'PAHALILIK, GÖSTERİLENİN 2 KATI KADAR'

'PAHALILIK, GÖSTERİLENİN 2 KATI KADAR'
Candan MERT

 

“2018 sonunda bütçe açığı patlayacak”

 “Maaş artışı eşit standartlarda yapılmalı”

“Hayat pahalılığı herkese yansıyor”


Başbakanlık Devlet Planlama Örgütü(DPÖ)’nden açıklanan verilere göre,  2018 yılı Haziran ayı enflasyon oranında (Tüketici Fiyatları Genel Endeksi), bir önceki aya göre yüzde 2.94, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 12.11, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19.41 değişim gerçekleşti. Türkiye’nin Haziran ayı enflasyonuna bakıldığında ise 2.61 rakamı ve KKTC ile arasındaki fark karşımıza çıkmakta. Bunun yanında hayat pahalılığının giderek artışı ve bu artışın maaşlara yansıması bağlamında ülkemizde bulunan sıkıntılar, hem kamuyu, hem de özel sektörü zor durumda bırakıyor.

Ekonomist Levent Hızal, Haberal Kıbrıslı’ya yaptığı özel açıklamasında Türkiye ve KKTC’nin enflasyon oranlarını değerlendirirken, bu oranların maaşlara yansıması ve hayat pahalılığı bağlamında kamu ve özel sektörde yapılması gereken düzenlemelerden bahsetti.

“Maaş artışı eşit standartlarda yapılmalı”

Ekonomist Levent Hızal, KKTC’de hayat pahalılığının 6 ayda yüzde 12.11 olduğunu ve yasaya göre 6 ayda 1 maaşlara yansıtıldığını ifade ederken, Temmuz maaşlarına hayat pahalılığının yansıyacağını dile getirdi. Bunun getirisinin her kamu çalışanına ayrı olduğunu belirten Ekonomist Hızal, müsteşara yaklaşık bin TL, yeni üniversite mezunu olup işe girene yaklaşık 250 TL olarak yansıdığını aktarırken, yüzdesel olmasından dolayı bu oranlarda yansıdığını kaydederken, ülkedeki kamuda çalışan herkesin eşit standartlarda marketten alışveriş yaptıklarına ve bu oranların eşit tutulması gerektiğine dikkat çekti. Bu çerçeveden bakıldığında bu eşitsizliğin ‘az alan ve çok alan arasındaki bacak’ denilen gelir dağılımının bozulmasına sebep olduğunu vurgulayan Ekonomist Levent Hızal, “Kişisel görüşüm; kamu maliyesine yük getirmeyecek şekilde herkese eşit standartlarda maaş artışı yapılması, düşük ya da yüksek maaş alanların da korunmasına vesile olup, alım gücünü arttıracaktır. Ancak bunu hükümetimiz yapmadı” dedi.

“Pahalılık, gösterilenin 2 katı kadar”

Belirtilen verilerin piyasaya yansıyan ve piyasa içerisinde hissedilen veriler olmadığını dile getiren Ekonomist Levent Hızal, markette alışveriş yaparken veya her türlü mal-hizmet alınırken, minimum yüzde 25 hayat pahalılığının olduğunu vurguladı. Devlet Planlama Örgütü(DPÖ)’nün kendi verilerinin yüzde 12.11 çıktığını ve arada dar gelirli ve tüm kamu çalışanlarının yüzde 15’e yakın bir kaybının bulunduğunu ifade eden Levent Hızal, özel sektör açısından bakıldığında her 6 ayda bir asgari ücretin revize edilmesi gerektiğini ve Temmuz ayında olmamıza rağmen bir artış yapılmadığını kaydederken, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yeniden toplanma haberinin de bu noktada olumlu bir haber olduğunu dile getirdi. Hızal, asgari ücret bağlamında ne çerçevede artış olacağının merak edildiğini belirtirken, “Gönül ister ki asgari ücretliye yüzde 12.11’den daha fazla yansısın, çünkü gerçek hissedilen artış yüzde 25 oranında, yani yaklaşık 2 katı kadar bir pahalılıkla karşı karşıyayız” dedi. Hükümetin bunu asgari ücretliye hızlı bir şekilde yansıtması gerektiğini ifade eden Ekonomist Levent Hızal, yılda 2 defa komisyonun toplanarak bu kararı ürettiğini ve asgari ücretlinin dışlanmamasının şart olduğunu dile getirdi.

“2018 sonunda bütçe açığı patlayacak”

Yüzdesel olarak verilen maaş artışlarının sebep olduğu ve yüksek maaş alan ile düşük maaş alan arasındaki ‘uçurumu’ azaltmak adına kamuda herkese eşit maaş artışının yapılması gerektiğini ancak yapılamadığını vurgulayan Hızal, “Kamu çalışanları Temmuz sonunda maaşlarını artışlı alacaklar ancak asgari ücretli ile ilgili yüzde 12.11 nezdinde bakılarak değil, minimum 350 TL artışın yapılması gerektiğini düşünüyorum; çünkü yapılan artışlar hayat pahalılığını karşılamıyor” ifadelerini kullandı. Bu çerçevede asgari ücretin minimum 2 bin 700 TL olması gerektiğinin altını çizen Ekonomist Levent Hızal, “Bu piyasadaki gerçek hayat pahalılığını yansıtmıyor” dedi. Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın hayat pahalılığı oranının 2 ayda 1 yansıyacağını söylediğini anımsatan Levent Hızal, bu oranın 2018 bütçesi toplanırken yanlış öngörüde bulunulduğunu ve yıllık artışın yüzde 9-10 aralığında olarak öngörüldüğünü kaydederken, “Fakat 6 ayın sonunda biz yüzde 12.11’i gördük. Demek ki yılsonu hedefi yaklaşık yüzde 22-23’lerde bir hayat pahalılığı şeklinde öngörürsek, bu sefer bütçe açığının 350-400 milyon aralığında olacağını söyleyebiliriz. Maliye Bakanı bunu nasıl karşılayacak? Türkiye’den mi tedarik edilecek yoksa ek vergi mi getirilecek? Ek vergi getirilirse bunun yansıması hayat pahalılığını çok daha fazla etkileyecek, ekonomideki tüm çarkların durmasına sebebiyet verecek; bununla ilgili vatandaşlar olarak izliyor, takip etmeye çalışıyoruz ancak bir açıklama göremiyoruz. Bütçe açığının da 2018 sonunda patlayacağını şimdiden görebiliyoruz” ifadelerini kullandı.
Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 11:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3