'Kıbrıslı Türkler ve Türkiye denklemin içinde tutularak değerlendirilmeli'

'Kıbrıslı Türkler ve Türkiye denklemin içinde tutularak değerlendirilmeli'

Cumhurbaşkanı Akıncı "Niyetlerin anlaşılması bakımından Rum Yönetimi Lideri ile bir araya gelinmesi yeni bir müzakere süreci anlamı taşımaz, yeni bir müzakere süreci de bundan önceki gibi olmaz"


"Kıbrıslı Türkleri aynı şekilde sürüncemede bırakacak, yıllarca sürecek yeni bir sonuçsuz müzakere sürecinin parçası olmayacağız"


“Kıbrıslı Türkleri ve Türkiye'yi sürekli denklemin dışında tutarak değil, denklemin içinde değerlendirerek, bu gelişmelerin nasıl olumluya çekilebileceğinin düşünülmesi gerek"

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis’le çok uzak olmayacak bir tarihte bir şekilde bir buluşmanın olacağını belirterek “Ancak, niyetlerin anlaşılması bakımından bir araya gelinmesi, yeni bir müzakere süreci anlamı taşımaz, yeni bir müzakere süreci de bundan önceki gibi olmaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, bir daha ucu açık, sonuçsuz, takvimsiz, Kıbrıslı Türkleri aynı şekilde sürüncemede bırakacak, yıllarca sürecek yeni müzakere sürecinin parçası olmayacaklarını vurguladı.

Bunun hiçbir şekilde diyalog kurulmayacağı veya birbirlerini anlamaya çalışmayacakları anlamı taşımadığını ifade eden Akıncı, “Bu adada bir şekilde barışçı ilişkiyi adı ne olursa olsun tesis etmek durumundayız. Bu, toplumlara karşı sorumluluğumuzdur, onun için birbirimizi dinlemeliyiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bugün Başbakan Tufan Erhürman ile haftalık olağan toplantısı sonrasında basına açıklamalarda bulundu.
İçinden geçilen dönemin önemli olayların yaşandığı ve Kıbrıs konusunun da bir şekilde yeniden gündeme geldiği bir dönem olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Akıncı, özellikle Doğu Akdeniz’de yaşananlar nedeniyle bu sürecin, hep sıkıntılı bir süreç olarak önlerine geldiğini kaydetti.

“Süreç durağan görünse de hiçbir şey aslında tam anlamıyla durağan değil"

AB ile Türkiye’nin Varna’daki buluşması gibi, sürecin Kıbrıs’ı ilgilendiren başka boyutlarının da gündeme geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Süreç durağan görünse de hiçbir şey aslında tam anlamıyla durağan değildir. Bir şekilde olumluya veya olumsuza doğru hareketlenmeler her zaman mümkündür” dedi.

Kendilerinin Kıbrıs açısından arzularının ve hedeflerinin işlerin olumsuza değil, olumluya doğru seyretmesi olduğunu, bunun için yapılması gerekenler bulunduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Akıncı, bu bağlamda özellikle Rum tarafına düşen çok ciddi konular olduğunu kaydetti.

Mental ve Paradigma değişikliği lazım..."

Kıbrıs Rum tarafının bir durum değerlendirmesi yapması ve şu ana kadar gelinen süreci serinkanlı bir değerlendirmeye tabi tutmaya ihtiyaç olduğu düşüncesini dile getiren Akıncı, şöyle devam etti:

“Bugüne kadar sürdürüle gelen tavırlar bizi olumluya taşımamıştır. Bundan sonraki süreçte atılacak olan her adımın önemli olduğunu düşünüyorum. Kıbrıs’ı da adil bir şekilde paylaşmak ve yönetmek mümkündür. Etrafındaki denizlerdeki olası zenginlikleri de paylaşmak mümkündür. Onları en akıcı yolla değerlendirip Avrupa pazarlarına taşımak mümkündür. Bunun en kestirme, en ucuz yolu bellidir. Ama bunun için mutlaka mental değişime, bir paradigma değişikliğine ihtiyaç vardır.”

Adanın geleceğinin birlikte şekillendirilebileceğine odaklanılması gerek

Kıbrıslı Türkleri ve Türkiye’yi sürekli denklemin dışında tutarak değil, denklemin içinde değerlendirerek, bu gelişmelerin nasıl olumluya çekilebileceğinin düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs’ın kendi içindeki, iki tarafı ilgilendiren sorunlarda da nasıl daha paylaşımcı olunabileceğine, nasıl daha birlikte hareket edilip bu adanın geleceğinin birlikte şekillendirilebileceğine odaklanılması gerektiğini kaydetti.

Akıncı şöyle devam etti:

“Ben bu adanın tek sahibiyim, tek hakimiyim. Türkiye’yi de AB sopasıyla yeri geldikçe döverim. Kıbrıslı Türkleri de bu adanın bir azınlığı olarak görürüm, gün gele onların payını da bir şekilde bir yerde ayırırım. Bu şekilde davranışlarla Kıbrıs’ın geleceğine hizmet edilemez. Kıbrıs’ın bir çıbanbaşı olarak bu bölgede bir sorun kaynağı olmasına hizmet ediliyor bu davranışlarla. Bu anlayışı kökten değiştirmek, bu zihniyeti dönüştürmek lazım. Bunun için elimizden gelen her türlü gayreti gösterdik, göstermeye devam edeceğiz.”

“Rum Yönetimi lideri ile bir araya gelmeme gibi bir karar yok" 

Son günlerde gündeme gelen sosyal buluşmayla ilgili başından beridir söylediğinin açık olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, yemekte bir araya gelmeme diye bir kararının asla bulunmadığını vurguladı.

Bir araya gelirken bunun bir işe yaramasını istediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, bu anlamda Rum tarafının geleceğe dair bir ışık yakmasını, daha umut verici tavırlar sergilemesini umut ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, bunun için de gayretlerini sürdüreceklerini, ama bu niyetlerin anlaşılması bakımından mutlaka bir araya gelinmesi gerekeceğini belirterek, çok uzun olmayan bir sürede bunun gerçekleşebileceğini kaydetti.

Erhürman'la görüşme.. Derinya - Aplıç kapısı...

Öte yandan bugün Başbakan Erhürman’la yaptığı görüşmeye de değinen Cumhurbaşkanı Akıncı, bugünkü olağan görüşmede 3 konuyu gündeme getirdiğini, bunlardan birinin Derinya ve Aplıç kapılarıyla ilgili olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, bütçe çalışmaları sona erdikten sonra adım atılması konusunda hükümetle daha önce varılan mutabakatı anımsatarak, Başbakan Tufan Erhürman’ın bu konuda en kısa zamanda gereğinin yapılacağını kendisine aktardığını söyledi.

İsteksizlik yok.. Bir an önce ihale

Herhangi bir geciktirmenin söz konusu olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, siyasi makamların sanki bu konuda isteksizmiş gibi gösterilmeye çalışıldığını, öyle bir durumun olmadığının da bir an önce ihaleye çıkılmasıyla gösterilebileceğini kaydetti.

İhale henüz gerçekleşmediği için Başbakan Erhürman’ın kendisine somut bir şey söyleyemediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, bunun en erken zamanda yapılacağını kendisine söylediğini belirtti.

Kültür binaları tamamlanmalı…”

İkinci konunun ise kültür binalarının bir an önce tamamlanması olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Akıncı, 2 tane tiyatro binası ve Senfoni Orkestrası’nın bir binaya kavuşturulması projesinin gündemde olduğunu, Başbakan Erhürman’ın bu konuda bazı proje hazırlıkları bulunduğunu ve bunları kendisiyle paylaştığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 2. Dünya Savaşı’nda tahrip edilen ve şehirler yıkılmışken ilk kurtarılan binaların kültür binaları olduğunu anımsatarak, “Bizim ülkemizde de yanmış kül olmuş bir binayı yeniden topluma kazandırmak, senelerdir atıl kalmış bir belediye tiyatro binasını sonlandırma ve sanatçıya, tiyatrocu ve halka kazandırmak, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın binasını yapmak tarihe geçecek adımlardır. O açıdan hükümeti bunları gerçekleştirmek için teşvik ediyorum” dedi.

Taşınmaz Mal Komisyonu'nun işlevinin arttırılması

Cumhurbaşkanı Akıncı, bugün Başbakan Tufan Erhürman’la ele aldıkları bir diğer konunun ise Taşınmaz Mal Komisyonu olduğunu ifade ederek, hükümetin bu konuda hazırlıkları olduğunu, hazırlıkları belli bir seviyeye geldiğinde ise, çok geniş çaplı bir toplantı gerçekleştirerek, komisyonun işlevinin daha da arttırılabilmesi için yapılabileceklerin değerlendireceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis ile görüşmek için ne tür adımların atılmasının beklendiğinin sorulması üzerine, herhangi bir buluşmayı normal bir müzakere sürecinin başlangıcı gibi görmemek gerektiğini vurguladı.

Niyetlerin daha berrak ve net olması lazım

Müzakerelerde bir süreç yaşandığını ve bu sürecin Crans-Montana’da noktalandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“’Olaya dönüp bir daha bakın ve değerlendirmelerinizi beklerim, iki taraf bana ortaklaşa bir şey söyleyebilecek misiniz’ diyen bir Genel Sekreter var. ‘Aynı şeyleri benden talep ettiğiniz takdirde sizlere yardımcı olmaya hazırım’ diyen bir Genel Sekreter var. Şimdi bizim bir araya gelip bir karşılıklı niyetler nedir bunu bir yoklamamız lazım. Bunun için, bu niyetlerin daha berrak olması, net olması için bazı ışıklar bekliyoruz aslında karşı taraftan...”

“ŞU ANA DEK GÜNEY’DEN NET IŞIK GÖREMEDİK”

Şu ana kadar Güney Kıbrıs Yönetimi’nden bir net bir ışık göremediklerini, ancak "Ben Kıbrıslı Türk Liderle görüşmeyi arzu ediyorum” diyen bir Rum lider olduğunu, Birleşmiş Milletler’in yetkililerinin de bunun için aracılık etmeye başladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle konuştu:

“Gerçekte nasıl görüyor bu Rum lider geleceği? Bir seçim oldu, bitti, yeniden göreve devam ediyor. Bu adanın geleceğini nereye sürüklemek istiyor, bu denizlerde yaşananlar onun için yeterince uyarıcı oldu mu olmadı mı, Crans-Montana’da yaşanan süreç, makul olmayan tavırların bizi bir yere götüremediğini, bütün bunları düşünme fırsatı buldu mu veya bu fırsatı değerlendirdi mi, ben duymak isterim. Onun da benden duymak isteyecekleri olacaktır elbet. O nedenle çok uzak olmayacak bir tarihte bu buluşmanın olacağını söyleyebilirim.”

Bu müzakere olmayacak

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bunun bir müzakere olmayacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Çünkü çok açık ve net, niyetlerin anlaşılması bakımından bir araya gelinmesi, yeni bir müzakere süreci anlamı taşımaz, yeni bir müzakere süreci de bundan önceki gibi olmaz. Bunun Kıbrıs Türk halkının hissiyatını bilen bir kişi olarak söylüyorum. Ben de bu konuda kararlıyım. Bir daha ucu açık, sonuçsuz takvimsiz bizi aynı şekilde sürüncemede bırakacak, yıllarca sürecek yeni bir sonuçsuz müzakere sürecinin parçası olmayız.”

Bunun hiçbir şekilde diyalog kurmayacağı veya birbirlerini anlamaya çalışmayacakları anlamı taşımadığını, bütün kapıların kapatılacağı diye bir şey olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu adada bir şekilde barışçı ilişkiyi adı ne olursa olsun tesis etmek durumundayız. Bu, toplumlara karşı sorumluluğumuzdur, onun için birbirimizi dinlemeliyiz” dedi.

 
Güncelleme Tarihi: 29 Mart 2018, 15:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3