Hasipoğlu ve Toros 3’lü Zirveyi Değerlendirdi 

Berlin’de gerçekleştirilen 3’lü zirve sona erdi ama yankıları gelmeye devam ediyor. Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne konuşan CTP’li ve UBP’li milletvekilleri farklı değerlendirmelerde bulundu. Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, “Cumhurbaşkanı Akıncı, Berlin”de yapılan görüşme sonunda Trenin Raya Girdiğinden bahsetti. Pembe gözlükleri çıkarıp meselenin özüne bakacak olursak, ileriye dönük yeni hiçbir gelişme olmadı” dedi. Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Fikri Toros da, “Rum Lider Anastasiadis siyaset yapıyor. Yaptığı açıklamayı üzülerek takip ediyorum. Sayın Anastasiadis 3 yıldır iç siyaset uğruna zaman kaybettirdi” diye konuştu.

Hasipoğlu ve Toros 3’lü Zirveyi Değerlendirdi 

Berlin’de gerçekleştirilen 3’lü zirve sona erdi ama yankıları gelmeye devam ediyor. Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne konuşan CTP’li ve UBP’li milletvekilleri farklı değerlendirmelerde bulundu. Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, “Cumhurbaşkanı Akıncı, Berlin”de yapılan görüşme sonunda Trenin Raya Girdiğinden bahsetti. Pembe gözlükleri çıkarıp meselenin özüne bakacak olursak, ileriye dönük yeni hiçbir gelişme olmadı” dedi. Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Fikri Toros da, “Rum Lider Anastasiadis siyaset yapıyor. Yaptığı açıklamayı üzülerek takip ediyorum. Sayın Anastasiadis 3 yıldır iç siyaset uğruna zaman kaybettirdi” diye konuştu.

“Pembe Gözlükleri Çıkararak Özüne Bakmak Lazım”

Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, “Cumhurbaşkanı Akıncı, Berlin”de yapılan görüşme sonunda Trenin Raya Girdiğinden bahsetti. Pembe gözlükleri çıkarıp meselenin özüne bakacak olursak, ileriye dönük yeni hiçbir gelişme olmadı. Taraflar Crans Montana çöküşünden sonra BM”nin Ortak Referans şartlarında anlaşmaya dahi varamadı. 2017 yılından beridir, takribi 2 yıldır BM özel temsilcisi Lute bu konuda tarafları uzlaştırmadı. Yeni bir uzlaşı çıkmadı, sadece Kıbrıslı Rum lider ve Kıbrıslı Türk lider, 11 Şubat 2014 tarihli Ortak Açıklama, geçmiş yakınlaşmalar, ve kapsamlı çözüm yolunu açacak bir stratejik anlaşmaya varılabilmesini sağlamak için 30 Haziran 2017’de Genel Sekreter tarafından sunulan altı maddelik çerçeveye olan bağlılıklarını teyit ettiler. Bu teyidi yapmak için Berlin’e gitmeye gerek yoktu. Siyasal eşitliği tanımlayan BM parametreleri zaten orada durmaktadır. Bu açıklama aslında her zirve sonunda yapılan klasik açıklamalardan başka bir ekzersiz değildir” dedi.

“Tünelin Ucunda Işık Yok”

Hasipoğlu, “Berlin görüşmesi sonucunda aslında federasyon treni, ucunda ışık olmayan bir tünelin” içerisine girdi. Ne çok taraflı toplantının yapılacağı teyit edildi, ne de sonuç elde etmek adına yapılandırılmış ve süre sınırlı bir müzakere zemini yaratıldı. BM hala daha “Görünebilir Gelecekteki” bir çözümden bahsetmektedir. Bu federasyon treni aslında 50 yıldır görünür olmayan bir geleceğe doğru seferini yapmaktadır. Zira Kıbrıs Rum tarafının bizimle adanın yönetimini ve zenginliğini paylaşma iradesi hiçbir zaman olmadı. Rum tarafına göre Kıbrıs Türk ve Rum halkı aynı trenin içerisindeyiz, ama Makinist her zaman Kıbrıslı Rum olmalı ve rotaya onlar karar vermeli. Makinist hiçbir zaman yer değiştirmemeli ve yardımcı Kıbırslı Türk makinist sadece kendisini ilgilendiren konularda karar verebilmeli. Kıbrıs Rum tarafının bu anlayışı 1960 Cumhuriyeti kurulurken de vardı, şimdi de maalesef var. Gerekçeleri Kıbrıslı Türklere söz hakkı verirsek, işlevsel bir yönetim biçimi olmaz anlayışıdır” diye konuştu.

Hasipoğlu açıklamasına şöyle devam etti;

Bize göre Federasyon Treni, 2004 yılında Annan planı çöküşünden sonra raydan çıkmıştır, Sayın Talat 2008 yılında tekrardan federasyon müzakerelerini başlatarak tekrar rayına koyduğunu zannetti. Yoldaşı Akel ile meseleyi federasyon temelinde çözebileceği hayaline kapıldı, bu bizim 13 yılımıza mal oldu. 2017 yılına geldiğimizde ise, Sayın Akıncı 2015 yılında devam ettirdiği federasyon görüşmelerinin Son Aşamasını gerçekleştirdi . BM”nin son aşama, diğer bir ifadeyle bu federasyon treninin son durağı olarak tanımladığı Crans Montana durağında da bu tren yine raydan çıktı! Crans Montana çöküşünden sonra benim neslimin son denemesiydi, başarılı olunamadı, artık yeni nesiller bu meseleyi çözer demesine rağmen, Sayın Akıncı Federasyon ısrarında devam ediyor. Berlin görüşmesinde de trenin tekrar raya girdiğinden bahsediyor. Halbuki Kıbrıs Rum tarafı Berlinde aşağıdaki hususlardan hiçbirini kabul etmedi. 

Yeni oluşacak ortaklığın mevcut Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamı olmayacağı, Petrol – Doğalgaz konusunda yapmış olduğumuz Komite önerisini, yeniden görüşmeler başlayacak ise Türkiye”nin arama ve sondaj faaliyetlerini durdurma şartını, 0 Asker 0 Garanti” pozisyonunu, Türkiye”nin müdahale hakkının son bulması pozisyonundaki ısrarı Adanın kuzeyinde, nüfus ve mülkiyet Sarih Çoğunluğunun Kıbrıslı Türklere ait olacağını Berlin’de, yukarıdaki konularda Rum tarafının olumlu bir yaklaşımı olmadığına göre bu tren raydan çıkmış demektir. Kimse bize Rum tarafı zaten anlaşılmış bir BM parametresi olan Siyasal Eşitliği Rum tarafı kabul etti diye bir başarı öyküsü yazmaya kalkmasın. Bu Nasrettin Hocanın kaybettirilen eşeğinin bulunması hikayesine benzer. Yıllardır müzakere masasında zaman geçirmiş bir kişi olarak söyleyebilirim ki Siyasal eşitlik, Sayın Talat ve Eroğlu dönemdeki müzakerelerde kabul edilmiş bir husustu. Hatta dönüşümlü başkanlık da o dönemlerde kabul edilmişti, Rum tarafı dönüşümlü başkanlığa karşı çapraz oy pazarlığı yapmaktaydı. Bu geçmiş anlaşmalara rağmen, Siyasal eşitlikte hala sıkıntı yaşanmış ise, bu da Sayın Akıncı döneminin bir müzakere zafiyetidir.    

KKTC”de 2020 Nisan ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi için kendisine malzeme yaratmaktan başka bir amaca hizmet etmeyen bir üçlü görüşmeyi de bu şekilde Sayın Akıncı”nın başarısızlıklar ve hayal kırıklıkları hanesine yazmış olduk.

“Anastasiadis 3 yıldır iç siyaset uğruna zaman kaybettirdi”

Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Fikri Toros, “Rum Lider Anastasiadis siyaset yapıyor. Yaptığı açıklamayı üzülerek takip ediyorum. Sayın Anastasiadis 3 yıldır iç siyaset uğruna bize zaman kaybettirdi. Onları çok dikkate almıyorum. Benim dikkate aldığım 2 ay önce New York’ta BM Genel Kurulu’nda başlayan, Genel Sekreter, Sayın Cumhurbaşkanı ve Rum Lider arasındaki diyalog sürecidir. Genel Sekreterin Özel Temsilcisi Lute ile tüm taraflar arasında yoğun bir diyalog süreci vardır. Bu diyalog süreci Berlin’de yapılan açıklamayla ortaya çıkmıştır. Ayrıca CTP adına BM Genel Sekreterine yazdığım  mektupta da refere etiğim noktalarında Berlin’de açıklamaya girmiş olması beni şahsen çok memnun eden olumlu bir durum olmuştur” dedi.

“3’lü Görüşmenin Sonucunu Selamlıyorum”

CTP Milletvekili Fikri Toros, “Berlin’de gerçekleşen 3’lü görüşmeden çıkan sonucu, olumlu değerlendiriyor ve selamlıyorum.  İki bölgeli, iki kesimli ve siyasi eşitliğe dayalı Federal çözüm modeline olan bağlılığın ve kararlılığın yeniden teyit edilmiş olması; süreç zemininin netleşmiş olması; BM Genel Sekreteri’nin kapsamlı stratejik siyasi anlaşma hedefi doğrultusunda çabalarına devam edeceğini taahhüt etmesi ve bir hareket planına işaret etmesi, beklentilerimizi büyük oranda tatmin etmiş olduğundan memnuniyet vericidir.  Berlin’den çıkan sonuç kapsamlı çözüm sürecinin son aşamasına dair, rotası belirlenmiş bir yol haritası olarak anlaşılmalıdır” dedi.

Toros Değerlendirmelerini Sıraladı 

Toros, bu değerlendirmelerimi dayandırdığım unsurlar şöyle sıralanabilir:

* 11 Şubat 2014 tarihli ortak deklarasyona bağlı iki kesimli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı federasyonun çözüm modeli olarak yeniden teyit edilmiş olması. Böylelikle, “federasyon müzakereleri tükendi”, “AB çatısı altında iki devlet”, “eşit egemenlik”, “işbirliğine dayalı model” gibi, hiçbir zaman gerçeklerle bağdaşmayan ve sadece halkımızı yanıltmaya hizmet eden bu görüşlerin geride kalmış olması.

* Siyasi eşitliği detaylı olarak tanımlayan 716 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararına atıf yapılarak, siyasi eşitlikle ilgili farklı algılara son verilmiş olması. Bakınız bu paragraf ne diyordu: “Federasyonda iki toplumun siyasi eşitliği ve federasyonun iki toplumlu yapısı tanınmalıdır. Siyasi eşitlik, federal hükümetin tüm birimleri ve idaresinde sayıca eşit katılım anlamına gelmemekle birlikte, farklı yollarla da yansıtılmalıdır: Kıbrıs Devleti’nin federal anayasasının her iki toplumun oluruyla kabul edilmesi veya değiştirilmesi gerekliliği; federal hükümetin tüm organları ve kararlarında her iki toplumun etkin katılımı; federal hükümetin bir toplumun çıkarlarına karşı herhangi bir önlem alma yetkisine sahip olmayacağının temini; iki federe Devletin eşitliği ve aynı yetki ve fonksiyonlarda olmaları

* Crans-Montana konferansı itibarıyla tüm yakınlaşmaların korunmasına ve bunlara bağlı kalınmasına vurgu yapılmış olması.

* Sonuç odaklı, aşamalı ve anlamlı bir sürecin gerekliliğine vurgu yapılmış olması.

BM Genel Sekreter’i gayriresmi beşli görüşmenin toplanması için bizzat çaba göstereceğini taahhüt etmiş olması.

CTP olarak, Birleşik Federal Kıbrıs vizyonumuza bağlı, kapsamlı çözüm hedefi doğrultusunda ve aciliyet duygusu içerisinde yürütmekte olduğumuz çalışmalarımıza devam edeceğiz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner19

banner3

banner18