Başkanlık Sistemi bize uyar mı?

Son dönemlerde bazı siyasi partiler Başkanlık Sistemi ya da Cumhurbaşkanı yetkilerinin artırılması ve Cumhuriyet Meclisi’nde grubu olmayan partilerin komitelere katılması tartışmasını gündeme taşımaya başladı. Bu konularla ilgili Haberal Kıbrıslı Gazetesi siyasi partilerin temsilcilerinin açıklamalarını derledi. Haberal Kıbrıslı Gazetesi daha önce bu iki gündem maddesiyle ile ilgili açıklama yapmayan TDP Genel Sekreteri Halil Hızal ve Demokrat Parti Genel Sekreteri Afet Özacafer’e ulaştı. Hızal, Başkanlık Sistemi’ne karşı olduklarını belirtirken, Özcafer “Genel Başkanımız Serdar Denktaş, Başkanlık Sistemi’ni her zaman savunmuştur” dedi. Sosyolog ve Siyaset Bilimi Uzmanı Hakan Gündüz, de “yürürlüğe girdiği tarihte bile hukuken sakat diye nitelenen birçok uygulama tartışması olan bu anayasa 2019’a geldiğimizde ciddi sorunlar çıkarmaktadır” dedi.

Başkanlık Sistemi bize uyar mı?

Son dönemlerde bazı siyasi partiler Başkanlık Sistemi ya da Cumhurbaşkanı yetkilerinin artırılması ve Cumhuriyet Meclisi’nde grubu olmayan partilerin komitelere katılması tartışmasını gündeme taşımaya başladı. Bu konularla ilgili Haberal Kıbrıslı Gazetesi siyasi partilerin temsilcilerinin açıklamalarını derledi. Haberal Kıbrıslı Gazetesi daha önce bu iki gündem maddesiyle ile ilgili açıklama yapmayan TDP Genel Sekreteri Halil Hızal ve Demokrat Parti Genel Sekreteri Afet Özacafer’e ulaştı. Hızal, Başkanlık Sistemi’ne karşı olduklarını belirtirken, Özcafer “Genel Başkanımız Serdar Denktaş, Başkanlık Sistemi’ni her zaman savunmuştur” dedi. Sosyolog ve Siyaset Bilimi Uzmanı Hakan Gündüz, de “yürürlüğe girdiği tarihte bile hukuken sakat diye nitelenen birçok uygulama tartışması olan bu anayasa 2019’a geldiğimizde ciddi sorunlar çıkarmaktadır” dedi.

“Genel Başkanımız Her Zaman Destekledi”

Demokrat Parti Genel Sekreteri Afet Özcafer, Başkanlık Sistemi konusunda “Genel Başkanımız Serdar Denktaş Başkanlık Sistemi’ni her zaman savunmuştur”. Bunun üzerinde daha da çalışılarak hem fikir olunması gerekiyor. Böyle bir çalışma olacaksa Meclis’teki siyasi partiler bunu enine boyuna konuşup iyice tartışmalıdır diye konuştu.

“Komitelere Katılım Uygun Olur”

Özcafer, sadece Cumhuriyetçi Türk Partisi, Ulusal Birlik Partisi ve Halkın Partisi grup oluşturup komitelere katılabiliyor. Ancak bu gibi önemli durumlarda grup olmayan siyasi partilerin de görüşlerini sağlıklı bir ortamda ortaya koymaları açısından katılımı daha uygun olur ifadelerini kullandı.

“Başkanlık Sistemi’ne Karşıyım”

TDP Genel Sekreteri Halil Hızal da “Başkanlık Sistemi’ne karşıyım”, demokrasiye uygun olduğunu düşünmüyorum. Dünyada başkanlık sistemi bir çok ülkede uygulanıyor, ABD dışında gerçek demokrasinin uygulandığı bir ülke yok. Başkanlık sisteminde yasama, yürütme ve yargı ayağı tek elde toplanıyor. Meclis ile yargı işlevsizleştirilip tek adam rejimine doğru gidiliyor. Örnek aldığımız batılı demokrasilerin hepsi parlamenter sistem ile yönetiliyor, Cumhurbaşkanları sembolik olarak görev yapıyor. Cumhurbaşkanı’nın şu anki yetkileri 1983 Anayasası ile belirlenmiş, biz de toplum liderliği görevi üstleniyorlar. Tanınmamış bir ülke olduğumuz için tüm dış temsilciler Cumhurbaşkanı’nı toplum lideri olarak kabul ediyor. Meclis’te Cumhurbaşkanı’nın görüşmeci yetkisi var, siyaset ise Başbakan ve Meclis’teki siyasilerce  oluşturulan  hükümetlerce yürütülüyor. Ülkemizde, Başkanlık rejimi tartışmasının başlaması gerektiğine inanmıyorum diye konuştu.

“Komitelere Katılmalıdır”

Hızal, elbette katılmalıdır, 5 tane milletvekili olması gerekiyor grup kurması için. Bunlara gerek temsiliyet açısında komitelere katılmalıdır dedi.

Tatar: “Anayasa Değişikliğini Biz De İstiyoruz

Konuyla ilgili daha önce açıklama yapan Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Ersin Tatar, “Anayasa değişikliğini biz de istiyoruz” diyerek, başkanlık sisteminin de tartışılabileceğini kaydetmişti.

CTP’den Destek

CTP Genel Sekreteri Erdoğan Sorakın da CTP’nin de Anayasal değişiklik istediğini belirtti. 2014 yılında, Anayasa değişikliği referandumunun reddedildiğini hatırlatan Erdoğan Sorakın, “Anayasa değişikliği konusunda bir çalışma yapılacaksa CTP de çalışmanın içerisindeki yerini alır” ifadelerini kullandı.

Özersay: Kıbrıs Rum Tarafında Olduğu Gibi Bir Tür Başkanlık Sistemi Noktasına Varabilir

HP Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce bir Anayasa değişikliğinin tartışılmasına ihtiyaç olduğunu söyledi. Özersay, “Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerinin gözden geçirilmesi ya da parlamenter sistem yerine Kıbrıs Rum tarafında olduğu gibi bir tür başkanlık sistemi noktasına varabilir” dedi.

“Arıklı Tartışmaya Açılmalı”

Yeniden Doğuş Partisi Başkanı Erhan Arıklı, Anayasa değişikliği ve Başkanlık Sistemi’nin hükümet içinde tartışmaya açılması çağrısında bulundu. Arıklı, Halkın Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay’ın bir açıklamasında gündeme getirdiği “Anayasa değişikliği ve Başkanlık Sistemi” tartışmasını faydalı bulduğunu belirtti.

“Hantallığın Sebebi Anayasa”

Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne Başkanlık Sistemi hakkında konuşan Sosyolog ve Siyaset Bilimi Uzmanı Hakan Gündüz, aslında son dönemde bu konuda gündeme gelen temel nokta bir “Başkanlık Sistemine geçiş” tartışması değildir. Burada çok hantal olan bir kamu düzeninin sıkıntılarının giderilmesi kaygısı vardır. Bu hantallığın baş sebebi de mevcut anayasa olduğu açıktır. Yürürlükteki anayasamız 1985 te devreye girmiştir. Buradaki sıkıntı anayasanın hazırlanma mantığıdır. Anayasamız Türkiye Cumhuriyeti 1980 askeri darbesi sonucu oluşan, darbe anayasası dediğimiz son derece tutucu ve sistemi hantallaştıracak kadar detaylı bir anayasasının mantığı ile yazılmış bir anayasadır. Ayni uzmanlar tarafından yazılmıştır. Bu hantal ve aşırı yasakçı, engelleyici, her noktaya düzenleme getiren ve her kamu değişikliğine takoz koyma yolları açık bir anayasadır. Sık sık bu sebepten değişmesi gündeme gelmekte ancak bir türlü değişimi sağlayacak uzlaşı mümkün olmamıştır. 

Yürütmeyi tıkayan, yasamayı hantallaştıran, yargıya aşırı yük getiren bu anayasa kamu yararı açısından değiştirilmek istenmektedir. Yürürlüğe girdiği tarihte bile hukuken sakat diye nitelenen birçok uygulama tartışması olan bu anayasa 2019 a geldiğimizde ciddi sorunlar çıkarmaktadır ifadelerini kullandı.

“İlk Anayasa 1 Sayfaydı”

Gündüz, yürürlükteki ilk anayasa 1787’de  ABD’de de yürürlüğe girmiştir ve sadece 1 sayfadır. Ülkenin temel prensipleri belirtilmiştir. Yasalar sürekli güncellenir. Bizim anayasamız o kadar detaylıdır ki her noktayı dokunmaktadır ve değişimi de engellemek için bir çok şart koşan muhafazakar bir yapıya sahiptir dedi.

“Kuvvetler Ayrılığı Çok Kesin Ve Net Olmalıdır”

Şimdi tartışma bu merkezden okunmalıdır. İç siyasetimizde bu konuda oluşan konsensüs budur diyen Sosyolog ve Siyaset Bilimi Uzmanı Hakan Gündüz,  ama biz her zaman olduğu gibi temel mantıktan uzaklaşarak olayı sanki Başkanlık Sistemi tartışmasıymış gibi gündeme getiriyoruz. Türkiye’nin de Başkanlık Sistemi’ne geçmesi de “acaba bizde de oluyor mu” düşüncesi de buna başka bir nedendir. Şimdi gelelim Başkanlık sistemine. Bize uyar mı? Uydurursanız uyar. Üstelik küçük bir ülke oluşumuz bu konuda bir avantaj. Ancak siyasal kültür burada çok önemlidir. Demokrasi kültürünü medeniyet seviyesinde içselleştirememiş toplumlarda önemli sıkıntılar olabilir. Kuvvetler ayrılığı çok kesin ve net olmalıdır. Yani yasama, yürütme ve yargı çok kesin birbirinden ayrı olmalı ve birbirini iyi destekleyip ayni zamanda da iyi denetlemelidir. Aksi diktatörlüktür. Aksi “Tiranlıktır” ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner19

banner3

banner18