'Devlet bu işin en başında'

'Devlet bu işin en başında'
Devletin kendilerinden çok fazla vergi aldığını, bu nedenle bir şampanya fiyatının bin 500 TL'ye kadar ulaştığını belirten Özseyhan, devletin "Siz kadın satıyorsunuz" dediğini, bunu devletin kabul ettiğini ve bu nedenle kendilerinden yüksek miktarda vergi aldığını kaydetti.



Kıbrıs Postası - Ertuğrul Senova30 yıla yakın bir süredir gece kulübü işletmeciliği yapan Eray Özseyhan, Kanal T ekranlarında yayınlanan Kartal Harman’ın hazırlayıp sunduğu “Ayak üstü bir saat” isimli programa konuk oldu.

Gece kulüplerinde çalışan kadınların, ülkeye ayak bastıkları ilk andan itibaren, devlet tarafından uygulanan prosedürü, televizyon ekranları üzerinden canlı olarak anlatan Özseyhan, devletin bu konuda ciddi vergiler kazandığını, kendilerinin kadın satmamasına rağmen, kadın satar bir pozisyonda olduklarını, devletin bu nedenle kendilerinden yüksek vergiler aldığını ifade etti. Özseyhan, “Bize eski gece kulüpçülüğümüzü geri verin” şeklinde konuştu.

Kadınların Kıbrıs’a ne iş yapacaklarını bilerek geldiklerini, tercih haklarının var olduğunu ve ülkelerindeki devlet tescilli acenteler sayesinde tercihlerini uyguladıklarını belirten gece kulübü sahibi Özseyhan şöyle konuştu:

“Rusya’da, Ukrayna’da veya Moldovya’da evinde oturan bir kadın nasıl Kıbrıs’taki bu gece kulüplerini bulabilir, buraya nasıl gelir? Geldikleri ülkelerde, iş bulma konusunda acenteleri vardır. Bu acenteler devlet tarafından tescillidir. Acentelere müracaat edeler, biz ülke dışında çalışmak istiyoruz derler, müracaat ederler. Kimse bu insanlar buraya bilmeden gelir demesin. 15-20 defa, bilerek ve isteyerek Kıbrıs’a gelen kızlar var. “

“ÇALIŞTAYA GELME DEDİLER”

Gece kulüplerine ilişkin İçişleri Bakanlığı’nda bugün yapılacak çalıştaya ilişkin de konuşan Özseyhan, yapılacak çalıştaya katılması için kendisine davet geldiğini, daha sonra ise davetin geri çekildiğini belirterek, “Yapılacak çalıştaya katılmam için bana davet geldi, sonra tekrar ulaştılar, gelme dediler. Barakacılar, tenekeciler gelecekmiş, bir şey diyeceklermiş. Ben çalıştaya katılsaydım, gerçekleri açıklayacaktım. ” şeklinde konuştu.

Kadınların ülkeye gelmesinin ardından yaşadıkları süreci de aktaran Özseyhan, yaşananları şöyle aktardı:

“Bu insanların Muhaceret Dairesi’nde kayıtları var. Ülkeye geldiklerinde ilk iş; polis karşılar, muamele başlar. Muhaceret polisi sorar; sen ne iş yapmaya geldiğini biliyor musun? Daha sonra, Doğuş Derya’nın çıkarttığı ALO 166 numarası verilir, bir sıkıntınız olursa arayın denilir. Sonra hastaneye gider, bir gece karantinada kalır, bütün kan tahlilleri yapılır, en son da kulübe gider.”

ŞİDDET İDDİALARI… 

Kadınların her hafta düzenli bir şekilde hastaneye gittiğini belirten gece kulübü sahibi Özseyhan, şiddet ve zorlama iddialarına ilişkin de konuşarak, polisin konuyla ilgili gerçekleştirdiği denetimi aktardı. Özseyhan şöyle konuştu:

“Her hafta düzenli bir şekilde hastaneye gidiyorlar. Rutin kontrol yapıyorlar karneleriyle birlikte, sonra da muhaceret polisine gidiyorlar. Sağlık kontrolünü onaylayıp, imza atıyorlar. İmza atmaya tek tek giriyorlar. Neden biliyor musunuz? Polis soruyor; dayak var mı, zorlama var mı? Eğer evet cevabı gelirse, polis patronu arıyor, kadının bileti kesiliyor ve ülkesine dönüyor.”

“PASAPORTLARI BİZ TUTMUYORUZ, POLİS TUTUYOR” 

Kadınların pasaportlarının gece kulübü sahiplerinin elinde tutulduğuna ilişkin iddialara da cevap veren Özseyhan şöyle konuştu;

“Pasaportları bizim tuttuğumuz falan yok. Yasa’da açıkça yazar; pasaportlar Polis Örgütü-Muhaceret Birimi’ne teslim edilir. Pasaportlar poliste kalır. Ben belli başlı ülkelere de gittim, Ortadoğu’ya da gittim Avrupa’ya da. Oradan konsomatris kadınlar aldım patronlarıyla tanışarak, Amsterdam dan da. Patronlarla anlaştığım kadınlar; 3, 6, ya da 9 ay orada çalışırlar. Pasaportlarının hepsi de polis Muhaceret’te tutuluyor. İnanmayan, görmek isteyen varsa, gidelim beraber görsün, biletleri ben kesecem.”

“ACABA FUHUŞUN NE OLDUĞUNU BİLİRLER Mİ?”

Fuhuşun her yerde var olduğunu ve serbest olduğunu öne süren gece kulübü sahibi, olayla ilgili davalardan ikisini program sırasında örnek olarak sundu. Özseyhan, şöyle devam etti:

“Acaba, fuhuşun ne olduğunu bilirler mi? Ben soruyorum; fuhuş nedir? Fuhuş her yerde vardır, sokakta da, markette de, diskolarda da. Fuhuş serbesttir. Fuhuş yasak olsaydı, belgeler olmazdı. 19.11. 99 tarihli fuhuş davası. Odalarda yakalandılar. Kararlar ortada. Yasa’da fuhuşun suç olduğu söyleniyor; beraat ettiler. Nerede yakalandılar? Gece kulübünde. Niye mahkum olmadılar? Buna biri cevap versin. Hukukçu geçinen birkaç arkadaş var. Kendilerine bir tavsiyede bulunayım; Fuhuş değil, fahişelik üzerinden gitsinler. Fahişelik yasal değil. Fahişelik ayrıdır, fuhuş ayrıdır. Bunu hukukçularımız çok iyi bilir.

BİR ÇALIŞANIN 6 AYLIK MALİYETİ… 

Ülkedeki ‘ortalama’ bir gece kulübünün yıllık vergisini ve bir kadının 6 aylık çalışma ücretini televizyon ekranlarında hesaplayan Özseyhan şöyle konuştu:

Eskiden şampanyayı 100 TL’ye açarsak, şimdi bin TL’ye açıyoruz. Ülkede 36 kulüp var, ayda 60-70 bin TL vergi veriyoruz. Bir kızın 6 aylık sosyal sigortası 2622 TL, İhtiyat Sandığı 708 TL, paye 5220 TL, KDV 16200 TL, çalışma vizesi 233 TL, sağlıkta ilk 500 TL, rutin 1040 TL, kan verme 1080 + 600 TL. Ne yapıyor? 1 kadın ın 6 aylık vergisi, 28203 TL. 12 kız olduğu zaman; 338 bin 436 TL eder. Bu da, 6 ay çalışacak olan bir kadını aya böldüğümüz zaman; 56 bin TL hükümete her ay vergi verdiğimiz ortaya çıkar. Bunun dışında şahıs vergisi de ödüyoruz. Onun da aylığı 12 bin TL. Yani kısacası, biz devlete her ay 70 bin TL veriyoruz.”

“DEVLET BU İŞİN EN BAŞINDADIR” 

Devletin kendilerinden çok fazla vergi aldığını, bu nedenle bir şampanya fiyatının bin 500 TL’ye kadar ulaştığını belirten Özseyhan, devletin “Siz kadın satıyorsunuz” dediğini, bunu devletin kabul ettiğini ve bu nedenle kendilerinden yüksek miktarda vergi aldığını kaydetti. Gece kulübü sahibi, “Devlet bu işin en başındadır. Biz konsomatrislik yaptırıyoruz diyoruz, devlet siz kadın satarsınız bu parayı vereceksiniz diyor” şeklinde konuştu.

“5 SAAT ÇALIŞIYORLAR”

Kadınların çalışma saatlerine ilişkin konuşan Özseyhan, “İş saatleri 20.00’den 01.00’a kadardır. Günde 5 saattir. Köle gibi çalıştırdığımızı söylüyorlar, ispat etsinler; hodri meydan. Biz suç işlemiyoruz, suç işlesek yargılanırdık. Kadınlar kendi kendilerini satıyor” ifadesinde bulundu.



Güncelleme Tarihi: 18 Nisan 2018, 10:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3