MÜŞAVİRLİK YASASININ SON HALİ, İLK KEZ KONUŞTULAR!

MÜŞAVİRLİK YASASININ SON HALİ, İLK KEZ KONUŞTULAR!
Candan MERT

 

Fırat: “Müşavir olup yatma gibi bir isteğimiz yok”

Üresin: “Maç oynarken kural değiştirdiler”

Çorba: “Görevimizde mesai saatimiz yok”

Müşavirlik yasasının son hali, ‘müşavirliğin yaratılmayacağı’ biçiminde gösterilirken, bu çerçevede görevden alınanlar işsiz konumuna düştüklerini belirterek, müşavirlik statüsünde de olmadıklarını, maaş alamadıklarını ve mağdur edildiklerini kaydetti. Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Eski Orman Dairesi Müdürü Dr. Altay Fırat, Lefke bölgesi Eski Kaymakamı Halil Çorba ile Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Resmi Kabz Memuru Halis Üresin, 14 Mayıs’ta seçim yasaklarına girmeden önce bir gün önce görevlerinden alındıklarını ancak başka bir yere atanmadıklarını ve bu durumun Müşavirlik yasasına aykırı olduğunu kaydederken, mağduriyetleri bağlamında Haberal Kıbrıslı’ya konuştu.

Yasanın sakat bir yasa olduğunu belirten Dr. Altay Fırat, aynı zamanda doğru işletilmediğini savunarak, “Tek çözüm Daire Müdürlüklerinin atamasının Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından sınav sistemi ile yapılması” dedi.

“Devletin zarar görmesini istemedik”

Ayrıca, konu kapsamında mağdur olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Eski Özel Kalem Müdürü Özden Keser, yaşanan bir rahatsızlıktan ötürü herhangi bir açıklama yapamadı. Bunun yanında Dr. Altay Fırat, Halil Çorba ve Halis Üresin, 40 gün boyunca neden sustukları ve şimdi konuştukları konusunda değerlendirme yaparken, kendilerine bu durumun seçim yasaklarının ardından düzeleceğinin söylendiğini ancak hala hiçbir yetkilinin kendilerini rahatlatıcı bir açıklama yapmadığını söylediler. Buna ek olarak, bürokrat olarak basına bu gibi olaylar ile çıkıp devletin zarar görmesini istemediklerini aktaran Halil Çorba, 40 gün sustuklarını ancak herhangi bir maaş almadıklarından dolayı artık aileleri ve kendi durumlarının kötüye gittiğini ve bu mağduriyetleri bağlamında dile getirdi.

Fırat: “Müşavir olup yatma gibi bir isteğimiz yok”

Eski Orman Dairesi Müdürü Dr. Altay Fırat, 23 Haziran 2016 tarihinde Orman Dairesi Müdürlüğü’ne atandığını ve 13 Mayıs 2018’de görevden alındığını kaydederken, mağduriyetleri bağlamında konuyu yargıya taşıdıklarını ifade etti. Müşavirlik yasası yapılırken, paydaşların tümünün gelip yasada gerçekleştiği zaman yaşanabilecek sıkıntılar üzerinde görüş belirttiklerini dile getiren Dr. Altay Fırat, bunların meclisteki ilgili komite tutanağında bulunduğunu aktardı. Yasa içerisinde birçok kez değişikliğin yapıldığını ancak kendilerinin mağdur olacağı durumları ile ilgili kısımlara hiç dokunulmadığını belirten Altay Fırat, yasanın son halinin resmi gazetede yayınlanması ile yürürlüğe girdiğini söyledi. Kendilerinin müşavir olup da yatma taraftarı ve çalışmama gibi bir isteklerinin olmadığının altını çizen Dr. Altay Fırat, herhangi bir görev verildiğinde her zaman için o görevi yapmaya hazır olduklarını aktarırken, “Ancak görevden alma biçimi ve yasanın yapılış şeklinin hatalı olduğuna inanıyoruz. Zaten tam olsaydı biz bugün bu mağduriyeti yaşamayacaktık” dedi.

“Yasayı yapanlar yetkiyi aştı”

Yasa yapılırken özellikle Kamu Hizmeti Komisyonu’nun savunduğu bir savın olduğunu ve ‘Boşalan yerlere münhal verip, sınavla boş olan yerleri doldururum’ dediğini belirten Eski Orman Dairesi Müdürü Dr. Fırat, “Bir daire müdürünü görevden aldıktan sonra onu geri geldiği yere gönderme gibi bir yetkim yoktur diyor ancak yasa bu yetkiyi kamuya verdi. Yasayı yapanlar, görevi olmayan bir kamuya yetki vermekle yetkiyi aştılar” ifadelerini kullandı. Kendilerini seçim yasaklarının geçmesine 2-3 saat kala görevden aldıklarını ve bu durumun kendilerini kuşkulandırdığını söyleyen Dr. Altay Fırat, geçen yasaya göre görevden alınıldığı belirtilen kağıtla beraber başka bir göreve atamalarının haberinin de gelmiş olması gerektiğini ancak ‘bilinçli veya bilinçsiz’ biçimde yeni görev atamalarını almadıklarını vurguladı. Bu çerçevede kamunun ‘benim görevim değil’ dediğini belirten Dr. Altay Fırat, Maliyenin de ‘bana yazı gelmedikten sonra ödeme yapamam’ dediğini kaydetti.

Üresin: “İdari ihmalkarlık söz konusudur”

Bu çerçeveden yola çıkarak konuşan Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Resmi Kabz Memuru Halis Üresin, “Dolayısıyla bizi görevden alan idare olan Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanının idari ihmalkarlığı söz konusudur” dedi. Üresin, 2 aya yakın bir süredir ödenmediklerini ve işsiz konumda olduklarını ifade ederken, Maliye Bakanlığı’nda kendi adlarına herhangi bir talep görünmediği için de bakanlık tarafından da ödeme yapılamadığını dile getirdi. Yasa ile ilgili yapılan düzenlemede mevcut konumda 120 civarda müşavir konumunda olup da bu durumdan memnun olmayan şahıslar hakkında yapılan bir çalışmanın olmadığını kaydeden Halis Üresin, “Halihazırda çalışan 68 kişi üzerinde çalışma yapılmak istendi ancak başarılı olunamadı, 4 kişi olarak biz mağdur olduk, işsiziz” dedi. Yasanın ‘prematüre bir yasa’ olduğunu savunan Üresin, anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile yasa iptali için KAMU-SEN’in yargıya başvurduğunu kaydederken, kendi mağduriyetleri için de şahsi olarak dava açtıklarını dile getirdi.

“Komisyonun net görüşü mahkemede sunulacak”

Kendilerini görevden aldıkları gün farklı göreve başlatmadıkları için mağdur olduklarının altını çizen Halis Üresin, “Bizi işten almalarına kızmıyoruz, çünkü bu siyasi bir iradedir ve istesek de istemesek de saygı duymak zorundayız; ancak elimize işten alındığımıza dair tebliğ ulaştığı an yeni görev belirlemeleri, bu yeni görev yerinin yazısının da Maliye’ye verilmesi ve bakanlığın da ödemeyi bize yapması lazımdı,  bunu yapmadıkları için ödeneksiz pozisyonda kaldık.” dedi. Bu noktada ne Erhürman’ın, ne Özersay, ne de Akıncı’nın kendilerine bir cevap veremediğini kaydeden Üresin, “Akıncı, hükümet ile görüşüp, bu meselenin erken hallolması ve daha fazla mağduriyet yaşamamamız gerektiğini bize söyledi ancak o günden bugüne 1 ay oldu, ancak hiçbir ses yok” dedi. Yaptıkları bütün girişim ve görüşmelerde kendilerine siyasilerin seçim yasakları olduğu ve Kamu Hizmeti Komisyonu’nun bundan dolayı atama yapamadığının söylendiğini aktaran Halis Üresin, seçim yasaklarının ardından bu durumun düzeleceğini söylediklerini belirtirken, “Ancak komisyonun böyle bir görev yetki tanımı yoktur, görevlendirme, nakil ya da atama yapacağını düşünmüyoruz; bugünkü mahkememizde de bu beyanımızı ileteceğiz. Kamu Hizmeti’nin yazılı ya da sözlü net görüşü bugünkü mahkemede ortaya çıkacak” ifadelerini kullandı.

“Maç oynarken, kural değiştirdiler”

Resmi Kabz Memuru Halis Üresin, kendi atandıkları şekildeki yasanın, ‘Maç oynanırken, kural değiştirmek gibi’ olduğunu ve yasanın geriye dönük çalıştırıldığına dikkat çekerken, bir yola girdiklerini ancak yolun sonundaki yere gelindiğinde ‘buraya değil, başka yere git’ dermişçesine bir tavrın sergilendiğini vurguladı. Bu durumun kabul edilir olmadığını savunan Üresin, “Evde oturan, çalışmayan müşavirlerin hiçbirine herhangi bir görev, yetki vermediler, onlar da bu durumdan hoşnut değildir. Kamuoyunda bu yönde yanlış algılar var, hiçbir müşavir arkadaşımız evde oturarak para almaktan mutlu değildir, bu mutsuzluk bizi idare edenlerin, hükümet edenlerin sorumluluğundadır” dedi. Konunun yargıya taşındığını anımsatan Halis Üresin, “Günün sonunda KKTC Yüksek İdare Mahkemesi’nin hakkaniyet çerçevesinde en doğru kararı vereceğine de inanıyoruz” dedi.

Çorba: “Görevimizde mesai saatimiz asla yok”

Konu bağlamında görüşlerini aktaran Lefke bölgesi Eski Kaymakamı Halil Çorba, kendilerinin atanırken eski yasaya göre atandıklarını ve mevcut konumdaki yasanın kendi zamanlarında olmadığını kaydederken, “Belki bu yasa bize belirtilseydi, biz bu görevi kabul etmeyecektik.” dedi. ‘Müşavirlik’ ya da ‘3’lü kararname ile atama’ denilen mevkiler için herkesin ‘amirsiniz, osunuz busunuz’ dediğini belirten Çorba, “Evet amirsiniz, ancak görevinizi layıkıyla yerine getirmenin en önemli koşulu, mesainizin asla olmamasıdır” dedi. Bütün atanan şahısların 3’lü kararname ile atandıktan sonra maaşlarının çok büyük bir fark göstermediğini ifade eden Halil Çorba, bu görevden kabul edilirken, ‘maaşım yükselsin’ zihniyetinin mümkün olmadığını dile getirirken, “Çünkü harcadığınız enerji, mesai, en önemlisi yüklenmiş olduğunuz sorumluluğun ekonomik bir bedeli yoktur. Dolayısıyla vatana hizmet için bu noktalara gelen insanların kafasındaki tek unsur; topluma değişik bir konumda hizmet etmektir, ama gel gelelim ki günün sonunda bu yasa değiştikten sonra bizim gibi mağdurlar ortaya çıkarıldı” ifadelerini kullandı.

“Devlet hiyerarşisini sarsacak bir yasa”

Kendilerinin bu devlet için bu kadar özverili çalışmalarından sonra gelinen bu noktayı hak etmediklerine inandığını kaydeden Lefke Eski Kaymakamı Halil Çorba, “Bu yasa yanlıştır söylemimizin altından insanlar ‘Bunlar müşavir olmak istiyor’ şeklinde bir algı oluşturuyor, ancak yanlış olan bu yasanın mağdurları olarak, daha sonra başkasının mağdur olmaması için uğraşıyoruz. Bu yasa, devlet hiyerarşisini sarsacak olan bir yasadır, çünkü 2 yıl sonra tekrar eski görevine döneceğini bilen alt kademeden üst kademeye alınan bir daire müdürü, hiyerarşik düzende bir hakimiyet kuramaz. Eğer müşavirliğin kaldırılması isteniyorsa, daire müdürlerinin atamalarının tamamıyla Kamu Hizmeti Komisyonu’nun inisiyatifine bırakılacak. Eğer hükümet, daire müdürlerinin atamasını yapmaya çalışırsa bu mesele çözülmez ve gittikçe daha büyük bir yara olur, bundan da hükümetler değil, devlet zarar görür.” dedi.

“Manevi olarak yaralandık”

Konular bağlamında konuşmasını sürdüren Eski Orman Dairesi Müdürü Dr. Altay Fırat, müşavirlik yasasının bir yara olduğuna dikkat çekerken, “O zaman meclise görev düşüyordu ve daha iyileştirici biçimde düzenlenmesi gerekiyordu. Ancak yasama yapan birim, yasayı geçirenler bunu kin ve nefret duyguları içerisinde yaptılar. 120 tane hiçbir iş yapmadan yatan müşavir, 68 de görevde olan, çalışan ve müşavir var; bir de müşavirliğe aday olanlar var. Ben olsam bu 120 müşaviri aktif hale getirip görev vererek çalıştırırdım, ancak bunlar ‘Hayır, yatmaya devam edecekler, bizim asıl işimiz sizinle’ diyorlar ancak biz de o yasanın içindeyiz. Erhürman’ın dediği bir laf var; ‘Haklı beklenti teorisine’ girdiğimize dair, biz de diyoruz ki, siz bizi 3’lü kararname ile atarken, belli bir yasa vardı ancak bu yasa bize söylenseydi, belki de istemeyecektik” dedi. Kendisinin yurtdışında 2 çocuğunu okuttuğunu ve hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarılmasının nedenini sorgulayan Dr. Fırat, “Bizim hiçbir şekilde evde oturalım da para kazanalım gibi bir derdimiz yok, tarafımıza basın yolu ile bu şekilde suçlamalar çok geliyor ancak böyle bir durum söz konusu bile değildir, biz hem maddi, hem de manevi açıdan çok yıprandık ve bu mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz” dedi.

“Daire şu an müdürsüz konumdadır”

Orman Dairesi’nin mevcut konumunda müdürsüz olduğunu belirten Eski Daire Müdürü Dr. Altay Fırat, “Yarın bir yangın çıksa sayın Şahali mi bunun hesabını verecek? Oraya da herhangi bir atama yapılmamış durumdadır.” dedi. Kendisi için ‘Coğrafya öğretmeni Orman Dairesi’nden ne anlar?’ denildiğini belirten Dr. Altay Fırat, kendisinin yer bilimci ve konunun uzmanı olduğunu kaydederken, aynı zamanda doktorasını da çevre üzerine yaptığını ifade etti.
Güncelleme Tarihi: 28 Haziran 2018, 09:03
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3