'Kadınlar kimsenin aksesuarı değildir!'

'Kadınlar kimsenin aksesuarı değildir!'
“Mobbing en zor tespit edilen şiddettir”

“Kadınlar artık icraat istiyor”

“Sığınma evlerinin adresleri gizli olmalı”                                                           

Candan MERT

KKTC Mobbingle Mücadele Derneği Başkanı Dr. Türel Özer Öksüzoğlu, kadına şiddet ile mobbing konularına değinirken, KKTC’de kadınların iş yaşamındaki yeri bağlamında da açıklamalarda bulundu. Öksüzoğlu, “Ben artık bir şeylerin olabileceğine inanıyorum. Biz insanız dedik, bizim işi belli organlarımız yapmıyor; işi yapan beynimiz, aklımız, ellerimiz ve ayaklarımız. Bundan dolayı kadın ve erkek arasında lütfen ayrım yapmadan davranın. Özellikle ‘Kadınlar  bizim baş tacımızdır’ kelimesini hiçbir zaman kullanmayın. Biz kadınlar aksesuar değiliz, kimsenin de baş tacı olmak istemiyoruz!” ifadelerini kullandı.

“Konuşmaktan öteye gidilmiyor”

Kanal T’de yayınlanan ve Kartal Harman’ın hazırlayıp sunduğu “Kartal Harman’la Ayak Üstü 1 Saat” isimli programa konuk olan KKTC Mobbingle Mücadele Derneği Başkanı Dr. Türel Özer Öksüzoğlu, programda mobbingin tanımından bahsederken, mobbingin ‘sürekli olan psikolojik şiddet’ olduğunu söyledi. Mobbingin günümüzde ülkeye oluşturduğu mali külfetin büyük boyutta olduğunu belirten Dr. Öksüzoğlu, Dernek olarak yaptıkları çalışmalar çerçevesinde kamuda da incelemelerde bulunduklarını kaydederken, çalışmaların sonucunda ‘mobbing’ tanımının son 5 yılda gündeme geldiğini, çalışanlardan kendilerine şiddete uğradıkları konusunda sıkıntılı geribildirimlerin geldiğini aktardı. Konunun kendi doktora tezi olduğunu dile getiren Dr. Türel Özer Öksüzoğlu, sendikalara bu konuda ne yapabileceklerini sorduklarında sendikalardan aldıkları yanıtın üzücü olduğunu ve üst yöneticiler ile konuşmaktan öteye gidemediklerini ifade etti.

“Mobbing en zor tespit edilen şiddettir”

Mobbing ile kişilerin ‘istenmeyen kişi’ ilan edilerek işyerinden soğutulduğunu ve psikolojilerinin bozulduğunu belirten Dr. Türel Özer Öksüzoğlu, “Düşünün ki biri sizinle sürekli ve sistematik olarak uğraşıyor.” dedi. Sendikaların mobbingin yasallaşması hususunda önemli olduğunu kaydeden Başkan Öksüzoğlu, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nde psikolojik taciz ile ilgili konunun bulunduğunu ancak bunun ötesine geçilemediğini ifade etti. Mobbingin tanımının konularak gerekli ceza yasalarının oluşturulması gerektiğini belirten Türel Öksüzoğlu, buna ek olarak şiddetin bu boyutunu tespit edecek kişi ve uzmanlara ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi. KAMU-SEN’den bu bağlamda birkaç kişinin eğitim amacıyla Türkiye’ye gönderildiğini ancak bu sayının yeterli olmadığını söyleyen Dr. Öksüzoğlu, hem dernek, hem derneğin altında uzmanlaşmış bireylerin bulunması gerektiğinin altını çizerken, “Mobbing en zor tespit edilen şiddettir” ifadelerini kullandı.

“İsimsiz anketleri bile doldurmaya çekiniyorlar”

Bazen bireylerin normal tartışma ile mobbingi karıştırabildiğini ancak mobbing içerisinde 6 aylık gibi süreklilik olduğunu söyleyen Dr. Türel Öksüzoğlu, Sivil Toplum Örgütleri ile bu bağlamda nitel çalışmalar yaptıklarını anlattı. Yapılan çalışmalar çerçevesinde nitel bir zemin yapıldığını belirten Başkan Öksüzoğlu, bunun ardından kamu görevlilerine yaptıkları nicel çalışmalar bağlamında bütün bakanlıklara 500’ün üzerinde anket dağıtılarak, isimsiz doldurulmasını istediklerini kaydederken, anketi doldurmaktan bile çekinenlerin bulunduğuna dikkat çekti. Bu tür isimsiz anketleri doldurmaya bile çekinen birinin, ‘Ben mobbinge uğradım, şu kişi bana bunu yaptı’ diyemeyeceğini savunan Dr. Türel Özer Öksüzoğlu, çalışmalar neticesinde ‘Mobbing vardır’ sonucuna ulaşıldığını dile getirdi. Tezinde yalnızca mobbingi ölçmediklerini söyleyen Öksüzoğlu, yönetim değişim hızının kamu görevlisi üzerinde oluşturduğu stresi ve kayırmacılığı da harmanlayarak çalışmalarını sürdürdüklerini aktarırken, kamu görevlisinin mevcut konumunda sürekli ‘hantal’ gibi eleştirilere maruz kaldığını belirtti.

“En büyük sebep ‘kayırmacılık’”

Yıllardır kamu görevlisi olduğunu ve kademe kademe yükseldiğini dile getiren Dr. Türel Özer Öksüzoğlu, “Bir bakıyorsunuz aslında işinizle alakası bulunmayan kişi gelmiş başınıza müdür olmuş. Burada da bakıldığında mobbing söz konusudur ve biz bu mobbingi de ölçtük.” ifadelerini kullanarak, mobbingin bulunduğunu ve bu mobbinge en fazla maruz kalınma sebebinin ‘kayırmacılık’tan geldiğini aktardı. Devlet yapısının mevcut durumunda ciddi bir karışıklığın olduğunu söyleyen Dr. Türel Öksüzoğlu, atanan müdürlerin içerisinde işi bilmeyenlerin olduğunu ve işi bilen kişinin yeni gelen ve işi bilmeyen müdür tarafından öne çıkmasının engellendiğini aktardı.

Bu durumun ciddi bir mobbinge sebep olduğunu kaydeden Başkan Öksüzoğlu, nitel çalışmalarda sendikaların üstüne basa basa söylediklerini ve anahtar kelime niteliğinde bulunduğunu söyledi. Yönetim değişim hızının yani müdürlerin çok sık değişmesinin kamu yönetiminde ciddi strese sebep olduğunu söyleyen Dr. Öksüzoğlu, “Yetersiz bir müdür iş yapabilmesi için size iş yaptırması lazım; size bağıracak ve stres olmanıza sebep olacak” dedi.

“Mobbingden dolayı verim azalıyor”

Yapılan tez sonuçlarında, ‘konusunda uzman, zeki ve atik olan insanların daha çok mobbinge maruz kaldığı’ sonucunun çıktığını kaydeden Dr. Türel Özer Öksüzoğlu, mobbingin memurdan memura, eşitler arasında olduğunda yatay mobbing, patrondan personele ya da personelden patrona şeklinin dikey mobbing olduğunu dile getirirken, KKTC içerisinde yaşanan en yaygın mobbing türünün üstten alta yapılan mobbing türü olan dikey mobbing olduğunu ifade etti. Bunun yanında en çok uygulanan mobbingin ‘İşten el çektirme’, ‘çok fazla ön plana çıkarmama’, ‘kişiyle çalışmama’ olduğuna dikkat çeken Dr. Türel Özer Öksüzoğlu, bu bağlamda devletin uğradığı mali külfetin de fazla olduğunu vurgularken, çalışana verilen maaşın olduğunu ve uğranılan mobbing şiddetinden dolayı verimin azaldığını aktardı.

“Kadınlar artık icraat istiyor”

Kadına şiddet bağlamında konuşma yapan Başkan Dr. Türel Özer Öksüzoğlu, ‘şiddet’ denildiğinde akıllara en çok fiziksel şiddetin geldiğini ancak mevcut konumda ‘ekonomik’ ve ‘psikolojik’ şiddetin fiziksel şiddetin önüne geçtiğini dile getirdi. KKTC’de son 5 yıldır tartışılmaya başlanan ‘ekonomik’ ve ‘psikolojik’ şiddetin yalnızca tartışıldığını ve herhangi bir icraatta bulunulmadığını belirten Dr. Öksüzoğlu, “Yeterince konuştuk, 8 Mart Kadınlar Günü’nü de alkışladık; kadınlar artık icraat istiyor” ifadelerini kullandı. Meclisteki 9 kadın milletvekilinin birlikte hareket etme kararı aldıklarını aktaran Dr. Türel Öksüzoğlu, bu kararı önemsediğini ve kadınların birlikte hareket ettiği noktada kadınlar için yasal çalışmaların başlatılması ve geçirilmesinin sağlanacağı hususunda ilk kez böyle bir birleşim ve inanışı gördüğünü söyledi. Kadın vekilleri bu bağlamda tebrik ettiğini dile getiren Türel Öksüzoğlu, başta psikolojik şiddet olmak üzere şiddetin her türlüsünü engelleme amacıyla sendika ve diğer kuruluşlara girişim yapmaları konusunda çağrıda bulundu.

“Sığınma evlerinin adresleri gizli olmalı”

Şiddete uğrayan kadınların sığınabileceği güvenli yerlerin bulunması gerektiğinin altını çizen Başkan Öksüzoğlu, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin mevcut durumunda 10-12 kişilik sığınma evi yapmış olmasından dolayı da tebrik ettiğini kaydederken, “Sığınma evleri adresleri bilinmeyen yerlerde olması lazım ve o yüzden de özellikle ‘Sosyal Devlet’ olarak bu bağlamda proje yapılması zor değil” ifadelerini kullandı. Türkiye’de bulunan Mor Çatı adındaki platformu takdir ettiğini belirten Dr. Türel Özer Öksüzoğlu, platform bağlamında kadınlar için birçok koruma yoluna gidildiğini dile getirirken, kadınlara ev ve yemek vermekle kalmayıp, onlara iş vererek kendilerini geliştirme imkanı sunduklarını aktardı.

“Kadınlar kimsenin aksesuarı değildir!”

Sosyal Devletin acilen kadın sığınma evleri ile ilgili projelere adım atması gerektiğini ve 9 kadın milletvekilinin bu bağlamda iş birliği içerisine girdiklerini dile getiren Öksüzoğlu, konuşmasını “Ben artık bir şeylerin olabileceğine inanıyorum. Biz insanız dedik, bizim işi belli organlarımız yapmıyor; işi yapan beynimiz, aklımız, ellerimiz ve ayaklarımız. Bundan dolayı kadın ve erkek arasında lütfen ayrım yapmadan davranın. Özellikle ‘Kadınlar  bizim baş tacımızdır’ kelimesini hiçbir zaman kullanmayın. Biz kadınlar aksesuar değiliz, kimsenin de baş tacı olmak istemiyoruz!” ifadeleri ile sonlandırdı.
Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2018, 12:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3