Sel baskınları Tesadüf Değil Malumun İlanı!

Güney Kıbrıs’taki baraj kapakları açıldı. En çok tehlike altında kalan bölgeler Lefke ve Güzelyurt oldu. Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne açıklama yapan LEKAD Başkanı Hakan Oran, “Bir taraftan iklim krizi ve bu krizin ne demek olduğunu henüz anlayamamış olmamız, diğer taraftan  ise çarpık yapılaşma, yanlış yapılan yol inşaatları , kapatılan menfezler, çevrenin hoyratça tahrip edilmesi dere yataklarının bozulması ile birleşince bugün yaşadığımız sel baskınlarının ortaya çıkması tesadüf değil aslında. Malumun ilanı...” dedi.

Sel baskınları Tesadüf Değil Malumun İlanı!
banner23

Güney Kıbrıs’taki baraj kapakları açıldı. En çok tehlike altında kalan bölgeler Lefke ve Güzelyurt oldu. Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne açıklama yapan LEKAD Başkanı Hakan Oran, “Bir taraftan iklim krizi ve bu krizin ne demek olduğunu henüz anlayamamış olmamız, diğer taraftan  ise çarpık yapılaşma, yanlış yapılan yol inşaatları , kapatılan menfezler, çevrenin hoyratça tahrip edilmesi dere yataklarının bozulması ile birleşince bugün yaşadığımız sel baskınlarının ortaya çıkması tesadüf değil aslında. Malumun ilanı...” dedi.

“Sorumlular Yetkili Makamlar”

Oran, “Sorumlular tabii ki dere yataklarının korunmasından sorumlu kaymakamlıklar, her türlü inşaat  iznini veren ve kontrol etmesi gereken makamlar, belediyeler  ve çevreyi koruması gereken Hükümetlerin sorumlu birimleri ve tabii ki önceliği çevre olması gerekirken günü kurtarma çabası içinde olan vatandaşlar... Kentsel alanların büyük bölümü asfalt ve betonla kaplandığı için düşen yağış, toprak tarafından emilemiyor ve doğrudan akışa geçiyor; Dere yatakları inşaat, dolgu ve bunun gibi nedenlerle bozulduğu için yönünü değiştiriyor. Taşkınlara sebebiyet veriyor. Bugün Lefke Gemikonağı’nda sanayi sitesi, dere yatağı içerisine inşa edilmiş onlarca binayı barındırıyor. Her yağmur yağdığında haliyle buradaki insanlar hop oturup hop kalkıyor. Bunun yanında dere yataklarının olumsuz zemini de düşünüldüğünde, dere yatağı içerisine inşa edilmiş sosyal konut alanları bir başka tehlike unsurudur.” ifadelerini kullandı. 

“Burada Yaşamlarını Sürdüren Vatandaşlar da Tehdit Altında”

Hakan Oran, “Burada yaşamlarını sürdüren vatandaşlar da tehdit altında. Lefke’den başlayan ve Yeşilyurt’tan geçerek Güzelyurt’a ulaşan derivasyon kanalı, zamanında bakım ve onarımları yapılmadığından taşkınlara sebep oluyor. Çevrenin sürdürülebilirliği düşünülerek hayatı tekrardan dizayn etmek zorundayız. Bölgede her kış akıp giden hem de tehdit yaratan milyonlarca ton suyu depolayacak yeni göletler inşa etmeli, yağmur suyunu toplayacak projeleri hayata geçirmeliyiz. Aksi takdirde her kış yağmurların verdiği zararlara üzülecek, şikâyet edecek, kış bitip ilkbahar geldiğinde hayatımıza kaldığımız yerden devam edecek ve sorunların kendiliğinden çözülmesini bekleyeceğiz. Herkes üzerine düşen ne varsa öğrenmek  ve öğrenmekle kalmayıp yapmak zorunda. Bu konuda devlet de yol gösterici olmak durumunda.” diye konuştu.

Hakan Oran açıklamasında şöyle dedi;

 Yağışların sel felaketlerine dönüşmemesi için önlem almak zorundayız.

*Belediyeler süratle yağmur suyu projeleri bir an önce projelendirilmeli ve projelerine uygun olarak inşa edilmeli.

* Doğal drenaj yerleri olan dere yataklarına yapılan bilinçsiz müdahaleler önlenmeli ve dereler  ıslah edilmeli.

* Taşkın saha sınırları belirlenerek haritalara işlenmeli, imar planları yapılırken göz önünde bulundurulmalı ve yapılaşmaya kapatılmalı.

* Belirlenen taşkın saha sınırları içinde kalan alanlarda yapılaşma kesinlikle yasaklanmalı. Taşkın saha sınırları içinde kalan konutlar bir an önce kamulaştırılmalı ve bu alanlar yeşil alan olarak yeniden planlanmalı.

* Ağaçlandırma ve erozyon önlemede gereken  çalışmalara öncelik verilmeli.

* Kentler için afet master planları yapılmalı ve kentlerimiz afete güvenli bölgeler haline getirilmeli. 

Tüm bunlara ek olarak 

Sorun, gerçekten çok önemli ve ciddi olduğundan, kamu yararını korumakla yükümlü olan hükümet, hesap sorma mekanizmasını işletmeli ve yasaya rağmen dere yataklarını bozanların yanında, hatalı inşaat izni verenler ile, yasanın çiğnenmesi karşısında işlem yapmayan devlet yetkilileri hakkında yasal işlem yapmalı.

Tüm bunlar yapılırken vatandaş da aktif denetim görevini sürdürmelidir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner1

banner3

banner18