'Demokrasi için önce yerel siyaset!'

'Demokrasi için önce yerel siyaset!'

Candan MERT


Doğu Akdeniz Üniversitesi(DAÜ) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, Haberal Kıbrıslı’ya yaptığı özel açıklamasında 24 Haziran’da yapılacak KKTC 2018 Yerel Seçimlerini değerlendirdi. Demokrasiden bahsedebilmek için önce halka en yakın yer olan ‘yerel siyasete’ sahip çıkmanın gerekliliğine değinen Doç. Dr. İşçioğlu, “İstediğiniz kampanya sürecini halka sunun, renkli baskılı posterler, yeni sosyal medya trendleri…yerel siyaset o kadar bize has ve bize özeldir ki, son karar bizim köşedeki kahvehanede, gençlerin buluştuğu parkta, annelerimizin komşuları ile içtiği çayda şekillenir.” ifadelerini kullandı.


“Demokrasi için önce yerel siyaset!”


Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, ulusal düzeydeki sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel her türlü yapının kendini yerelde hissettirdiğini kaydederken, birinin tam diğeri bozuk olmayacağını belirterek, “Ya toptan gemi yüzdürülür, ya da batmaya mahkûmsundur.” dedi. Bu noktada hedefin doğru belirlenmesinin varılacak hedef için çalışacak mürettebatın bulunması açısından önemine değinen Doç. Dr. İşçioğlu, “Yoksa kimi sağa çeker kimi sola bizim gemi alabora.” dedi. Demokrasiden bahsedebilmek için önce halka en yakın yer olan ‘yerel siyasete’ sahip çıkmanın gerekliliğine değinen Doç. Dr. İşçioğlu, “İstediğiniz kampanya sürecini halka sunun, renkli baskılı posterler, yeni sosyal medya trendleri…yerel siyaset o kadar bize has ve bize özeldir ki, son karar bizim köşedeki kahvehanede, gençlerin buluştuğu parkta, annelerimizin komşuları ile içtiği çayda şekillenir.” ifadelerini kullandı.


“Başarı kriteri, kentsel rant paylaşımı değildir”


Yerel siyasetin ceviz macununun şurubunda, ağaçtaki portakalda, zeytinlinin hamurunda mayalandığını dile getiren Öğretim Üyesi Deniz İşçioğlu, yerel siyasetin her sabah yolda haber dinleyip arkadaki çocuklarına bakarak iyi bir gelecek hayal eden aile içerisinde şekillendiğini kaydetti. İşçioğlu, yerel siyasette de çıkarın bulunduğunu ancak bu çıkarın toplum yararı ve kamu yararı kavramları ile ilişkilendirildiği müddetçe ‘saf’ ve ‘bizden’ olduğunu dile getirirken, sistemin aşağıdan yukarıya-yukarıdan aşağıya devinim göstererek kendini yenilediğini ifade etti. Yerelde siyasetçinin halka, halkın da siyasetçiye sahip çıktığında belediyecilikten istenen verimin alınacağını belirten İşçioğlu, belediyecilikte başarı kriterinin kentsel rant paylaşımı olmadığını vurguladı.


“Yasada olan uygulamaya yansıtılmalı”


Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, ‘Sağlıksız Kentleşme’ denilenin, kentleşme olayının ekonomik, sosyal ve fiziksel boyutları olduğunu belirtirken, “Bizim kentlerimizde ve kırsal belediyelerimizde büyük ekonomik, sosyal ve kültürel güçler vardır. Önemli olan onu ortaya çıkarmaktır.” ifadelerini kullandı. Siyasal erkin, bakış açıları, dünya görüşleri ve özellikle hukukun üstünlüğü ilkesi gibi birtakım temel ilkelere saygılı olduğu müddetçe bu hedeflere ulaşılacağını dile getiren Doç. Dr. İşçioğlu, “Yasada var olması yetmez, uygulamaya yansıtmak gerek.” dedi.


“Teknik sorunlar düzeltilmeliydi”


Belediye seçim sürecine hızla girilen bu günlerde, önceki dönemlerde de zaten bulunan teknik sorunlara değinen Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, sistemdeki reform ihtiyacının seçimden önce de, mevcut konumda da bulunduğunu ve bu sorunların artarak devam ettiğini belirtirken, seçime gidilmeden reform yapılması ve sistemin yeniden belediyecilik lehine düzenlenmesi gerekliliğini defalarca vurguladıklarını ancak sistemin düzeltilmeden seçime gidildiğini kaydetti. Gerekli düzenlemelerin yerel seçimlerden öncesinde de gerçekleştirilebileceğini aktaran İşçioğlu, “Merkezi yönetim-yerel yönetim arasındaki yetki, görev ve sorumluluk paylaşımı, ölçek sorunu, mali yetersizlikler, devlet katkı payı vb. yıllardan beridir devam eden teknik sorunların çözülüp seçimle yeni bir sayfa açılması gerekmekteydi ancak yapılamadı. Kapısına kilit vuran belediye gördü bu toplum. Personelini ödeyemeyen… Halka en temel hizmeti veremeyen belediye gördü. Hiç suçlu aramayın. Herkes kendi payına düşeni alsın…Suçlu aramak için geçirdiğimiz zamanı sistemin düzeltilebilmesi için harcasaydık, bugün kişilerin değil belediyelerin başarılarını konuşuyor olacaktık. Diğer taraftan belediyelerin mali sorunları, personel konuları, başkanları belediye yönetimlerinde oldukça zor bir durumda bırakmıştır. Oysa zorda olan belediyelerimizdir de. Halkımızdır. Hani halka en yakın yerden yönetim şekli?hani hizmet sunumları nerede?” ifadelerini kullandı.


“Popülist açıklamalar halkı ikna etmiyor”


İttifakların oluşturulup, belediye yönetimleri için talip olan adayların belli olduğu bu dönemde, halkın da artık belediyeler için önerilen projeleri görmek istediğini kaydeden Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, “Partisi olsun ya da olmasın, tek destekli, çok destekli ya da bağımsız, aday yerele bir mesaj mutlaka vermelidir. Neden sizi seçmeli bu halk? Gerçek ve ayakları yere basan politikalarla açıklanmalı. Günü kurtaracak popülist açıklamalar artık yerel halkı ikna etmede yeterli olmuyor.” dedi. Belediye personelini ödeyebilmek ve çöpleri toplamanın, KKTC’yi ‘çağdaş belediyecilik’ kriterlerine ulaştırmada yeterli olmadığını savunan Doç. Dr. İşçioğlu, konuşmasında “Tüm dünya elektronik belediyecilik, etkin-verimli yönetim, akıllı kentler, dijital kent, akıllı altyapı, marka kent, kırsal kalkınma modellerinde toplum kalkınması gibi kavramlarla seçime giderken biz seçimleri kişiselleştirip de seçimleri adaylar için yaptığımızı zannetmeyelim. Seçimler belediyeler için yapılıyor. Seçimler yerel halk için, yerel demokrasi için yapılıyor. Daha iyi bir yönetim arzusu ile, daha şeffaf, daha katılımcı daha gerçekçi, geleceğe dair bir rotası olan bir belediye, tüm dünyaya ben de varım diyen bir belediye için sandığa gideceğimiz yıllarımız olsun. Kazanan belediyelerimiz olsun.” ifadelerine yer verdi.

Güncelleme Tarihi: 21 Mayıs 2018, 09:55
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3