CEZAEVİNDEN MEKTUP VAR

CEZAEVİNDEN MEKTUP VAR
Candan MERT

KKTC Merkezi Cezaevi’nde mahkumlar insanlık dışı bir durumda yaşıyor. Kapasitesinin 2 katı kadar mahkumu bünyesinde barındırmaya çalışan cezaevi koşullarının gün geçtikçe daha kötüye gittiği gözlemleniyor. Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne Merkezi Cezaevi’nden ulaşan bir mektup da, olayın vahametini gösterecek nitelikte bir tabloyu gözler önüne seriyor konumda….

“Mahkumlardan ‘ayakbastı’ parası alınıyor!”

Haberal Kıbrıslı’ya cezaevinden ulaşan mektupta, cezaevine uyuşturucu suçundan giren mahkumun önce ilaçlarının, sonrasında da yardım parasının kesildiği iddia edilirken, doktorun konuya ‘Devlet onlara bakıyor’ diye yaklaştığı ileri sürüldü. Mahkumların cezaevinde her ay yaklaşık 2 bin TL harcadıkları belirtilen mektupta, temizlik paralarını da kendilerinin ödediklerini ve giymeleri için kendilerine verilen cezaevi kıyafetlerinin üzerlerine olmadığını ve dışarıdan aldırmak zorunda bırakıldıkları kaydedildi. Eski mahkumların yeni gelen mahkumlardan ‘ayakbastı’ parasının alındığına yönelik iddiaların bulunduğu mektupta, kantindeki fiyatların dışarıdan daha yüksek olduğu ve mahkumların meyve bile alamaz konumda oldukları ifade edilirken, cezaevinde oturacak sandalye, yemek yiyecek masa, bulaşık yıkamak için lavabonun olmadığına dikkat çekildi. Mektupta, mahkumların elinin yüzünün yıkandığı lavabolarda bulaşık yıkandığı aktarılırken, kiminin yatacak yatağının, kiminin de yastığının olmadığı belirtildi.

“İlaç yazılmazsa intihar edecek”

Revirdeki görevlilerin tanıdığı mahkumlara istediği gibi ilaç verdiği ve o ilaçların da içeride el altından satıldığı kaydedilen mektupta, cezaevinin neredeyse yarısının uyuşturucu suçundan dolayı içeride olmasına rağmen cezaevine doktorun gelmediği dile getirilirken, “Güvenlik zaten yok, ne biz mahkumların, ne de gardiyanların. Yirmi kişilik odalarda elli kişi kalıyor. Her gün telefon için tartışma, kavga çıkıyor. Şu anda uyuşturucu suçundan yatan mahkumlar daha ağır suçlardan yatan mahkumlardan daha kötü muamele görüyor. Daha ağır suçlardan yatanlar bile çalışabilirken uyuşturucu suçundan yatanlar çalışamıyor.” ifadeleri kullanıldı. Gardiyanlar arası partiler ve sendikalardan dolayı cezaevinde gruplaşma ve bölünme olduğuna dikkat çekilen mektupta, bundan dolayı gardiyanların bağımsız hareket ettiği ve bunun ceremesini de mahkumlar olarak kendilerinin çektiği belirtildi. Mektubu yazan mahkum M.K., mevcut konumda kendisinin açlık grevinde olduğunu ve bir grup arkadaşının da yakında greve başlayacağını kaydederken, “H.H. isimli bir mahkum arkadaşımız da ilaçları yazılmazsa intihar edeceğini söylüyor.”ifadelerini kullandı.

“Devlet kapının altından mı bakıyor?”

Cezaevinde çıkan olaylarda gardiyanların istedikleri gibi ifade aldığı aktarılan mektupta, savcı ve polis olmadığı için kimsenin bir şey yapamadığı belirtilirken, gardiyanların denetlenmediği ve cezaevine çantaları ve telefonları ile denetlenmeden girdikleri dile getirildi. Bahse konu mektupta, idarenin ‘Suç ortakları ile aynı bölümde yatılamaz’ dediğini ancak bazı kişilere bu çerçevede göz yumulduğu ve suçluların suç ortakları ile aynı odalara alındığı kaydedilirken, “Burada gruplaşma oluyor. Diğer tutuklulara baskı yapılıp haraç isteniyor.” İddialarına yer verildi. Haberal Kıbrıslı’ya ulaştırılan mektup, “Ve burada bu kadar sıkıntı varken görev yapan gardiyanlarımızın saat 13.00 – 14.00 olunca mesaileri bitip evlerine gidiyor. İlgilileri göreve, denetime çağırıyoruz. Son olarak devlet onlara bakıyor diyen doktorumuza sesleniyorum; Devlet bize nasıl bakıyor kapıdan mı? Kapının altından mı?” ifadeleri ile sonlandırıldı.

 
Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 11:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3