İzzet dayının borç defteri

Ülkemiz ciddi bir ekonomik kriz ortamında.

Döviz üzerinden borcu olanlar kara kara işin içinden nasıl çıkacağını düşünüyor. 

Vatandaş haklı olarak nereden tasarruf yapacağını düşünüyor ve marketlerden birçok ürünü farklı fiyatlarda çok daha pahalıya satın almak durumunda kalıyor. 

Tam da bu dönemde diğer marketlere kıyasla daha  uygun olan askeri kantinlere halk tarafından rağbet artmıştı. 

Ancak alınan karara göre askeri kantin sivil halka kapatıldı.

Özellikle büyük market işletmecilerinin askeri kantinlerin sadece askeri personele hizmet vermesi noktasında talebi olduğu biliniyor. 

Anlaşılan bu büyük büyük süper market sahiplerinin hükümet yeklilerine yaptığı ziyaretler etkili oldu ve böyle bir karar alındı. 

Sormamız gereken şu: ayın sonunu zor getiren çocuklarına sütünü peynirini fahiş fiyatlardan dolayı alamayan aileler, artık yüzlerine bu kapıları da kapandığına göre, elzem olan ihtiyaçlarını nasıl karşılayacak? 

Ülkenin dört bir yanında farklı fiyatlara satış yapan bu marketler denetlenecek mi? Cevap hayır. Bunu günlerdir hepimiz takip ediyor ve dudak uçuklatan fiyatların hiçbir şekilde denetlenemediğini görüyoruz. 

Bu günlerde yıllar öncesine, çocukluğuma dönüyorum. Mahallemizin bakkalı İzzet dayımıza gider oradan alışveriş yapar deftere yazdırır ayın başında ödeme yapardık. 

Ne büyük market zincirleri vardı, ne de kredi kartı ile yapılan ödemeler. 

Yine bizler büyük marketlerin cazibesine kapılıp, kredi kartları ile alışverişlere yüklenip, küçük mahalle bakkallarının kapanmasına neden olmadık mı? 

Ekonominin formülü elbette bulunur. Bizler bu süreçte aslında fark etmeden değerlerimizi, yardımlaşmayı yitirdik. 

Toptancı üreticiyi, marketçi toptancıyı suçluyor, aramızda düşmanlıklar oluşuyor, en önemlisi de kim beni kazıklıyor düşüncesi ile birbirimize güvenimiz yok olup gidiyor. 

Yıllar önce mahalle bakkallarımızdan kopup markete gittik. Şimdi marketlerden eski günlere, İzzet dayı gibi mahallemizdeki bakkallara dönüşler kolay olmayacağa benziyor.

Ancak her şeye rağmen şunu unutmayalım ki borç defterlerine yazdırdığımız günlerde karşılıklı bir güven vardı, birliktelik vardı.

 Ay sonunda o bakkala ödeme yapacağımızın teminatı, karşılıklı duyulan güvendi. Hiç kuşkusuz karşılıklı duyulan bu güven, hiçbir şey ile kıyaslanamayacak kadar güzeldi.

Krizler gelip geçer… Gelin en azından bu zor günlerde bizi biz yapan insani değerlerimizden vazgeçmeyelim. 

( Bu yazım o günlerin ruhunu hatırlamak için tüm bakkal İzzet dayıların anısına …)

YORUM EKLE

banner1

banner3