'Çözüm için empati şart'

'Çözüm için empati şart'

Candan MERT


Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP) Milletvekili Asım Akansoy, geçtiğimiz gün katıldığı bir televizyon programında kendisine sorulan ‘Yeni sistemde Türkiye’nin tek yanlı müdahale hakkı olacak mı, olmalı mı?’ sorusuna karşılık ‘Yeni bir güvenlik rejiminin tesis edileceği ve bu rejim içerisinde herhangi bir ülkenin tek yanlı bir müdahale hakkının bulunmadığı ve 2018 yılında AB üyesi olacak olan bir devletin tek yanlı müdahale hakkı ile bir ‘garantöre’ yetki vermesinin söz konusu olamayacağına, Guterres çerçevesinin de bunu söylediğine ve konudaki görüşünün net olduğuna’ dair bir açıklama yapmıştı. Açıklamanın ardından, yeni bir anlaşmada Türkiye’nin tek yanlı müdahale hakkının olmayacağı yönündeki ifadelerin yalnızca Akansoy’u mu, yoksa CTP’nin tümünü mü kapsadığı sorusu akıllarda yerini almıştı.


Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP) Milletvekili Asım Akansoy, katıldığı bir televizyon programında yaptığı Kıbrıs sorunu çerçevesinde ‘yeni bir anlaşmada Türkiye’nin tek yanlı müdahale hakkının olmayacağı’ yönündeki açıklamalarına netlik kazandırma adına Haberal Kıbrıslı’ya açıklamalarda bulundu.


“Guterres ile kısa sürede tamamlanmalı”


Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP) Milletvekili Asım Akansoy, Kıbrıs sorununda önemli bir aşamadan geçildiğini ve Jane Holl Lute’un atanmasının gerek sahip olduğu vasıflar dikkate alındığında, gerekse de Genel Sekreter Antonio Guterres’in bu yönde bir irade koyması sebebiyle önemli olduğunu ifade etti. Bu çerçevede önümüzdeki sürecin oldukça hassas olduğuna değinen CTP Milletvekili Asım Akansoy, “Kıbrıs Türk toplumu olarak biz de bu noktada dikkatli olmamız gereken, herhangi bir yanlış anlaşılmayı önleyecek kadar açık olmamız ve siyasi duruşlarımıza, farklılıklarımıza saygı temelinde yaklaşmamız gereken bir dönem içerisindeyiz” ifadelerini kullandı. Ülkedeki herkes Kıbrıs sorunu ile ilgili aynı görüşte olsaydı, mevcut durumun diğer ülkelerde olduğu gibi çok daha farklı olacağını dile getiren Asım Akansoy, bu çerçevede olaya bakıldığında Crans Montana’dan sonra gelişen süreçte, Crans Montana’da 30 Haziran’da Cumhurbaşkanı Akıncı’nın ifade ettiği gibi en son Guterres çerçevesi bir belgenin mevcut olduğunu kaydederken, “Başlayacak olan görüşmelerin Guterres çerçevesi temelinde başlayıp erken sürede tamamlanması, Kıbrıs Türk tarafı olarak bizim en haklı talebimizdir” dedi.


“Belirleyici olan garantörlerin tutumları”


Bu noktada Kıbrıslı Türkler için önemli olan durumun siyasi eşitliğin yeni devlette gerçek anlamda oluşması, iki ayrı devlete dayanması olduğunu vurgulayan Milletvekili Asım Akansoy, bunların yanında Kıbrıs Türk toplumunun güvenlik ihtiyacının karşılanmasının da Kıbrıs Türk toplumu için önemli olduğunu ifade ederken, Guterres’te de belirtildiği üzere herhangi bir güvenlik ihtiyacının bir diğer toplum için tehdit unsuruna dönüşmemesinin de çözümün olabilmesi için oldukça önemli olduğunu dile getirdi. Gelinen noktada başlıklar dikkate alındığında ciddi bir ilerlemenin söz konusu olduğunu belirten Akansoy, bu ilerlemeler sonunda da işin garantörlük konusuna uzandığını aktardı. Garantörlük konusunun ağırlıklı olarak garantör ülkelerin değerlendirileceği bir konu olduğunu kaydeden Asım Akansoy, herhangi bir garantör ülkenin 1960 Garanti sistemindeki hakkından vazgeçip yeni düzene devretmezse, o garanti sisteminin devam edeceğini aktarırken, “Dolayısıyla burada her bir garantörün imzası oldukça önemlidir, bu noktada ağırlıklı olarak belirleyici olan bu garantör ülkelerin duruşları, tutumları ve davranışları olacaktır” ifadelerini kullandı.


“Günün şartlarına göre hareket edilmeli”


Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP) Milletvekili Asım Akansoy, Jane Holl Lute’un başlatmış olduğu süreçte, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafını dinledikten sonra Türkiye’yi ziyaret etmiş, bunun ardından Yunanistan, Brüksel’e gidecek olmasının buna bir işaret diye düşünülebileceğini aktardı. Akansoy, 1960 sisteminde Türk-Yunan dengesinin söz konusu olduğunu ve bu dengenin özellikle Avrupa Birliği(AB)’ne Kıbrıs Rum tarafının ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ olarak girmesi ile birlikte belli bir dengesizliğin oluştuğunu kaydederken, bunun yeni tesisiyle ilgili olarak da 21. Yüzyıl koşularında değerlendirmelerin yapılmakta olduğunu ve ortada herhangi bir tarafın dışlanmasının söz konusu olmadığını ifade etti. Tüm bunların yanında günün şartlarına göre hareket edilmesi gerekliliğini savunan Akansoy, “Bunu aslında bize Guterres çerçevesi söylüyor. Nasıl ki toprak  konusunda belli bir uzlaşı sağlandı, nasıl ki mülkiyet konusunda Guterres zekice hamleler yaptı ve Kıbrıslı Rumlar buna itiraz etti; bu süreç devam edecek ve tartışılacaktır. Partimiz de Guterres çerçevesi ile bir sürecin başlamasını, erken zamanda tamamlanmasını, sürekli olarak yaptığı basın açıklamaları ile ifade etmektedir, burada parti içerisinde ‘dışında mı, içinde mi duralım’ diye bir tartışma söz konusu değildir” dedi.


“Eşit bir düzen, yeni güvenlik rejimi”


Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP)’nin BM parametreleri çerçevesinde bir çözümü, Guterres çerçevesinde yeni bir süreci ve bu sürecin erken zamanda tamamlanmasını kabul etmiş bir siyasi parti olduğunu dile getiren Parti Milletvekili Asım Akansoy, bu noktada herhangi bir farklılıklarının olmadığını ve olmayacağını ifade etti. Tek yanlı müdahale hakkı konusunun tartışılmakta olduğunu kaydeden Akansoy, 1960 Güvenlik sisteminin söz konusu olmayacağını ve yeni bir Güvenlik sisteminin olacağını belirtirken, bu yeni Güvenlik rejiminin içeriğinin nasıl olacağının netleşmediğini aktardı. Bu bağlamda istenildiği kadar değerlendirme yapılıp fikirler ortaya konsun, tartışılsın, bunun Kıbrıs Türk hak ve çıkarlarının gözetilerek yapıldığını ve bunu ortaya koyarken aynı bakış açısıyla ortaya koyduklarını aktardı. Yeni Güvenlik rejiminin nasıl olacağı konusunun öncelikli Garantör ülkelerin Kıbrıs Türk ve Rumların da olası yeni bir konferansta varacağı bir mutabakatla karara varılacağını dile getiren Asım Akansoy, başka türlüsünün olamayacağını ve siyasi eşitliğin, güvenliğin sağlandığı yeni bir düzenleneme içerisinde, yeni bir güvenlik rejimi olmadan hareket edilmesinin mümkün olmadığının bir gerçek olarak karşımızda durduğunu kaydetti.


“Çözüm için empati şart”


Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP) Milletvekili Asım Akansoy, ‘çözüm’ denilen şeyin iki tarafın isteği ile gerçekleşeceğini, dolayısıyla biraz empati kurulmasının ve farklı korku, kaygı, beklentilerin iki toplum olarak iyi ölçülüp ona göre hareket edilmesinin önemli olduğunu dile getirirken, “Eğer bir taraf güvenlik konusunda yüksek hassasiyet gösteriyorsa ve o toplum için gözetilmesi gerekiyorsa, bir diğer tarafın bu güvenlik rejiminin nasıl olacağı konusunda duyduğu endişeye de aynı ölçüde saygı duymamız ve bu çerçevede yürümemiz gerekmektedir. Yani bu noktada küçük hesaplar peşinde, ‘aman o ne olacak, aman bu ne olacak’ gibi bir yaklaşım içerisinde asla olmadık, olamayız. CTP’nin tavrı da ilk günden bugüne bu geniş bakış açısıyla var olan sorunların çözümlerinin sağlanması yönündedir, o yüzden biz toplumsal bütünlüğü ve toplumun edişe ve beklentilerini her zaman öncelikli gözeten bir parti olarak, bizimle herhangi bir garanti sisteminin ‘öyle olsun, böyle olsun’ gibi dar alana sıkışıp kalma durumumuz söz konusu olamaz” ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 02 Ağustos 2018, 11:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3