“750 Milyon TL’ye Güvenmek Yanıltıcı Olabilir”

Maliye Eski Bakanı Birikim Özgür, Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne çarpıcı tespitlerde bulundu. Özgür, “Türkiye ile 2009 yılından beridir yürütülen KKTC’nin kendi ayakları üzerinde durabilmesi politikasından geri adım atılarak tekrardan bütçe açığımızı dış yardımlarla kapatacağımız döneme dönülmesi veya mali krizin siyasi krize dönüşerek 2020 yılında oluşacak kaosun erken seçim hatta sistem değişikliği gibi alternatiflerle aşılabileceğine ilişkin zor bir siyasi tablonun oluşması ortaya çıkabilir diye  konuştu.

“750 Milyon TL’ye Güvenmek Yanıltıcı Olabilir”

Maliye Eski Bakanı Birikim Özgür, Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne çarpıcı tespitlerde bulundu. Özgür, “Türkiye ile 2009 yılından beridir yürütülen KKTC’nin kendi ayakları üzerinde durabilmesi politikasından geri adım atılarak tekrardan bütçe açığımızı dış yardımlarla kapatacağımız döneme dönülmesi veya mali krizin siyasi krize dönüşerek 2020 yılında oluşacak kaosun erken seçim hatta sistem değişikliği gibi alternatiflerle aşılabileceğine ilişkin zor bir siyasi tablonun oluşması ortaya çıkabilir diye  konuştu.

“Ülke Ekonomisinin Nasıl Düze Çıkacağı Konusundaki Belirsizlik Devam Ediyor”

Maliye Eski Bakanı Birikim Özgür, “geçtiğimiz yıl Ağustos ayında yaşanan döviz krizinin ardından kurlarda belli oranda düşüş yaşanmasına rağmen krizin etkileri hala sürüyor. Bunun başlıca sebebi kriz sonrasında halkın fakirleşmesini engelleme çabaları ile kamu maliyesinin bu zor süreci atlatma zorunluluğu arasındaki dengenin korunamamış olmasıdır. Bu da 2019 yılında bütçe krizine yol açmıştı. Hükümet değişikliğinin ardından beklenti doğal olarak mali krizi aşmaya dönük tedbirlerin alınmasıydı. Hükümetin kuruluş amacına paralel biçimde somut bir yol haritası oluşturma ve mali krizi aşma yönünde somut adımlar atma kapasitesini henüz oluşturamadığı ve ülke ekonomisinin nasıl düze çıkacağı konusundaki belirsizliğin devam ettiği anlaşılıyor” diye konuştu.

“Hükümet Halkla Ülke Gerçeklerini Paylaşmalı”

Özgür, “geçmişte bu gibi mali krizlerin taşıma suyla yani Türkiye’nin bütçe açığımıza yaptığı katkılarla aşıldığı biliniyor. Ne var ki son 10 yıldır KKTC’nin kendi ayakları üzerinde durabilmesi için iki devletin birlikte belirlediği hedefe 2018 itibariyle ulaşılmış olması ve 2019 yılı itibariyle tarihte ilk kez Türkiye’nin bütçe açığımıza sıfır katkı sunması geleneksel Kıbrıs Türk siyasetinin değişmesini ve kendi sorunlarımızı sahiplenerek yerelden çözümler üretmesini zorunlu kılıyor. 2019 yılında yerel gelirlerdeki artış devam ettiği halde dahilide alınan KDV gelirlerindeki ve limanlarda alınan vergilerdeki azalma ülke ekonomisindeki daralmanın ve kayıt dışı ekonomiye yönelimin birer göstergesi. Bu durum 2020 yılında yerel gelirlerdeki artışın azalacağının da bir işareti. Gerek kamu maliyesi gerekse de ekonomi açısından 2020 yılında krizin derinleşerek çok daha zor koşulların oluşmasını engellemek için hükümetin halkla ülke gerçeklerini açıklıkla paylaşıp daha ciddi çalışması büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

“750 Milyon TL’ye Güvenmek Yanıltıcı Olabilir”

“2019 yılı için Türkiye ile imzalanan protokol ışığında sunulacak 750 milyonluk hibe bu yılı kör topal atlatmamıza hizmet edebilir” ifadelerini kullanan Özgür,  “ancak sadece buna güvenmek çok yanıltıcı olacaktır. Bugün itibariyle kamuoyuna yansıyan açıklamalardan anlaşılan o ki örneğin ek mesailer gibi birtakım taahhütlerde gecikmeler söz konusu. Hükümetin gerek 2019 yılı için öngörülen dış yardımların temini gerekse 2020-2022 döneminde dış yardımların devamlılığının sağlanmasına dönük yerelde üretken olması ve sorunların çözümü konusunda kararlı bir duruş sergilemesi gerekiyor. Hükümet başta olmak üzere tüm toplum kesimlerinin sorumluluk bilinciyle hareket etmesini gerektiren bir süreçten geçiyoruz” şeklinde konuştu. 

“Çeşitli Siyasi Tablolar Oluşabilir”

Maliye Eski Bakanı Birikim Özgür, “kaostan siyasi veya iktisadi yarar sağlama güdüsüyle değil Kıbrıs Türk halkının kendi ayakları üzerinde durabileceği ve Tü

rkiye’den gelecek dış yardımlarla kalkınma sürecimizi hızlandırabileceğimiz bir zeminin oluşmasına ihtiyaç var. Hükümet bunun için gerekli hazırlıkları yapmaz ve diyalog yoluyla bu sürece azami toplumsal desteğin oluşmasını sağlayamazsa siyaseten iki alternatif senaryodan söz edebiliriz: 

1) Türkiye ile 2009 yılından beridir yürütülen KKTC’nin kendi ayakları üzerinde durabilmesi politikasından geri adım atılarak tekrardan bütçe açığımızı dış yardımlarla kapatacağımız döneme dönülmesi veya 2) mali krizin siyasi krize dönüşerek 2020 yılında oluşacak kaosun erken seçim hatta sistem değişikliği gibi alternatiflerle aşılabileceğine ilişkin zor bir siyasi tablonun oluşması” gerekir dedi. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1

banner19

banner3

banner18