KKTC'DE 'DEMOKRASİ' SKANDALI!

KKTC'DE 'DEMOKRASİ' SKANDALI!
Candan MERT

 

Hala Sultan İlahiyat Koleji Okul Aile Birliği, başörtülü öğrenci fotoğrafının yer aldığı diplomaların imzalanmadığı gerekçesiyle Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı önünde eylem yaptı. Yapılan eylemde imzasız diplomaları ile mağdur öğrencilerin yanında, siyasilerden Yeniden Doğuş Partisi(YDP) Genel Başkanı Erhan Arıklı ile Genel Başkan Yardımcısı Bertan Zaroğlu da bulunurken, başörtülü öğrencilerin diplomalarının imzalanması amacıyla eyleme destek vererek basın açıklamaları yaptı.

Yetkililerden aldığımız son bilgilere göre, Hala Sultan İlahiyat Koleji mezun öğrencilerinden 21 Haziran günü diplomasını alamayan öğrenciler için özel bir tören düzenlenecek ve bu tören 23 Haziran Cumartesi gecesi gerçekleşecek.

Konu ile ilgili Hala Sultan İlahiyat Koleji Okul Aile Birliği Başkanı Hikmet Kaynarca, YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, Genel Başkan Yardımcısı Bertan Zaroğlu ile mağdur öğrenci ve onlara destek olan öğrenciler eylem alanında Haberal Kıbrıslı’ya açıklamalarda bulundu.

Özyiğit miting alanına gelmedi

Ayrıca, miting alanında ‘Bakan aşağı insin’ söylemleri ile Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit’i ya da herhangi bir yetkiliyi öğrencilere açıklama yapması amacıyla çağıran Hala Sultan İlahiyat Koleji öğrencileri ve eyleme destek veren insanlar, karşılarında muhatap olarak birini bulamayınca Okul Aile Birliği Başkanı Hikmet Kaynarca’ya gelen bir telefon sonrası Okul Aile Birliği yönetimi Başbakan Tufan Erhürman ile görüşmek üzere Başbakanlığa çağrıldı ve konu bağlamında olumlu bir görüşme gerçekleşti. Görüşme içerisinde gelen bir telefon ile 12.45 sıralarında Milli Eğitim Bakanlığı’ndan diplomaların imzalanarak Hala Sultan İlahiyat Koleji müdürü Ali Yaman’a gönderildiği ve bu bağlamdaki sıkıntıların giderildiği ifade edildi.

Yetkililerden aldığımız son bilgilere göre, Hala Sultan İlahiyat Koleji mezun öğrencilerinden 21 Haziran günü diplomasını alamayan öğrenciler için özel bir tören düzenlenecek ve bu tören 23 Haziran Cumartesi gecesi gerçekleşecek.

Kaynarca: 53 kapalı öğrencimizin diploması imzasızdı

Konu bağlamında Haberal Kıbrıslı’ya konuşan Hala Sultan İlahiyat Koleji Okul Aile Birliği Başkanı Hikmet Kaynarca, 21 Haziran mezuniyet gecesinde buruk bir sevinç yaşadıklarını kaydederken, 4 yıl boyunca bu okulda eğitim gören çocukların diplomalarının imzalanmadığını ve bu çocukların hayal kırıklığına uğradığını dile getirdi. Bakanın kendilerine sürekli ‘çağdaş eğitim, bilimsel eğitim’ dediğini belirten Başkan Hikmet Kaynarca, “Çağdaş eğitim, çocukların diplomasını vermemek, başörtüsüne takılmak mıdır anlam veremiyoruz Bilimsel eğitim başörtüsüne mi takılıyor? Bu durumu şiddetle kınıyoruz” ifadelerini kullandı. Kendilerinin bu eylemi sadece diploma için yapmadıklarının altını çizen Kaynarca, bir daha böylesi bir problem ile karşılaşmak istemediklerini ve bu sistemin kökten kaldırılmasını istedikleri için bu eylemin düzenlendiğini aktardı. Okul içerisindeki ideolojik saplantı ve amaçlar için okulun özünü benimsemeyen öğretmenlerin okul bünyesinden uzaklaştırılması gerektiğini vurgulayan Hikmet Kaynarca, okul içerisinde açık öğrencilerin kapatılmasına yönelik baskının olduğu söylemlerine karşılık, “Öyle bir şey olsa, diplomanın yarısı açık, yarısı kapalı olur mu?” dedi.  Kaynarca, 123 öğrenciden 70 tanesinin diplomalarının imzalanmasının yanında 53 tane kapalı öğrencinin diplomalarının imzalanmadığına dikkat çekti.

Arıklı: Savcılığa göre, başörtüsü sıkıntı olmayacak

Konu bağlamında miting alanında Haberal Kıbrıslı’ya konuşan YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, bu gibi sorunların artık çözüme kavuşturulması gerektiğini vurgularken, bu sorunların ileride daha büyük sorunları tetikleyeceğini kaydetti. Sabah saatlerinde Bakan Cemal Özyiğit ile görüştüğünü belirten Arıklı, Özyiğit’e mevcut konumda KKTC olarak hassas bir dönemden geçildiğini söylediğini aktarırken, “Kendisine geçmişte bu konuda enteresan demeçler verdiğini, dolayısıyla bu çerçevede toplumun ve tüm Türkiye’nin gözlerinin kendi üzerinde olduğunu söyleyerek bu konuda hata yapma lüksünün olmadığını belirttim.” dedi. Durumun aksi halinde ortaya büyük komplikasyonların çıkacağını vurgulayan Başkan Erhan Arıklı, önümüzdeki dönemden itibaren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin seçmeli olması dahil birtakım tedbirler alınmaya çalışıldığını kaydederken, “Bunun önüne şimdiden geçmek lazım ve bu konuda gerekli ikazlarımızı yaptık, sorunun bu şekilde çözülmüş olması iyi bir durum, savcılıktan gelen hukuki görüş de oldukça iyi; dolayısıyla bundan sonra başörtüsü ile ilgili herhangi bir problem olmayacak. Bu sebepten dolayı sorunun şimdilik çözüldüğünü düşünüyoruz, inşallah bu zamandan sonra herhangi bir sıkıntı yaşanmayacak” ifadelerini kullandı.

Zaroğlu: Bu bir insanlık ayıbıdır

Miting alanında bulunan bir diğer isim olan YDP Genel Başkan Yardımcısı Bertan Zaroğlu, eylem yapılırken Bakan Özyiğit’in diplomaların imzalanacağını açıkladığını ancak bu imzalama işleminin zaten olması gereken bir durum olduğunu kaydederken, “Bizim arzu ettiğimiz şey, bu işe kökten çözümün bulunması. Çünkü Bakan bu genelgenin daha önceden yayınlandığını ifade ediyor, bu bence insanlık suçu, insanlık ayıbıdır” dedi. Başkan Yardımcısı Zaroğlu, KKTC’de LGBTI bireylerinin cinsel eğilim özgürlüğü için her yere tabela asıldığını anımsatarak, “Bu ülkede cinsel eğilimlerinden dolayı tabela, pankart asanlar ve sokak sokak gezerek ‘özgürlük’ diye gezenlerin, başörtüsüne iki kat saygı duymaları lazım” ifadelerini kullandı. Tüm bunların yanında Gazimağusa sokaklarında Haç gezdirenlere karşı saygı boyutlarının üst düzeylerde olduğuna dikkat çeken Bertan Zaroğlu, “Lütfen aynı özgürlük ve saygıyı İslamiyet’e ve İslamiyet’in emirlerine ayak uydurmaya çalışan insanlara da göstersinler” dedi.

Bakanlığa siyah başörtülü çelenk

Eylem anında öğrencilerin ellerinde bulunan pankartlarda ‘Bilimsel eğitim başörtüsüne mi bağlı?’, ‘Kendini inkar etmek çağdaş eğitim mi?’, ‘Ötekileştirici olma, birleştirici ol’, ‘İdeolojik saplantılardan kurtulun’ yazıları yazarken, eylem bittiğinde Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın önüne siyah başörtüsü ile birlikte bir çelenk bırakıldı.

Tüm bunların yanında, Haberal Kıbrıslı olarak eylem alanında bulunan ve diplomalarını alamayan öğrenciler ile görüşmemizde, çarpıcı röportajlar aldık. Eylemde Hala Sultan İlahiyat Koleji’nden mezun olan ancak diplomalarını imzasız olarak almak durumunda bırakılan öğrencilerin yanı sıra, 21 Haziran akşamı diplomasını buruk bir sevinçle imzalı olarak alıp da arkadaşlarına destek olma amacıyla bulunan öğrenciler de vardı ve mağdur öğrenciler Haberal Kıbrıslı’ya konuştu.

Eylem anında açıklama yapan bir öğrenci, “Dört sene boyunca bu sıralarda beraber dirsek çürüttüğümüz arkadaşlarımın boş bir kağıt alıp sahneden indirilmesine tamamen karşıyım, benimle aynı diplomayı almaları gerekiyordu. Bakanı açıklama yapmak üzere bekledik ama herhangi bir şekilde açıklama yapmak için eylem alanına inmedi” dedi.

Kulu: Bu durum gericiliğin en âlâsıdır

Haberal Kıbrıslı’ya konuşan ve ortalaması 9.02 olduğu halde diplomasında başörtülü fotoğrafı olduğu için imzasız biçimde kendisine verilip mağdur edilen öğrenci Sacide Kulu, kendi diplomasının geçersiz sayıldığını ve Bakanlığın kendisinin başörtülü olmasından dolayı diplomasını imzalamadığını kaydederken, “Dün bütün arkadaşlarım diplomalarını alıp sevinirken, biz bu sevinci yaşamadık; onlar da buruk bir sevinç yaşadılar. 2018 yılında çağdaş, özgürlükçü ve sürekli haklara vurgu yapan bir ülkede böyle bir durumun olması ve sırf başörtümüz var diye eğitim hakkından mahrum bırakılmamız gericiliğin en âlâsıdır. Diplomalarını alamayan öğrencilerin birçoğunun ortalaması çok yüksek ve buna rağmen diplomalarımızı alamıyor, birçok hakaret ve iftiralar ile geldiğimiz günümüzde tam mezun oluyoruz derken bu sefer de Bakanlık engeli ile karşılaştık. Bunun sebebi nedir? 4 yıldır bu sorun yaşanmazken, şimdi neden yaşandı ve bir insanın sadece kafasının dışı için diploma vermemek hangi zihniyetin ürünüdür? Bunların hepsinin açıklamasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Ayrım iddiasının aslı astarı yok”

Okul içerisindeki açık öğrencilerin baskı ile kapatıldığı konusunda açıklama yapan Sacide Kulu, “Asla böyle bir durumla karşılaşan arkadaşımız olmadı, hatta burada bize destek için gelen birçok arkadaşımızın da başı açık. Herkes gayet arkadaşçıl bir biçimde yaşıyor, açığı-kapalısı birlikte oturup kahve içiyor ve bana göre bunlar konuşulmaması gereken şeylerdir, insan insan olduğu içindir, açık-kapalı ayrımı yapanlar utanmalı, bir eğitim yuvasında ‘kapalıya öyle, açığa şöyle’ kelimelerini kullanabilen bir insanın eğitimci olabileceğine ihtimal veremiyorum. Okul içerisinde yapıldığı iddia edilen bu ayrım iddiası çok çirkin ve aslı astarı olmayan bir şeydir” dedi.

Beşöd: Dâvâmızdan asla vazgeçmeyeceğiz

Konu bağlamında Haberal Kıbrıslı’ya konuşan Hala Sultan İlahiyat Koleji 10. sınıf öğrencisi Gizem Beşöd, “Biz otobüsten indikten sonra bile başörtüsünde sorun yaşıyoruz, mahallede, sokakta, her yerde somurtmamak zorundayız, yorgunsak bile dik durmak zorundayız çünkü somurttuğumuz zaman ‘zorla kapatılıyor’ oluyoruz, bizim beynimizin olmadığını ve zihniyetsiz olduğumuzu düşünüyorlar ancak başörtümüzün yalnızca başımızı kapattığını anlamıyorlar, bizi cahil kesimden görüyorlar ama bilmiyorlar ki biz onlardan daha fazla çalışıyoruz, biz bu önyargıları yıkmak için elimizden gelen neyse sonuna kadar yapıyoruz. Buraya arkadaşlarıma destek için geldim ve onların sonuna kadar arkasındayım, onlar 12 yıl boyunca ellerinden gelen bütün emekleri harcadılar ve biz onların emeklerinin zayi edilmesine müsaade etmeyeceğiz. Dâvâmızdan asla vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Hiçbir zaman baskıyla karşılaşmadım”

Bakan Özyiğit’in kolej öğrencileri ve yönetiminden özür dilemesi gerektiğini aktaran Beşöd, “Çünkü bu bize bir hakarettir, 12 sene boyunca Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki bir okulda okuyan öğrencinin diplomasını imzalamamak, o öğrenciye ve emeklerine bir hakarettir. Bu öğrencilerin diğer öğrencilerden hiçbir farkı yoktur, hatta bugüne gelebilmek için belki daha da çok çalışmıştır” dedi. Okul içerisinde baskı olduğu yönünde iddialara yanıt veren Gizem Beşöd, “Ben yeni tesettüre girdim, tesettüre girerken benim ailemin, öğretmenlerimin ve arkadaşlarımın haberi yoktu, tamamen kendi isteğim ve hür irademle yaptığım bir şey, nasıl başı açıkken hür iradem ile seçim yapabiliyorsaydım, başım kapalıyken de hür irademle tercih yapabilmek istiyorum. Benim öğretmenlerimin bana‘neden kapandın’ deme hakları olmadığı gibi, ‘neden başın açık’ deme hakları da yok, ki hiçbir zaman da böyle bir tavırla karşılaşmadım” ifadelerine yer verdi.

 

 
Güncelleme Tarihi: 23 Haziran 2018, 10:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3