KKTC'de Kaçak Et Huzursuzluğu...

KKTC'de Kaçak Et Huzursuzluğu...

Res-Bir “Kaçak Eti Ancak Kontrollü İthalat Durdurur ”


Naimoğulları “Girdi Maliyetleri Düşürülmezse Fiyatlar Düşmez”


Güney Kıbrıs’tan KKTC’ne yapılan et kaçakçılığı zehir kaçakçılığının önüne geçmiş durumda.

Güney Lefkoşa’nın tanınmış Maronit kasabından alınan bilgiye göre; Kıbrıslı Türk restoran sahipleri ve kasapların yanı sıra halkın kendi aylık ihtiyaçları için yaptıkları alışverişler de hesaba katıldığında Güney Lefkoşa’dan KKTC’ne her ay 6 bin kilonun üzerinde kaçak et geçiyor. Ağırlıkla kemiksiz dana, kuzu eti, ciğer ve şeftali kebabı için domuz bannasından oluşan kaçakçılık ve kayıt dışılıktan devletin kaybı kaybı kilo başına 20-25 liradan hesaplandığında ayda 120 bin ile 150 binTL arasında değişiyor.

Güney’de 4 ile 6 euro arasında değişen yani 20 – 30 TL fiyatla satılan kemiksiz dana ve kuzu fiyatları KKTC’de 50  ve 60 lira arasında değişince müşteri çeşitliliği de arttı. Kolay kazanç hırsı kasaplar ve orta ölçekli restoran ve otelleri sarınca  kaçak et yakalandığına ilişkin haberler nerdeyse rutine döndü. Et Kaçakçılarının bir yandan Güney’den alınan etlere izinsiz KKTC Belediyelerinin mühürünü  vuracak kadar açıkgöz, yakalanınca bunları fakir fukaraya verecektim diyecek kadar pişkin oldukları günler yaşıyoruz…

Peki vergisini ödeyerek müşterisine hijyenik koşullarda temiz düzgün et sunan kasaplar, restoran ve otel sahipleri ile kasaplardan alış veriş eden vatandaşın suçu ne ?

Gelen giden hükümetlerin seyirci kaldığı, üreticinin sert tepkisinden korkan eyyamcı siyasilerin yan yatarak seyrettiği bu kaçak et olgusunu kim ortadan kaldıracak ?

Haberal Kıbrıslı olarak en basit hesapla üreticinin maliyetlerine yönelik kaynağından yapılacak yıllık 1.5 – 2 milyon liralık teşvik bunun yanı sıra Güney Kıbrıs ve Akdeniz çanağında turizmle iştigal eden orta ölçekli malta gibi birçok ülkenin yaptığı kontrollü ithalat bu sorunu kökünden çözebilir. Üstelik bu teşvik rakamı Güney'den rutine binen kaçak etten oluşan zararla eşdeğer..

Devlete olan güveni de sarsan, adalete olan inancı da yok eden, sınır kapılarında görev yapan her memur ve polisi haksız yere zan altında bırakan Kaçak Et için hak ve adalet ilkesi ile yola koyulan 4’lü koalisyonun Başbakanı, Başbakan Yardımcısı tarım Bakanını göreve davet ederken zehir tacirlerini bile sayısal anlamda geride bırakan Kaçak Et olgusu konusunda ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşleri şöyle:

RES-BİR başkanı Ercan Küçük “ Akıl olarak ne Türkiye hükümetinden ne de Güney Kıbrıs Rum Yönetiminden geri olamayız. Onlar kontrollü şekilde et ithalatını serbest bıraktılar. Bir yandan üretimi teşvik ederken diğer yandan et açığını ithalatla gideriyorlar. Hal böyle olunca fiyatlar da vatandaşın alım gücüne geriliyor. Düşünün Güney’i yılda 2 milyon turist ağırlıyor, hem ithalat yapıyor hem de yerel fiyatları bizden 2-3 kat ucuz…Lütfen artık şapkamızı önümüze koyalım ve bu utanç verici duruma son verelim..Bu sektöre yıllardır yatırım yapan hem halkımıza hem de yabancı konuklarımıza en iyi hizmeti sunmaya çalışan yüzlerce yatırımcı kardeşimize daha fazla haksızlık etmeyelim..ortak akıl ve biraz da cesaret bu sorunu ortadan kaldırır”

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğluları yıllardır et kaçakçılığının önüne geçilemediğini,  Güney Kıbrıs’taki tarım ve hayvancılık politikaları, Türkiye’deki politikalar ve Avrupa’daki politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, Güney ve Kuzey arsındaki dengenin kurulabilmesi için üretimin artırılması gerektiğini söylüyor.

Üretimin azaldığı ve girdi maliyetlerinin yüksek olduğu bir ülkede üretimin ucuzlatılmasının mümkün olmadığını ilk önce üretimin desteklenmesi gerektiğini, akaryakıt ve su girdisine kadar tüm maliyetlerin desteklenmesinin şart olduğunu, ülkede suyun 6-7 liraya satıldığını anlatan Naimoğluları, talebe göre değil, ülkedeki ihtiyaca göre değil, ihracat noktaları da düşünülerek üretimden kopmamak gerektiğini belirtti.

Ülkede et ihtiyacının ne olduğunun rakamsal olarak bilinmesi gerektiğini  kasabın dahi ne kadar hayvan ihtiyacı olduğunun bilinmediğini ifade eden Naimoğluları, “Devlet maliyetleri desteklemeli, Güney Kıbrıs’ta birlikler ve kooperatifler et piyasasını kontrol eder, devletin maliyetleri destekler, üretim maliyetlerinin düşürüleceği bir sistem yaratılmalı, hayvancılık politikası önemlidir. Üretim artacak, işsizlik azalacak, talebin karşılanacağı bir üretim yapılmalıdır. O zaman Güney Kuzey dengesi sağlanmış olur” şeklinde konuştu.
Güncelleme Tarihi: 10 Mart 2018, 09:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3