'Devlet 350 bin TL zarara uğratıldı'

'Devlet 350 bin TL zarara uğratıldı'

Candan MERT


Ulusal Birlik Partisi(UBP) Hükümeti döneminde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi ve Özel Kalem Müdürü Aytaç Çaluda imzasıyla, Yabancıların Çalışma İzni Yasası’na rağmen, bazı şahısların borçlarının silindiği, bazılarının ise çalışma izni için gerekli olan ön izinden muaf tutulduğu yönünde söylemlerin ardından Ulusal Birlik Partisi(UBP) Milletvekili Aytaç Çaluda, Haberal Kıbrıslı’ya açıklamalarda bulunurken, “Böyle bir usulsüzlük ya da maddi çıkar elde edilecek bir durum ispat edilirse, milletvekilliğinden istifa edeceğim” dedi.


“İnsanları ekonomik çöküntüden kurtardık”


Ulusal Birlik Partisi(UBP) Milletvekili Aytaç Çaluda, Haberal Kıbrıslı’ya yaptığı özel açıklamasında Yabancıların Çalışma İzinlerinin Bakanlık tarafından yürütülmekte olduğunu kaydederken, görevde bulunduğu süre döneminde Bakanın da kendi yetkisinde olan çalışma izinlerinin bir kısmının da şahsı tarafından yapılması yetkisinin kendisine verilmiş olduğunu ve bu şekilde yabancıların çalışma izinlerinin yürütüldüğünü dile getirdi. Çalışma izinli olanların birçok sorunlarının bulunduğunu ifade eden Çaluda, ,işverenlerin ekonomik sorunları nedeniyle çalışma izinleri biten bireylerin cezaya düşerek yurtdışına çıkamama, çocuklarının kayıtlarını yaptıramama, hasta olduklarında devlet hastanelerinden faydalanamama gibi sıkıntılarının bulunduğunu dile getirerek, “Bu insanlar ülkemizde ‘kaçak olarak’ dediğimiz, kayıt dışı bir şekilde, korku içerisinde çalışmaktaydılar ve ekonomik, sosyal çöküntü içerisinde ülkemizde yaşamlarını sürdürdükleri görünmekteydi.” dedi.


“Kanıtlı belgeler ile yasal hale getirilir”


Aytaç Çaluda, 2006 yılında yapılmış olan Yabancıların Çalışma İzni Yasası ve tüzüğü çerçevesinde hazırlandığında, ilgili Çalışma Bakanı’nın sorumlu olan çalışma izinli kişiler ile ilgili 36. maddesinde bakana geniş yetki verildiğini aktarırken, bakanın da bu görevi ya kendisinin, ya da bir müdürüne devrederek çalışma izni işlemlerinin yürütüldüğünü belirtti. Bu bağlamda problemli olan işverenleri bir dilekçe ile bakanlığa müracaat etmekte olduğunu söyleyen UBP Milletvekili Çaluda, yapılan müracaat sonucunda bakanlığın komite kurarak ya da kendi bünyesinde değerlendirip ya reddettiğini, ya da kanıtlayıcı belgeler sunulması halinde şahsın yasal hale getirildiğini kaydetti.


“Hem devlet kazandı, hem de cezalılar kurtuldu”


Aytaç Çaluda, kendilerinin de 12-15 kişiden oluşan bu kişilere çalışma izinlerinin alınmış olunan müracaat sonucunda bakanlık bünyesinde değerlendirilerek, şahısların kaç ay cezada ise o kadar sürede geriye dönük olarak yasal hale döndürme yetkisinin kendilerine verildiğini ve bu çerçevede savcılığın da görüşünün olduğunu ifade etti. Çaluda, “Örneğin 8 ay cezada olan bir kişi, cezaya düştüğü günden itibaren hiç gün boşluğu olmadan 8 ay geriye dönük olarak alıyorduk ve yasal süre içerisindeki tarihten alarak bu insanları yasal hale getirerek ülkemizde bulundurmaya devam ediyorduk. Çünkü işveren buldular, onları üstlenen kişiler oldu, yatırımları da düzgün yatırıldı. Bu sayede de hem devlet para kazandı, hem de bu insanlar cezalı olarak ülkede olmaktan kurtulmuş oldular” ifadelerini kullandı.


“Siyasi rant uğruna kullanıyorlar”


O dönemde yapılmış olan uygulamanın bundan ibaret olduğunu kaydeden Aytaç Çaluda, 2013 döneminde hükümet değişikliğinin gündeme geldiğini ve alınan erken seçim kararı nedeniyle geçici hükümetin göreve geldiğini belirtirken, “Geçici hükümetin CTP’li Bakanı bizlerin yapmış olduğu bu uygulamaları sadece o ay içerisinde Mayıs 2013 döneminde Bakanlık ve diğer memurların yapmış olduğu işlemleri alıp inceleyerek, kendilerine göre, ‘yasa ve tüzüklere aykırı olduğu’ gerekçesiyle Başsavcılığa suç duyurusunda bulundu. Ancak bizim dönemimizde başka müdürler tarafından aynı işlemlerin yapılmış olmasına rağmen, 2006-2009 döneminde yapılan uygulamalar göz ardı edilerek, sadece Mayıs 2013 devresinde 12 kişi kadar şahsa yapılan işlemler bağlamında suç duyurusunda bulunuldu” dedi. Bu noktada siyasi art niyetin bulunduğunun aleni bir biçimde ortada olduğunu aktaran Aytaç Çaluda, 28 Temmuz 2013 tarihinde yerel bir gazetede bu konunun ‘Bu ne cesaret?’ manşetiyle basına aktarıldığını ve bunun siyasi rant elde etme amacıyla yapıldığını ifade etti.


“Suç varsa, 5 yılda neden yargılanmadım?”


Ulusal Birlik Partisi(UBP) Milletvekili Aytaç Çaluda, 2014 Mart ayında Başsavcılığın soruşturma başlatarak ilgili kişilerin ifadelerini aldığını dile getirirken, o dönemde görevden alınmasından dolayı müşavir konumunda olduğunu ve bu ifadelerin 5 yıl boyunca savcılıkta dosyada bekletildiğini belirtti. Çaluda, “Benim eğer bir suçum, görevi kötüye kullanma gibi bir durumum varsa idi, ben milletvekili olmadığım o 5 yıl boyunca neden yargılanmadım?” dedi.


“Devlet 350 bin TL zarara uğratıldı”


Çaluda, “Dönemin bakanı bunları yaparken, bizi suç işledik diye savcılığa gönderirken, 2009-13 devresinde sayıştayın bakanlığımıza göndermiş olduğu denetim raporunda 2006-2010 dönemini, yani esas onların dönemini kapsayan bu raporda, 2009 Genel Seçimlerine giderken Bakanlığın talimatıyla müdür ve şube amirlerinin Çalışma dairesi tarafından işverenlerine kesilmiş olan 256 bin TL bir raporda, 92 bin TL de diğer raporda olmak üzere devleti 350 bin TL civarındaki bir paranın keyfi bir uygulama ile tahsil edilmedi. Sayıştaylık denetim raporu ile bu paranın sorumlu olan kişiler tarafından devletin veznesine yatırılması konusunda karar üretilmişti. Ancak dönemin bakanı Aziz Gürpınar, bu parayı tahsil etme yoluna gideceği yerde bir yasa önerisi yapıp meclise götürerek, kendi hükümet güçlerini de kullanarak 2015 döneminde meclis kararı ile devletin alması gereken 350 bin TL’yi sindirmiş oldu” ifadelerini kullandı.


“Milletvekilliğimden istifa ederim”


Yapılan uygulamaların tamamen siyasi bir uygulama olduğunu aktaran Çaluda, bu yasal hale getirilen kişilerin kısa bir süre sonra muhaceret affı çıkarılarak bütün borçlarının silindiğini kaydederken, kendi yaptıkları uygulama ile hem devleti kazandırdıklarını, hem de bu ülkede çalışmaya gelen kişilerin ‘kendi insanımız’ olduğunu ve insanlık namına yasa ve tüzüklerin verdiği yetkiyi kullanarak bu işlemleri yaptıklarını ifade etti. Aytaç Çaluda, konuşmasında “Bu işlemleri yaparken şahsımızın herhangi bir maddi çıkar elde edilmediği açıkça bilinmektedir. Bunun aksini iddia eden veya bu işlemlerin yapılmasında şahsıma veya bir başkasına herhangi bir maddi çıkar sağlandığı ispatlanırsa, ben milletvekilliğimden de istifa ederim” ifadelerine yer verdi. Kendilerini savcılığa sevk eden dönemin bakanı Aziz Gürpınar’ın, devleti zarara uğratan kişi olduğunu belirten Aytaç Çaluda, “Sayıştay ve savcılık sebep olan şahıslardan tahsil edilmesi adına rapor vermiştir.” dedi.


“Alnım açık, vicdanım rahattır”


Soruşturmanın üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen şahsı ile ilgili hiçbir işlem yapılmadığını ancak kendisinin 7 Ocak seçimlerinde milletvekili olarak seçilmesinin ardından olayın sanki yeni olmuş bir olay gibi pişirilip kamuoyuna sunulduğunu belirten Aytaç Çaluda, bu durumun kamuoyunu yanıltmaya yönelik yapılmış olduğunu dile getirdi. Bu noktada siyasi art niyetin bulunduğunu belirten Çaluda, kendisinin gerek memurluk, gerek müdürlük, gerekse de vekillik olarak toplum tarafından bilindiğini kaydederken, “Bundan büyük rahatsızlık duyan siyasi rakiplerimiz, hükümetteki başarısızlıklarını örtbas etmek için böyle iddialar ortaya atıyorlar; savcılıkta soruşturulması beklenen, devleti zarara uğratan durumlar için harekete geçeceğine, KKTC tarihinde ilk olarak bir milletvekilinin dokunulmazlığının kalkması için çaba gösteriyorlar. Dokunulmazlıkların kaldırılması söz konusu ise, 50 milletvekilinin de dokunulmazlığını kaldıralım, yargı tarafından herkesin rahatça yargılanmasını sağlayalım. Benim alnım açık, vicdanım rahattır” ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 15 Mayıs 2018, 15:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3