banner53

banner52

banner20
24 Kasım 2017 Cuma
erotik hikaye
hd porno
film izle

Engelliler de aday
banner26

"KKTC en büyük gücümüz ve en önemli olgu"

KKTC'nin 34'üncü kuruluş yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımlayan 3'üncü Cumhurbaşkanı Eroğlu, "KKTC ilan edilirken çok doğru bir adım atıldı" dedi.

14 Kasım 2017 Salı 11:54
Bu haber 1299 kez okundu
banner48

“Sadece bardağın boş olan az kısmını görmeyelim.. 34 yılda çok önemli  başarılar sağlandı"

“Kıbrıs Türk tarafının yanıtı yeterince güçlü bir çıkış değil"
3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, KKTC’nin yaşıyor olması ve yaşatma kararlılıklarının, bugünkü ve gelecek nesillere sağlanan en büyük güç, en önemli olgu olduğunu belirterek “Sadece bardağın boş olan az kısmını görmeyelim. 34 yılda çok önemli başarılar sağlanmıştır. Tabii ki daha iyisi de olabilirdi ama bundan sonra olmaması için hiç bir neden yoktur” dedi.

Eroğlu, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın liderliğinde, KKTC ilan edilirken çok doğru bir adım atıldığını kaydetti.

Derviş Eroğlu, Kıbrıs konusunda çok dikkatli olunması gerektiğini belirterek Rum tarafından Kıbrıslı Türkleri azınlık gördüğünü gösteren açıklamalar gelirken Kıbrıs Türk tarafının “Rum seçimlerinden sonra ucu açık olmamak kaydıyla ve bize görüşmelerin sonunda ne olacağımızın söylenmesi şartıyla görüşme masasına otururuz” şeklinde yanıt vermesinin yeterince güçlü bir çıkış olmadığı görüşünü ifade etti.

3’üncü Cumhurbaşkanı Eroğlu, KKTC’nin 34’üncü kuruluş yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

15 Kasım 1983’ün Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığını, egemen bir devlet kurduğunu tüm dünyaya ilan ettiği eşsiz tarihi değerde bir gün olduğunu ifade eden Eroğlu, bağımsızlık ilanı ile 1878’den itibaren çeşitli safhalarla ve içerikle devam eden özgürlük ve egemenlik mücadelelerinin tüm devlet kurumlarıyla yaşayan, insan haklarına saygılı, demokratik, laik, çağdaş bir devlet olgusuyla taçlandırıldığını kaydetti.

Eroğlu, bu noktaya gelinceye kadar verilen mücadeleyi özellikle de 1963-1974 arasını asla unutmamak, unutturmamak gerektiğini ifade etti.

Kıbrıslı Türklerin o yıllarda yokluk, fakirlik içinde ve abluka altında yaşadığını, Rum komşuların ise direnişin teslimiyet ve esaretle sona ermesini adanın tamamen Yunan hegemonyası altına girmesini beklediğini, bunun için canla başla çalıştığını anlatan Eroğlu, şöyle devam etti:

“Direndik…”

“Ama biz direndik ve Anavatan Türkiye’nin büyük desteği ile 20 Temmuz 1974 Barış Harekatısayesinde özgürlüğümüze, üzerinde devletimizi kurduğumuz güvenli bir toprak parçasına sahip olduk.

 15 Kasım 1983 gününe gelinmesinin başlıca nedeni Rum tarafının Kıbrıs konusundaki gelişmeleri hep kendi istediği doğrultuda yontmaya çalışması ve Enosis hayalinden vazgeçmemesidir. Eğer, bağımsızlığımızı ilan etmemiş Devletimizi kurmamış olaydık Rumların bizi sözde Kıbrıs Cumhuriyeti içinde asimile etmek için yaptıklarına boyun eğmiş, onların dümen suyuna girmiş olacaktık.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti rahmetle andığımız Kurucu Cumhurbaşkanımız Sayın Rauf Denktaş’ın liderliğinde, bizlerin tam desteği ile halkımızın haklarının korunması, statümüzün belirginleştirilmesi için ilan edilirken çok doğru bir adım atılmış oldu. Bunu kimse çarpıtamaz, değiştiremez.”

“Sadece bardağın boş olan az mısmını görmeyelim"

3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, KKTC’nin yaşıyor olması ve yaşatma kararlılıklarının bugünkü ve gelecek nesillere sağladıklarıen büyük güç, en önemli olgu olduğunu ifade ederek “Sadece bardağın boş olan az kısmını görmeyelim. 34 yılda çok önemli başarılar sağlanmıştır. Tabii ki daha iyisi de olabilirdi ama bundan sonra olmaması için hiç bir neden yoktur” dedi.

Eroğlu, “gerekli atılımları yapmak için kararlılık gösterilir, herkesin çok iyi bildiği sorunların üzerine gidilir, Anavatan Türkiye ile doğru ve etkin bir işbirliği yapılırsa kısa zamanda büyük mesafeler katedilebileceğini” belirterek bunun için gereken temellerin atıldığını, yol haritasının belli olduğunu kaydetti.

“Çok dikkatli olmalıyız"

3’üncü Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Kıbrıs konusunda ise çok dikkatli olmalıyız” diyerek şu mesajları verdi:

“Rumların hedefleri hala bizi uygun konjonktüre kadar istedikleri zeminde oyalamaktır. Hayalleri, Rum-Yunan hegemonyasını adanın tümüne yaymak, bizi azınlık konumuna indirgemek, Türkiye’yi adadan çıkarmaktır.

Öyle olmasa hala hep bir ağızdan Kıbrıs Türkü için olmazsa olmaz durumundaki Türkiye’nin garantörlüğünü ve Türk askerinin adadaki varlığını sıfırlamak için her gün demeç vermezler, bunun için Rum Meclisi’nden oy birliği ile karar geçirmezler.

Cenevre görüşmelerinde ortaya konulan Rum-Yunan tutumuna rağmen Kıbrıs Türkü’nün daha fazla oyalanmaması, yeni bir yol haritası ortaya koyması zaruridir.

“’Kalınan yerden başlayabiliriz' açıklamaları çok tehlikeli"

Rum-Yunan ikilisinin ‘Cenevre’de BM Genel Sekreteri’nin sunduğu çerçeveye biz bağlıyız. Orada garantilerin kaldırılması öngörülüyor. Kalınan yerden görüşmelere başlayabiliriz’ şeklindeki açıklamaları çok tehlikeli ve kabul edilemez bir strateji ile hareket ettiklerini göstermektedir. Unutulmamalıdır ki Anastasiades ‘herhangi bir çözüm için Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yıkıldığını görme niyetinde değilim’ şeklindeki konuşmalarına devam ederken bizi azınlık olarak gördüğünü açıkça ifade ediyor. Bunları duymazdan, bilmezden gelmek Kıbrıs Türk halkına hiç bir fayda sağlamaz.

“Yeterince güçlü bir çıkış değil..."

Kıbrıs Türk tarafının buna ‘Rum seçimlerinden sonra ucu açık olmamak kaydıyla ve bize görüşmelerin sonunda ne olacağımızın söylenmesi şartıyla görüşme masasına otururuz’ şeklinde yanıt vermesi yeterince güçlü bir çıkış değildir.

Kıbrıs Türk tarafı, asla, Rum tarafının ‘görüşmelerin nasıl başlayacağı için görüşme yapılsın’ oyununa gelmemeli, haklarından asla taviz vermeyeceğini atacağı adımlar, alacağı kararlarla ortaya koymalıdır.

Rum tarafı, alınacak siyasi, ekonomik kararlar ve atılacak adımlarla Kıbrıs Türk tarafının nasıl olursa olsun bir çözüme muhtaç olmadığını, özgürlüğünü, güvenliğini,  devlet olma, kendi kendini idare etme olgusunu, Anavatan Türkiye ile ilişkilerini kesinlikle riske atmayacağını anlamalıdır.”

Eroğlu mesajında özgürlük mücadelesi lideri Doktor Fazıl Küçük ve devletin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş olmak üzere 15 Kasım 1983’te Cumhuriyet’in ilanı noktasına gelinceye dek görev yapmış ancak bugün hayatta olmayanları rahmetle, hayatta olanları sevgiyle, saygıyla andı.

Şehitleri rahmet, gazileri şükranla andığını belirten Eroğlu, mesajını “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 34 yaşında olmuştur. Kıbrıs Türk halkının Cumhuriyet Bayramını en içten duygularla kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum” ifadeleriyle tamamladı. 

Haberal Haber içi -->

Anahtar Kelimeler: EroğluKKTC

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    KKTC'de şimdi bir Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılsa kimin Cumhurbaşkanı olmasını isterdiniz?

    YAZARLAR Tümü
    banner50
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    HaberalKibrisli -->
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    E-Gazete
    • Haberal Kıbrıslı Gazetesi - Haber Merkezi - 24 Kasım 2017 Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV