Pazarlık Saray İçin Yapılıyor!

“Cumhurbaşkanlığı seçimi hükümet pazarlığının en önemli unsurlarından” 

Pazarlık Saray İçin Yapılıyor!

“Cumhurbaşkanlığı seçimi hükümet pazarlığının en önemli unsurlarından” 

Hükümetin istifasının ardından yeni bir koalisyon modeli öngörülüyor.Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın  Meclis’te en fazla milletvekiline sahip parti olan UBP’ye hükümeti kurma görevi vermesi bekleniyor. Yeni hükümeti bekleyen en önemli sorunlar, Türkiye’den beklenen kaynak aktarımı gibi ciddi meselelerin formüllerini geliştirip ülkenin önünü açabilecek bir hükümet kurulabilecek mi ? Sorusunun yanıtını Sosyolog ve Siyaset Bilimi Uzmanı Hakan Gündüz’e sorduk. Haberal Kıbrıslı’ya özel açıklamalarda bulunan Gündüz, eski hükümetin fiilen bittiği ve değişmesi gerektiği netti. Ancak bu yeni hükümetin güle oynaya işleri kotarabileceği anlamına gelmez dedi. “HP için, Kudret Özersay için cumhurbaşkanlığı seçimi mutlaka masada ve gelecek planlarında olmazsa olmaz değişkinlerden biridir diyen Gündüz hükümet pazarlığının da en önemli unsurlarının başında olduğuna dikkat çekti. 

“Eski hükümetin fiilen bittiği netti ancak bu yeni hükümetin güle oynaya işleri kotarabileceği anlamına gelmez”  

İstikrarlı nasıl bir hükümet modeli ile olabileceğine dair görüşlerini aktaran  Gündüz,bir hükümetin kurulacağını söyleyebilirim. Ancak yeni hükümeti bekleyen ciddi meseleler var. Tıkanan ekonomik ve siyasal bir sistem var. Bunların aşılabilme formüllerini geliştirip ülkenin önünü açabilecek bir hükümet kurulabilecek mi. Türkiye’nin kaynak aktarımı için beklediği somut adımlar var. Onlar atılabilecek mi? Atılırsa toplum bunları kaldırabilecek mi? Acil biçimde kaynak girişini sağlayabilecek mi?Bir de cumhurbaşkanlığı seçimi var, ciddi bir seçim ve çok belirleyici olacak.

Eski hükümetin fiilen bittiği ve değişmesi gerektiği netti. Ancak bu yeni hükümetin güle oynaya işleri kotarabileceği anlamına gelmez dedi. 

“Çoğuna garip gelen istifa hükümeti HP ye bitirtmek yönündeydi”

Hükümetin bir bahane ile sona erdiği düşüncesine katıldığını belirten Gündüz,  bu olayın hükümetin bitmesine vesile olduğu gerçektir. Ama bu olmasa da hükümet fiili anlamda bitmişti zaten. Bitişi an meselesi idi ve bitirmek için herkes birbirini beklemekteydi. Dünkü çoğuna garip gelen istifa ve ardından gelen açıklamalar, hükümeti HP ye bitirtmek yönündeydi.Madem bitmesini istiyorsun sen bitir dendi. 

Hükümette hiç uyum olmadı. Ancak son güne kadar uyumluyuz vurgusu yapıldı. Bu vurgunun bile defalarca vurgulanma ihtiyacı duyulması bile bir uyumsuzluk göstergesiydi. Keza bakanlar kurulunda olup biten birçok tartışma uyumun da olmadığını göstermekteydi. Hükümetin icraatları da ortada, vaatler ve icraatları değerlendirdiğinizde uyumlu bir hükümet tablosu göremiyorsunuz ifadesinde bulundu.

“Cumhurbaşkanlığı seçimi hükümet pazarlığının en önemli unsurlarının başındadır”

Halkın Partisi’nin, hükümetten, Cumhurbaşkanlığı seçimi için ayrıldığını savunan bir kesim olduğu konusuna da değinen Gündüz şunları kaydetti;

“HP için, Kudret Özersay için cumhurbaşkanlığı seçimi mutlaka masada ve gelecek planlarında olmazsa olmaz değişkinlerden biridir. Hükümet pazarlığının da en önemli unsurlarının başındadır. Tabi ki kimse cumhurbaşkanlığı seçiminde icraat yapamayan, bitik, kriz içindeki bir hükümetle gitmek istemez. Ancak neden sadece budur demek haksızlık olur. Çalışan, icraat yapan ülkeyi taşıyan bir hükümetle karşı karşıya olsak sorunun yanıtı “evet” olabilirdi. Ancak maaş ödeyebildiğine sevinen, bunu başarı olarak gören bir hükümet için bunu iddia etmek ciddi saflık.

 “Siyasal tarih açısından kurulmaması gereken bir hükümet kurduk”

CTP, HP, TDP ve DP’den oluşan koalisyon hükümetinin 14 aylık dönemi ve başarılıdır denilebilecek bir nokta olup olmadığı konusunda fikirlerini açıklayan Gündüz, sosyolojik olarak da siyaset bilimi açısından da siyasal tarih açısından da kurulmaması gereken bir hükümet kurduk. 4’lü diye bir model icat ettik. Bırakın bizim gibi siyasal düzeni kaotik bir toplumu demokratik ciddi hukuk devletlerinde bile sürdürülmesi mümkün olmayan bir hükümet macerası yaşadık. 

Defalarca vurgulanmasına rağmen 4’lü ya bu modelin yaşayabileceğine inandı ya da kendi kendilerini telkin ederek birbirlerini inandırdılar. Onlarca vaat verdiler.

Tahribat; yine toplumsal hayal kırıklığı, yine geleceğe yönelik toplumu umutsuz bıraktılar. Yine kötüye gidişin düzelebileceği umutlarını tahrip ettiler. Özellikle CTP ve TDP hükümette kalma konusunda en hevesli partiler durumunda olarak en iyi yapabildikleri muhalefet etme inandırıcılıklarını da tehlikeye soktular. Bu vakitten sonra kürsüde ne kadar inandırıcı ve etkili olabileceklerini göreceğiz.

“YDP dışında hiçbir partinin erken seçime cesaret edebileceği ihtimalini vermem”

Erken seçim konusunda şu anda hükümet dışı kalacağı belli partiler özellikle ciddi hedef olan DP kanadının bunu sıklıkla dillendireceğini düşünüyorum diyen Gündüz,  hatta belki müdahalelerle bunu zorlayacaktır.Bir de UBP ile HP mutlaka sıkı bir pazarlığa girecekler. Birbirlerine çok da muhtaç olmadıklarını belirtmek anlamında onlarda “olmazsa erken seçime gideriz, bu hükümeti taviz verecek kadar da çok istemiyoruz” diyebilirler.

Ancak YDP dışında hiçbir partinin erken seçime cesaret edebileceği ihtimalini vermem. Blöften, gündem değiştirmeden, pazarlık kozu olarak kullanmaktan öte samimi girişim ve istekler olmayacaktır bunlar.

YDP de durum farklı. Potansiyelini günden güne yükselten tek parti, seçimden daha iyi bir konumda olan tek parti olduğunu düşünüyorum açıklamasında bulundu. 

“Ekonomik Protokolden çok protokolün gereklilikleri yerine getirilebilecek mi sorusu burada sorgulanmalı”

Ülkemizde nasıl bir siyaset anlayışı olması gerektiği konusunda görüşlerini aktaran Gündüz, halk icraat bekliyor ancak siyaseten gereğini yapmıyor. O yüzden yozlaşa yozlaşa kritik etme zorluğu çektiğimiz bir siyasal gariplik var. Nasıl düzelir sorusuna cevap verebilecek biri varsa ben de dinleyip öğrenmeye hazırım. Çok da merak ediyorum. Ancak benim aklım ve bilgi sınırım buna yetmez.

Ekonomik Protokolden çok protokolün gereklilikleri yerine getirilebilecek mi sorusu burada sorgulanmalı.Defalarca protokol imzaladık, söz verdik, parayı aldık, gereğini yapmadık. Ya da yapılması gereken zaman geldiğinde bıraktık gittik. İmzamıza bile sahip çıkamadık. Şimdi muhtemelen protokolün karşı tarafı önce icraat sonra kaynak diyecek. Beklenen icraatlar de toplumda can acıtıcı icraatlar olacak. Seçim de var. Yapılabilecek mi? Bunlar da önümüzdeki dönemin zorlukları. 

Net olan yeni bir hükümetin sorunları hemen çözemeyeceği. Böyle bir beklenti içine girilmemesi lazım zira böyle bir bahar havası yaşanmayacak diyerek sözlerine son verdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner19

banner3

banner18