İstanbul’un Şaibeli Belediye Başkan Adayı İmamoğlu’ndan, KKTC Sarayına Şaibeli Ziyaret..!

10 Mayıs 2019 tarihinde, KKTC’nin ve özellikle Cumhurbaşkanlığı Sarayının çok ilginç bir ziyaretçisi vardı.,

Türkiye’de 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde İstanbul Belediye Başkan Adayı olan Ekrem İmamoğlu.,

Sn. İmamoğlu mazbatasını 17 Nisanda almış, fakat kendisinin ve mezkûr seçimlerde kendisini destekleyen parti ittifakının seçime hile karıştırdığı keza birçok usulsüzlükler yaptığı makul şüphesi ve iddialar nedeniyle başkanlığı YSK tarafından iptal edilerek mazbatası geri alınmış, İstanbul için seçimin ise 23 Haziran’da tekrarlanmasına karar verilmişti.

Peki, ne idi Sn. İmamoğlu hakkındaki seçimin YSK tarafından iptaline karar verilen ciddi iddialar. 

Bir bakalım; İddiaların başında ve bana göre en önemlisi;

Sn. İmamoğlu ve seçimlerde kendisine destek veren ‘Millet İttifakı’nın, aslında gerçekte terör örgütüne hizmet eden ve bu amaçla kurulmuş olan ‘HDP’ ile ittifak yaptığı, keza PKK terör örgütü ve ‘Gülen hareketi ‘olarak isimlendirilen zira Fetullah Gülenin var edip, kontrol ettiği terör örgütü ile de bağlantısı olduğu iddiaları yer alıyordu.  

Nitekim Sn. İmamoğlu ve destekçilerinin bugünlerde kullanmakta oldukları sloganın, Fetullah Gülen’in 26 Aralık 2014 tarihinde, sosyal medya hesabından yaptığı ve hatta basında ‘Fetö Sloganı’ olarak manşet geçilen ‘Her şey güzel olacak’ söylemi ile Sn. İmamoğlu’nun terör örgütleri ile olan işbirliği iddiaları adeta teyit ediliyordu. Sn. İmamoğlu hakkındaki iddialar çok ciddi iddialar olmakla birlikte;

Bugün, Türkiye’nin başındaki en büyük bela olan eli kanlı terör örgütleri ile mücadelesi, özellikle Amerika ve Avrupa üyesi ülkeler tarafından da kayıtsızca ve pervasızca desteklenir nitelikte iken, Keza

Sn. İmamoğlu’nun, amaçları Türkiye Cumhuriyetine zarar vermek, bölmek, parçalamak olan mezkûr terör örgütleri tarafından ve bu amaçlara hizmet etmesi güdülerek, planlı olarak yaratılan bir kişi olduğu ve Sn. İmamoğlu’nun, bugüne kadar olan bağlantılarının da incelendiği vakit bu husustaki makul şüphenin güçlendiği, zira Sn. İmamoğlu ile terör örgütü destekçilerinin bu iddialar karşısında attığı adımların ve delillerin da bunları doğrular nitelikte olduğu önümüzdeki somut gerçeklerle sarihtir.

Şimdi gelelim İstanbul Yüksek Seçim Kurulu Tarafından usulsüzlük iddialarına müteakip makul ve ciddi şüpheler olduğu gerekçesi ile İstanbul Belediye Başkanlığı iptal edilen ve bu suretle mazbatası da elinden alınan Sn. İmamoğlu’nun KKTC ziyaretindeki amaç ve bunun perde arkasına. YSK tarafından Türkiye’de Belediye Başkanlığı iptal edilen Sn. İmamoğlu’nun KKTC ve KKTC Cumhurbaşkanlığı ziyaretinin sebebi ziyareti ne idi..!

Ve tabiri caizse ‘Şaibeli bir Belediye Başkan Adayı ‘olan Sn. İmamoğlu hangi sıfatla KKTC Cumhurbaşkanını ve Kurucu Cumhurbaşkanımız merhum Sn. Rauf Raif Denktaş’ın Anıt Mezarını ziyaret edebiliyordu..! Zira fiiliyatta bu ziyaret sıfatsız bir ziyaret olmakla birlikte, resmi bir ziyaret de olamazdı. Çünkü Sn. İmamoğlu’nun şu an Türkiye Cumhuriyetini temsil edebileceği herhangi bir resmi görevi, yetkisi ve sıfatı yoktu.,

Sn. İmamoğlu, KKTC’ye gerçekleştirdiği mesnetsiz mezkûr ziyaretinde, yakın geçmişte yaptığı gafı tekrar etmiş, keza mazbatasını almamış olmasına rağmen, Anıtkabir’e yaptığı ziyarette, ziyaret defterini ‘usulsüzce’ İstanbul Belediye Başkanı sıfatı ile imzaladığı gibi, Kurucu Cumhurbaşkanımız merhum Sn. Rauf Raif Denktaş’ın ziyaret defterini de, yine görev ve yetkisi olmamasına rağmen İstanbul Belediye Başkanı sıfatı ile imzalama cüretini ve saygısızlığını göstermiştir.

Ve maalesef neredeyse beklentilerinin ne olduğu kendileri tarafından dahi bilinmeyen Sn. İmamoğlu’nun bir gurup KKTC destekçisi tarafından kendisine, bana göre ‘sahte’ bir tezahürat, sevgi ve destek naraları atılmıştır. 

Diğer taraftan KKTC Reisi Cumhuru Sn. Akıncı tarafından da, Sn. İmamoğlu Cumhurbaşkanlığı Sarayına kabul edilmiş ve kapalı kapılar arkasında tabiri caizse ‘şaibeli ’bir görüşme gerçekleştirilmiştir.

Bugün açıkça Rum sempatizanı olduğunu saklamaktan çekinmeyen, keza Kıbrıslı Rumları tek taraflı olarak Kıbrıs Türkünü ve haklarını bilerek isteyerek çiğnemek suretiyle Avrupa birliği Üyeliğine kabul eden Avrupa üyesi ülkelerin üvey çocuk muamelesi yaptığı, dışladığı ve her fırsatta maddi ve manevi ambargolarla ezdiği Kıbrıslı Türklerin tek destekçisi Türkiye Cumhuriyeti iken,

 Keza Türkiye’de gerçekleştirilen seçimlere şaibe ve hile karıştırmasının yanında terör örgütleri ile ciddi bağlantıları olduğu iddiaları gündemde olan Sn. İmamoğlu’nun hiçbir resmi sıfatı ve görevi dahi yokken, KKTC Cumhurbaşkanı tarafından kabul edilmesi ve kapalı kapılar arkasında görüşülmesi kanaatimce doğru ve etik olmamıştır.

Sn. Akıncı’nın, Türkiye Cumhuriyetinin şu anki ahvaline karşı daha hassas olması zira Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu böylesi bir hassas dönemde adı ‘şaibeye ’karışmış bir kişi ile aynı zamanda resmi hiçbir geçerliliği ve değeri olmayan bu kabulü gerçekleştirmemesi gerekirdi. 

Bu ziyarette göz ardı edilmemesi gereken detaylar, aslında gerçeğin belirtileriydi ki  Sn. İmamoğlu’nun KKTC ve KKTC Cumhurbaşkanı’na gerçekleştirdiği ziyaret, tesadüfi bir ziyaret olmamakla birlikte ‘birileri tarafından planlanmış’ kötü niyetli bir ziyaret ve yine bu amaca hizmet eden bir mesaj ve/veya birilerini provoke etmek suretiyle birilerine açık destek için rant sağlama desteğiydi., 

Bilinmesi gerekir ki biz Kıbrıslı Türklerin ‘çoğunluğu’, Türkiye Cumhuriyetine ve onu bölüp parçalama kastı ile hareket eden vatan hainlerine ile terör örgütlerine karşı yapılacak her eylemin ve entrikanın karşısında durmasını biliriz. 

Tıpkı yıllardır Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıslı Türklerin yanında koşulsuz ve şartsız durduğu gibi..,

YORUM EKLE

banner1

banner19

banner3

banner18