FETÖ'nün kritik isimleri KKTC'deymiş!

Tanık İ.Ç, 2001'de İstanbul'da bir pastanede "cemaat abileriyle" görüştüğünü, daha sonra görev yeri Kıbrıs'a gittiğini anlattı. Bir zaman sonra dönemin özlük astsubayı olan davanın sanıklarından Baki Ağyar'ın yanına gittiğini ifade eden tanık İ.Ç, "Ağyar'ın odasına gittim. Masasının üzerindeki ajandasını açarak cemaat abileriyle görüştüğüm pastanenin ismini yazdı. Bunun üzerine Ağyar'ın cemaatten olduğunu anladım." ifadelerini kullandı.

FETÖ'nün kritik isimleri KKTC'deymiş!

Tanık İ.Ç, 2001'de İstanbul'da bir pastanede "cemaat abileriyle" görüştüğünü, daha sonra görev yeri Kıbrıs'a gittiğini anlattı. Bir zaman sonra dönemin özlük astsubayı olan davanın sanıklarından Baki Ağyar'ın yanına gittiğini ifade eden tanık İ.Ç, "Ağyar'ın odasına gittim. Masasının üzerindeki ajandasını açarak cemaat abileriyle görüştüğüm pastanenin ismini yazdı. Bunun üzerine Ağyar'ın cemaatten olduğunu anladım." ifadelerini kullandı.

Ağyar da tanık beyanına karşı söz alarak İ.Ç ile 17 yıl önce Kıbrıs'ta tanıştığını, iddia ettiği gibi ajandasına bir pastane ismi yazmadığını ve örgütsel bir eylemde bulunmadığını öne sürdü. Tanık B.İ. de davanın sanıklarından Sedat Soysal ile Ankara'da görev yaptığı dönemde tanıştığını belirtti.

Hafta sonları Soysal ile örgüt evine sohbetlere gittiklerini anlatan B.İ, Kıbrıs'a tayin olduktan sonra sanıkla görüşmediğini ifade etti. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Ankara Gölbaşı'ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığını (ÖKK) ele geçirme teşebbüsüyle ilgili 68 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen davada tanık beyanları alındı. Tanık İ.Ç, 2001'de İstanbul'da bir pastanede "cemaat abileriyle" görüştüğünü, daha sonra görev yeri Kıbrıs'a gittiğini anlattı.

Bir zaman sonra dönemin özlük astsubayı olan davanın sanıklarından Baki Ağyar'ın yanına gittiğini ifade eden tanık İ.Ç, "Ağyar'ın odasına gittim. Masasının üzerindeki ajandasını açarak cemaat abileriyle görüştüğüm pastanenin ismini yazdı. Bunun üzerine Ağyar'ın cemaatten olduğunu anladım." ifadelerini kullandı.

“KIBRIS’TA TANIŞTIK”

Ağyar da tanık beyanına karşı söz alarak İ.Ç ile 17 yıl önce Kıbrıs'ta tanıştığını, iddia ettiği gibi ajandasına bir pastane ismi yazmadığını ve örgütsel bir eylemde bulunmadığını öne sürdü. “Kıbrıs'a tayin olduktan sonra sanıkla görüşmedim” Tanık B.İ. de davanın sanıklarından Sedat Soysal ile Ankara'da görev yaptığı dönemde tanıştığını belirtti. Hafta sonları Soysal ile örgüt evine sohbetlere gittiklerini anlatan B.İ, Kıbrıs'a tayin olduktan sonra sanıkla görüşmediğini ifade etti.

Sanık Soysal da tanıkla daha önce Balıkesir'de görev yaptığını ancak iddia ettiği gibi örgüt evine toplantıya gitmediğini, tanığın yalan söylediğini iddia etti. Aksakallı'nın emirlerine uymamışlar Tanık Ö.Ö. ise olay tarihinde ÖKK'da istihbarat personeli olarak görev yaptığını ifade etti. Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz 2016'da karargahta bir hareketlilik olduğunu, neler olduğunu sorduğunda uçuş yasağı emri verildiğini öğrendiğini belirten Ö.Ö, bu esnada sanık eski albay Ümit Bak'ın telaşlı bir şekilde hareket ettiğini anlattı.

Bir süre sonra alarm verildiğini, kışlaya girişlerin yasaklandığını aktaran Ö.Ö, darbe emrini gösteren sanık eski yarbay Mehmet Ali Çelik'e "Bu devirde darbe mi olur?" diye tepki gösterdiğini söyledi.

Bunun üzerine Çelik'in Genelkurmay Başkanlığında görev yapan bir albayı aradığını, bu kişinin de darbenin emir komuta zinciri içinde yapıldığını söylediğini anlatan Ö.Ö, şöyle devam etti:

"İlerleyen saatlerde Zekai Aksakallı paşa harekat merkezini arayarak 'Benim emirlerime uyun' dedi ancak albay Ümit Bak da 'Ben gelen emre uymak zorundayım' cevabını verdi.

Sonra bir kez daha aradı yarbay Mehmet Ali Çelik görüştü, kararsızdı. O da emre uymak zorunda olduğunu söyledi. Başçavuş Nedim Şahin telefonu alıp kapattı.

Çelik, darbe emrini kaldırıp harekat merkezindekilere 'Seçim yapmak zorundasınız' dedi. Bu esnada albay Ümit Koçak harekat merkezinde çıkmaya çalışırken Nedim başçavuş ona silah doğrulttu, çıkmasına izin vermedi. Semih Terzi'nin helikopteri ÖKK'ya iniş yaptıktan sonra silahlar patladı. Binanın içinden de silah sesleri geliyordu. Neler olduğunu öğrenmek için gidenler, Ömer Halisdemir ile Nedim başçavuşun vurulduğunu söylediler."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3