Çağlar: 50 üstüne geçmek için girişimler sürecek

Çağlar: 50 üstüne geçmek için girişimler sürecek

“Seçilen lider gerçekçi ve pragmatik yaklaşmalı”


Atun: Anastasiadis’in kazanmasına kesin gözle bakıyorum


“Hala megali idea kafasındalar”


Candan MERT


Güney Kıbrıs Rum Yönetimi(GKRY)’ndeki Başkanlık seçimlerinde adayların hiçbirinin yüzde 50’yi aşamaması nedeniyle ülkenin yeni lideri belirlenemedi. Rumların yeni lideri, 4 Şubat’ta yapılacak ikinci turda en çok oy alan Demokratik Seferberlik Partisi(DİSİ) adayı Nikos Anastasiadis ile Komünist Parti(AKEL) adayı Stavros Malas arasındaki yarışın ardından ortaya çıkacak.


Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP) Eski Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Çağlar ve Prof. Dr. Ata Atun, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi(GKRY)’ndeki Başkanlık seçim sonuçlarını gazetemize değerlendirirken, seçim sonuçlarının KKTC ve Türkiye açısından önemi hakkında gazetemize açıklamalarda bulundu.


Çağlar: 50 üstüne geçmek için girişimler sürecek


Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP) Eski Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Çağlar, gazetemize yaptığı özel açıklamasında Rum tarafında yapılan 8-9 adayın yarıştığı bütün seçimlerin genellikle 2 turdan oluştuğunu ifade ederken, bir adayın ilk turdan kazanma olasılığının çok düşük olduğunu dile getirdi.


Bu hafta Anastasiadis ve Malas’ın diğer adayları destekleyen kesimler ile bu süreçte bir pazarlık içerisine gireceğini kaydeden Prof. Dr. Mehmet Çağlar, normalde seçimlerden sonra yapılan koalisyon çalışmalarının, Rum tarafında Başkanlık sistemi olduğundan dolayı seçim öncesinde yaşandığını aktardı. Bu koalisyonların Bakanlık dağılımları ve hükümette yer vermenin, bu haftaki çalışmaları teşkil edeceğini söyleyen Eski Milletvekili Çağlar, bunun sebebini ‘Anastasiadis’in 35’i 50+’ya, Malas’ın 30’u 50+’ya geçirmek için girişimlerini sürdürecekleri’ olarak açıkladı.


“Liderler, çözümün Kıbrıs’a barış sunacağını bilmeli”


Kıbrıs sorunundaki görüşmelerin federal çözüm doğrultusunda sürmesi noktasında açıklamalarda bulunan CTP Eski Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Çağlar, her iki adayın da birtakım avantaj ve dezavantajlarının bulunduğunu dile getirdi. Mehmet Çağlar, Anastasiadis’in kazanması halinde 2’nci dönem seçimi olacağı ve bir daha seçilemeyeceği için daha cesaretli davranma olasılığının görülebileceğini aktardı.


Çağlar, özellikle Crans Montana’ya kadar olan süreçte Anastasiadis’in gerekli cesareti gösteremediğini eleştirip federal çözümü destekleyen Malas’ın kazanması halinde bu girişimi yapmasının da söz konusu olabileceğini kaydetti.


Önemli olanın toplumsal anlamda sadece kendi toplumunu değil, Kıbrıs’ta bir çözümün her 2 topluma da ve diğer paydaş ülkelere de katacağı artıların düşünülmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Çağlar, özellikle bulunduğumuz coğrafyada gerek Suriye, gerek Irak’ta çatışmalar sürerken ve savaş ortamı varken, liderlerin Kıbrıs’ın varılacak olan bir çözüm ile, Kıbrıs’ta yaşayan bütün halklara da bir barış ortamı sunacağı durumunu dikkate alması gerektiğini ifade etti.


“Seçilen lider gerçekçi ve pragmatik yaklaşmalı”


Eski Milletvekili Prof. Dr. Çağlar, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın girişimlerine, göstermiş olduğu açıklamalarına ve özellikle Türkiye’nin Crans Montana’daki açılımlarına Rum tarafından seçilecek olan liderin daha gerçekçi ve pragmatik yaklaşarak bir federal çözüme ulaşmayı denemelerinin önemine değinirken, bunun sadece Rum toplumu için değil, bütün topluluklar için yararlı olacağını düşündüğünü kaydetti.


“KKTC, barış politikalarını sürdürmeli”


Rum halkının iradesinin nasıl tecelli edeceğinin önümüzdeki hafta 4 Şubat’ta görüleceğini aktaran Prof. Dr. Mehmet Çağlar, bu hafta içerisinde aşağı yukarı hangi partilerin hangi adayı desteklediğinin belli olacağını belirtirken, seçilmeleri halinde 2 başkandan hangisinin diğerlerine hükümette hangi bakanlığı yer vererek sunacağının seçimlere etki eden bir faktör olarak karşılarında duracağını söyledi. Kıbrıs’ın kuzey kesimi olarak, kendi duruşunu, barış yanlısı politikaları sürdürmek durumunda olunduğunu ifade eden Çağlar, esas olanın bu olduğunu ve bunun dışında Rum tarafının da bunu göstermesi durumunda bir çözüme ulaşılma temennisinde bulunduğunu dile getirdi.


“Kilise, Rum toplumunda düşünce algısı oluşturuyor”


Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP) Eski Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Çağlar, Rum tarafındaki seçim sonuçlarının KKTC ve Türkiye açısından önemi hakkında konuşurken, geleneksel olarak kilisenin rolünün Rum toplumunun üzerinde bulunduğunu, 1950-60’lardan 2000 yılına kadar olan süreçte etkisinin azalmış olduğunu ancak hala bulunduğunu kaydetti.


Toplumun belli bir kesimini temsil edip etkileyen, zaman zaman da çeşitli açıklamalar yaparak aslında konjüktörü değiştirip Rum toplumu üzerinde düşünce algısı oluşturmaya çalışan bir politika izlendiğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Çağlar, dini olgu, inanç ve kurumların siyasete etki etmeyeceği bir sistem olmasını temenni ettiklerini kaydetti.


Hangi ülkede olursa olsun siyasetin din ile karıştırılmaması gerektiğini savunan Eski Milletvekili Çağlar, “Laikliği öne çıkarmak oldukça önemlidir” ifadelerini kullandı. Bu anlamda Rum toplumunun da KKTC ile kıyaslandığında dini etkinin büyüklüğünün görüldüğünü dile getiren Çağlar, siyasetin içerisine dini olguların karıştırılmasının son bulmasını umut ettiğini belirtti.


“Temennim demokratik emniyete aykırı olayların son bulması”


Eski Milletvekili Çağlar, KKTC hakkında da açıklamalarda bulunurken, seçimlerden sonra oluşan konjüktör çerçevesinde meclis aritmetiğinde hükümet kurma girişimlerinin olduğunu ve koalisyon ihtimalinin arttığını kaydetti.


Bu bağlamda hafta sonunda ve dün 3’lü koalisyon kurulma olasılığının da gündemde olduğunun görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Mehmet Çağlar, konuşmasında, “Temennim; Kıbrıs Türk halkının özellikle son 1 haftadır yaşadığı çeşitli kesimleri etkileyen şiddet olaylarının, demokratik emniyete aykırı olan, alışık olmadığımız birtakım olayların son bulması ve bir koalisyon hükümetinin ortak yönetme kültürüne yerleşmesi açısından bu dönemin oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.” ifadelerine yer verdi. Oluşacak olan hükümetin bunları öne alması gerektiğini söyleyen Mehmet Çağlar, Kıbrıs Türk halkını ekonomik ve demokratik olarak daha iyi ortamlara taşımasını temenni ettiğini dile getirdi.


Atun: Ulusal Konsey çizgisi dışına çıkamazlar


Rum tarafında yapılan seçimleri değerlendiren Prof. Dr. Ata Atun, gazetemize yaptığı özel açıklamasında, Kıbrıs konusunda Kıbrıslı Türkler ile yapılan müzakerelerde hangi adayın kazandığının çok önemli olmadığını belirtirken, Ulusal Konseyin çizmiş olduğu bir çerçevenin bulunduğunu ve bu çerçevenin dışına hiçbir Rum liderin çıkamayacağını kaydetti.


Çizilen çerçevenin Güvenlik anlaşmasının kaldırılması, Türk askerinin adadan gitmesi, Türklerin ortaklıktan çıkarılıp azınlık statüsüne konulması ve Türkler ile 1960 anayasasında Türklere verilen hakların kaldırılması olduğunu aktaran Prof. Dr. Ata Atun, 1965 yılında tek taraflı meclis toplantısı ile 13 maddenin yürürlükten kaldırıldığını dile getirirken, bunun dışına kimsenin çıkamayacağını ifade etti.


“Anastasiadis’in kazanmasına kesin gözle bakıyorum”


Daha önce AKEL’in Başkanlığını yürüten Dimitris Hristofyas’ın olduğunu ve kazandığı zaman ‘Kıbrıs sorununu ben 3 ayda çözerim’ dediğini anımsatan Prof. Dr. Ata Atun, aradan 2 yılın geçtiğini, o zamanın Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın ardından Derviş Eroğlu’nun Türk tarafında seçimleri kazandığını dile getirirken, Hristofyas ve Talat’ın sol görüşlü ve Moskova kökenli olmalarına rağmen anlaşamadıklarını söyledi.


Bunun  sebebini Hristofyas’ın Ulusal Konseyin çizmiş olduğu çerçevenin dışına çıkmaması olarak açıklayan Prof. Dr. Ata Atun, çerçevenin dışına çıkıldığı takdirde adının tarihte Helen tarihinde Kıbrıs’ı satan ‘vatan haini’ olarak anılacağını aktardı.

Anastasiadis’in tamamen sağda olduğunu ve milliyetçilerin desteklediği bir aday olduğunu söyleyen Ata Atun, eski milliyetçi ve EOKA’cıların Malas’ın sol kesimde olmasından dolayı oy vermeyeceğini ifade etti. Sağ kesim oylarının yüzde 52 civarında olduğunu belirten Prof. Dr. Atun, bu değerlendirmeler çerçevesinde Pazar günü Anastasiadis’in kazanmasına kesin göz ile baktığını kaydetti. Ata Atun, Malas’ın kazanması halinde bile, Dimitris Hristofyas gibi Ulusal Konseyin çizmiş olduğu çizginin dışına çıkamayacağını aktardı.


“Hala megali idea kafasındalar”


Rum tarafındaki seçimlerin hem KKTC, hem de Türkiye için öneminin büyük olduğunu dile getiren Prof. Dr. Atun, görüşmelerde masaya oturacak olan ve Rum tarafı adına imza atacak olan kişinin Pazar günü seçilecek kişi olacağını ve bu nedenle konunun çok önemli olduğunu belirtti.


Kim olursa olsun sonuç ve tavrının değişmeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Ata Atun, bugüne kadar değişik kesimlerden 7 kişinin başa geldiğini ve buna rağmen hiçbirinin çizgi değiştirmediğini, bir adım da geri gitmediğini kaydetti. Bundan sonraki kişinin de geri gitmeyeceğini belirten Ata Atun, kilise ve Ulusal Konseyin baskısının bulunduğunun altını çizerken, gelecek olan kişinin kazara Türkleri ortak yaparsa, ‘Helen dünyasının vatan haini’ olarak anılacağını aktarırken, hala Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama hayali olan Megali idea kafasında bulunduklarını kaydetti.


Kıbrıs’ın Kuzey kesimi hakkında da açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ata Atun, partilerin koalisyonu kurup hayata geçirmeleri ve Kıbrıs konusunda da kalıcı tedbirler alınması gerektiğini ifade etti.

Güncelleme Tarihi: 30 Ocak 2018, 09:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3