'Halk artık susmamalı'

'Halk artık susmamalı'

Rabia ÇAKMAK


Kanal T’de yayınlanan ve Kartal Harman’ın hazırlayıp sunduğu “Kartal Harman’la Ayak Üstü 1 Saat” isimli programa konuk olan DAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, KKTC’nin yönetim sisteminde olan aksaklık ve sıkıntıları değerlendirirken, topluma en uygun yönetimin ne olması gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu.


“Yasama ve yürütme tek kişide olmamalı”


DAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, “Kıbrıs toplumu olarak kendimize has parlamenter sorunlarımız var” demesinin ardından sorunları çözmek amaçlı yaptıkları çalıştayda 3 masa toplandığı ve bu masalarda farklı ideolojilere sahip bireylerin bulunduğunu ifade etti. Birinci masanın parlamenter sorunları konuştuğunu ve tartıştıklarını aktaran İşçioğlu, ikinci masanın var olan sorunları çözmeye odaklı konuştuğunu belirtmesinin yanında yasama ve yürütme işleminin aynı kişide olmasının da büyük sıkıntılara sebep olduğunu kayıt etti.


DAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, üçüncü masanın başkanlık sistemini tartıştığını belirtirken, devlet denilince akla 3 yönetim şekli geliyor;


1-parlamenter sistem


2-başkanlık sistemi


3-yarı yetkili başkanlık sistemi demesinin ardından, başka bir ülkedeki başkanlık sisteminin KKTC’de uygulanması dahilinde ne kadar doğru olabileceği konusunda endişelerini iletti. ”Başkanlık sistemine hemen geçiş doğru değil” diyen İşçioğlu, içinde bulunduğumuz parlamenter sistemin ancak çok köklü sistemle değiştirebileceklerini belirtmesinin yanında topluma uygun başka köklü bir sistemle de bunu başarabileceklerini açıkladı.


“Sistemin değişmesi için toplum hazır olmalı”


“Halk artık susmamalı”


“Kahvehaneler sayesinde halk dile geliyor”


DAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, bütün yapılacak olan reformların toplum ile örtüştüğünün altını çizerken, mevcut parlamenter sistemde patronaj sistemi, atamaların siyasi pozisyona göre gerçekleşmesi, mevcut sisteme ve siyasetçiye güvenin azalması, milletvekillerinin aracı rolü üstlenmesinden dolayı kendi görevlerini yerine getirememeleri, yasama ve yürütmenin beraber olması, hükümetlerin ömrünün kısa olması ve bununla beraber gerçekleşen kabine değişikliklerinden dolayı ekonomi, siyasal ve sosyal yaşamın öngörülebilirliğini yitirmesi gibi temel sorunların olduğuna değindi. Ülkede kahvehanelerde siyasetin yapıldığını ve aslında bakıldığı zaman halkın bu gibi ortamlarda sorun ve sıkıntıları dile getirebildiğinin altını çizen İşçioğlu,”halk artık susmamalı, sorunlarını ve çözümlerini dile getirmeli”  dedi.


“Köklü reformlara ihtiyaç var”


DAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, başkanlık sistemine geçmenin tüm sorunları çözmek anlamına gelmediğini ve önemli olanın en uygun sistemin işlemesi olduğunu iletirken, halkın el birliği ile bunun olabileceğini, basın sayesinde de artık bunun konuşulacağını ve çözüm sürecine gireceklerini ifade etti. “Bireylerin geleceği toplumun geleceğidir” diyen İşçioğlu, daha iyi standartlarda yaşamamız çok büyük değil köklü reformların yapılmasının altını çizdi. Türk toplumu olarak daima bir liderin peşinde sürüklenmiş bir toplum olduğumuza değinirken, liderin ancak ve ancak ülkeyi doğru yönlendirmesi dahilinde istenilen refah seviyesine ulaşabileceğimi dile getirdi. Vatandaş tarafından “bu ülkede hangi sistem olursa olsun bir başarısızlık söz konusu olacak” demesinin ardından toplumun umutsuzluğunun bu zamana kadar yaşanmış başarısızlıklar yüzünden olduğunu açıkladı.


“Sistemsizlik içinde bir sistem var”


“Mevcut sistem sürdürülebilir değil”


“Bizi bu hale baskıcı sistem mi getirdi?”


Haberal Kıbrıslı gazetesi tarafından bu ülkede sistemsizlik içinde bir sistem var denilmesi ardından İşçioğlu sağlam ve sürdürülebilir bir sistemin toplumun işine geleceğine açıklık getirdi. Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, “mevcut sistem sürdürülebilir değil” demesinin ardından, sistemi gene toplumun kuracağını ve gene toplumun bozacağını aktardı. Başkanlık sisteminde diktatörlüğünün olmadığını belirten İşçioğlu, bunun sebebinin demokratik bir sistemde olmamıza bağladı. Oluşan partizanlığın önüne ancak yeni bir sistemle geçilebileceğinin belirten İşçioğlu, önemli olanın kırsal kalkınma olduğunu ve bu noktada özellikle kıbrıs halkının üretim içinde olmasının önem arz ettiğini iletti. “Üreteceğimiz günler olacak ben inanıyorum” diyen İşçioğlu, “belki de baskıcı sistem bizi bu hale getirdi” diyerek düşüncesini dile getirdi. Dörtlü koalisyonun olmasını ancak istenilen partinin iktidara gelmesi koşulunda daha iyi olabileceğinin altını çizen İşçioğlu, sisteme sahip çıkmak vatana sahip çıkmaktır demesinin ardından bunu sorunları göz ardı etmeyerek yapılabileceğinin önem arz ettiğini aktardı. başkanlık sisteminin uygun olabileceğini ileten İşçioğlu, günün sonunda ülke olarak gene başkanlığa geçeceklerini bildirdi.

Güncelleme Tarihi: 09 Mayıs 2018, 10:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3