Şahali 'Tarım Master Planı revize edilerek daha gerçekçi hale getirilmeli'

Şahali 'Tarım Master Planı revize edilerek daha gerçekçi hale getirilmeli'
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda 289 milyon 516 bin 700 TL’lik Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı bütçesi oyçokluğuyla kabul edildi.

Çavuşoğlu

Genel Kurul’da bütçeyle ilgili ilk sözü Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Nazım Çavuşoğlu aldı.
Çavuşoğlu, bütçe görüşmelerinin bir fırsata dönüştürülerek ortak hedefler doğrultusunda uygulamalar yapılmasını temenni etti.
Hükümet edilen sürelerin başlanan işlerin bitirilmesine yetmediğine işaret eden Çavuşoğlu, “Alışılagelmiş muhalefet anlayışının dışında birbirimize ışık tutmak ve geleceği şekillendirecek bakış açısını meclise yerleştirmemiz halinde ülkeyi daha ileriye taşımada itici oluruz” dedi.
Çavuşoğlu, “Tarımda gidilecek olan yol, dünya standartlarına göre belli” diyerek, konuşulması gerekenin hükümet programlarına konan hedeflere ulaşma performansı olduğunu söyledi.
AB’ye uyum yasaları konusundaki çalışmaların önemine işaret eden Çavuşoğlu, bunun herkesin kabul ettiği bir unsur olduğunu anlattı.
Kendi hükümetleri döneminde yapılan çalışmalardan bahseden Çavuşoğlu sütte kaliteye göre ödeme ve sütle ilgili diğer konularda başlatılan süreçlerin tamamlanması için atılması gereken adımlar olduğunu ifade etti.
Çavuşoğlu, hükümetin Tarım Master Planı’ndan faydalanması gerektiğini dile getirdi.
İhracat için standartlara uymanın önemli olduğunu anlatan Çavuşoğlu, hellimin AB’de açılımını yapabilmenin, coğrafyayı hastalıktan ari hale getirmekten geçtiğini kaydetti.
Çavuşoğlu, kendi hükümet dönemlerinde hayvan hastalıklarıyla mücadele için yaptıkları çalışmalara işaret etti.
Çavuşoğlu kuraklık konusuna da değindi.
Tağşiş olaylarından da bahseden Çavuşoğlu, bu konuda atılması gereken ciddi adımlar olduğunu anlattı.
Hayvan sayımının yapıldığını, hayvancılığın sürdürülebilir bir noktaya gelmesi için artık planlama yapılabileceğini kaydeden Çavuşoğlu, kuraklık konusunda atılması gereken adımlar olduğunu da belirtti.
Nazım Çavuşoğlu, Devlet Üretme Çiftliği’ndeki sorunların çözülmesi gerektiğini söyledi. Çavuşoğlu, bakanlığı dönemindeki icraatları anlattı.

Toros

CTP Milletvekili Fikri Toros ise konuşmasında, ülkede kuraklık başta olmak üzere kontrol edilemeyen engeller bulunduğunu kaydetti.
Ancak bunlarla birlikte yaşamayı öğrenmek gerektiğini dile getiren Toros, hükümetten kuraklık konusunda adım atmasını istedi.
İthal edilen yemlerle ve gübrelerle ilgili sıkıntılara değinen Toros, bunun tüm üretim zincirine yansıdığını kaydetti.
Toros, kararlılık gösterilmesi halinde sorunların çözülebileceğini dile getirdi.
İthalata konan kotalarla yerli üretimin korunabileceği düşüncesine katılmadığını anlatan Toros, üretim sektörünün teşvik edilmesinin oldukça hayati olduğunu ifade etti.
Fikri Toros, öte yandan, yerli üretimi desteklemek için üreticilere pazar bulma, girdi fiyatlarını düşürme, lojistik desteği verme, satın alma garantisi verme gibi teşvik araçlarının kullanılması yerine bu korumayı ithalatçı pahasına yapma yaklaşımına katılmadığını söyledi.
Toros, ithal üzerinden yapılan korumacılığın kaçakçılığa neden olduğunu, ülkeyi itibarsızlaştırdığını dile getirdi.
Hellimin ülke ekonomisi açısından önemine işaret eden Toros, “Biz hellime hakkını vermiyoruz” dedi.
Hellimin fiyatına ve satıldığı pazara değinen Toros, olası coğrafi işaret tescilinden istifade edebilmek için şimdiden gerekli adımların atılmasının önemine değindi.
Toros, canlı hayvan ithaline izin verilmesi gerektiğini de söyledi.

Töre

UBP Milletvekili Zorlu Töre ise, ithal ürünlere karşı yerli üretimin korunması gerektiğini anlattı.
Töre, koruma nedeniyle fiyatlar artar, kaçakçılık meydana gelir gibi yaklaşımlara katılmadığını dile getirdi.
Töre, öte yandan, Hal Yasası’nın hayata geçmesinin önemli olduğunu anlatarak, bu yasanın neden hala geçirilmediğini anlamadığını kaydetti.
Devlet Üretme Çiftlikleri’nin sertifikalı tohum yetiştirme konusuna öncülük vermesi gerektiğini dile getiren Töre, damızlık hayvan ithalinin mutlaka yapılması gerektiğini söyledi.
Töre, hayvancılığın mutlaka desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Su tasarrufu konusunda mutlaka tedbir alınması gerektiğini anlatan Töre, bu açıdan gölet ıslahının önemli olduğunu anlattı.
Yerli ürünlerin korunması için adımlar atılmasının önemine değinen Töre, Tarım Sigortası’nın da büyük önemi olduğunu söyledi.
Töre, tarımda özel sigortacılık konusunda atılabilecek adımlar olduğunu anlattı.

Topal

HP Milletvekili Hasan Topal ise, tarımda eğitim konusuna değindi.
Bir dönem ülkede ziraat teknisyeni yetiştiren okullar bulunduğunu hatırlatan Topal, Beyarmudu’ndaki ziraat okulunun tarihçesini ve nasıl kapatıldığını anlattı.
Topal, ülkede ara eleman yetiştirmek için bu tür okulların yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Topal, eğitim açısından geçmişte yapılanın daha iyisinin şimdi yapılabileceğini kaydetti.

Çaluda

UBP Milletvekili Aytaç Çaluda, tarımın ülke kalkınması için önemine işaret ederek, bu nedenle devletin üreticilere destek olmasının önemli olduğunu anlattı.
Narenciye üretimi hakkında bilgi paylaşan Çaluda, bu sektörde kayıtlı 2 bin 805 kişi bulunduğunu dile getirdi.
Narenciye üretiminde düşüş yaşandığını anlatan Çaluda, bu sektördeki en önemli sorunun su olduğunu kaydetti.
Doğrudan Gelir Desteği’nin yükseltilmesini talep eden Çaluda, tarımın dünyada sübvansiye edilen bir sektör olduğunu belirtti.
Çaluda, Cypruvex’e işinin ehli insanların atanmasını, gerekirse üretici temsilcilerinin yönetime atanmasını talep etti.

Şahiner

CTP Milletvekili Salahi Şahiner de konuşmasında, ülkedeki tarımsal üretimle ilgili rakamlar paylaştı.
Dövize endeksli olarak girdi maliyetlerinin sürekli olarak yükseldiğine işaret eden Şahiner, Dolar 10 yıl önce 1,30 TL iken şu an 4 TL seviyesine yükseldiğini fakat narenciye fiyatlarının aynı yerde saydığını belirtti.
Şahiner, “Narenciyede dış pazar satış ağımızı en erken zamanda kurmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
Narenciye sektörünün su ihtiyacına işaret eden Şahiner, yer altı kaynaklarının iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Şahiner, “Su aküferimizi korumamız gerekiyor. TC’den gelen su sadece Güzelyurt bölgesinin narenciye bahçelerini sulamaya yetmez” dedi.

Genç

HP Milletvekili Mesut Genç ise konuşmasında, balıkçılık konusuna değindi.
Ülkede kayıtlı tekne sayısında yaşanan değişime değinen Genç, ülkede derin su balıkçılığı yapılmadığını kaydetti.
Ülkede şu an 500 tona yakın balık üretimi olduğunu, buna çiftlik ürünlerinin de dahil olduğunu dile getiren Genç, bu rakamın yıllar içinde yaşadığı değişimi anlattı.
Balıkçılık sektörüyle ilgili detaylı bilgi veren Genç, balıkçıların önemli bölümünün bu işi ya hobi ya da ikinci iş olarak yaptığını kaydetti.
Genç, teşvik verilmesi konusunda ise; daha doğru olanın, ağ yardımı gibi yardımlar yapılması olduğunu belirtti.
Türkiye’den balıkçı teknesi hibe edilmesi hakkında Kaplıca Balıkçı Kooperatifi’nin hazırladığı bir projeye değinen Genç, bu konuda gerekli adımların atılmasını istedi.

Tatar

UBP Milletvekili Ersin Tatar da konuşmasında, tarım ve hayvancılığın GSMH içindeki payının oldukça düşük olduğunu söyledi.
Tatar, yerli üreticinin ve hayvancının korunması gerektiğini ancak fazla korumacı olunursa kaçakçılığın teşvik edilmiş olacağını kaydetti.
Tarım ve hayvancılığın GSMH içindeki payının yükseltilmesi gerektiğini anlatan Tatar, Türkiye’den su da gelmişken bu alandaki potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini anlattı.
Konuşmasında Kıbrıs konusuna da değinen Tatar, tarımsal faaliyetleri sürdürebilme adına Kıbrıslı Türklerin toprağını kaybetme şansı olmadığını belirtti.
Kuraklığın bütçede sıkıntı yaşatacağını anlatan Tatar, Tarım Sigorta Fonu’nun tekrar düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.
Yeni hükümetten Hal Yasası konusuna eğilmesini isteyen Tatar, güvenilir bir gıda düzeni oluşturulmasının önemine işaret etti.
Tatar, tarımsal planlamanın çok önemli olduğunu anlatarak, bir reforma ihtiyaç olduğunu belirtti.

Şahali

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali ise konuşmasında, görüşleriyle katkıda bulunan herkese teşekkür etti.
40. hükümetin programında tarıma geniş yer verildiğine işaret eden Şahali, toprak ve arazilerin korunması; birim alandan elde edilen verimin artması; performans odaklı hareket etmenin önemine işaret etti.

Üretimde kalitenin önemine dikkat çeken Şahali, süt konusunun bu açıdan önemli bir örnek olduğunu kaydetti.

Hayvancılıkta süt üretimi kadar et üretiminin de desteklenmesine önem verdiklerini kaydeden Şahali, altyapı ve eğitim imkanlarının bu konuda seferber edilmesinin hükümet programında yer aldığını belirtti.

Şahali, Tarım Master Planı’nın revize edilerek daha gerçekçi ve somut hedefler içeren hale getirilmesi ve strateji belgesinin yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.

AB normlarına değinen Şahali, gıda güvenliğinde kriterin AB normları olduğunu, bu kriterlerin Mersin Gümrüğü için de geçerli olduğunu belirtti.
Şahali, hayvan hastalıklarının eradikasyonu bağlamındaki çalışmaların yeni hükümet döneminde de süreceğini anlattı.
Gıda güvenliği açısından hileli ürünler hakkında her türlü önlemin alınacağını belirten Şahali, kurallara uymayanların deşifre edileceğini belirtti.
Yine gıda güvenliği açısından ülkedeki laboratuarların yeterli olduğunu kaydeden Şahali, ihtiyaç olan teçhizatların tamamlanması için çalışmaların süreceğini dile getirdi.
Şahali, hayvancılığın temel ihtiyaçlarından olan yem içeriğinin analiz edilip denetlenmesine büyük önem verdiklerini de anlattı.
Mevcut kuraklık koşullarını aşmak için top yekün bir seferberliğe ihtiyaç olduğunu dile getiren Şahali, tazminatların karşılanması için iyi bir dayanışmaya ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Yapılan konuşmalarda hellimin bir fırsat olduğunun dile getirildiğini hatırlatan Şahali, hellimin tescili konusundaki koşullardan birinin yerel ırklardan elde edilmiş sütün hellim muhtevasında yer alması olduğunu ifade etti.
Bu nedenle yapılacak canlı hayvan ithalatının sahip olunan yerel menşeli sütün kimyasını bozabileceğini anlatan Şahali, hastalıklara karşı dirençli yerel ırklar üretilmesi için çalışmak gerektiğini belirtti.
Üretimde kayıtlılığın önemine değinen Şahali, bunun başarıldığı noktada laboratuar faaliyetlerine daha az ihtiyaç duyulacağını söyledi.
Şu an ülkede 110 milyon metreküp su ihtiyacı olduğunu, Türkiye’den 75 milyon metreküp su taşıyabilecek su sitemi kurulduğunu anlatan Şahali, suyun en ekonomik ulaştırılabileceği alanın Güzelyurt aküfer bölgesi olduğunu, bu nedenle bu yönde çalışma yürütüldüğünü ifade etti.
Balıkçılık konusuna da değinen Şahali, sahip olunan filo kapasitesinin bir ada ülkesine uygun olmadığını, denizden elde edilen faydanın elde edilmesi gereken faydanın çok altında olduğunu belirtti.
HP Milletvekili Mesut Genç’in bahsettiği konunun gündemlerinde olduğunu anlatan Şahali, bu noktadaki gecikmenin KKTC kanadı tarafından değil TC kanadı tarafından kaynaklandığını anlattı.
Öte yandan hibe teknelerin şahıslara değil balıkçılık kooperatiflerine tahsis edilmesi gerektiğini anlatan Şahali, Gemikonağı Balıkçı Barınağı konusunda çalışmalarının devam ettiğini ifade etti.
Tarım kolejinin bilinçli tarımsal uygulamalar açısından son derece gerekli olduğunu söyleyen Şahali, bu bağlamda Tarım Dairesi tarafından yürütülen eğitim faaliyetinin de oldukça önemli olduğunu kaydetti.
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı altında bulunan dairelerin kadro sayılarına değinen Şahali, dairelerin ciddi personel eksiğiyle hizmet verdiğini söyledi.
Konuşmaların ardından 289 milyon 516 bin 700 TL’lik Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı bütçesi oyçokluğuyla kabul edildi. Böylece Genel Kurul dün akşamki görüşmesini tamamladı.
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’ndaki bütçe görüşmeleri, 19 Mart Pazartesi günü Kamu Hizmeti Komisyonu, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçeleri ile devam edecek.
Güncelleme Tarihi: 17 Mart 2018, 11:26
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3