Herşeyinle denge ve uyumun elinde

Bedenine farklı gözle bakıp, ruhunun emaneti olarak algıladığınız oldu mu?

Her ne yaparsak “kodların, şifrelerin konuştuğunu,” her şeyin sadece bir “şifre, formül” olduğunu dahası ruh, zihin ve bedene aşılanmış formatlarla donanımlı olduğumuz sanki yazılımımıza format atarak hayatı nasıl oynamamız gerektiğini bize hatırlatan çiplerimizleyiz.

Otomatik pilota bağlı kendi gelen alışkanlıklarımız veya bağımlılığımızı yaratarak yaşıyoruz. Bu formatı atan şimdiki yaşama uyarlanmamız için herkes olabilir. Biz nasıl alışırsak bizden sonrakilerede bizim ayni şeyleri aktardığımız gibi... Zincirleme bir birine ulanan ve zamana uyarlanmış moda dedikleri kalıplarlayız.

Içimdeki ben ile şimdiki hayatıma göz dedirerek o gücümün, potansiyelimin nereden geldiğini sorgularken aslında bu kişinin ne istedğini kendime sorduğum zaman ortaya çıktı. Nötür olduğum hayatla “farketmez” dediğimi algılıyorum. Oysa bu dünyada istediklerimden “emin” ve “net” olmalıydım. Ruhumun saflığı ve nötür hali gün ışığına çıktıkca herşeyden mutlu olmam gerektiğini bana anımsatıyordu. Nasıl arabada giderken onu kullanmam gereken formülünü bana aşılanmış şekli ve kuralına göre uyarlanmış O formatta giderken bunun gibi bir çokların gerektiği yerde algılanılması gerektinin kodları ileyiz. Nerene nezaman ne yapılması gerektiğini çok iyi bilen bilinç, algılarımızla şimdide yaşamı geldiği gibi yaratıp yaşıyoruz.

Bu ben değilim, bu düşünce, bu zihin, bu beden bana ait değildir. Üzerimde taşıdığım giysi ve aksesuarlarıylayım. Bulunduğum yere göre değişen formatlarla süslenmeye başlayan zihin, algım, şuurumun beni yönlendirdiği şekillerde dünyadaki hayat amacımı yaşıyormuşum. Ya ruhumun kontrolü? o’nu neden bırakmıştım!..

Geleceğinin, hayat amacının formatı nedir?

Kimlerin attığı formatla yaşıyoruz?

Ruh olduğunu düşünürken: giysi olarak düşündüğün bu bedenin, adın, şanın, namın, kimliğin, dünyadaki senaryolarınız derken hiç bir şeyin sahibi sen değilsin. Formatlarla donanımlı, yazılım programlarınızla bedeninize ne vermek, nasıl yaşamak istersen yazıyor ve hayata geçirirsiniz. Sildikçe yenisini ilave ederek o an şimdide ne istersek onu yükler ve yaşarız...

Hangi hayatın içinde kendini nasıl yaşarken buluyorsan bırakamadıklarınla yüzleş ve “artık yeter” diyerek amacına ilerlemeni engelliyen formatı değiştirebilirsin. Sanki olayın içinde kendini sınarken bir yerden sonra nereye doğru, nasıl ilerleyebileceğini ve kestirme yollarla kuralları doğru kullanarak “geçmişte yaratılmış olanlardan dersimi aldım ve bitti” diye düşünedebiliriz. O gün ve zamanı ertelemeyip kestirme yollarda kendini çözerken, ister ve izlerken empatisini yapıyorken kendini görmeye başlarsınız. En etkili olan, çevrende sana seni anlatarak senin gibi birden fazla benzer kişilerin de benzer formatlarla yaşadığını farketmendir. Klişeleşmiş topluluklarda benzer benzeri çekerken uyumlanmaya bizi yönlendiren nedenlerin içindeyiz. Kaçınılmaz uyum sağlayarak denge kurmaya başlarız. Burdaki amacımıza uygun yaşamayı seçmezsek yaşam zamanımızı kısaltır ve hayattan keyif alamayız.

Doğru yoldamıyım? Kime göre? “Dünyasal” boyutta görüşlerimizle herkese uyarlanmış olduğumuzdan evet. Ama “ruhsal” olarak doğrumuzla değiliz.

Kilidi kırarak içsel yolculuğumuzla ruhsal bütünleşme sağlarız. Kendin olmak! dilediğimiz kimliğin perde arkasındaki kişiliğimizi tesbit ederken aslında olmak istediğimiz kişi olmadığımızı, ne olursak mutlu, huzurlu, sağlıklı, zihin kavgalarının bizden uzakta olacağı yaşamı dileriz.

Aynalama çalışmaları en etkili olandır. Farkında olmadan kişisel kimliğimizin içinde kendimizi yoklayarak, irdeledikçe inandıracağımız duygularımızla sınanırmışız.

Ruh ve beden bütünleşmesi: hayattan keyif aldıkça irdelediğimiz geçmiş ve bugün arasındaki farkı anlamaya çalışırık. Beden kendi başına sadece aynadır. Organları ile reaksiyon gösterir. Ruh saydamdır. Saflığı temsilen buradadır. Seçimlerimizde kendi kilidimizi kırarak daha başka veya fazlasının içerde gizli kayıtlar taşıdığını anlamamak imkansızdır. Çözülmeyi bekleyerek kırılması gereken kalıplarla kayığımızı yüzdürmeye çalışırız. Oysa sebeplerde kendimize gelirken isterken izlerin arasındaki bağımızı kontrol ederek kopartabiliriz. Duyularımız ve duygularımız neden vardır? Bilinçaltı derken birçok nedene bağlı çözümleri de oradadır. Istersen istediklerini hayata geçirmek elinde. Format atacaksan olumlamalarınla kodlarını deşifre eden kimliklerden önce kendini ayrıştırmalısın. Ardından hayatı anlamlı kılan seçimlerinle kendi yolunda ilerlersin bedenen, fiziken, ruhen herşeyinle denge ve uyumlu…

YORUM EKLE

banner1

banner19

banner3

banner18