Hükümetin sunduğu vicdani ret yasası GKK'nın içini boşaltır

Hükümetin önceki gün Meclise sunduğu “vicdani ret” yasa tasarısı, “vicdani ret hakkı” talep edecek kişilerin, askerlik süresi kadar süreyi geri hızmetlerde yapmasını içermektedir…
İlke olarak, bugünkü ateş-kes koşullarında ve Rum-Yunan ikilisinin bir saldırı tehdidi altında iken, bu yasaya temelden karşı olduğumu ve geri çekilmesi gerektiğini yeniden teyit ettikten sonra, söz konusu yasa ile ilgili görüşlerimi belirtmek istiyorum..
Herşeyden önce normal askerlik süresi ile, vicdani ret’çiler için öngörülen geri hızmet süresinin eşit olmasının adil olmadığını belirtmek durumundayım.
Başka gençler en ağır koşullarda düşman karşısında, sınırda, mevzide, gün 24 saat normal askerlik görevini yaparken, askerliğini geri hızmetlerde, eline silah almadan, hiçbir askeri eğitime katılmadan, üniforma bile giymeden, nöbet tutmadan, uykusuz kalmadan, çok rahat koşullarda yapacak kişinin aynı süreyle askerliğini yapmış sayılması kabul edilemez…
Bu normal askerlik görevi yapacak olan gençlere büyük haksızlıktır ve her genci vicdani ret’çi olmaya teşvik edecek, hedefi doğrudan GKK olan çok tehlikeli, çok sinsi, art niyetli bir tuzaktır.
Askerlerle vicdani retçilerin eşit süreli görev yapması, Dünyada birkaç ülke dışında, en gelişmiş ve barış içinde yaşayan ülkelerde dahi kabul edilmemiştir…
En gelişmiş, en barışçı, en sivil ülkelerde dahi vicdani retçilerin geri hızmet süresi genelde bir kat fazladır
Örneğin, Yunanistan’da 12 ay zorunlu askerliğe karşı, 30 ay kamu hizmeti, Polonya’da 9 ay askerliğe karşı 18 ay, Litvanya’da 12 ay askerliğe karşı 18 ay, Finlandiya’da 180 gün askerliğe karşı 395 gün, Avusturya’da 8 ay askerliğe karşı 12 ay, Almanya’da 9 ay askerliğe karşı 10 ay, Bosna Hersek’te 4 ay askerliğe karşı 6 ay, Ermenistan’da 24 ay askerliğe karşı 42 ay, Gürcistan’da 18 ay askerliğe karşı 36 ay, İsviçre’de 260 gün askerliğe karşı 390 gün, Karadağ’da 9 ay askerliğe karşı 13 ay geri hızmeti veya kamu hızmeti yapılmaktadır…
Bu gerçeklere karşın KKTC’de niye askerlikle, geri hızmetteki “vicdani ret” süresi eşit tutulmuştur?
Bu herkesi Vicdani Ret’çi olmaya teşvik etmeyecek mi?
Caydırıcı olması açısından, “vicdani ret”çilerin geri hızmet süresinin en az normal askerliğin bir- iki katı olması gerekmez mi?
Bunun aksi bir oran, askerliğini normal şekilde yapan gençlere büyük bir haksızlık olacaktır…
GKK’nın büyük bir personel sıkıntısı içine girmesine ve gençlerin birbirine düşmesine neden olacaktır…
BİR DE ŞÖYLE DÜŞÜNÜN
Başta hükümet olmak üzere, vicdani reddi savunanlar; bir an şöyle düşünün:
Bir an için “O yapmıyor, veya bizle eşit sürede yapıyor, o zaman biz neden yapalım?” diye düşünecek tüm gençlerin vicdani redde başvurduğunu kabul edelim. 
Karşımızda, Türkiye’nin bir zayıf anında, bir iç çatışma veya bir savaş ortamında KKTC’ye saldırıp Girne’yi işgal etme planları yapan, “en iyi Türk ölü Türk’tür” gibi ırkçı, faşist bir sloganla beyinleri yıkanan 20 bin kişilik Rum ordusu, 10 -15 bin kişilik Yunan birliği ve evlerinde silahları olan 80 bin seferi bulunmaktadır....GKK’ nın sayısı ise bildiğim kadarıyla 3500 civarındadır…
Bu şartlarda evlerinizde rahat uyuyabilecek misiniz?
Yoksa bizi “Türk askeri beklesin” mi diyorsunuz?..
Ne ki, diğer yandan da Karapaşaoğlu gibi “Türk askeri gitsin, Kıbrıs kurtulsun” diyorsunuz…
E, nasıl olacak bu iş?
Bugün vicdanı ret diyerek yaygara koparanların yüzde 90’ı, Rumlarla ağız birliği içinde Türk askerinin adadan gitmesini, garantörlüğün de sona ermesini istemektedir
Bu tabloya baktığımızda amacın siyasi olduğu ve Kıbrıs Türk Halkının savunmasız bırakılmak istendiği ortaya çıkmıyor mu?
Vicdani Ret’çi’nin geri hızmet süresini askerlik süresi ile eşit tutup herkesin vicdani retçi olmasını sağlayacaksınız, böylece GKK’nın içini boşaltacaksınız…Aynı anda da “Türk askeri gitsin, garantörlük kalksın, Kıbrıs birleşsin ve kurtulsun” diyeceksiniz…
Bu Halkı, bu devleti kim savunacak, sınırlarda kim görev yapacak o zaman?
Rum yönetimin milli hedefi de bu değil mi? Bizi savunmasız, ordusuz bırakmak veya zayıf bir orduya mahkum etmek istemiyorlar mı?
Demek ki “vicdani ret” diye yaygara koparanlar ve hazırladıkları yasada süreleri eşit tutanlar bilerek veya bilmeyerek Rum milli hedeflerine hızmet ediyorlar…
Bu kadar açık ve net..
Ateş-kes anlaşması koşullarında yaşıyoruz, henüz bir barış anlaşması yapılmadı..Rum tarafının silahlanma bütçesi KKTC bütçesinden fazla...Silahlanmaya her gün 2 milyon dolar harcıyorlar…Yunanistan, Mısır, İsrail ve Fransa ile askeri ittifaklar kurdular…Sürekli olarak saldırı tatbikatları yapıyorlar…Sorumlu ve Halkının, devletinin güvenliğini düşünen ciddi bir hükümetin bütün bu hususları göz önünde bulundurması gerekmiyor mu? 
Bir barış anlaşması yapıldıktan sonra, biz de AB ülkeleri gibi komşumuzdan bir saldırı tehdidi altında olmadığımız koşullarda, bu konu düşünülebilir ama bu şartlarda, hem de eşit süreli “vicdani ret hakkı” akıl işi mi?
4’lü koalisyon, Halkının ve devletin güvenliğini düşünen, tarihten ders alan, içinde bulunduğumuz ateş-kes koşullarını, siyasi ve askeri tehditleri iyi analiz eden sorumlu bir hükümet ise, bu yasayı derhal geri çekmelidir, çekmezse, hiç olmazsa “vicdani ret hakkı” kapsamında geri hızmet süresini normal askerlik süresinin 1-2 katı yapmalıdır…
Bunu yapmazsa, yeni gelecek hükümet mutlaka gereğini yapacaktır ama bu hükümet de, tarihe “en gafil hükümet” olarak geçecektir…

YORUM EKLE

banner1

banner19

banner3

banner18