'Çevre ciddiyet ve kararlılık ister'

'Çevre ciddiyet ve kararlılık ister'
 

“Çevre Yasası’nın güncellenmesi önemli”

“Transfer istasyonları kararları hayat bulmalı”

“Geri dönüşümü ülkece hayata geçirmeliyiz”

 “Sonraki seçimi düşünmeyen siyasetçi lazım”

Candan MERT

Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Eski Müsteşarı ve Lefke ve Çevre Köyleri Dayanışma ve Kalkındırma Derneği(LEKAD) Başkanı Hakan Oran, gazetemize yaptığı özel açıklamasında Hükümet programını ‘çevre’ konusu çerçevesinde değerlendirirken, bu bağlamda program okunurken merakla beklediği en önemli konulardan birinin çevre olduğunu ifade etti.

“Mağusa’daki kirli sanayi uygun yere taşınmalı”

Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Eski Müsteşarı Hakan Oran, hükümet programı çerçevesinde taahhüt edilenlerin umut verici olduğunu dile getirirken, yazılanların dışında da yapılması gerekenlerin bulunduğunu ancak söylenenlerin hayata geçirilmesi halinde en azından ‘yolun yarılanacağını’ düşündüğünü kaydetti. Gazimağusa Limanı’nın kirli sanayisinin, ulaşım, çevre ve turizm açısından uygun yere taşınmasının önemli olduğunu belirten Eski Müsteşar Hakan Oran, bunların yanında sanayinin uygun yere taşınması sonrasında oluşturacağı katma değer açısından da önemine vurgu yaptı.

“Çevre Dayanışma Kurulu oluşturulmalı”

Sivil toplum kuruluşları, çevre örgütleri ve odalardan Çevre Danışma Kurulu’nun oluşturulma ihtiyacının bulunduğunu ifade eden Hakan Oran, geçmişte denendiğini ancak başarılı olduğunun söylenemeyeceğini dile getirdi. Şahsi olarak bildiği etkin birçok çevre örgütünün bu oluşumdan haberinin dahi olmadığını belirten Eski Müsteşar Hakan Oran, “Umarım üzerinde ciddiyetle durulur. Bizim de haberimiz olursa katkı koymayı isteriz.” ifadelerini kullandı.

Çevre alanında Avrupa Birliği(AB) ile yürütülen mevzuatın uyumlaştırma ve uygulama çalışmalarına devam edilmesinin gerekli olduğunu vurgulayan Hakan Oran, hükümetin AB projeleri hakkında bilgi-ilgileri, samimiyeti ve organizasyonunun daha önemli konular olduğunu aktardı.

“Çevre Yasası’nın güncellenmesi önemli”

Çevre Yasası’nın  güncellenerek eksikliklerin giderilecek olmasının büyük öneme sahip olduğunu kaydeden Eski Müsteşar Hakan Oran, gereken mesainin harcanması konusunda hassas davranılması gerektiğinin altını çizerken, hepsinden önemli olarak Çevre Yasası’nın uygulanmasını ümit ettiğini dile getirdi. Çevre denetimlerinin arttırılarak denetim sonuçlarının ve varsa ceza alanların kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini belirten Hakan Oran, bu tür denetimlerin caydırıcılık açısından büyük önem arz ettiğinin altını çizdi. Bunların yanında cezanın tahsil edildiğini gösteren belgenin halk ile paylaşılması olması halinde denetimin daha sıkı ve inandırıcı olacağını düşündüğünü kaydeden Eski Müsteşar Oran, “Yoksa çevremize baktığımızda ‘Ceza kestik’ demek artık çok da inandırıcı gelmiyor.” dedi.

“Çevre dersi tüm sınıflarda verilmeli”

Milli Eğitim Bakanlığı(MEB) ve Sivil Toplum Örgütleri ile yapılan iş birliği neticesinde çevre bilincinin artırılması amacı ile 9’uncu sınıflara yönelik olarak eğitim müfredatına konulan çevre dersinin tüm sınıflar için müfredata girmesi ile ilgili başlatılan çalışmanın devam edilmesi gerektiğini ifade eden Eski Müsteşar Hakan Oran, bunun gelecek nesillerin çevre bilincinin yerleşmesi açısından zorunlu olduğunu kaydetti. Çevre dersi ve bilincinin kalıcılığının sağlanıp yalnız teorikte kalmamasının da sağlanması gerektiğini aktaran Hakan Oran, böyle sürdüğü takdirde sonuçlarını en az 10 yıl sonra alınmaya başlanacağını dile getirdi.

“Korunma, vatandaşların yasal hakkı olmalı”

Özel Çevre Koruma Bölgeleri’ndeki tüm ekolojik değerler, yaşam ve habitat alanlarının korunabilmesi için yönetim planlarında yapılacak çalışmalara değinen Hakan Oran, bunun içinde sade vatandaşı da korumaya katabilmenin önemini vurgularken, yasal düzenleme ile bu korumanın tüm Kuzey Kıbrıs vatandaşlarına yasal bir hak olarak verilmesi gerektiğini kaydetti. Bunları yaparken açık ve anlaşılabilir yasal düzenlemeler ile yapılması gerektiğini belirten Oran, her KKTC vatandaşının cebinden bir şey harcamadan gerektiğinde buna karşı dava açabilme hakkını kullanabilmesinin önemini vurguladı.

“Transfer istasyonları kararları hayat bulmadı”

Ülke genelindeki tüm çöp alanlarının kapatılarak rehabilite edilecek olması hususunda açıklamalarda bulunan Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Eski Müsteşarı Hakan Oran, katı atıkların Güngör katı atık düzenli depolama alanına getirilmesi için transfer istasyonları yapılacak olması ile ilgili kararlar bundan 15 yıl öncesine dayandığını ancak bugüne kadar hayat bulmadığını ifade etti. Bu konuda 4’lü koalisyonun partili belediyeleri ve diğerlerini nasıl ikna edeceğinin görüleceğini söyleyen Hakan Oran, “Bana sorarsanız yasal zorunluluk getirilmeli ve yerine getirmeyenin katkısından kesilerek gerekirse bu iş özel şirketler eliyle  gerçekleştirilmeli.” ifadelerini kullandı.

“Geri dönüşümü ülkece hayata geçirmeliyiz”

Evsel, endüstriyel, tıbbi, tehlikeli ve geri dönüşüme uygun atıkların yönetiminin sağlanacağını aktaran Hakan Oran, yeşil atıkların kompostlama yöntemi ile değerlendirilmesi için çalışmaların da  yürütüleceğini dile getirdi. Kendisinin bunları evinde de yaptığını ve zorluğunun bulunmadığını kaydeden Eski Müsteşar Oran, ülke olarak geri dönüşümü tatmin edici şekilde hayata geçirmenin yapılamadığını ifade ederken, ‘Teşvik ve Yap’ işler ile çözüm bulunabileceğini belirtti.

“CMC siyasi rant malzemesi olarak kullanılıyor”

Hakan Oran, CMC maden alanı rehabilitasyonu ve sonrasında yapılacak olan tüm ekonomik faaliyetler için Lefke Belediyesi, LAÜ, bölge halkı ve sivil toplum örgütleriyle iş birliği yapılacağının söylendiğini dile getirdi. Son 25 yıldır onlarca bilimsel çalışmaya, eyleme ve kansere rağmen CMC’nin yalnızca siyasi bir rant malzemesi olarak kullanılmaktan öteye gidemediğini belirten Eski Müsteşar Hakan Oran, sonuç olarak bakıldığında kirliliğin hala yerinde durduğunu ifade etti. Hükümet programında bu konu ile ilgili yazılan satırların kendisinde hayal kırıklığı oluşturduğunu kaydeden Hakan Oran, somut bir şeyler görmeyi arzu ettiğini ancak bulamadığını dile getirirken, “Umarım uygulamada beni yanıltırlar.” dedi.

“Yapılan çalışmalar halkla paylaşılacak”

Kentlerde mevcut boş yeşil alanlar için proje ve uygulama çalışmalarına başlanacağını aktaran Başkan Hakan Oran, bu konunun içi çok dolu olmayan bir konu olduğunu ve ‘Kiminle’ ve ‘nasıl’ sorularına verilecek cevapların da muamma olduğunu belirtti. Sürekli Atıksu İzleme Sistemi(SAİS)’nin kurulumuna ilişkin süregelen çalışmaların sonlandırılacağını ifade eden Hakan Oran, bunun yanında deniz kirliliği envanter çalışmasının yapılacağını dile getirdi. Tüm kıyılarda konusunda uzman kişilerce yürütülecek çalışmanın sonuçlarına göre kirlilik kaynakları tespit edilerek kirliliğin önlenmesi için projeler geliştirileceğini kaydeden Eski Müsteşar Hakan Oran, bu çerçevede yapılan tüm çalışmaların halkla paylaşılacağını dile getirdi.

“Yaz aylarında tüzük çalışmaları sonlanacak”

Hakan Oran, Çevre ve atık düşünüldüğünde yapılabilir olan atık su arıtma sistemlerinin kurulumu ve daha da önemlisi kontrolü yapılarak hem denizler hem de turizmin kurtulmasını umduğunu belirtti. Gürültü Kirliliği ile Kıyı Yönetimi Master Planı’nın hazırlanması ile ilgili çalışmaların Avrupa Birliği uzmanları tarafından hazırlanan Entegre Atık Yönetimi Planı Bakanlar Kurulu’na sunulacağını söyleyen LEKAD Başkanı Hakan Oran, “Özellikle yaz aylarında ülkemizin en büyük çevre sorunlarından biri olan Gürültü Kirliliği ile ilgili başlatılmış olan Mevcut Tüzüğün tadil edilmesi çalışmaları sonlandırılacaktır.” ifadelerini kullandı.

“Ciddiyet ve kararlılık şart”

Gürültü kirliliği konusunda da ceza müessesesinin siyasete izin vermeden işletilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirten Hakan Oran, vatandaş şikayetlerinin de düzgün işleyen bir sistemle değerlendirilmesi ile soruna çözüm getirilebileceğini ancak bu bağlamda ciddiyet ve kararlılığın ve her an ulaşılabilir olan Alo 123 ‘ün şikayetleri alarak gerekli birimlere zamanında aktarmasının şart olduğunu dile getirdi. Küresel ısınmayı önleme adına projelerin üretilmesi ve sivil toplum örgütlerinin hibe projeler ile teşvik edilmesi, vatandaşın bireysel katkısı için teşvik edici yöntemler geliştirilmesi gerektiğini belirten Hakan Oran, bunların yanında Solar enerjinin daha etkin olarak kullanılması, havayı kirletenlere caydırıcı önlemler alınması hususunda da hassas olunması gerektiğinin altını çizdi. Asgari ücretin 3 katı ceza ödemekle AKSA’nın havayı kirletmesinin engellenemeyeceğini savunan Hakan Oran,  “Ceza 100 katı olmalı ve tabii tahsil edildiği halk ile paylaşılmalı.” dedi.

“Sonraki seçimi düşünmeyen siyasetçi lazım”

Eski Müsteşar Hakan Oran, ‘Kirleten öder’ ve ‘Atığı üreten sorumludur’ ilkesinin  hayata geçirilecek olmasının ise sayılan her şeyden önemli olduğunu kaydederken, bir sonraki seçimi düşünmeyen siyasetçinin olması gerektiğini dile getirerek, bu tür uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Avrupa Birliği(AB)’ne uyumlu çevre politikalarının  hayata geçirileceğinin taahhüt edilmesinin, AB’nin Çevre Politikasını şekillendiren İlkelerin uygulanacağını anlatmakta olduğunu belirten Hakan Oran, bunun 3 ilke üzerine oturduğunu ifade etti. İlkelerden birinin ‘önleme’ ilkesi olduğunu aktaran Eski Müsteşar Oran, “Örneğin; çöplerin en iyi nasıl imha edileceği değil hiç çöp oluşmaması için ne yapılabileceği sorununa ağırlık verilmesi demek.” dedi.

“Kirleten kişinin, kirlenmeyi kaldırması gerekli”

Hakan Oran, ikinci ilkenin çevre kirliliğinin hiç doğmaması için alınacak önlemlerle ilgili değil, kirliliğin oluştuğu yerde hemen ortadan kaldırılabilmesi için alınacak önlemlerle ilgili olduğunu belirtti. Üçüncü ve son ilkenin ise ‘Sebep olma ilke­si’ olduğunu kaydeden Oran, buna gö­re, çevreye doğrudan veya dolaylı olarak zarar veren veya böyle bir zararı doğurmaya elverişli olan koşulları oluşturan kişinin kirleten kişi olduğunu dile getirdi. Eski Müsteşar Hakan Oran, bir gerçek veya tüzel kişi olabilen kirletenin, bu kirlenmenin ortadan kaldırılması veya topluluk ve üye ülkeler tarafından belirlen­miş olan düzeye indirilmesi için gerekli önlemleri almak zorunda olduğunu vurgularken, bu şekil­de de çevre zararlarının kamuya yüklenmesi yerine, çevreye zarar verici faaliyeti yürüterek bir menfaat sağlayan kişilere yüklenmesinin gerçekleşeceğini ifade etti.

“Beklentilerimi yüksek tutmamam gerektiğini öğrendim”

Tüm bunlar yapılırken Belediyelerin de bu işin içerisinde tutulması gerektiğini kaydeden Hakan Oran, “Çünkü en fazla kirlilik oluşturanların başında ne yazık ki Belediyelerimiz de geliyor.” dedi. Bütün bu çevre ile ilgili vaat edilenlerin hayat bulmasının en büyük arzusu olduğunu aktaran Başkan Hakan Oran, “Umarım diğerleri gibi kağıt üzerinde kalmaz. Fakat açıkçası beklentilerimi çok fazla yükseltmemem gerektiğini de yaşayarak öğrenenlerdenim.” ifadelerini kullandı.

 

 
Güncelleme Tarihi: 18 Şubat 2018, 12:11
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3