“Naylon poşetler besin zincirimizi  kirletiyor” 

1 Aralık 2018 tarihinden itibaren ülkede çok önemli bir karara imza atıldı. Yasal prosedür tamamlandı, gerekli bildirimler yapıldı ülke genelinde marketlerde poşetin 25 kuruşa satılmasına karar verildi. Bu uygulama ile ilgili bir çok kesimden olumlu ya da olumsuz tepkiler geldi. Haberal Kıbrıslı Gazetesi köşe yazarı Hakan Oran poşetlerin ücrete tabi tutulmasını değerlendirdi. Oran, 15 dakikalığına tek sefer kullanıp attığımız bu, naylon poşetlerin sadece %1’i geri dönüştürülür, %99’u doğada kalıyor. Bu  poşetler bozulmaya başladıklarında, çevreye zararlı kimyasallar yayıyor ve besin zincirimizi yavaş yavaş kirletiyorlar dedi.

“Naylon poşetler besin zincirimizi  kirletiyor” 
banner23

1 Aralık 2018 tarihinden itibaren ülkede çok önemli bir karara imza atıldı. Yasal prosedür tamamlandı, gerekli bildirimler yapıldı ülke genelinde marketlerde poşetin 25 kuruşa satılmasına karar verildi. Bu uygulama ile ilgili bir çok kesimden olumlu ya da olumsuz tepkiler geldi. Haberal Kıbrıslı Gazetesi köşe yazarı Hakan Oran poşetlerin ücrete tabi tutulmasını değerlendirdi. Oran, 15 dakikalığına tek sefer kullanıp attığımız bu, naylon poşetlerin sadece %1’i geri dönüştürülür, %99’u doğada kalıyor. Bu  poşetler bozulmaya başladıklarında, çevreye zararlı kimyasallar yayıyor ve besin zincirimizi yavaş yavaş kirletiyorlar dedi.

1 Aralık itibari ile marketlerde naylon poşetler 25 kuruşa satılacak. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 280 milyon ton plastik üretiliyor ve üstelik, bu miktar her geçen yıl artıyor. Üretilen plastiğin üçte biri polietilenden oluşuyor ve doğaya büyük oranda zarar veren bu ürün, denizlerdeki plastik atıklarda en çok rastlanan madde. Karada 800, denizde 400 yılda yok oluyor. Bu  sayısal değerler aslında bugün yaşadığımız birçok çevresel felaketin nedeni,15 dakikalığına tek sefer kullanıp attığımız bu naylon poşetlerin sadece %1’i geri dönüştürülür, %99’u doğada kalıyor. Bu poşetler bozulmaya başladıklarında, çevreye zararlı kimyasallar yayıyor ve besin zincirimizi yavaş yavaş kirletiyorlar.

Toprakta başlayan kirlenme suyumuzu ve topraktan çıkan tüm gıdayı zehirliyor. Bunun yanı sıra, naylon poşet üretimi henüz tüm dünyanın ve bizimde ihtiyacımız olan petrol ve doğal gaz gibi yenilenemeyen enerjinin git gide azalmasına neden oluyor. Ağaçların dallarında sallanıyorlar, nehirleri kirletiyorlar, çitlerde asılı kalıyorlar, konalizasyonları tıkıyorlar, hayvanların boğazlarını tıkayıp boğularak ölmelerine neden oluyorlar. Doğal görünümün bozulmasına neden oluyorlar. Çevreyi düşüncesizce naylon poşetlerle kirlettiğimizde, hayvanların yaşamına da korkunç zararlar vermiş oluyoruz. Antarktika´dan  Kuzey Denizi´ne, Hawaii´ye değin dünyada hemen hemen her deniz kuşunun midesinde plastik atık bulunuyor. Deniz hayvanları genellikle denize atılan poşetleri yiyecek sanıp yiyorlar, bu da onların sindirim sistemlerinde bozulmaya yol açarak ölümlerine bile neden olabiliyor. Dünya Doğa Vakfı’na göre naylon poşetlerden ötürü her yıl 100,000’in üzerinde balina, fok, su kaplumbağası ve kuş ölüyor. Markete her gidişinizde yanınızda çantanızı götürebilirsiniz veya her defasında naylon poşet alıp, yukarıda yazılan zararlara sebep olmaya devam edebilirsiniz. Bu aslında bir gönüllülük meselesi ve karar sizin.

Bunun çevre adına faydası olacak mı? Başka nelerin yapılması gerekiyor.

Yalnız Türkiyede piyasa büyüklüğü 1.5 milyar dolar. Birçok kesim bunun en başta marketlere fayda sağlayacak bir uygulama olduğunu düşünüyor. Haksız değil vatandaş. Çünkü ülkemizin sorunlarına çare üretmesi gereken siyasetçiye güven azalmış.Hatta hiç yok denilebilir.Bu konuda siyasetçinin söyledikleri ne yazık ki vatandaşın bir kulağından girip diğerinden çıkıyor. O zaman yapılması gereken ne? Vatandaşın inanıp, dünyanın ne yaptığınada bakıp buna sahip çıkması. Birçok ülke bu konuda önlemler alıyor. Bizimde bir yerden başlamamız şart. Sonuçlarını 3-5 ay içinde alacağız. Öncelikle vatandaş inanmasa da elinden geldiği kadar bu uygulamaya katkı koymalı. Hükümet bu uygulamayı kontrol ve denetimine almalı ve öncelikle marketleri denetlemeli. Önemli olan farkındalık yaratmak. Naylon torba yerine eskiden olduğu gibi bez torba kullanımını teşvik etmek, alışkanlık haline getirmek. Bu arada hükümet tarafından teşvik edici başka yöntemlerde hayata geçirilebilir. Naylon poşet değil vatandaşa doğada çözünen poşet ya da kağıt poşet veren marketlerin vergilerinde indirime gidebilir.

Manav bölümlerinde kağıt poşet  uygulamasının uygulamaya geçirilmesi  zorunlu. İnsanlar elma armutla deterjanı ayni çantaya yan yana koymamalı. Bunun içinde devletin teşvikleri önemli.

Bunu ben bir geçiş süreci olarak görüyorum. Bu uygulamanın başında bulunanlarında böyle düşündüğüne inanıyorum. Bundan sonraki adım Belediyelerin altyapılarına katkı sağlanarak tüm evsel kaynaklı plastik atıkların(cam, plastik,metal,kağıt-karton) kaynağında ayrı toplanması sağlanabilir. Avrupa birliği çevre ve deniz kirliliğini önlemek için tek kullanımlık plastik ürünlerin yasaklanmasına ilişkin bir tasarı sundu. AB nin tasarısı kulak temizleme pamuğundan pipete plastik çatal bıçaklardan içecek karıştırıcılarına ve balon çubuklarına kadar bir çok ürünün yasaklanmasını öngörüyor. Bizde de bir sonraki adım bu olabilir..Yoksa sokaklarımız denizlerimizde naylon poşetler azalır ama plastikler artmaya devam eder.

Plastik torbaların yok edilmesi için çöplüklerde yakılması halinde çıkan gazlar ölümcül.  Plastik güneşe veya ısıya duyarlı. Işık plastikte kimyasal değişime yol açıyor. Zaman içinde zehirli petro-polimerler oluşuyor. İçindeki polimer maddeler yağ ile çözünüp kansorejen maddeye dönüşüyor. Son yıllarda kanser hastalarının artışının en büyük etkilerinden birinin aşırı plastik kullanımı olduğu söyleniyor.

Denizlere her yıl milyonlarca kilo plastik torba atılıyor. Dünya yüzeyinin bir plastik çöplüğüne dönüşmemesinin bir önemli nedeni, deniz diplerinin çöplük olarak kullanılması. Ocean Conservancy örgütünün tahminlerine 10 yıl içinde denizlerdeki plastik atık miktarı 250 milyon tona ulaşacak ve 2050 yılı itibariyle denizlerde balıktan çok plastik olacak

Vatandaşa mesajınız nedir?

Bu konuda bilgi sahibi her bir vatandaşımız. Halkı bilgilendirmeli ve bu alışkanlığın yerleşmesi için teşvik edici olmalıyız.

Plastik torbalar ışık altında kimyasal çözülmeye uğruyor. Zaman içinde daha küçük ve daha zehirli petro-polimerlere bölünüyor. Toprağı ve suyu zehirliyor. Plastik torba atıklarından kaynaklanan mikroskopik zehirli parçacıklar besin zincirine giriyor. Doğal hayatı ve canlıların hayatını olumsuz etkiliyor. Hastalıklar artıyor. Çözüm, plastik torba kullanımının yasaklanmasıdır. Şimdi yapılanı destekliyoruz. En azından bir başlangıç. Plastik poşet kullanımını azaltacağını düşünüyoruz.

Sonrasında yapılması gereken Plastik torba yerine kağıt torbalar veya bez torbalar kullanımıdır. Dünyada bu yönde gelişmeler var.

Bir çok ülkede, bazı şehirlerde plastik torba kulanımı yasaklandı veya vergilendirilerek plastik torbanın fiyatı artırıldı. Böylece kullanıcılar caydırıldı. Öncelikle halkın plastik torbanın hem doğaya hem canlıların sağlığına zararı konusunda bilgilendirilmesine önem vermemiz lazım. Halk bilgilendirilir bu arada hükümet de gereken caydırıcı tedbirleri uygulamaya koyar ise belki de yasaklamaya gerek kalmadan kâğıt ve bez torbaya geçiş sağlanabilir.Bu süreçte Biliçlendirme çalışmaları daha önemli.Örneğin yapılan hesaplamalar ,poşetleri tekrar kullanarak haftada 5 ,ayda 20 ,yılda 240 adet ve ortalama bir  yaşam süresinde 15 bin  adet poşet tasarruf edebileceğimizi gösteriyor.Her 5 haneden  1 i bu şekilde hareket etse 255 milyon  adet poşet tasarruf etmiş olacağız.KKTC de DPÖ kaynaklı verilere göre, ülkemizde  toplam konut sayısı 136 bin. Ancak sayımda 85 bin civarında konutta yaşam olduğu tespit edilmiş. KKTC’ de 85  000  dolu konut olduğunu düşünürsek. Her hanenin haftada 5 adet yılda 240 adet plastik torba kullandığı varsayılsa tüm ülkede haftada 425 000  adet, yılda 20 milyon 400 bin adede yakın plastik torba kullanıldığı ortaya çıkar.Evimizde haftada yalnızca 2 torba daha az kullanırsak yılda çöpe ve doğaya en azından 100 torba ,ülke olarak 8.5 milyon naylon daha az atmış olacağız.

Sizce de denemeye değmez mi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner1

banner3

banner18