Hükümetten Asgari Ücret Tasarrufu !!

Dövizin yaklaşık 3 aydır yangın yerine döndürdüğü ülkede palyatif günü birlik tedbirlerle krize çare arayan hükümet bayram tatili ile birlikte dile doladığı toplumsal seferberlik çağrıları ile bağdaşmayan adımlar atmayı sürdürüyor.

Hükümetten Asgari Ücret Tasarrufu !!

Mahmut DOĞAN

Dövizin yaklaşık 3 aydır yangın yerine döndürdüğü ülkede palyatif günü birlik tedbirlerle krize çare arayan hükümet bayram tatili ile birlikte dile doladığı toplumsal seferberlik çağrıları ile bağdaşmayan adımlar atmayı sürdürüyor. Yaşanan krizden en fazla etkilenenler sırasında başı çeken dar ve sabit gelirli kamu ve özel çalışanlarının tek umudu olan asgari ücret artışı Hükümet marifetiyle Ekim ayı sonundaki maaşlara yansıyacak. Ülke insanı peş peşe zamlar ve ödeme gücünü aşan banka faiz borçları ile bunalıma sürüklenirken hükümet 220 lira gibi düşük bir artışla 6 Ağustos 2018 de belirlediği yeni asgari ücreti 1 Eylül’den geçerli sayınca dar ve sabit gelirli on binlerce çalışan 3 kuruşluk artışı (brüt 2 bin 620 TL net 2 bin 279 TL) Ekim ayındaki maaşı ile almak zorunda kalacak. Toplumsal seferberlik mesajları veren her kesimden fedakarlık beklediğini açıklayan 4 partili koalisyon hükümeti böylece kamu tasarrufuna asgari ücretle geçinmeye çalışan on binlerce insanımızla başlamış oldu. Hükümet Asgari Ücret artışını 1 aylık gecikme ile uygulayarak günü kurtarmaya çalışırken vahşi kapitalist düzenin fırsatçıları iğneden ipliğe her türlü mal ve hizmete nasıl çıkarına gelirse öyle zam yapmayı sürdürdü. Sebze ve meyvelerin kilosu 10 liralardan başlayarak 15 – 20 lere çıkarken günlüğü 120 liraya gelen asgari ücretle yaşamaya mahkum olanlar ne yapacağını düşünedursun cebinde 150 lirası olmayanı ne özel klinikler ne hastaneler ne de özel de çalışan doktorlar kapıdan içeri koymuyor…

 “ Kaşıkla Verdiler Kepçe İle Aldılar ” 

Günlük asgari ücretin doktor muayenesine bile yetmediği ortamda HABERAL KIBRISLI’ya konuşan Kamu-Sen Başkanı Metin Atan, asgari ücretin yaşanan ortamda anlam ve öneminin kalmadığına işaret ederek “ Kaşıkla verdiklerini kepçe ile alıyorlar bir de üstüne toplumsal tasarruf yapalım diyorlar, tam bir komedi ” şeklinde konuştu. Vergi toplayamayan, antrepoları denetleyecek elemanı bulamayan, kaçakçılığı seyreden, gümrük kapılarında hava alanlarında deniz limanlarında sabahlara kadar çalışanın ek mesaisinde gözü olan, üniversite profesörünün asgari ücretten sigorta yatırmasına göz yuman bir hükümetle karşı karşıya bulunduklarını ve bu aymazlıkların sürmesi halinde halkla birlikte sokağa döküleceklerini bildiren ATAN, “ bir yandan denetimsizlik, diğer yandan fiyat zorbalığı, halkın alım gücünü fersah fersah aşan Türk Lirası faizleri, bir ömür ödemeye yetmeyen borç faizlerine elle tutulur çare üretemeyen bir hükümet halkın kaderi olamaz, olmamalı…Elini taşın altına ilk koyması gereken ülkeyi yönetenler, bankalar ve Merkez Bankası olmalı. Şu andaki oranlarla ne Türk Lirası ne de faizle borç alabilmek ne de alınan borcu ödeyebilmek mümkün değildir öyleyse “ bu duvar yıkılmadan ülke enkaza dönmeden” toplansınlar sağlıklı çözüm üretsinler yoksa sen ben onlar değil memleket kaybedecek” şeklinde uyardı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3