Islah mı oluyorlar 

Islah mı oluyorlar 
Suç mu öğreniyorlar?

 “Faiz yasası düzenlenmeli”

 Ant: Mevcut yasalarda değişiklikler yapılmalı

Öztabay: Faiz yasası süratle düzenlenmeli

Türkmen: Ağır ve hafif suçlar ayrılmalı

 Candan MERT

Son günlerde gittikçe artan ve 544’e ulaşan mahkum sayısı ile KKTC Merkezi Cezaevi, ağır suçlular ile birlikte borçlarından dolayı hapse düşmüş mazbata ve faiz mağdurlarının da bir arada yaşamasına sahne olurken, bu noktada cezaevi çalışanlarının yetersizliğinden dolayı çalışanların iş zorluğu da günden güne artıyor.

Öte yandan gazetemize ulaşan bir mahkum yakını abisinin 1 aydır mazbatadan dolayı içeride olduğunu, hırsızlık ve tecavüz suçları işleyenlerle birlikte aynı yerde kaldığını ve cezaevindeki kapasite nedeniyle mahkumların  koridorlarda yattıklarını belirtirken, bu nedenle büyük endişe duyduklarını söyledi.

Merkezi Cezaevi’ndeki zor koşullar ile mazbata mağdurlarının davaları çerçevesinde görüşlerini alma amacıyla ulaştığımız Mazbata ve Faiz Mağdurları Derneği Genel Koordinatörü Kazım Ant, Avukat Ayşe Öztabay ve Eşit Hak ve Adalet Sendikası(HAK-SEN) Başkanı İzzet Türkmen, konu bağlamında gazetemize açıklamalarda bulundu.

Ant: Bu hiç adil değil

Mazbata ve Faiz Mağdurları Derneği Genel Koordinatörü Kazım Ant, gazetemize yaptığı özel açıklamasında ülkedeki ekonomik koşullar ve ekonomik durum kötüleştikçe 530 olan mahkum sayısının artmaya devam edeceğini dile getirdi. Suçlular içerisinde ‘kriminal’ denilen hırsızlık, katil, tecavüz zanlıları ile birlikte borçlarını ödeyememek gibi ‘suçları’ olan ‘birkaç yüz TL’lik taksitlerini ödeyemeyecek duruma gelmiş insanların bulunduğunu kaydeden Koordinatör Kazım Ant, bu insanlar hakkında çıkarılan mazbatalar ile ağır suçlular ile aynı yerde hapis cezalarını çekme mecburiyetinde bırakıldıklarını ifade ederek, bu durumun hiç adil olmadığını savundu.

“Çağdışı ve gerikalmış bir uygulamadır”

Dünyanın hiçbir yerinde borç-alacak işleri nedeniyle ortada bir sahtekarlık olmadığı müddetçe, sadece borcunu ödeyememesi gerekçesi ile hapse gönderilmediğini savunan Koordinatör Kazım Ant, “Bu uygulama yalnızca KKTC’de vardır ve çağdışı, gerikalmış bir uygulamadır” ifadelerini kullandı. Bunun mücadelesini verdiklerini ve Borçların Yeniden Yapılandırılması Yasasını çıkardıklarını dile getiren Kazım Ant, Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasa ve Tüzüğünde değişiklik yapma suretiyle insanlara birtakım olanaklar sağladıklarını ve vatandaşlara mazbatalarının kaldırılması, askıya alınması, borçlarının makul, ödenebilir noktalara getirilmesi ve taksitlendirilmesi gibi konularda ciddi kolaylıklar sağlandığını kaydetti. Borçların faizleriyle birlikte ödenmesi bir yanda, borçlanılan ana parayı dahi ödeyemeyecek duruma düşen insanların bulunduğunu belirten Kazım Ant, bu insanların hapse gönderildiğini ve hapiste mahkum edilen insanların bir şey kazanamadığından dolayı borçlarını ödeyemeyeceklerini dile getirirken, “Neyi çözecek ki hapis?” diye sorguladı.

“Mevcut yasalarda değişiklikler yapılmalı”

Önümüzdeki dönemde bu konuda öncelikle borç-alacak ilişkilerinde hapisliklik cezasının kaldırılması gerektiğini savunan Koordinatör Kazım Ant, mazbata denen uygulamanın kaldırılması ve ayrıca faiz yasası, icra-iflas yasası, tefeciler yasalarının çıkarılması ve bankacılık bağlamında mevcut yasalarda da birtakım değişiklikler yapılmak suretiyle finans sektörüne bir düzenlemenin gerekli olduğunu vurguladı. Bu bağlamda faiz yasasının önemli olduğunu söyleyen Kazım Ant, TL ve dövizde yıllık faizin kaç olduğununbelirlenmesi, bileşik faiz teriminin literatürden çıkarılması, temerrüt faizi denilen borcun ödenemediği takdirde artan faiz olgusunun sembolik bir rakama getirilmesi ve faize kat sınırının getirilmesi gibi düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade etti.

“Faiz kaynaklı acımasız rant düzeni kontrol altına alınmalı”

Koordinatör Kazım Ant, ‘Faiz ana parayı geçemez’ ilkesinden hareketle ‘Dövizde bir katını, TL’de enflasyon dolayısıyla 1,5 katını geçemez’ şeklinde kat sınırlarının getirilmesi gerekliliğine vurgu yaparken, faizden kaynaklanan ‘acımasız rant düzeni’nin kontrol altına alınması gerektiğini dile getirdi. Geçmiş hükümetlerde bu gibi düzenlemelerin yapılamadığını aktaran Kazım Ant, özellikle faiz yasasının çıkarılmasının mazbata olaylarını hafifleteceğini kaydederken, mevcut koalisyon hükümetinden bu bağlamda ümitli olduğunu dile getirdi. Mazbatalardan dolayı hapse giren insanların borçlarını ödeyememeleri bir yana, kendilerini savunabilecek avukat tutma güçlerinin de bulunmadığını ifade eden Kazım Ant, bu çerçevede ‘ücretsiz avukatlık sistemi’nin belli koşullar bağlamında bu gibi mağdur insanlara sağlanması gerektiğini belirtirken, “Yani savunma haklarının kullanılabilmesi açısından modern çağdaş düzenlemelere gidilmeli” ifadelerini kullandı.

“Fakültelerde okutulması gereken tarihi bir karardır”

Dövizden kaynaklı borçlar sebebiyle büyük sıkıntıya düşen insanların bulunduğunu kaydeden Koordinatör Ant, Yüksek Mahkemenin bu bağlamda ‘insanların ellerinde olmayan sebeplerden dolayı borcun ödenmesini imkansız hale getiren savaş, harp gibi durumlarda, bu borcun ödenmesi beklenemez ve bu konuda gerekli düzenlemeler yapılmalıdır’ şeklinde bir kararının bulunduğunu ve yerinde bir karar olduğunu aktarırken, bu kararın Hukuk fakültelerinde okutulması gereken tarihi bir karar olduğunun altını çizdi. Dövizden kaçınmak için Ekonomi Bakanlığı’na büyük görevlerin düştüğünü belirten Kazım Ant, bütün sektör temsilcileri ile görüşerek birtakım tedbirlerin alınması ve dövizden kaçışın sağlanması, ağırlıkla Türk parasına yönelimin gündeme gelmesi açısından Ekonomi Bakanlığı’nın çalışma yapmasının kaçınılmaz olduğunu dile getirdi.

Öztabay: İnsan hakları odağında yapılanma olmalı

Avukat Ayşe Öztabay, gazetemize yaptığı özel açıklamasında, mazbata mağdurlarının cezaevindeki zor koşullarından önce genel anlamda cezaevi koşulların konuşulması gerektiğini kaydetti. Ülkedeki suç unsurlarının bir an önce giderilmesi ile ilgili çalışmaların yapılmasının ülke açısından önemine değinen Avukat Öztabay, bu bağlamda cezaevlerinin durumunun konuşulmasından ziyade toplumsal huzurun konuşulması gerekliliğini vurgularken, “Ancak malesef geldiğimiz nokta bize hala cezaevlerini sorgulatıyor” dedi. Genel olarak bakıldığında İç işleri Bakanlığı’nın bina ve yerleşke ile alakalı çalışmalarının bulunduğunu ancak cezaevinde olan hükümlü mahkum veya hükümsüz tutukluların durumunun insan hakları odaklı bir yapılanma çerçevesinde olması gerekliliğinin altını çizen Ayşe Öztabay, konuların birbirine zincirleme biçimde bağlı olmasından dolayı bir konunun konuşulurken, birkaç konunun da beraberinde konuşulması gerektiğini belirtti.

“Mahkumlar ceza çekerken eğitilmeli”

Mevcut konumda gardiyanların da içerisinde bulunduğu can güvenliği, yetersiz istihdam gibi birçok sorunun olduğunu kaydeden Avukat Ayşe Öztabay, çağdaş hapishaneler ile uluslararası düzeyde bir cezaevinin nasıl olması gerektiğinin görüldüğünü aktarırken, insan hakları koşullarına çekilerek, yapılan çalışmaların bina ve içerisinde görev yapan kişiler de göz önünde bulundurularak yapılması gerekliliğini vurguladı. Bu düşüncelerin yalnızca kendi düşüncesi olmadığını ve dünya şartlarında kabul görmüş düşünceler olduğunu dile getiren Avukat Öztabay, bu konuda çalışma yapan aktivistlerin de çalışmalarının gözardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Mahkumların el becerilerini ve okuma alışkanlıklarını düzenleyici biçimde kültürel eğitici bir şekilde cezasını çekmesini sağlayacak katkıların sağlanması gerektiğini belirten Ayşe Öztabay, ‘çağdaş cezaevi’ denilen noktada bu tür düzenlemelerin hepsinin yapıldığını aktardı.

“Faiz yasası süratle düzenlenmeli”

Mazbata mağdurları bağlamında açıklamalarda bulunan Avukat Ayşe Öztabay, bu çerçevede faiz yasasının süratle düzenlenmesi gerektiğini kaydederken, kişilerin ekonomik ve iktisadi yapısının da incelenip, bankalar ile ilgili yaptırımların yapılmasının önemli olduğunu belirtti. Bu bağlamda faiz yasasının bir an önce ele alınıp güncel şartlarda ihtiyaç bulunan kısımların düzenlemesinin yapılması gerektiğine vurgu yapan Avukat Ayşe Öztabay, ekonomik olarak yaşanan rahatsızlıkların en önemlisinin mazbata mağdurlarının içerisinde bulunduğu mağduriyet olduğunu dile getirdi. Borcunu ödeyenler, borç verilirken hangi şart ve kriterlerin belirlenmesi gerektiğine yönelik, kişilerin ödeme kabiliyeti yönünde mahkemeye verdikleri ifadelerin bulunduğunu aktaran Ayşe Öztabay, kişilerin mahkemeye ifadelerini beyan ederken mahkemeden bir an önce kurtulma amacıyla kötü olan durumunu daha iyiymiş gibi gösterme yönünde eğilimlerin bulunabileceğini dile getirirken, doğru hukuki mütalaanın nasıl olması gerektiği yönünde düzenlemelere gidilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkmen: Ceza verilmemesi söz konusu olamaz

Eşit Hak ve Adalet Sendikası(HAK-SEN) Başkanı İzzet Türkmen, gazetemize yaptığı özel açıklamasında mazbata mağdurları bağlamında konuşurken, sadece ticaret bağlamında bir şey alıp ödeme güçlüğü çekenlerin Merkezi Cezaevi’nin şu anki insanlıkdışı konumunda tutulmalarının kabul edilebilir bir durum olmadığını ifade etti. Ancak ticarette alınan verilmediği zaman veren tarafın da zararının olacağına dikkat çeken Türkmen, bu bağlamda hiçbir cezanın verilmemesinin de söz konusu olamayacağını dile getirdi.

“Ağır ve hafif suçlar ayrılmalı”

Bunun ceza ve karar dengesinin KKTC Hukuk merciileri ve adalet merciilerinin sağladığını düşündüğünü kaydeden Başkan Türkmen, ağır suçlar ile mazbata mağdurları gibi suçlarının yerlerinin ayrılmasının şart olduğunu dile getirdi. Türkmen, 180 kişilik binada an itibariyle 544 kişinin olduğuna dikkat çekerken, böyle bir ayrımın yapılmasının mevcut konumda mümkün olamayacağının da altını çizdi. Merkezi Cezaevi’nin mevcut durumunun İç işleri Bakanlığı’na bağlı olmasına rağmen bakanlıktan çıkarak devletin sorunu haline geldiğini belirten İzzet Türkmen, Bakanlar Kurulu’nun ivedi olarak bu bağlamda komite oluşturması gerektiğini ve İç işleri Bakanı ile de durumun görüşüldüğünü, Bakanın bu bağlamda çözüm üretecek adımları atacağını belirtti.
Güncelleme Tarihi: 26 Şubat 2018, 09:48
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3