banner38

KKTC gerçeğini o doktor anlattı...

banner32

KKTC gerçeğini o doktor anlattı...
banner41
banner37
banner23

KKTC’de 20 aydır Covid-19 salgınıyla mücadele ediliyor. Maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarının göz ardı edilmesi, sonbaharın gelmesi ve kapalı alanlarda geçirilen zamanın artmasıyla vaka sayıları 300’lere ulaştı.

KKTC’de şu an 2 bin 52 kişi Koronavirüs tedavisi görüyor. Hastaların 483’ü otel veya hastanede, bin 569’u da evde. 

Salgınla mücadelenin gizli kahramanları olarak anılan Filyasyon Birimi, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ndeki Onkoloji binasının 5’inci katında 103 kişilik bir ekiple çalışıyor. Kimler pozitif, kimler temaslı, kimler ev, kimler otel karantinasında, hastaneye yatan hasta sayısı, tüm veriler burada toplanıyor.

Hemşirelerin de yer aldığı Tarama ekibinde 58, 1102 İhbar ve Covid Danışma Hattı’nda 14, Pozitif Hasta Arama ekibinde 10, Temaslı Takip Ekibinde 7, İstatistik ve Sürveyans ekibinde 4, Pozitif Hasta Taşıma ekibinde 5, Otellere İhtiyaç Taşıma ekipte 5 kişi 08.00-24.00 saatleri arasında görev yapıyor.

Stallion Cyprus - 
A New Style Of Life

“HERKES İPİN UCUNU BIRAKTI… ÇOĞU YERE GİRİŞLERDE İNSANLARA ADAPASS BİLE SORULMUYOR”

Türk Ajansı Kıbrıs’a (T.A.K) çalışmaları hakkında bilgi veren, vakalardaki artışı değerlendiren Filyasyon Birimi Sorumlusu Dr. Şebnem Benar, “İnsanlara bıkkınlık, ‘ne olacaksa olsun’ düşüncesi geldi… Herkes ipin ucunu bıraktı” dedi.

Denetimsizlik nedeniyle vakaların arttığını da söyleyen, Benar, çoğu yere girişlerde insanlara AdaPass bile sorulmadığını söyledi.

Vatandaşları kurallara uymaları konusunda uyaran Benar, “Bir tarafta Covid-19 nedeniyle nefes alamayan hastalar, diğer tarafta hiçbir şey yokmuş gibi gezen, kuralları yok sayan insanlar var… Sağlık çalışanları iki dünya arasına sıkıştı” şeklinde konuştu.

“BABAMIN ÖLÜMÜNÜ İZLEDİM, HİÇBİR ŞEY YAPAMADIM”

74 yaşındaki babasını Covid-19 nedeniyle kaybettiğini de söyleyen Dr. Benar, “Babamın ölümünü izledim, hiçbir şey yapamadım. Bazen ne yaparsanız yapın insanları kurtaramıyoruz. Biz her ölümle eksiliyoruz… Lütfen kimse sağlık çalışanlarını suçlamasın. İsteğimiz çok basit; herkes kurallara uysun…” dedi.

“ÖZELLİKLE ÖZEL SEKTÖR ÇALIŞANLARI İŞVERENLERİN BASKISIYLA, İŞİNİ, MAAŞINI KAYBETME KORKUSUYLA TEMASLILARINI GİZLİYOR..”

Özellikle özel sektör çalışanlarının işverenlerin baskısıyla, işini, maaşını kaybetme korkusuyla temaslılarını gizlediğini, semptomları olanların test yapmaktan korktuğunu söyleyen Benar, bu konularda gaile hissetmeyip temaslı olmaya can atanlar olduğunu da belirtti.

FİLYASYON BİRİMİ NASIL ÇALIŞIYOR?

Filyasyon Birimi’nin nasıl çalıştığını da anlatan Dr. Şebnem Benar, KKTC genelindeki 11 laboratuvarın PCR testi pozitif çıkan hastaları kendilerine bildirdiğini söyledi ve şöyle devam etti:

“Laboratuvarlardan bilgi geldikçe pozitif hastaları telefonla arıyoruz. Arama anında sistemde hasta adına dosya açıyor, kimlik bilgisi, genel sağlık durumu, nerede, kimlerle yaşadığı, temaslıları kim bu bilgileri arıyoruz. Bu bilgiler doğrultusunda temaslılar için ayrıca bir dosya açıyoruz.”

“İNSANLAR YAKIN TEMASI TEN TEMASI SANIYOR…”

Temasın yakın ve uzak temas şeklinde iki şekilde değerlendirildiğini söyleyen ve “Bizim için yakın temas önemli” diyen Dr. Benar, şunları kaydetti:

“Temaslılara yönetilen bazı sorular var; ‘Pozitif hasta ile kapalı alanda ne kadar süre kaldı, maskesi var mıydı, kapı-pencere açık mıydı, klima çalışıyor muydu? … Kapalı alanda maskesiz 15 dakikadan fazla, maskeli yarım saatten fazla kaldıysa kişi yakın temaslı sayılıyor… İnsanlar temas denince ten teması sanıyor, ‘kimseye dokunmadım’ diyor oysa aynı ortamda bulunmak, çalışmak da temastır.”

Filyasyon Birimi’nin okullarla ilgilenen bir ekibi olduğunu da aktaran Benar, şunları anlattı:

“Bir sınıfta son 10 gün içinde 3 veya daha fazla pozitif vaka çıkarsa sınıf kapatılıyor. Bir vaka varsa ona 1-1,5 metrede yakın olan öğrenciler yakın temaslı kabul ediliyor. Teneffüste oynadığı arkadaşları da yakın temaslı sayılıyor. Bu çocuklar evlerinde izole oluyor. Çocuk 12 yaşından küçükse takip bilekliği ebeveynine takılıyor…”

“HERKES HER ŞEY İÇİN 1102’Yİ ARAMAYA BAŞLADI… SİSTEM KİLİTLENİYOR”

1102 ihbar ve Covid Danışma Hattı’yla ilgili de bilgi veren Benar, bu alanda zaman zaman sorun yaşadıklarını söyledi ve şunları kaydetti:

“Herkes her şey için 1102’yi aramaya başladı. Aşılarla ilgili sorular için bile burayı arayan, ‘Covid geçirdim, aşı olayım mı?’ diye bize soranlar var. Amaç dışındaki bu aramalar bizi zorluyor, sayı olarak zaten azız…Sistem de kilitleniyor ama yine de elimizden geldiğince arayanlara yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Bilekliği olanlar bize buradan ulaşıyor, bahçesine, hayvanına bakmak için dışarı çıkmak isteyenler, test yaptırmaya gideceklere belirli süre aralığında gerekli uyarıları da yaparak izin veriyor, bilekliklerin alarmları süreliğine kapatıyoruz… Temasını gizleyenler de bu hatta ihbar ediliyor...”

“HASTALARIN TAKİPLERİYLE İLGİLİ HER GÜN LİSTE ALIYORUM”

Pozitif ve temaslıların olduğu otellerde hemşirelerin 24 saat çalıştığını yineleyen Benar, şöyle devam etti:

“Hastaların takipleriyle ilgili her gün liste alıyorum. Hastalara günde 2 kez mutlaka ateş, nabız ve kandaki oksijen satürasyonu için bakılıyor. Tansiyonu olanların tansiyonuna, diyabeti olanların da kan şekerine bakılıyor. Otellerde bir problem de varsa hemşireler aracılığıyla bana iletiliyor.”

Tarama ekiplerinin vaka görülen yerlerde PCR taraması yaptığını, okullara, Pazar yerine gidildiğini belirten Benar, İstatistik ve Sürveyans ekibinin de günlük raporları hazırladığını söyledi. 

“SON KARAR PANDEMİ HASTANESİNDE VERİLİYOR”

Pozitif kişilerin otele mi yerleştirileceği, ev karantinasında mı, hastanede mi kalacağına hekimlerin karar verdiğini belirten Benar, şöyle devam etti:

“Tüm hastalar pandemi hastanesine geliyor. Aracı varsa, gelebilecek durumdaysa hasta kendi geliyor değilse şoför alıyor. Hastalar belirli saatlerde doktorlar tarafından muayenene ediliyor. Muayene sonrasında doktorlar uygun görürse hasta eve gönderiliyor, takip gerektiriyorsa otele yerleştiriliyor, yatışı gerekiyorsa hastaneye alınıyor. Yani son karar pandemi hastanesinde veriliyor.

Telefon görüşmesinde hastaya evde kalacak uygun ortamı, birlikte yaşadığı kronik hasta olup olmadığı zaten soruluyor. Eğer şartlar uygunsa, sistemde yığılma olmaması için bileklik kodu önceden hastanın cep telefonuna gönderiliyor. Ev karantinasında kalacak hastalara on-call çalışan hekim numarası da veriliyor.

Yakın temaslı, pozitife dönme ihtimali yüksek ve evinde kronik hastası olanları da temaslı oteline yerleştiriyoruz ama insanlar mümkün mertebe evlerinde kalmak istiyor…”

Evdeki ortamın uygunluğunun denetlenip denetlenmediğinin sorulması üzerine Dr. Benar, böyle bir denetim olmadığını, insanlara güvenmeyi seçtiklerini söyledi.

“SEMPTOMU OLMAYANLAR BİR SÜRE SONRA KORKUYLA BİZİ ARIYIP ‘KENDİMİ KÖTÜ HİSSEDİYORUM DİYOR”

Tanık oldukları bazı ilginç olayları da anlatan Dr. Benar, şunları anlattı:

“Kişi pozitif… Arıyorsunuz, ‘semptomunuz var mı diye’ soruyorsunuz. ‘Hiçbir şeyim yok’ diyor. Bir süre sonra Covid’in verdiği korkuyla, kendimi kötü hissediyorum’ diye bizi arıyor. Böyle kişileri de bir gece otele alıp takip edebiliyoruz.”

 “BUZLUĞUMDA YİYECEK YOK, ELEKTRİĞİM KESİK DİYEN POZİTİF HASTALARI OTELE ALDIK”

Filyasyon Birimi Sorumlusu Dr. Şebnem Benar, tanık oldukları bazı olayları ise şu sözlerle anlattı:

“Pozitif olan, ev karantinasındaki hasta bize ulaştı, ‘panadol getirecek kimsem yok. Buzluğumda yiyecek yok’ dedi… İşçiydi…Gece yarısı onu otele aldırdık. Elektriği borcundan dolayı kesilen pozitif bir hastayı da otele aldırdık….”

“45 GÜN OTELDE KALAN HASTA OLDU”

Tedavi protokollerinin acil durum hastanesindeki hekimler tarafından belirlendiğini de belirten Dr. Benar, pozitif vakalara 10’uncu gün test yapıldığını, test negatifse kişilerin normal yaşamlarına dönebildiğini söyledi.

Otelde kalma süresinin de 10 gün olduğunu belirten Benar, “Bir hasta istisnai bir şekilde 45 gün boyunca negatife dönmedi ve otelde kaldı… Hastaların çoğu 10-15 günde negatife dönüyor” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner1

banner3