Hayallerimi yaşıyorum

Düşüncelerimi zincirlerimde yarattıkça çoğalarak bana geri yansıyan onca geçmişimi geleceğime taşıyormuşum yıllarca. Hangi amaçlarıma hizmet edeceğimi bilmeden. Dünyanın yuvarlak oluşuna inandıkça içerisinde dönüp durduğum gibi enine boyuna tarttıkca nasıl ki dengede durabiliyorsam işte ben. Kendimi bildim bileli bir amaç uğruma istemediklerimi de yaşamış oldum. Nedensiz değildi, inandıkça inadına öyle oldu. Istemedikçe yüzleştirildim. Izledikçe geçmişimin geleceğime uzanan yolu düşüncelerimle beslendiğini farkettim.

Ben şimdik ne yapacağım yada nasıl bir yol haritası ile kendime yol çizecektim. Etrafımda bana değer veren, isteyen, yaşamıma huzur getiren onca kişiler varken art niyetlerimi tıpkı cımbızla çekerek ta diplerden, kökünden, temelinden sökmek istercesine derinleri karış karış yoklayarak kendime geliyordum.

Her gün yeni bir benle uyanarak günüme başladım. Her günümü özelleştirmeye başladıkça algılarıma güvendim ve her saniyenin amaçlarıma beni adım adım yaklaştırması sonucu olmam gereken yere ulaştım. Kırılacak onca kalıplarım arasında bana yansıyan ve beni uyandırarak silkeleyen geçmişim, bugün duygularımdaydı.

Hayal edemediğim ve kendimi göremediğim bir yaşam önümdeydi ve o benim olduğu kadar senin de hak ettiğin gerçek yaşam ordaydı.

Içinde kendini sağlıklı, sıhatli, mutlu, huzurlu kılacağın açıdan olaylara bak ve gör!.. değişmesi gereken her ne ise ona izin verdikçe sahiplendiğimiz bağımlılarımızdan bu şekilde arınacağız. Önümüzü açtıkca sınırları aşacağız…

Gün, zaman, yaşam ve biz. Her birimiz olaylara farklı açıdan ve pencereden bakarak kendi dünyamızı algılar, anlar, yaratır, yaşarız... Kimyamızı fazla kaale almadan sadece “DNA” larımızdaki kök hücrelerimizde bulunan genetik kodlarımız dahi inadına savaştığımız anlar olurken bırakamadığımız hayatın, yaşam okulumuzdaki fırtınanın getirdiği esintiler gibiyiz.

Bir saniyemizin diğerine benzemediğini görebiliriz. “Ağlarken gülen” gibiyiz… hayat okulunda hamken, pişer ve olgunlaşırız. Her birimizin kendimizdeki artı eksi kutuplaşmaları ile istemediklerimizle yüzleştiriliriz. Oysa her bir yansıma bizim kendi parçalarımızdır. Bugün kendine ne ekersen onu elde edebileceğin geleceğine güven. Yaşadıkca yarattığımız ve hayatı anlamaya çalıştığımız “aşık ya da kapalı” kapıların işlevi ile savruluyoruz yaşamın içinde nefes gibi…

Kendimizi yoklamaya alıyoruz ve her geçmişin bugünkü yerleşimine göz atarak doğru ve yanlışlarımızı belirlemeye koyuluruz. Eksik olanları yeniden gözden geçirdikçe hayat okulu bir şekilde bize bunu öğretecek ama, diğer yandan yanlışların neden olduğuna nerede hata olduğunu bir kez daha tekrar ederek algılamaya başlarız.

Doğrularımız ise geçer ve biten sınavımızdır...

Geçmişimde nasıl bir öğrenciydim? Hayatı anlamayı reddettikçe “kimse bana öğretmesin zaten bildiğim şeyler” diye düşündükçe tökezliyordum. Oysa bilmediğim şeylerin bana tekraraları olduğundan snıflara ayrılan bölünmeler olduğu kadar bir araya gelenlerin değişmesine katkı sağlayacak olan yine geçmişten gelen karmalarımızdı. Geçmişimde bugün bu kişi bana neyi öğretmeye çalışıyor. Bakıp gördükçe içimi saran mahcubiyet de nedir? Kimden Öğreneceğimiz, kimin karşısında nasıl durduğunun bir önemi yok! Ama, her birimizin bir birimize yansıyan artı ve eksi olumlu, olumsuz şimdi değişimimizin anahtarını yeniden veren kimliklerdir. Hayallerimi yaşamama neden olan bir “af” çıkmış gibi düşünmeye başladım. Tekrar tekrar fırsatlarla karşılaştıkca öğrenerek olgunlaşmaya başlıyormuşuz. Her birimiz en güzel örneklerdir ve her bir deneyim de güçlü olmamız için gereklidir. Kendini bilmek gücünü simgeler...

Bu kez kaçmayıp kendinle yüzleşme zamanındır. Kim olursa olsun. Ne veya niçin yada nedenlerimiz her birimizin nedensiz buluşmaması, bir araya gelmesi sebepsiz olamadığı gibi hayatımıza çeki düzen yaparak inadına bakış açılarımızı bu kez daha geniş açılarla hepsini de içine alarak görmeye çalışalım. Daha başka mümkün olacak imkanlarımızı yaratabilmemize zamanımız vardır.

Sınırları ortadan kaldırarak hedeflerimize ulaşalım.

Düşünceleri zincirlerimizde var olan her şeyin yeri hazırdır. Korkularımız, kalıplarımız, tabularımız, olumlu olumsuz her şey hayata bakış açılarımız, güç veya güçsüzlük vs… daha bir çok enine boyuna tartışılan herşey…

YORUM EKLE

banner1

banner19

banner3

banner18