Skandal karara tepki yağdı!

Rum Yönetimi, Mayıs ayından beridir Baf’ın 36,50 deniz mili açığında bulunan Fatih sondaj gemisinde çalışanların bütün verilerini elde etti ve Fatih çalışanları ve TPAO ile işbirliği yapan şirketlerin yetkilileri hakkında tutuklama emri çıkardı. Rum tarafının çıkarmış olduğu bu kararı Meclis’te temsil edilen 6 siyasi partinin temsilcileri Haberal Kıbrıslı Gazetesi için değerlendirdi. Açıklamasına başvurduğumuz 6 milletvekilinin görüşleri de birbirine yakındı.

Skandal karara tepki yağdı!

Rum Yönetimi, Mayıs ayından beridir Baf’ın 36,50 deniz mili açığında bulunan Fatih sondaj gemisinde çalışanların bütün verilerini elde etti ve Fatih çalışanları ve TPAO ile işbirliği yapan şirketlerin yetkilileri hakkında tutuklama emri çıkardı. Rum tarafının çıkarmış olduğu bu kararı Meclis’te temsil edilen 6 siyasi partinin temsilcileri Haberal Kıbrıslı Gazetesi için değerlendirdi. Açıklamasına başvurduğumuz 6 milletvekilinin görüşleri de birbirine yakındı.

Fikri Toros – CTP Milletvekili

Kıbrıs sorununda güç paylaşımına yönelik ciddi bir ihtilaf devam etmektedir. Tüm girişimlere, yaklaşımlara, kat edilen mesafelere rağmen bu sorun devam ediyor. Bu sorun devam ederken tüm Kıbrıs’a ait olduğu kabul edilen bu doğal kaynakların gerek araştırılması, gerek sondaj çalışmaları esnasında her iki tarafın da söz hakkı olduğu ve lisansları birlikte işbirliği içerisinde vermeleri gerektiği, Kıbrıs Türk tarafının tutarlı bir tezi olmuştur. Muhtelif zamanlarda da bir ortak komite kurulması ve bu komite tarafından lisansların verilmesi bizler tarafından önerilmiş Rumlar tarafından reddedilmiştir. Bu ihtilaf devam ederken Kıbrıs Türk tarafının tüm barışçıl girişimleri nazar-ı itibara alınmazken Rumlar, Kıbrıs’ın tek sahibi gibi çalışmalara devam etmesi elbette Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının haklarını koruması ve bu girişimi yapması fevkalade doğaldır. Bu böyleyken Rum tarafının iki gün önce almış olduğu bu tutuklama kararı adeta ateşin üstüne benzin dökmektir. Umarım bunu uygulamaya koymazlar. Eğer uygulamaya koyarlarsa zaten gittikçe artan gerilim vahim bir noktaya gelebilir. 

Serdar Denktaş - DP Genel Başkanı

Rum yönetiminin AB kurallarına da aykırı olarak çıkardığı ilk karar değil bu. Kuzey Kıbrıs limanlarına uğrayan gemi personelini tutuklama kararları zaten var. Bu şimdi spesifik isim de verilerek alınmış bir karar. Krizi tırmandırmaya çalışıyorlar, bu şekilde bir yerlere varmalarının mümkün olmadığını halen daha anlayamamışlarsa yazık demek lazım. Bizim buna tepki göstermemiz karşılığında başka kararlar üretmemiz mümkün. Ama esas bu anlamda karar alması ve girişim yapması gereken yer Türkiye. Bu noktadan sonra hem aktif hem de diplomatik ve hukuksal girişim yapılmalı.

Gülşah Sanver Manavoğlu – HP Milletvekili

Tamamıyla yanlış ve hatalı bir karardır. Zaten denizlerdeki ekonomik münhasır olayı tam olarak çözülmemiştir. Bu konu daha çözülmemişken böyle bir tutuklama kararı ne denli doğru ve sağlıklı olur. Gördüğümüz kadarıyla Kıbrıs Rum Tarafı bir kavga ortamı yaratmaya çalışıyor. Burada huzuru bozacak bir ortam tesis edersem bana buradan mutlaka artı çıkar tutumu içerisindeler. Bana sorarsınız Rumların yabancı şirketler ile yaptığı anlaşmalarda geçersizdir. 

Hüseyin Angolemli –TDP Milletvekili

Olaya daha geniş bakmak gerekir. Doğu Akdeniz’deki doğalgaz kaynakları maalesef barış yerine çatışma getiriyor. Bence özellikle Güney tarafın hareketlerine, beyanatlarına dikkat etmesi gerekiyor. Geçmişte de bunu yaşadık. 74 öncesinde de böyleydi. Epey şımarmışlardı ve ileri geri konuşuyorlardı. Evet ortada enerji konusu vardır. Bu kez başta Amerika olmak üzere büyük devletler işin içindedir. Güney Kıbrıs’ın oturup bizimle anlaşması gerekiyor. Kaynaklar her iki topluma aittir. İşte sorun burada başlıyor. Dış güçler de diyor; bu zenginlik Kıbrıs halkınındır diye. Kaynakların paylaşımı konusunda belki bir anlaşmaya gidilecektir. Önümüzde uzun bir süre soğuk savaş dönemine girmiş bulunabiliriz. Güney Kıbrıs 4 Mart 1964’de tüm Kıbrıs’ı temsil ettiklerin dair Türkiye’nin ve bizim de kabul ettiğimiz bir durum vardır. Türk tarafı olarak fark edildi ki bu yanlıştır. Ama maalesef karar alınmıştır. Unutmuyorum İsmet İnönü Başbakan’dı. Bizim bakanlarımıza, “gidiniz koltuklarınıza sahip çıkınız.!! Demişti ancak bakanlarımız gitmediler. Gitmeyince, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin temsilciliğinde kaldılar. Bu da bize sorunlar çıkardı. Fakat biz Türk tarafı olarak hata yapmaya devam ettik. Yine 4 Mart 1995’de Güney Kıbrıs’ın tüm Kıbrıs adına AB’ye girme başvurusunu Türk tarafının göz yummasıyla  yaşama girdi ve bugün  Türkiye’nin içinde olmadığı bir ortaklığa Güney Kıbrıs tüm Kıbrıs adına ortak oldu. AB’ye girdi. Biz maalesef bunlardan ders almıyoruz. Rumlar uluslararası tutuklamalar sergiliyorlar. Bana göre yanlış yapıyorlar. Çünkü Doğu Akdeniz’deki en büyük sınır Türkiye’nindir. Türkiye’nin de Kıbrıs Türklerinin de  burada hakları vardır. Uluslararası tutuklama oyuncak değildir. Kolay iş de değildir.

Erhan Arıklı – YDP Genel Başkanı

Türkiye Mavi Vatan tatbikatını yaparak gücünü dost ve düşman herkese gösterdi. Önce askeri adımı attı şimdi de ekonomik ve siyasi adımı birlikte atıyor. Kıbrıs’ın Baf açıklarına önce Fatih gemisini gönderdi yakın bir zamanda da Yavuz gemisi gelecek o da Karpaz açıklarına. Rum tarafı önce ittifak yaptığı devletlerden yardım istedi, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye müdahale etmesini istedi. Şu anda da yalnız durumdadır. Yapabildiği tek şey Fatih gemisi personeli ve o gemiye lojistik yardımda bulunan yabancı personel hakkında tutuklama kararı çıkartmak. Bunun bir adım sonrası da Interpol’e bildirmek. Bunlar çok da bir mana ifade etmiyor. Netice itibari ile Türkiye gücünü gösterdi ve bende buradayım dedi. Fatih ve Yavuz’u Türk fırkateynleri koruyor. Bu sebepten dolayı Rumların aklını başına devşirmesi gerekiyor. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı’nın tepkisi de son derece cılızdır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner19

banner3

banner18