Suçlu Takasını eski Dış İşleri Bakanları Değerlendirdi

Güney Kıbrıs ile Ledra Palace sınır kapısında karşılıklı suçlu takası BM Barış Gücü gözetiminde gerçekleşti. Bu tarihi olayın ardından iki devlet arasında yapılan bu takas AB çatısı altında iki devletli bir çözüm olabilir mi sorusunu da gündeme getirdi. Haberal Kıbrıslı Gazetesi Dışişleri Eski Bakanları Kutluay Erk ve Vedat Çelik’e bu soruyu yöneltti. Suçlu değişimini her iki eski bakanda olumlu bulurken, AB çatısı altında iki devletli çözüm konusunun mümkün olmadığını belirtti.

Suçlu Takasını eski Dış İşleri Bakanları Değerlendirdi

Güney Kıbrıs ile Ledra Palace sınır kapısında karşılıklı suçlu takası BM Barış Gücü gözetiminde gerçekleşti. Bu tarihi olayın ardından iki devlet arasında yapılan bu takas AB çatısı altında iki devletli bir çözüm olabilir mi sorusunu da gündeme getirdi. Haberal Kıbrıslı Gazetesi Dışişleri Eski Bakanları Kutluay Erk ve Vedat Çelik’e bu soruyu yöneltti. Suçlu değişimini her iki eski bakanda olumlu bulurken, AB çatısı altında iki devletli çözüm konusunun mümkün olmadığını belirtti.

“Olumlu Bir Sonuç”

Dışişleri Eski Bakanı Kutluay Erk, “bu olayın aslında BM Genel Sekreteri’nin geçen Kıbrıs raporunda üzerinde durduğu ve vurguladığı güven yaratıcı önlemler kapsamında bir sonuç olduğuna inanıyorum. İki tarafın da aslında suçluların cenneti haline geldi gibi bir durumu vardır. Bu hukuk ve genel sosyal açıdan sıkıntılı bir sonuçtu ama Güney Kıbrıs tarafı ısrarla bu konuda bir adım atmıyordu. Şu an olumlu bir adımdır. Çok yakında Genel Sekreter’in yeni bir Kıbrıs raporu çıkacak. BM’nin Kıbrıs operasyonunun uzatılmasıyla ilgili bir rapor olacak. ABD bu konuda sıkıntı yarattığı için Genel Sekreter’in ilerleme vardır, daha da olması için BM’nin oralarda olması lazım şeklinde birtakım iddiaları koyması gerekir” dedi.

“Rum Tarafı İsteksiz”

Erk, “telefonlar konusunda, Rum tarafının çok isteksiz olduğu, fakat BM Genel Sekreteri’nin çok da açıkça ifade ederek istediği bir durumdu. Rum tarafı henüz bu konuda rahat değil diye anlıyorum. Biraz abartılı bir endişe olacak ama yapıyorlarmış, ilerleme varmış gibi gösterip, rapor çıkana kadar bunu oyalamak, çıktıktan sonra da engelimiz vardı diyerek mazeretlerle uygulamayı kesintiye uğratmak söz konusu olabilir” diye konuştu.

“Şu An İçin Hayal”

Eski Bakan Erk, “AB çatısı altında iki devletten bahsettiğinizde uluslararası tanınmışlığı olan bir KKTC’den bahsediyoruz demektir. BM Güvenlik Konseyi kararları ortada. AB’ye ben geldim aç kapıyı diye de girilmiyor. AB’nin kriterleri vardır. Türkiye hala giremedi. KKTC bu mevcut ekonomik, demokrasi ve hukuk yapısıyla devlet olarak tanınsa bile AB’ye girebileceği, şu an için hayaldir. Merhum Denktaş döneminde bu seçeneği çok denedi, ama tüketilmiştir.  KKTC’nin tanınmasını istedi ama mümkün olmadı” şeklinde konuştu.

“Suçu Teşvik Etmek Kimseye Yarar Getirmez”

Dışişleri Eski Bakanlarından Vedat Çelik de, “aslında bunun sürekli olarak yapılması lazım. Suçu teşvik etmek kimseye yarar getirmez. Ama şimdiye kadar Rumlar yapmadı, bunun nedeni de KKTC’nin statüsünü yüceltmemek içindi. Benim statüm onların onayına tabi değil ki, ben bir gerçeğim varım, olmaya da devam edeceğim. Gerek şimdi, gerek gelecekte işbirliği yapmak durumundayız. Dolayısıyla bugüne kadar ki Güney’in politikasını onaylamıyorum” dedi.

“Baskılardan Bunaldılar”

Eski Bakan Çelik, cep telefonları konusu da çok geciken bir karardır. Bundan daha doğal bir şey yoktur. Kuzey tanınmasın diye Rum Yönetimi ayak sürümüştür. Şu anda gördüğüm kadarıyla baskılardan da bunaldılar ve yumuşamışa benziyorlar ifadelerini kullandı.

“AB Bölünmeyi İstemiyor”

Çelik, “iki devletli AB çatısı altında bir çözüm olacağını zannetmiyorum. AB zaten kendi içerisinde bir bölünme tarafında değil. Ortada bir Katolonya meselesi var. Dolayısıyla bunun kötü bir örnek olmasını istemiyor. İngiltere’nin dahi çıkmasını istemiyor. Bölünmeyi onaylayacak havası yok. Pek yakında öyle bir şey olacağını beklemiyorum” diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner19

banner3

banner18