CTP, ülke makamları arasında gerginlik yaşanmasını doğru bulmadığını belirtti

CTP, ülke makamları arasında gerginlik yaşanmasını doğru bulmadığını belirtti

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) “bölgede gerginlik potansiyelinin arttığı ve bu potansiyelin ülke ve halk açısından çeşitli riskleri de içinde barındırdığı bir dönemde, tüm bunlara bir de ülke makamları arasındaki gerginliğin eklenmesini doğru bulmadığını” bildirdi.

CTP’den yapılan yazılı açıklamada, Maraş konusunun yalnızca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önündeki süreçlerle ilgili ve günün kısa vadeli ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak değil, kapsamlı çözüm sürecini de zorlayan bir yaklaşımla, ciddi biçimde projelendirilerek ele alınması gerektiği kaydedildi.

Açıklamada, Kıbrıs’ta çözüm müzakerelerinin yıllardan beri BM parametreleri çerçevesinde iki toplum lideri özne olarak kabul edilmek suretiyle sürdürüldüğü anımsatıldı.

“TEAMÜL SÜRDÜRÜLMELİ”

Bu bağlamda BM zemininde toplum liderliği olarak kabul gören Cumhurbaşkanlığı makamının konumunun ülke ve halk açısından son derece önemli olduğu belirtilen açıklamada, “Öyle olduğu içindir ki bugüne kadar oluşmuş teamüller, tüm makamların Kıbrıs sorunuyla ilgili konulardaki görüşme ve kararlarını Cumhurbaşkanlığı’yla istişare, diyalog ve bilgi paylaşımı içerisinde yürütmesini ve oluşturmasını gerekli kılmaktadır. Bugün içerisinde bulunduğumuz koşullarda bu teamüllerin sürdürülmesinin gerekliliği açık bir biçimde ortadadır” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak BM zemininde kapsamlı çözüm hedefiyle sürdürülen müzakerelerin kesintiye uğradığı ve Sayın Anastasiadis’in özellikle siyasi eşitlik konusundaki kabul edilmez tutumu nedeniyle bu noktadaki sıkıntının aşılamadığı ortadadır. Böylesi bir ortamda uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler tarafından çizilen çerçeve içinde kalınmak suretiyle, Maraş da dahil olmak üzere çeşitli konularda Birleşmiş Milletler ile istişare içinde açılımlar yapılmasının mutlaka gündeme alınması gerektiği, partimizin daha önce de açıklanmış görüşüdür. Bu arada özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmesinden vazgeçilmesi amacıyla açılmış bulunan davalardaki gelişmeler de yakından takip edilmeli ve bu alanda yapılması gereken açılımlar bir an önce kapsamlı bir biçimde tartışmaya açılmalıdır. Bu yöndeki çalışmaların da Cumhurbaşkanlığı ile diyalog içerisinde yürütülmesi yukarıda sözü edilen statünün ve teamüllerin gereğidir.”

Açıklamada, Maraş konusunun yalnızca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önündeki süreçlerle ilgili ve günün kısa vadeli ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak değil, kapsamlı çözüm sürecini de zorlayan bir yaklaşımla, ciddi biçimde projelendirilerek ele alınması gerektiği kaydedildi.

CTP açıklamasında, gündeme getirilecek adımların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önündeki süreçlerde halkın haklarını korumayı sağlaması, özellikle daha fazla risk altına sokmaması için de en geniş katılımla ayrıntılı çalışmalar ve fayda risk analizi yapılarak atılmasının şart olduğu ifade edildi.

Bunların yapılması amacıyla başta Cumhurbaşkanlığı ve hükümet olmak üzere tüm siyasi aktörlerin diyalog ve görüş alış verişi içinde çalışması gerektiği belirtilen açıklamada, “CTP olarak, bir an önce kapsamlı çözüme ulaşılması yolundaki çabalarımız yanında, bu süreci zorlamaya da yarayacak, uluslararası hukuka uygun açılım ve adımların atılması konusunda çok yönlü çabalarımızı kesintisiz olarak sürdüreceğiz. İçinden geçtiğimiz koşullar makamlar arasında gerginlik yaşanmasını değil, sorumluluk bilinciyle halkımızın geleceği için diyalog içerisinde birlikte çalışmamızı gerektirmektedir” denildi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner19

banner3

banner18