KKTC’ye Monaco Modeli

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan genelgeye göre, “Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğü” oluşturulacak. Koordinatörlüğün çok fayda sağlayacağını ifade eden isimlerden biride Dışişleri Eski Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu oldu. Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne konuşan Ertuğruloğlu, “yeni model doğru yapılmıştır destekliyorum” dedi.

KKTC’ye Monaco Modeli

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan genelgeye göre, “Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğü” oluşturulacak. Koordinatörlüğün çok fayda sağlayacağını ifade eden isimlerden biride Dışişleri Eski Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu oldu. Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne konuşan Ertuğruloğlu, “yeni model doğru yapılmıştır destekliyorum” dedi. Geçmiş dönemlerde ortaya attığı Monako modeliyle ilgili de açıklama yapan Ertuğruloğlu, “benim o dönemde gündeme getirdiğim sadece Monako modeli değildi. O dönemde söylemeye çalıştığım, seçeneksiz olduğumuzu iddia edenlere karşı tam tersine çeşitli alternatiflerimizin var olmasıydı. Bu alternatiflerden bir tanesi de Monako modelidir, diğeri Kosova modelidir, bir diğeri de Tayvan modelidir” dedi. 

“Seçeneksiz Değiliz”

Dışişleri Eski Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “benim o dönemde gündeme getirdiğim sadece Monako modeli değildi. O dönemde söylemeye çalıştığım, seçeneksiz olduğumuzu iddia edenlere karşı tam tersine çeşitli alternatiflerimizin var olmasıydı. Bu alternatiflerden bir tanesi de Monako modelidir, diğeri Kosova modelidir, bir diğeri de Tayvan modelidir. Çeşitli seçenekler saydım. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ayrı, bağımsız, egemen bir devlet olarak tanınması da bir siyasi seçenektir. Çünkü bugüne kadar öyle bir politika güdülmedi. Yeni yeni ayrı, bağımsız, egemen devleti savunan kesimler konuşmaya başladı. Yani özetle şunu söylemeye çalışıyorum: 2017’de Monako modeline atıfta bulunan benim evet. Fakat sadece Monako modelini gündeme getirmemiştim. Dediğim gibi çeşitli alternatiflerimizin olduğunu söyleyip bunlardan bir tanesinin de Monako modeli olduğunu söylemiştim” şeklinde konuştu.

“Doğru Yapılmıştır Destekliyorum”

Ertuğruloğlu,  “son derece olumlu bir adım olduğunu düşünüyorum. İlişkilerimizin çok daha sağlıklı bir şekilde gelişmesi, yürütülmesi, koordineli bir şekilde gerçekleşmesi için ve önümüzdeki süreçlerde uygulanması gereken politikaların sağlıklı bir şekilde planlanıp hayata geçirilmesi için kaçınılmaz bir modeldir. Doğru yapılmıştır, destekliyorum” ifadelerini kullandı.

“Haklarımızdan Asla Taviz Vermeyiz”

Doğu Akdeniz ile ilgili konuşan Ertuğruloğlu, “bu da yeni bir konu değil. Kaç yıldan beri, her geçen gün biraz artan oranda gelişmekte olan bir olaydır. Başından beri söylediğimizi söylemeye devam ediyoruz ve sadece söylemekle de değil icraatlarımızla da kanıtlamaya devam ediyoruz. Doğu Akdeniz’de, Türkiye’yi ve Kıbrıs Türkünü dışlayan hiçbir proje asla başarılı olmayacaktır. Türkiye, ne Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarlarını ve sorumluluklarını ne de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk Halkının çıkarlarını Rum tarafının, tüm ada ve çevresi sadece kendi malıymış, kendinin hükmünde olan bir coğrafyaymış gibi harcamasına izin vermeyecektir. Yıllar önce Amerika’da bir sivil toplum kuruluşunda yaptığım konuşmada soru sorulmuştu: “Siz Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkünün, Rumların bunu yapmasına izin vermeyeceğini söylüyorsunuz ama Rum tarafı bu hareketlerinde, bu politikalarında ısrarla devam ederse ne olur?” O zaman da “Gerekirse vurulur” diye bir yanıt verdiğimi hatırlıyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yer yerinden oynamıştı. Bunu söylememin nedeni vurmanın gerçekleşmesini arzu ettiğimden değildi ama kararlılığımızı vurgulamak adına onu söylemiştim. Türkiye Cumhuriyeti bu coğrafyanın devasa bir aktörü olarak yasal olarak da, hukuken de son derece haklı olduğumuz bir konuda Rum tarafının bu pervasızlığı karşısında geri adım atacak bir ülke değildir. Eğer sıcak çatışma noktasına da gidilecekse bunun sorumlusu Türk tarafı değil Rum tarafı olur. Bunun mesajını vermek için bunu söylemiştim. Ama o zaman da dediğim gibi kendi içimizde sözde çözümcüler diye kendilerini tanıtmaya çalışan kesim beni eleştirme moduna geçmişlerdi. Şimdi geldiğimiz noktada maalesef “Sıcak çatışma gündemdedir” yorumlarının yoğun bir şekilde yapıldığı bir ortama geldik. Yani benim dediğime geldik. Ama ben yine de sıcak bir çatışmanın olabileceğini düşünmüyorum. Türk tarafı kararlılığını koruduğu sürece Rum tarafının ve onu destekleyenlerin Türkiye ile bir sıcak çatışmayı kesinlikle göze almayacaklarına inanıyorum. Dolayısıyla yaşanan süreç Türk tarafının kararlılığını test etme sürecidir. Sonuna kadar haklı olduğumuz bir durum söz konusudur. Kesinlikle bir adım dahi geri adım atmama politikamızı sonuna kadar korumamız gerekir. Kaybedecek değil kazanacak olan biz olacağız. Rum tarafı da aklını başına toplar, bizlerin önerileri doğrultusunda hareket ederse, onlar da kazançlı çıkacaklarını görebilmeliler” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner19

banner3

banner18