'BEYAZ KİMLİK' TEKRAR GELİYOR

'BEYAZ KİMLİK' TEKRAR GELİYOR
İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, yeni hükümet döneminde 295 kişiye vatandaşlık verildiğini açıkladı.

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, göreve geldiği günden bugüne kadar 295 kişiye vatandaşlık verdiklerini açıkladı. Diyalog’a konuşan Baybars, vatandaşlıklarla ilgili yeni bir yasal düzenleme yapacaklarını, bununla ilgili çalışmaların 3 hafta içinde tamamlanacağını söyled Baybars daimi ikamet edenlere ‘Beyaz Kimlik’ verilmesi konusunun da ciddiyetle ele alındığını belirterek, ilgili yasa içinde bunun da y alacağını ifade etti.

Baybars, Bakanlar Kurulu’nun onayı sonrasında yeni yasanın Ekim ayında Meclis’e geleceğini kaydetti. İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, iptal edilen vatandaşlıklar, suçlar, cezaevinin durumu ve bakanlığıyla ilgili diğer konularda Diyalog’u sorularını yanıtladı: Soru: İptal ettiğiniz vatandaşlıklarla ilgili olarak dava açıldığı söyleniyor. Bu konuda ne tür gelişmeler var? Baybars: Yurttaşlıkların nasıl verildiği bugünün konusu değil aslında. Seçimden önce de çok konuşulan bir konuydu. Yurttaşlık yasasın 9. maddesinde yer alan ve halk arasında istisnai vatandaşlık denilen yurttaşlıklar aslında. Bakanlar Kurulu tarafından yapılan vatandaşlıklar vardı.

Ve bu vatandaşlıkların yasaya uygun verilmediği, partizanca verildiği ve oy amaçlı verildiğine dair bir takım söylemler vardı. Biz o dönemler bu görevleri işgal etmiyorduk dolayısıyla aldığımız duyumlar çerçevesinde bunları araştıracağımızı ve yasaya uygunsuzluk olduğu takdirde işlem yapacağımızı söylemiştik. Özellikle yurttaşlıkların siyasete malzeme yapılmaması gerektiğin düşünüyorum. Biz göreve geldiğimizde bir komite oluşturduk ve özellikle istisnai vatandaşlıkları inceledik. Bakanlar Kurulu önergelerin nasıl verildiğini, neye dayanarak verildiğini, bu kişilerin yasalardaki kriterleri taşıyıp taşımadığı noktasında da değerlendirmeler yaptı kurmuş olduğumuz kurul. Bununla ilgili 2 bine yakın bir rakam vardı ve bu 2 bine yakın rakamın birçoğunun önergesini İçişleri Bakanlığında bulamadık, kayıptı. Dolaysıyla onlarla ilgili bir inceleme yapamadık. İncelediklerimiz içerisinde bazı yasaya aykırılıklar old Örneğin; Bir kişi hiç buraya gelmeden, dilekçe tarihinde dahi adada olmadan vatandaş yapılmış. Çünkü adaya giriş çıkış tarihini aldık ve dilekçesinin altında imzası olduğu tarihte burada olmadığını gördük. Yurttaşlık talebinde bulunuyor bu kişi ve zorunluluk denilerek yurttaşlık veriliyor.

Bakıyoruz kayıtlara bu kişi adaya, ya bir kere girmiş ya iki kez girmiş. Bunun gibi bir çok örnek vardı. Bununla beraber yatırımcı olduğunu söyleyen kişiler ki onların da yurttaşlıkları geri alınmadı. Baktığımızda beyan ettikleri kadar mal varlığı yok. Yurttaşlık gibi mahrem bir olayın rant haline getirildiğini gördük. Yurttaşlık yapma taahhüdü ile rüşvet almaktan dolayı şu anda poliste devam eden bir soruşturma var. Bir diğer kişi de hepimizin bildiği bir siyasinin kardeşi, onunla ilgili de yapılan bir soruşturma devam ediyor. Biz bunlar söylemek istemedikçe insanlar her gün gazetelerde boy boy haberler yapıyor. Bu bir devletin kurumlarının saygınlığı etkiliyor.

Bize göre yasaya aykırı olduğunu düşündüğümüz ve kesinlikle kişi gözetmeden Bakanlar Kurulu kararlarını iptal ettik. Evet b dava açma süreci oldu ve bu süreçte savcılıkla bir görüşme yaptık. Savcılık bu davaların çoğalacağını iş yükünün çok olduğunu beyan etti. Bizim de tercihimiz bizim kendi hukukçularımızın bu araştırmayı yapan ve bu konuyu bilen hukukçularımızın bizi savunmasıydı. Bi kimseyi mağdur etmek niyetinde değiliz. Eğer, İçişleri Bakanlığının daha önce yapmış olduğu önergelerde idarenin yapmış olduğu hatadan dolayı kişi bir mağduriyet yaşamışsa, mesela; Kişi haklı ama belgesi eksik vs.. gibi o zaman bize başvursunlar, bu mağduriyetleri giderelim. Zorunluluk maddesi kapsamında değil ama gerçekten yatırımcı ise bakalım. Sonuç olarak yargıya geçti bu konular. Yargı elbette kararını verecek. 75 gün içinde iptal etmediğimiz için bunların 75 güne takılacağını iddia eden arkadaşlar da var Pek tabi ki bu da bir görüştür.

Soru: Sırada vatandaşlık bekleyen hak sahipleri var onlar için ne zaman adım atılacak? Baybars: Biz zaten hiç vatandaşlıkları durdurmadık. Yurttaşlık vermediğimiz insanları geri çevirdiğimiz yönündeki iddialar kesinlikle do değildir. Annesi babası Kıbrıslı olan çocuklar, gençler iptal edilmedi. Vatandaşlıklarını da almaya devam ediyorlar. Diğer başka nedenle vatandaşlık sırasında olan kişiler de vatandaşlıklarını almaya devam ediyor. Tüm işlemler rutinde devam ediyor. Çok enteresan bir şekilde bana da mesajlar geliyor. Bazı vatandaşlar bakanlığa geliyormuş, orada durduruldu deniyormuş. Bu söz konusu değildir. İşlemleri bitmiş olan herkes, tamamlanması halinde yurttaşlıkları veriliyor. Neticede yurttaşlık işlemleri şu anda devam ediyor.

Vermediğimiz durdurduğumuz şeklindeki söylentiler gerçeği yansıtmıyor. Soru: Nüfus yapımızı dikkate alarak Beyaz Kimlik uygulaması başlatılacaktı. Bu durum ne oldu? Ne zaman başlayacak? Baybars: Şu anda yurttaşlık yasasının değiştirilmesi ve çalışma yasasının da daimi ikamet iznine dair yasanın da değiştirilmesi noktasında çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Sanıyorum ki 3 hafta içerisinde biz kendi İçişleri Bakanlığımız bünyesinde bu çalışmayı tamamlayıp Bakanlar Kuruluna sunarız. Diğer Bakanlarda inceledikten sonra ortak bir noktada buluştuğumuzda ekim ayında meclis aç açılmaz sunmayı düşünüyoruz.

İki yasamız olacak. Birincisi yurttaşlık yasasının değişikliği, ikincisi de daimi ikamet yasası mevzusudur Yurttaşlık denildiği zaman bir bireyin bir başka devletten daha çok aidiyeti olan kişilere verilmeli. İnsanlar genelde iş kurma noktasınd yaşadıkları sıkıntıları aşmak, oturma, çalışma izni konusunda yaşadıkları sıkıntılardan kaynaklı vatandaşlık istiyorlar. Kişilerin yaşamlar kolaylaştırdığımız zaman bana göre yurttaşlık konusundaki talepler azalacaktır. Başka herhangi bir ülkede bu kadar çok yurttaşlık konusu konuşulmuyor. O yüzden bunun menfaat temelli olmamasına dikkat etmemiz gerekiyor. Yani sonuç olarak aslında aynı şeyi konuşuyoruz Daimi ikamet izni dediğimiz yasada beyaz kimlik mevzusu düzenlenmiştir. Beyaz kimlikte kişiye oturma izni çalışma izni almasının dışında çok fazla sağladığı bir durum yok. Bu yasayı değiştirip beyaz kimlik konusunda yerel sermayeyi rahatsız etmemek koşuluyla bir takım hakları orada toplayacağız. Fakat beyaz kimlik zaten şu anda veriliyor. Bizim yaptığımız çalışma, beyaz kimlik mevzuatını doldurmaktır.

Bir iki haftaya bu konu tamamlandığında ilgili paydaşlarla da paylaşacağız. Soru: Tespitlerinize göre vatandaşlık hakkı elde eden kaç kişi var? Baybars: Bu konuda net rakam vermek şu anda doğru olmaz nedeni de şu: Bir rakam var aslında ama yanıltıcı olabilir gibi duruyor. Çünkü bekleyenlerin bazıları işlem bekliyor yani biz ve ilgili dairelerde bazıları ise eş ve çocuklar örneğin bu ikisinin ayrımı şu an yok a arkadaşlar çalışma yürütüyor netleşince ayrımları ile birlikte açıklayabilirim. Soru: Siz Bakan olduktan sonra İçişleri Bakanlığından kaç kişi vatandaş oldu? Baybars: Ben bakan olduktan sonra şu ana kadar 295 kişi vatandaş oldu. Tabi bu rakam süreç içerisinde değişebilir. Çünkü dediğim g işlemleri devam edenler vardır ama bugün itibariyle söyleyecek olursak toplam 295 kişi vatandaş yaptık. Soru: Türkiye ile suçluların iadesi anlaşması çalışıyor mu? İade bekleyen kaç kişi var ? Baybars: 1982 yılında cezaevi yapılmış. 175 kişi kapasitesi ile açıldı ama şu an bu cezaevi fiziki olarak yetersiz. Şu anda 509 mahkûm tutuklu var. Ben göreve geldikten sonra fiziksel yetersizliği gördüğümüz için depo olarak kullanılan bir yeri koğuşa döndürdük. Şunu d açık yüreklilikle söylemek gerekiyor. Geçmiş dönemde başlayan yeni bir ceza evi yapılması çok ciddi ve güzel bir adımdır. Suçu önleyic uygulamalar başka bir şeydir ama tabi ki yeni bir cezaevi şarttır ve önemlidir suçluların rehabilitasyonu için. İade konusuna gelince, gazetelerde çok ciddi eleştiriler var tabi ki.

Evet, Türkiye ile aramızda bir adli yardımlaşma anlaşması vardır ve suçluları geri iade etme koşulları da içerisindedir. Yalnız kendi ülkenizin vatandaşları yani çift uyrukluysalar iadesi söz konusu değil. Yalnız burada suç işlendiğinde bizim yasalarımızın öngördüğü cezalarla Türkiye Cumhuriyetinin cezaları farklı. Örneğin bazı suçların mağdurları var. Mesela, cinayet. Öldürülen kişinin aileleri var. O insanlar bu suçluların cezalarını burada çekmelidir, Türkiye’ye gönderdiğiniz zaman 6 içinde çıkacak diyor. Dolayısıyla biz Bakanlar kurulunda bir bir prensip kararı ürettik ve dedik ki bu suçu işleyenler ve iade edilmek isteyenler aldıkları cezanın 3’te birini burada çekmeleri gerekmektedir. Örneğin üçüncü ülkelerden gelen bazı kişiler parası olamadığı i suç işliyor ve devletin kendisini deport etmesini bekliyor. Böyle de garip insanlar var.

İadeyi Türkiye istemiyor suçu işleyen kişiler ben iade edin diyor. Çünkü biliyorlar gittikleri zaman belki de serbest kalacaklar yada az bir zaman daha oradaki cezaevinde kalıp çıkacakl İşte bunların olmaması için biz de dikkatli davranıyoruz.
Güncelleme Tarihi: 12 Temmuz 2018, 12:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner3