'Piyasa TL'ye dönmeli'

'Piyasa TL'ye dönmeli'

Candan MERT


Eski Maliye Bakanı ve UBP Milletvekili Ersin Tatar, Haberal Kıbrıslı’ya yaptığı özel açıklamasında dövizin artışı bağlamında hükümetin alması gereken önlemlerden bahsederken, vatandaşın Türk Lirası(TL)’ndan borçlandığında faizin çok fazla olması sebebiyle döviz üzerinden borçlanmak zorunda bırakıldığını ve bu konuda vatandaşın işini kolaylaştıracak biçimde yapılandırmaya gidilmesi gerektiğini aktardı.


“Sorun KKTC’nin ithalat ülkesi olması”


Ersin Tatar, her şeyden önce bireylerin ‘sakin olması’ gerektiğini kaydederken,  bu gibi olayların daha önce de yaşandığını ve temel anlamdaki sorunun ‘KKTC’nin ithalata dayalı bir ülke olması’ olduğunu belirtti. Ersin Tatar, KKTC’deki bireylerin TL üzerinden maaşlarını kazandığını ancak ithalata dayalı olarak benzin, mazot, elektriğin de yanı sıra borçlanmaların da TL üzerinden olduğunda faizin fazla olması sebebiyle döviz üzerinden yapılmaya mecbur bırakıldığını anlattı.


“Her şeyden önce soğukkanlı olunmalı”


Bu bağlamda döviz üzerinden borçlanan insanların çok da suçlu olmadığını kaydeden Ersin Tatar, dövizin artması, dolayısıyla borç miktarının da artması ile birlikte ödenecek taksitlerin de arttığını belirtirken, “Tanıdıklarım arasında kazandığı maaştan fazla taksiti çıkan arkadaşlarım var, bu insanlar ne yiyecek, ne içecek?” diyerek, öncelikle soğukkanlılık, ardından ise hükümet tarafından bu borçların acilen yeniden yapılandırılması hususunda çağrıda bulundu.


“Borçlar uzun vadeye yayılmalı”


Borçların yeniden yapılandırılması bağlamında ‘en azından borcun daha uzun vadeye yayılması’ gerektiğini dile getiren Tatar, daha uzun vadeye yayıldığı zaman vatandaşların daha rahat nefes alabileceğini aktarırken, “Daha fazla taksit ödeme durumu olabilir ancak elindeki yatırım, ev veya araba fiyatını koruduğu için çok da paniğe gerek kalmayacak diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Eski Maliye Bakanı Ersin Tatar, KKTC’de bütün sektörlerde uzun vadede gelişme olacağını düşündüğünü kaydederken, turizm, yükseköğrenim, tarım, inşaat sektörü gibi sektörlerde günlük sıkıntılar olsa da gelişmelerin devam ettiği bilgisine ulaştığını aktardı.


“Yeniden yapılandırma şart”


Hesaplar bağlamında hükümetin Merkez Bankası ile iş birliği yaparak yapılandırmaya gidilmesinin mümkün olduğunu dile getiren Ersin Tatar, “Bu bir yerde vatandaşın kendisi ile de ilgilidir; yapılandırma yapıldıktan sonra vatandaş yine borcunu yüksek taksitle daha kısa vadede bitirme amacıyla ödeyecekse ödesin, ancak ödeme gücü olmayanlar için de kolaylık sağlansın” dedi. Yapılandırma durumunun ciddi anlamda ‘zorunlu’ olduğunu kaydeden Ersin Tatar, bankaların ‘sizinle sözleşmem var ve bu şekilde borcunuzu ödeyeceksiniz’ diyebilme durumlarının olduğunu da belirtirken, “Sonrasında adamın maaşının tümüne el konuluyor, tahsilat yapılıyor; bu bankaların zaten işine gelir ancak insanlar aç mı kalacak?” ifadelerini kullanarak, belli gelir düzeyinin altında olan insanlara kolaylık yapılması hususunda çağrıda bulundu.


“Vergilerden muaf tutulmalı”


Yeniden yapılandırma, vadeyi uzatma ‘yeni hesap açma ve yeni bir sözleşme’ olarak adlandırıldığını kaydeden  Tatar, bunun da damga vergisi gibi yeni vergilere tabi olabileceğini dile getirirken, bu işlemi yapan vatandaşların bu tarz vergilerden de muaf tutulması gerektiğini ifade etti. Bu işlemle bankaların ve devletin yeniden sözleşme yapılmasından dolayı damga vergisi ve diğer vergilere 2 bin TL civarında ek ücret aldığını belirten Ersin Tatar, “Bu vergilerden yeniden yapılandırmaya giden vatandaşlar muaf tutulmalı ki insanlar cezalandırılmasın, çünkü bu aslında o borçluların suçu değildir; dıştan gelen bir şoktur.” dedi. Türk Lirası’nın bu şekilde olacağını devlet dahil olmak üzere kimsenin öngöremediğini söyleyen Ersin Tatar, 2018 yılı bütçesi yapılırken ortalama dolar kurunun 3.60 olarak hesap edildiğini ancak bugün kurun değiştiğini ve devletin de bu çerçevede aciz durumda olduğunu dile getirdi. Bu noktada halkın da yanıltıldığını, dolayısıyla halkın bir suçunun olmadığını belirten Ekonomist Tatar, iş dünyası, okul gibi ekonominin içerisinde bulunan kurumlara ‘TL’ye dönülsün’ çağrısının yapıcı bir biçimde sunulması gerektiğini kaydetti.


“Piyasa TL’ye dönmeli”


Ersin Tatar, KKTC’ye Türkiye’den gelen öğrencilerin, turistlerin de kazanımlarının TL olduğunu ifade ederken, okul harçları, ev kiraları gibi ödemelerin TL’ye döndürülmesi konusunun incelenmesi ve gereğinin yapılmasının önemli olduğunu belirtti. Bu durumun bir de ‘ahlak boyutunun’ olduğunu dile getiren Ekonomist Tatar, “Madem bizim bu ülkede dövize geçmemiz gerek ekonomik, gerekse de siyasi açıdan mümkün değildir ve TL ile devam edeceğiz; o zaman piyasayı yavaş yavaş TL’ye döndürmemiz şarttır” ifadelerini kullandı. Bu noktada çeşitli sivil toplum örgütlerine ve iş dünyasında bulunan herkese ciddi görevlerin düştüğünü ifade eden Eski Maliye Bakanı Ersin Tatar, bu tür alışverişlerde mümkün olduğunca TL kullanılmasının önemine değindi.


“Yanlış zihniyetler değişmeli”


Eski Maliye Bakanı Ersin Tatar, TL’ye geçmenin ilk aşamasında en azından kurların sabitlenmesi gerektiğini kaydederken, bütçe hesabı yapılırken Euro’nun 4.50 olarak hesaplandığını, mevcut konumda ise 5’i aştığını, dolayısıyla öngörülen tutara sabitlenmesi gerektiğini belirtti. Kurların sabitlenmemesi durumunda ülke olarak da kayıp yaşanacağını dile getiren Ersin Tatar, “Dolayısıyla kurlar sabilenmeli, hatta TL’ye geçilmeli diye düşünüyorum” dedi. Kimsenin elinde sihirli değneğin bulunmadığını ve döviz artışlarının beklenmedik olaylardan olduğunu belirten Tatar, hem Türkiye’nin içerisinde bulunduğu durumlar, hem de Suriye’de olan Amerika’nın tehditleri ile olan sıkıntılar çerçevesinde kurların arttığını kaydetti. Ersin Tatar, ‘Ben kâr edeyim, insanlar batsın’ zihniyetinin yanlış olduğunun altını çizerken, devletin de ‘hayatın yaşanabilir hâle gelmesi’ hususunda doğru mesajları vermesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Güncelleme Tarihi: 07 Mayıs 2018, 11:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3