını bizlere anlattı. El-Sen grevi ile ilgili de kısa bir açıklama yapan Üstel, verilecek tepkilerin farklı bir boyuta ulaşmasının gerekliliğini vurguladı.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDEKİ YETKİLİLER İLE TEMASTAYIZ”

Ülkemize uçuş gerçekleştiren firmalardan biri olan Atlas Jet’in seferlerini 21 Aralık’a kadar durdurması ülke gündeminde büyük yankı uyandırdı. Hava ve deniz yolları ile ulaşımın sağlandığı ülkemizde bu durumun bizi nasıl ve ne derecede etkileyeceğine dair soruları cevaplayan Turizm ve Çevre Bakanı Ünal Üstel sözlerine uluslararası ambargolardan dolayı direkt uçuş seferlerinin olmadığı bir adada olduğumuz vurgusu ile başladı. Üstel, “Adamıza Türkiye Cumhuriyeti’nden sefer yapan şirketlerin sayısı bellidir. Aralarından bir tanesi seferleri iptal ettiğinde hepimiz sıkıntı yaşayacağız. Gerek ülke turizmi, gerek ülke ulaşımı gerekse bilet fiyatlarında sıkıntılar olacak. Bizim uğraşımız daha çok hava yolu şirketinin adaya gelmesi ve serbest piyasa ekonomisinde daha çok rekabetin oluşması. Herkesin dilinde ve gerçek olan seyahatteki bilet fiyatlarının pahalılığıdır. Çeşitli girişimlerimiz oldu ve bu konularla ilgili ve çalışmalarımız da devam edecektir.  Atlas Jet’in uçuşlarını durdurması 21 Aralık tarihine kadardır. Bu kısa süre içinde çok insanımız ve ülkemize gelecek, insanlar sıkıntı yaşayacaktır. Bir an önce bunların çözümlenmesi için Turizm Bakanlığı olarak Türkiye Cumhuriyeti’ndeki yetkililerle devamlı temastayız. Temennimiz 21 Aralık’ta bu uçuşların tekrar başlaması ve bu uçuşların başlamasıyla en azından 2020’de gerek turizm sezonunda olsun, gerekse öğrencilerin ulaşımında olsun, gerekse insanımızın yurt dışına yaptığı seyahatlerde olsun yaşayacağı sıkıntılardan kaçınmasıdır. Girişimlerimiz o yöndedir” açıklamasında bulundu.

YENİ SEZON İÇİN DÜNYA ÇAPINDA TANITIM

“Kuzey Kıbrıs’ın yurt dışındaki fuarlarda 2020 yılı sezonu için çalışmalara başlaması ve uluslararası fuarlarda boy göstermesi, gerekli bağlantıların sağlanarak yeni sezon için tanıtımların yapılıyor olması yeni sezon için umut verici. Ancak Atlas Jet’in yarıştan çekilmesi ülke turizmini ne yönde etkileyecek?” sorusu üzerine Ünal Üstel şu açıklamayı yaptı: “Ülkemizde ulaşımdaki sorunu aşacak olan Türk Hava Yolları’dır. Ben devamlı THY’nin en üst düzeydeki yetkilileri ile görüşmekteyim ve görüşmeye de devam edeceğim. Ne kadar THY’nin seferlerini arttırırsak, o nispette ada nefes alacak ve rahatlayacak” diyerek açıklamasının devamında THY yetkililerinin hem şu an da Atlas Jet’ten dolayı doğan sıkıntıları ortadan kaldırmak hem de önümüzdeki sezon için THY’nin ek sefer koyacağının bilgisini verdi.

“DÜNYAYA AÇILAN YENİ PENCEREMİZ: VISITNORTHCYPRUS.COM”

Turizmde 2020 projelerinde fuarlar olduğunu ve hangi ülkelere katılıp gelecek sezondan beklentimizin ne olduğu yönündeki soruya da Turizm ve Çevre Bakanı Ünal Üstel bizim Türkiye Cumhuriyeti ve İngiltere Krallığı olarak iki tane büyük pazarımız olduğunu hatırlatarak sözlerine başladı. Ardından “Üzülerek söylüyorum ki ikisinde de çeşitli nedenlerden dolayı büyük düşüş var. Biz bütün bunları bir analiz yaptıktan sonra da yola çıktık ve fuarların sayısı arttırdık. Tüm bunları yaparken de artık dünyanın ve herkesin oturduğu yerden dünyayı takip eden sosyal medya ve dijital medya reklamlarına da yavaş yavaş girdik ve bunların birincisini, İngiltere’de visitnorthcyprus.com sitesini kurduk, amblemimizi yeniledik. Ercan’a gelecek olan uçak sayısını arttırmaya çalışıyoruz. Bütün bunları yaparken de amacımız insanımızın Türkiye Cumhuriyeti’nde hava alanında beklemek yerine uçakta kısa süreli bekleyip yoluna devam etmesidir” açıklamasında bulundu. Kuzey Kıbrıs’ın bakanlık tarafından tanıtım filmlerinin de hazırlandığı ve şuan fuarlarda gösterildiğini söyleyen Ünal Üstel, ilgili tanıtım videosunun yakın bir zamanda ülkemizle de paylaşılacağının müjdesini verdi.

YENİ HAVALİMANI, YENİ UMUTLAR

Ercan Havalimanı’nın 2020’de bitmesinin planlandığını ve büyük gövdeli uçakların da artık Ercan’da ki yapılacak olan yeni piste inebileceğini kaydeden Üstel, “17 Haziran 2017’den önce Crans Montana görüşmeleri koptuktan sonra bu uygulama ülkemize geldi. 2017’ye kadar yolcuların uçak değiştirerek gelmesi gibi bu uygulama yoktu. Bunu bir ambargo olarak kabul ediyorum. Böyle bir uygulama ile karşılaştık ancak biz Türkiye’de ki ilgili şirketlere girişlerimizi yaptık. Ancak bu girişimden bir sonuç alamadık. Ama yeni hava limanının bitmesiyle inanıyorum ki bu girişimlerimizle hem İngiltere Krallığı’ndan hem de anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nden uçak değiştirmek zorunda kalmadan ülkemize gelişin sağlanacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“MEDYANIN DESTEĞİNE İHTİYACIMIZ VAR”

Bilet fiyatlarındaki fahiş rakamlara dikkat çeken HABERCİ ekibi bakanlığın bu konudaki çalışmalarının neler olduğu sorusunu Ünal Üstel’e yöneltti. Turizm ve Çevre Bakanı Ünal Üstel; “Uçak firmaları özel şirketler ve ne yazık ki her görüşmemde olumlu cevap alamıyorum. Ben sadece isteklerimizde ısrarcı olmaya devam ediyorum. KKTC için bazı özel indirimler aldık, seferleri çoğalttık. Ancak özel şirketlere ne kadar yaptırım yapabilirsiniz ki? Alan ücret vergilerine yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Ancak bu konularda medyanın desteğine de ihtiyacımız var ve ne yazık ki medyadan yeterli desteği göremiyoruz. Sesimizi birlikte daha yüksek çıkarırsak daha etkili olur diye düşünüyorum” sözlerini aktardı.

SINIR KAPILARI İÇİN ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Sınır kapılarındaki yoğunluğa ve Güney’den ülkemize giriş yapan kişi sayısındaki çokluğa da dikkat çeken HABERCİ ekibi, sınır kapılarının çoğaltılması üzerine Üstel’e bir soru aktardı. Ünal Üstel: “Şimdi ada ülkesi oluşumuz nedeniyle ve serbest dolaşımın gündeme gelmesiyle Güney’den Kuzey’e ve Kuzey’den Güney’e bir takım kontrollü kapılardan geçilmektedir. Bu sayı her geçen gün artmaktadır. Avrupa ülkelerinden gelen insanlar Güney’den geldiği zaman çok sıkıntı yaşamadan Kuzey’e geçmektedirler. Ama Avrupa Birliği ülkeleri dışında ki ülkelerden gelen insanlar büyük bir sıkıntı yaşamaktadır. Kapılarda sıkıntı var. Bir kere yeterince personelimiz yok. Dolayısıyla o personel açığını kapatmak içinde bundan bir müddet önce Bakanlar Kurulu’nda yeni 40 kişinin alınması için kapılara bir karar aldık. Bugünlerde işe alınan personelin eğitimlerini tamamlamasını ve iş başı yapmasını bekliyorum. Mevcut sınır kapılarını iyileştirdikten sonra sınır kapılarının arttırılması gerektiğini düşünüyorum. İnanıyorum ki 2020 yılı içerisinde bazı kapıları rahatlatacağız. Bizim turizmde koyduğumuz hedefler var. Bu hedeflere ulaşmak için yalnız hava limanıyla değil, bu giriş çıkış kapılarını rahatlatarak ve özellikle Avrupa Birliği ülkelerinden gelecek insanların Güney’den ülkemize daha rahat geçişini kolaylaştırmak içinde çalışmalarımız olacak” cevabını verdi.

UZAK DOĞULU TURİSTLER İÇİN YENİ DÖNEM

Ardından Ünal Üstel sözlerine şu cümleler ile devam etti: “Avrupa dışındaki ülkeler gerek Çin olsun, gerek Uzak Doğu olsun, gerekse üçüncü dünya ülkelerinden gelen kişiler olsun, bu sene Türkiye’ye bu ülkelerden 2 milyon civarında bir turist gelmiştir ve bu kişiler yaklaşık 12-13 gün tatil yapma şansını buluyor. Biz o insanların 7+5 veya 6+4 gün gibi bir programla Kuzey Kıbrıs’a da gelmesi için Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı ile girişimlere başladık. Girişimlerimiz sonucunda birtakım genelgeler yayınlanarak teşvikler yapıldı. Bu turistler artık tekli değil çoklu vize alarak ülkemizi de ziyaret edebilecekler. Türkiye’nin güneyini ziyaret edenleri deniz, diğer şehirleri ziyaret edenleri de hava yolu ile ülkemize gelmelerini sağlayacağız.”

ÜLKE TANITIMI İÇİN YENİ KİTAPLAR HAZIR

Kuzey Kıbrıs’ın tanıtımı için yeterli sayıda tanıtıcı kitaba sahip olmadığımızın da altını çizen Ünal Üstel, bakanlığın yürüttüğü çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: “Gerek ülkedeki bitki örtüsünü, gerekse ülkedeki organizmalarla ilgili bakanlığımız iki tane kitap hazırladı. Şu anda baskı aşamasına geldik. Bir tane de tarihimizi içeren bir kitap hazırladık ama kitap büyük olduğu için taşınabilir halden çıktı. Onu küçültmeye çalışıyoruz ki ülkenin tarihi zenginliklerini ve masallarını taşınır hale getirebilelim. Bizim için bu çok büyük bir eksikliktir. Bugüne kadar yapılmadı ve geçmişte bizde yapmadık. Bu kitap çalışmalarını tekrar ele aldık ve herhâlde Ocak ayı içinde biter. Çalışmalarımız ve projelerimiz var, yeni mevcut bütçemizle ne kadar yapabilirsek bunların hepsini yapacağız.”

“BÜTÇEMİZ DÜŞMEDİ, %10 ORANINDA ARTTI”

Geçtiğimiz yıla oranla Turizm ve Çevre Bakanlığı’nın bütçesinde bir düşüş olduğu yönündeki soruya ise Ünal Üstel şöyle cevap verdi: “Düşüş yok ancak istenilen artışta yok. Geçen yıl bütçe 82 milyon civarında iken bu yıl 74 milyon civarındadır. Bu yıl Eski eserler Dairesi’nin ve Meteoroloji’nin Turizm ve Çevre Bakanlığı bünyesinde olmadığı için bu fark ortaya çıkmıştır. Bütçemizde %10 oranında bir artışımız var. Geçen seneki Turizm ve Çevre Bakanlığı’nın bütçesi 82 milyondu. Bu sene 74 milyon. Oranladığımız zaman bu sene Turizm ve Çevre Bakanlığı’nın bütçesinde %10 civarında bir artış oldu. Yeterli mi? Değil ama devletin ve hükümetin imkânları dâhilinde bu %10’u değerlendirmiş olacağız.”

Sözlerine Girne Antik Liman’ın restorasyonu ile devam eden Turizm ve Çevre Bakanı Ünal Üstel: “Bunun yanında Antik Liman’ın restorasyonu için bizim bütçemizde 10 milyon TL var. Önümüzdeki günlerde ihaleye çıkacağız” bilgisini aktardı.

ÇEVRE KİRLİLİĞİ İÇİN YENİ DÜZENLEMELER GELİYOR

HABERCİ ekibi çevre konusundaki sıkıntılara dikkat çekerek özellikle ana yollardaki çevre kirliliğini bakan Üstel’e hatırlattı. Bunun üzerine Turizm ve Çevre Bakanı Ünal Üstel şu açıklamalarda bulundu: “Çevre kirliliği rahatsız edici boyuttadır. Biz geldiğimiz günden beri bir istatistik yapıyoruz ve her gelen turistinde elinden o istatistik verisini alıyoruz. Çevrenin kötü olduğu ve çevre kirliliği bu istatistiklerin birinci sırasında yer alıyor. Bunları yaptık ki ona göre sil baştan alabilelim. Çevre bilincini insanımıza nasıl daha çok aşılarız onu düşünüyoruz. Eğitim Bakanı’yla istişareler ve bir takım protokoller yaptık. Bunun yanında çevre kirliliğinde nasıl caydırıcı olunur onun çalışmalarını yürütüyoruz” dedi.  

BAZI BELEDİYELER ÇEVRE KİRLİLİĞİNE GÖZ YUMUYOR

Belediyelerin asli görevlerinden bir tanesinin çevre temizliği olduğunu hatırlatarak sözlerine devam eden Ünal Üstel şunları söyledi: “Bazı belediyeler temizliğin yanında bazı yerlere de molozların yığılmasına göz yumuyor. Bunun yanı sıra çevre mühendisleri ve çevre denetçileri var ve bunların ceza kesme yetkileri bulunuyor ama bir belediyeye ceza kesemiyor bir anomali gördüğünde. Aynı zamanda bir belediye başka birisi çevreyi kirlettiğinde ceza kesemiyor. 2012 yılında Avrupa standartlarındaki yasayı biz yaptık ve o dönem cezaları artırmıştık. Bu cezalar o geçen süre içinde dövizdeki olan dalgalanmalardan dolayı çokta caydırıcı olmadı. O caydırıcılığı tekrar getirmek için biz yasayı tekrar ele aldık.”

BELEDİYELERİN YETKİLERİ GENİŞLETİLİYOR

İlgili yasanın yeniden düzenlenerek cezaların caydırıcılığına dikkat çeken Üstel;  “Yasada belediyelere yetki veriyoruz. Çevreye herhangi biri moloz döktüğü zaman ona ceza kesin ve özellikle ana arterlerdeki yolun kenarında olan çirkin görüntülerin ortadan kalkması için tamamen belediyelerin hudutları içinde olan yollardan belediyeler sorumlu olsun diye. Gelir arttırıcı olması için de onlara bir takım ceza kesme yetkisi verelim ki belediyelerin ek bir geliri olsun ve caydırıcı olsun. Çünkü bu sıkıntılar dün olmadı, bugün olmadı. Olmaya da devam edecek. Bir gerçekte var ki bizim insanımız buradan sınır kapısından geçer, o tarafta kemerini de bağlar. Yediğini de arabanın içinde plastik torbaya atar. Ama maalesef burada kendi ülkelerinde yapmıyorlar. Bu düşüncelerimizi Ulaştırma Bakanı’yla da konuşuyoruz. Artık yollara mobese kameralarının gelme zamanı geldi diye düşünüyorum. Bazı kesimlerden eleştiri olsa da bunları artık koymamız lazım ve çevreyi kimlerin kirlettiğini gözetleme zamanı gelmiştir. Öncelikli çalışmamız yasadaki caydırıcılığı daha da ön plana çıkartmak. İkinci çalışmamızda kameralardır ki çevreye sahip olalım. Bir de bu yasa çalışmasının içinde en büyük getireceğimiz yenilik çevre denetçilerini çoğaltırken, belediyelerin de yetkisini genişletelim” sözlerini aktardı.

LEFKE’DEKİ ÇEVRE KİRLİLİĞİ ORTADAN KALDIRILACAK

Çevre konusunda sözlerine devam eden Ünal Üstel Lefke bölgesindeki CMC sorununa da dikkat çekti ve şunları söyledi: “Lefke adanın en güzel yerlerinden birisi. Tarihi eserleriyle, görünümüyle… Ama bir yüz karası var CMC. Biz gelir gelmez o bölgedeki inşaatları ve sıkıntıları gördükten sonra ilk çevre konusunda yoğunlaştığımız konu CMC’dir. 2008 yılından beri maalesef orası öyle duruyor ve etrafta istemeyen görüntüler ve çevre zararlarını saçıyor. Hala daha ÇED raporu almamış bir şirket var orada. Şimdi biz İTÜ ve buradaki üniversitelerle istişare edip bir çalışma başlattık. Çalışmanın sonuna geldik. Bize verilen bilgiler doğrultusunda CMC’nin taşınması bile çevreyi çok rahatsız edecek nitelikte olduğu yönündedir. O çevreyi bozmadan ve o çevrenin sahip olduğu bütün alanı nasıl iyileştirilir o çalışmayı yapıp projelendirdik. Bütün bu bilgilere ve bu noktaya İTÜ’den çevre mühendisleri ve Kıbrıs’taki üniversitelerden değerli hocalarımızın çalışmalarıyla geldik. Takıldığımız nokta ise 2008 yılında yapılan mukavele ile ilgili. Onu aşmak için savcılıkta bir hukuk savaşı veriyoruz. Aştığımız gün Lefke bölgesindeki o CMC atıklarının olduğu yerleri iyileştireceğiz ve o görüntüyü de orta yerden kaldırmış olacağız.”

“GİDİP ÜLKEDEKİ TÜM KURUMLARI SABOTE EDEREK Mİ GREV OLUR?”

EL-SEN’in geçtiğimiz gün ülkemizde büyük yankı uyandıran ve yaşanan elektrik kesintilerinden dolayı tepkilere yol açan eylemi ile ilgili sorulan sorular üzerine Turizm ve Çevre Bakanı Ünal Üstel şu bilgileri aktardı: “Ülkedeki enerji açığını kapatmak için bir takım çalışmalar var. Hatırlarsınız geçmiş hükümette dört jeneratör alımı için bir girişim başlatıldı. Biz geldik aynı alımı önümüzde bulduk. Biz biraz müsaade istedik. Çünkü bakın artık dünyada fuel oil le çalışan elektrik üreten santrallerin her geçen gün sayısı azalıyor. İnsanımıza daha ucuz elektrik üretmek için hangi santraller daha düşük maliyetidir, hangi alternatifler bulunuyor sorularına cevap arıyor ve bu çalışmaları yapıyoruz. Bu çalışmalar tamamlanmadığı için bu greve gidildi. Yoksa hükümetin elektriğe yatırım yapmayacak gibi bir düşüncesi yoktur, olamaz da zaten. EL-SEN’in ısrarı geçmişte çıkan jeneratör tipinin tekrardan alınması. Bizde dedik ki bir araştıralım, daha düşük maliyetler veya güneş enerjisinden ne kadar istifade edebiliriz onun bir çalışması yapılsın. O çalışma daha tamamlanmadı. O yüzden greve gidildi. Tabi Bakanlar Kurulu da bu grevi ertelemeye mecbur kaldı. Çünkü her tarafımızda sanayi durdu, hava alanında jeneratörler devreye girdi. Ülke için bir maddi kayıp söz konusu olduğu için Bakanlar Kurulu bu karı aldı. İnanıyorum ki önümüzdeki günlerde bu çalışmalar bitecek ve bunu kamuoyuyla paylaşacağız. Memleket ayağa kalktı. Gidip ülkedeki tüm kurumları sabote ederek mi grev olur? Bu modern dünyada bana göre bunların ortadan kalkması lazım. Değişik metotlarla tepkini koyacaksın tabi ki. İlgili çalışmayı bakan arkadaşımız yürütüyor. Başbakan da, ilgili bakan da burada yok. İkisinin birden yurt dışında olduğu dönemde bir grev yaptığında ne olur diye düşünür ve sorarım. Ülke mi kaybeder? İlgili Bakan da Başbakan da değişik alternatifleri olduğunu söyledi. Biz de bekliyoruz.”

haberci

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner19

banner3

banner18